6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İbrada oy nisabı (TTK 436/2) ve özel denetçi atanması kararının kesinliği (TTK 440/2)

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3728 E. 2022/7962 K. · · İlk derece: 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Yönetim kurulu üyeleri TTK 436/2 gereği kendilerinin ve diğer üyelerin ibrasında oy kullanamaz; yönetim kurulu seçiminde kullanılan oylar ibra oylamasına teşmil edilemez, kabul oyları red oylarından fazlaysa ibra geçerlidir. Şirkete özel denetçi atanması talepleri hakkında verilen kararlar TTK 440/2 uyarınca kesin olup kanun yoluna kapalıdır; bu yöndeki istinaf usulden reddedilir. Ortada oylama/karar bulunmayan gündem maddesi hakkında butlan talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

İbra kararının iptali ve ibra oylamasında oy nisabı → ret

İddia: Davacı, ibra edilen yönetim kurulu üyelerinin hâkim ortağın oylarıyla seçildiğini, menfaat birliği içinde olanların oylamaya katıldığını, ibra kararının TTK 436/2'ye aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yönetim kurulu üyeleri, gerek kendilerinin gerek diğer üyelerin ibrasında TTK 436/2 gereği oy kullanmamıştır. İbrada kabul oyları red oylarından fazla olduğundan ibrada kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık bulunmamaktadır. Yönetim kurulunun seçiminde kullanılan oylar ibra oylamasına teşmil edilemeyeceğinden, yönetim kurulunun hâkim ortağın oylarıyla seçildiği yönündeki iddia yerinde değildir (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi).

Özel denetçi atanması talebi ve kararın kesinliği → ret

İddia: Davacı, şirkete TTK 439. madde uyarınca özel denetçi atanmasını talep etmiştir.

Gerekçe: 6102 sayılı TTK 440/2. maddesi uyarınca mahkemece şirkete özel denetçi atanması talepleri hakkında verilen (kabul veya ret) kararlar kesin olduğundan kanun yoluna başvurulamaz; bu nedenle davacının özel denetçi atanmasına yönelik istinaf başvurusunun usulden reddi gerekir (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi).

Gündemde bulunmayan maddeye ilişkin butlan talebi → ret

İddia: Davacı, gündemde bulunmayan 11. maddenin butlanına karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Butlanı talep edilen 11. maddede yapılan bir oylama ve alınan bir karar bulunmadığından, butlan talebinin reddi gerekir (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi).

Emsal değeri

İbra oylamasında oy nisabı (TTK 436/2) ve özel denetçi atanması kararlarının kesinliği (TTK 440/2) nedeniyle kanun yoluna kapalılığı yönünden emsaldir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibra oy nisabı (TTK 436/2) genel kurul kararının iptali özel denetçi kesinlik (TTK 440/2) butlan

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 436/2TTK 440/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/3728 E.  ,  2022/7962 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.12.2018 tarih ve 2017/945 E.- 2018/1256 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin usulden reddine-esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.03.2021 tarih ve 2019/343 E.- 2021/327 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının davalı şirkette %49,4 oranında hissesi bulunduğunu, 2016 yılı olağan genel kurul toplantısının 29.05.2017 tarihinde yapıldığını, davacının muhalefeti ile ...'nun yönetim kurulu başkanı, ...'in başkan yardımcısı, ...'nun da üye olarak seçildiğini, faaliyet raporunun kanuna aykırı düzenlendiğini, faaliyet raporunda kârın dağıtılmaması önerisinin yer aldığını ve gelecek ile ilgili ekonomik endişelerden söz edildiğini, finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını, uzun vadeli kredilere karşılık şirketin bankada 19.890.256,56 TL nakit mevduatı göründüğünü, denetçi raporu okunmadan bilançoların okunduğunu, küçük paya sahip ortakların, hakim ortağın oyu ile seçildiğini, ibra edildiklerini, kararın TTK 436/2'ye aykırı olduğunu, ibra yönünde oy kullanan ...'ın yönetim kurulu üyeleri ile menfaat ilişkisi içinde olduğunu ve şirket yönetiminde görev aldığını, TTK 395-396.

maddeleri çerçevesinde verilen iznin de TTK 436/1. maddesine aykırı olduğunu, menfaat birliği içinde olanların oylamaya katıldığını ileri sürerek ibraya ilişkin 6 nolu, izin verilmesine ilişkin 10 nolu kararın iptaline, gündemde bulunmayan 11. maddenin butlanına, davalı şirkete TTK 439. maddesi uyarınca özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, genel kurulda davacıya tüm bilgilerin verildiğini, özel denetçi atanacak bir durumun olmadığını, davacının 2010 yılı sonuna kadar 7 sene süre ile davalı şirketin yönetim kurulu başkanlığını yaptığını, yetersiz yönetim nedeni ile yönetime profesyonel yöneticiler getirildiğini, şirket cirosunun 4 kat, kârlılığın 17.56 kat arttığını, yönetim kurulunun faaliyet raporu hazırlarken ihtiyatlı davranıp kâr dağıtılmaması yönünde görüş bildirdiğini, daha sonra görüşünü revize ederek 1.000.000.-TL kâr dağıtımı önerisinde bulunduğunu, davacının dahi kâr dağıtımı önerisine olumsuz oy verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; genel kurulda gündemin 6. maddesine istinaden alınan yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine ilişkin kararın, kanuna veya esas sözleşme hükümlerine özellikle dürüstlük kurallarına aykırı yönü bulunmadığı, genel kurulda gündemin 10. maddesine istinaden alınan T.T.K.'nın 395. ve 396. maddelerine göre rekabet yasağı ve işlem yasağının kaldırılmasına ilişkin kararın kanun ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, genel kurulda butlanı talep edilen 11. maddede yapılan bir oylama ve alınan bir karar bulunmadığı, davalı şirkete özel denetçi atanmasına ilişkin şartların mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalı şirketin 29.05.2017 tarihli olağan genel kurulunda gündemin 10.

maddesine ilişkin olarak alınan rekabet yasağı ve işlem yasağını kaldırılmasına ilişkin kararının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi'nce, 29.05.2017 tarihli genel kurulun TTK 420. maddesine istinaden hesapların görüşülmesi için ertelenen 26.04.2017 tarihli genel kurulun devamı niteliğinde olduğu, 6 nolu kararın ibraya ilişkin olup, yönetim kurulu üyelerinin gerek kendi gerekse diğer üyelerin ibrasında TTK 436/2 maddesi gereği oy kullanmadığı, ... ve ...'in 907.356 kabul oyuna karşılık, ... ve ...'nun 900.068 red oyu ile ibra edildikleri, kabul oyları red oylarından fazla olduğundan ibrada kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık bulunmadığı, davacı yönetim kurulunun hakim ortağın oylarıyla seçildiğini ileri sürmekte ise de yönetim kurulunun seçiminde kullanılan oyların ibra oylamasına teşmil edilemeyeceğinden davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeninin yerinde görülmediği, 6102 sayılı TTK'nın 440/2.

maddesi uyarınca mahkemece şirkete özel denetçi atanması talepleri hakkında verilen davanın kabulüne veya reddine ilişkin kararların kesin olması nedeniyle kanun yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin özel denetçi atanmasına yönelik istinaf başvurusunun HMK 346/1 gereği usulden reddine, davacı vekilinin diğer istinaf taleplerine yönelik başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09.11.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848807600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/343 E. 2021/327 K. · Diğer usuli işlem

İbra kararının iptali reddi; özel denetçi talebine istinaf yolu kapalı

Gerekçe özeti

Yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında ve birbirlerinin ibrasında TTK 436/2 gereği oy kullanmamaları koşuluyla alınan ibra kararı, kabul oylarının red oylarından fazla olması halinde kanuna ve esas sözleşmeye uygundur; yönetim kurulu üyelerinin seçiminde kullanılan hakim ortak oyu, ayrı bir işlem olan ibra oylamasının geçerliliğini etkilemez. Ayrıca, TTK 440/2 uyarınca özel denetçi atanması talebinin kabulü veya reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları kesin olduğundan, bu kararlara karşı istinaf yoluna başvurulması mümkün değildir; bu yöndeki istinaf başvurusu HMK 346/1 gereği usulden reddedilir.

Emsal değeri

TTK 440/2 uyarınca özel denetçi atanması talebinin kabul veya reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararlarının kesin olduğu ve bu kararlara karşı istinaf yolunun kapalı olduğu tespiti; ayrıca ibra oylamasında oydan yoksunluk kuralının kapsamı ve yönetim kurulu seçimindeki oyun ibra oylamasına teşmil edilemeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer uyuşmazlıklarda yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: genel kurul kararının iptali ibra TTK 436/2 özel denetçi tayini TTK 440/2 kesin karar oydan yoksunluk

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/343

KARAR NO 2021/327

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/12/2018

NUMARASI 2017/945 Esas 2018/1256 Karar

DAVA

Genel Kurul Kararının İptali-Özel Denetçi Tayini

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/03/2021

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ,davacının davalı şirkette %49,4 oranında hissesi bulunduğunu, 2016 yılı olağan genel kurul toplantısının 29.05.2017 tarihinde yapıldığını, davacının muhalefeti ile ...'nun YK başkanı, ...'in başkan yardımcısı, ... da üye olarak seçildiğini,faaliyet raporunun kanuna aykırı düzenlendiğini, faaliyet raporunda karın dağıtılmaması önerisinin yer aldığını ve gelecek ile ilgili ekonomik endişelerden söz edildiğini,finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını,uzun vadeli kredilere karşılık şirketin bankada 19.890.256,56-TL nakit mevduatı göründüğünü, denetçi raporu okunmadan bilançoların okunduğunu,küçük paya sahip ortakların, hakim ortağın oyu seçildiğini, ibra edildiklerini,kararın TTK 436/2 ye aykırı olduğunu, ibra yönünde oy kullanan ...'ın YK üyeleri ile menfaat ilişkisi içinde olduğunu ve şirket yönetiminde görev aldığını, bu kararın iptali gerektiğini,TTK 395-396 maddeleri çerçevesinde verilen iznin de TTK 436/1 maddesine aykırı olduğunu, menfaat birliği içinde olanların oylamaya katıldığını, bu kararın da iptali gerektiğini, ibraya ilişkin 6 nolu , izin verilmesine ilişkin 10 nolu kararın iptaline, gündemde bulunmayan 11.

maddenin butlanına, davalı şirkete TTK 439.maddesi uyarınca özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili,genel kurulda davacıya tüm bilgilerin verildiğini, özel denetçi atanacak bir durumun olmadığını, davacının 2010 yılı sonuna kadar 7 sene süre ile davalı şirketin YK başkanlığını yaptığını, yetersiz yönetim nedeni ile yönetime profesyonel yöneticiler getirildiğini, bu yöneticilerin 6 yılda 1 olan fabrika sayısını 3'e çıkardığını, çalışan sayısının 132 den 334 kişiye yükseldiğini, şirket cirosu 4 kat, karlılığın 17.56 kat arttığını, 2016 yılında ülkenin en büyük 894'üncü şirketi yaptığını, davacının görevden alınma nedeni ile husumeti bulunduğunu,YK nun faaliyet raporu hazırlarken ihtiyatlı davranıp kar dağıtılmaması yönünde görüş bildirdiğini, daha sonra görüşünü revize ederek 1.000.000-TL kar dağıtımı önerisinde bulunduğunu, davacının dahi kar dağıtımı önerisine olumsuz oy verdiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının 6 nolu karar ile ilgili olarak ibra oylamasında TTK 436/2 deki şarta uyularak karar verildiğinden iptal telebinin reddine, 11 nolu maddede alınan karar bulunmadığından reddine, 10 nolu kararda YK üyelerinin TTK 395 ve 396 maddelerindeki işlem yasağının kaldırılmasına ilişkin oylamada oydan yoksunluk şartına uyulmadığından ve şirketle ilgili işlem yasağı için alakasız kişilere izin verildiğinden kararın iptaline, özel denetçi tayinine ilişkin olarak davacının TTK 437 maddesindeki hakkını kullanmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili,ibra oylamasında, sadece YK üyelerinin değil yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişilerinde ibra oylamasının dışında tutulması gerektiğini,YK nun hakim ortağın %49,4 payı ile seçildiğini, seçim karşılığında ...'a yüksek tutarlı danışmanlık ve yöneticilik yetkisi verdiği,TTK 436/2 maddesinin ihlal edildiğini, mahkemece özel denetçi tayini talebinin reddine ilişkin kararın yerinde olmadığını, alınan krediler, yapılan harcamaların usulsüz olduğunun özel denetçi tayini ile tespit edilebileceğinden bu konudaki talebin reddine dair mahkeme kararın yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talebi doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

29.05.2017 tarihli genel kurul, TTK 420 maddesine istinaden hesapların görüşülmesi için ertelenen 26.04.2017 tarihli genel kurulun devamı niteliğindedir.

6. Nolu karar; ibraya ilişkin olup, YK üyelerin gerek kendi gerekse diğer üyelerin ibrasında TTK 436/2 maddesi gereği oy kullanmamıştır. ... ve ...'in 907.356 kabul oyuna karşılık, ... ve ...'nun 900.068 red oyu ile ibra edilmişlerdir. Kabul oyları red oylarından fazla olduğundan , ibrada kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık bulunmadığından iptal isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekili yönetim kurulunun hakim ortağın oylarıyla seçildiğini ileri sürmekte ise de ,yönetim kurulunun seçiminde kullanılan oy ibra oylamasına teşmil edilemeyeceğinden davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.6102 sayılı TTK'nın 440/2 maddesi uyarınca, mahkemece şirkete özel denetçi atanması talepleri hakkında verilen davanın kabulüne veya reddine ilişkin kararlar kesindir.

HMK 341/5'de de ilk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceğine veya haklarında Yargıtay'a başvurulabileceği belirtilmiş olup da Bölge Adliye Mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, başvurulabileceği düzenlenmiş, istinafa getirilen karara karşı kanun yolu bulunmadığından davacı vekilinin özel denetçi atanması talebinin reddine dair karara yönelik istinaf başvurusunun HMK 346/1 maddesi gereğince usulden reddine,ibra kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davacı vekilinin özel denetçi atanmasına yönelik istinaf başvurusunun HMK 346/1 gereği USULDEN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin karara yönelik istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalının 70-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

09/03/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.