Hmk 297
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3403 E. 2022/7323 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ ba beyannamesi↗ tescilsiz tasarım↗ emredici hüküm↗ tespit davası↗ olumsuz oy↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ haksız rekabet↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalıya ait katalogda yer alan ürünlerle davacı adına tescilli 2010 2796/1 sıra numaralı sandalye tasarımı arasında benzerlik olmadığı, davalı ait katalogda yer alan ürünlerin davacı adına tescilli 2010 02599/1 ve 3 sıra numaralı masa ayağı tasarımları arasında benzerlik olduğundan davacıya ait haklara tecavüz teşkil ettiği, 554 sayılı KHK’nın 52/2-c kapsamında maddi tazminat hesaplanamadığından, 6098 sayılı BK 50-51. madde gereğince dosya kapsamı, davalının vergi beyannameleri ve bilirkişi raporu göz önüne alınarak takdiren 5.000,00 TL maddi tazminatın uygun olduğu, tescilli tasarıma tecavüz nedeniyle tasarım sahibinin duyduğu acı, elem, ticari hayattaki güven zedelenmesi, tecavüz edilen tasarım sayısı ve manevi tazminatın bir taraf için zenginleşme diğer taraf içinde ekonomik çöküntü sağlamayacağı dikkate alınarak takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıya ait üretimlerin davacı adına tescilli 2010 02599/1 ve 3 sıra numaralı Masa ayağı tasarımlardan doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin tespitine, diğer tespit istemlerinin reddine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin tazminat taleplerin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, tescilli tasarıma tecavüzün tespiti, men’i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının kullanımlarının davacı tasarımına tecavüz ettiğinin tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin istinaf istemlerinin Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
Olaya uygulanacak 554 sayılı KHK uyarınca tasarım koruması tescil esasına dayalı olup, korunma kapsamının, tasarımın tescil belgesindeki görünümüne göre değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca tescilli tasarım korumasında, ürünün tek tek parçaları değil ürünün bütün görünümünün dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, davacıya ait tescilli tasarımın, metalden oluşan birleşik bir ürünün parçası olan profil tasarımına ilişkin olduğu ve bu parçanın hangi nesnede kullanılacağı tasarım tescil belgesinden anlaşılamadığı gibi tescilli tasarımın tamamının nihai kullanımda görülüp görülemeyeceği anlaşılmamaktadır. Davacının fiili kullanımı ise, masa ve sehpa ayağına ilişkin olup, her ne kadar, fiili kullanımda davacı adına tescilli metal profilin bir kısmı görünüyor ise de, görünen bu kısımlar öteden beri bilinen genel masa ayaklarından farklı olmayıp, davalının bu kullanımlarına karşı davacının tescilli tasarım korumasından yararlanması mümkün değildir. Söz konusu tasarıma tecavüzden bahsedilebilmesi için davalının kullanımının ya davacının mevcut tasarımını yalın şekilde kullanması ya da tasarımın ayırt edici özellik ve unsurunun ürünün nihai kullanımı sırasında gözüküyor olması gerekir. Ancak somut olayda her iki kullanım şekli de bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece anılan sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmamış olup, davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Tasarım koruması tescil esasına dayalı olup, (mülga 6762 sayılı TTK’nın 57. Maddesindeki düzenlemeden farklı olarak) tescilsiz tasarımların 6102 sayılı TTK’nın 55. maddesi gereğince haksız rekabet hükümlerine göre korunduğu söylenemez. Bu durumda, tescilli tasarım korumasından yararlanmayan davacının fiili kullanımlarının tescilsiz tasarım olarak da korunması mümkün olmadığından, mahkemece, haksız rekabetin tespiti istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde bu istemin de kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Kabule göre de; HMK’nın 297. maddesince açıklandığı üzere tarafların taleplerinin her biri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, davacının tescilli tasarıma tecavüzün önlenmesi talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmış olup, kararın bu nedenle de re’sen bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2136 E. 2020/638 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · yasal faiz · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… 010 02599/1 ve 3 sıra numaralı masa ayağı tasarımları arasında benzerlik olduğundan davacıya ait haklara tecavüz teşkil ettiği, 554 sayılı KHK’nın 52/2-c kapsamında «maddi tazminat» hesaplanamadığından, 6098 sayılı BK 50-51. madde gereğince dosya kapsamı, davalının vergi «beyannameleri» ve bilirkişi raporu göz önüne alınarak takdiren 5.000,00 TL maddi tazminatın uygun olduğu, «tescilli tasarıma» tecavüz nedeniyle tasarım sahibinin duyduğu acı, elem, ticari hayattaki güven zedelenmesi, tecavüz edilen tasarım sayısı ve manevi tazminatın bir taraf için zenginleşme diğer taraf içinde ekonomik çöküntü sağlamayacağı dikkate alınarak takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıya ait üretimlerin davacı adına tescilli 2010 02599/1 ve 3 sıra numaralı Masa ayağı tasarımlardan doğan haklara tecavüz ve «haksız rekabet» ettiğinin tespitine, diğer tespit istemlerinin reddine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin tazminat taleplerin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafında …
Maddesindeki düzenlemeden farklı olarak) «tescilsiz tasarımların» 6102 sayılı TTK’nın 55. maddesi gereğince «haksız rekabet» hükümlerine göre korunduğu söylenemez.
Bu durumda, «tescilli tasarım» korumasından yararlanmayan davacının fiili kullanımlarının tescilsiz tasarım olarak da korunması mümkün olmadığından, mahkemece, «haksız rekabetin» tespiti istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde bu istemin de kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… n büyük bir kısmının tarih içermediği, içerenlerin ise hükümsüzlüğü istenen tasarımın başvuru tarihinden sonraki tarihli oldukları, davaya konu tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliklerini taşıdığı, bu nedenle 2000/00596-2 numaralı tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli 2000/00596-2 numaralı endüstriyel tasarımdan doğan haklarına davalının tecavüz ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasına, önlenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın 11.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», fazlaya dair istemlerin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda «dava konusu» tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı yönünde bir değerlendirme bulunmaması nedeniyle duruşma açılarak ek bilirkişi raporu alındığı, davaya konu 2000/00596-2 nolu tasarımın aynısına veya ayniyet derecesinde benzerine rastlanmadığı, bu kapsamda, dava konusu tasarımın mutlak yenilik koşulunu sağladığının belirlendiğini, tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliklerini taşıdığı, davacı NUMAŞ adına tescilli söz konusu tasarımın belirgin bir şekilde benzerinin davalı tarafça internet sitesi üzerinden satışa sunulmasının, «tescilli tasarımdan» doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, tasarıma tecavüz nedeniyle tasarım sahibi olan şirketin 554 sayılı KHK'nın 49/c maddesi uyarınca manevi zararının tahsilini isteyebileceği, söz konusu tasarım davacı Nurus tarafından piyasaya ve satışa sunulduğundan bu eylemin aynı zamanda davacılara karşı «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davalı birleşen davada davacı şirketin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, ancak davalı birleşen davacının istinaf itirazları doğrultusunda duruşma açıldığından davalı birleşen davada davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulüne, davacılar vekilinin istinaf itirazının incelenmesinde ise, asıl davada, davacılar vekilinin tüm talepleri kabul edilmesine rağmen gerekçeli kararın hüküm kısmında davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalı yararına «vekalet ücreti» ile «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulüne karar verilerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, as …
A.Ş.'nin manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 11.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», davalının «dava konusu» eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:belirlilik ilkesi · davanın konusu · yargılama gideri · ayırt edicilik · ilan · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda «dava konusu» tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı yönünde bir değerlendirme bulunmaması nedeniyle duruşma açılarak ek bilirkişi raporu alındığı, davaya konu 2000/00596-2 nolu tasarımın aynısına veya ayniyet derecesinde benzerine rastlanmadığı, bu kapsamda, dava konusu tasarımın mutlak yenilik koşulunu sağladığının belirlendiğini, tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliklerini taşıdığı, davacı NUMAŞ adına tescilli söz konusu tasarımın belirgin bir şekilde benzerinin davalı tarafça internet sitesi üzerinden satışa sunulmasının, «tescilli tasarımdan» doğan haklara tecavüz teşkil ettiği, tasarıma tecavüz nedeniyle tasarım sahibi olan şirketin 554 sayılı KHK'nın 49/c maddesi uyarınca manevi zararının tahsilini isteyebileceği, söz konusu tasarım davacı Nurus tarafından piyasaya ve satışa sunulduğundan bu eylemin aynı zamanda davacılara karşı «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davalı birleşen davada davacı şirketin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, ancak davalı birleşen davacının istinaf itirazları doğrultusunda duruşma açıldığından davalı birleşen davada davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulüne, davacılar vekilinin istinaf itirazının incelenmesinde ise, asıl davada, davacılar vekilinin tüm talepleri kabul edilmesine rağmen gerekçeli kararın hüküm kısmında davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalı yararına «vekalet ücreti» ile «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulüne karar verilerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, as …
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davada ise «dava konusu» 2000/00596-2 numaralı tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliklerini taşıdığı, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, birleşen davada davalıya ait 2000/00596-2 sayılı masa ayağı tasarımının dört ayrı görselden oluştuğu, herbir görselin aynı ürünün farklı kısımlarını ihtiva etmesi nedeniyle başvurudan tasarımın hangi görsel anlatım için tescil ettirilmek istendiğinin anlaşılmadığı, bu nedenle tasarım bütünlüğünden bahsedilmeyeceği, oysa Dairemizin 21.12.2006 tarih ve 2005/9957 E.-2006/1373K. sayılı kararında «belirlenen ilkeler» doğrultusunda Tasarım KHK'nın 26 ve Tasarım Yönetmeliğinin 9. maddesi uyarınca bir tasarım başvurusunda hangi görsel için tasarım koruması elde edilmek isteniyorsa …
… n büyük bir kısmının tarih içermediği, içerenlerin ise hükümsüzlüğü istenen tasarımın başvuru tarihinden sonraki tarihli oldukları, davaya konu tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliklerini taşıdığı, bu nedenle 2000/00596-2 numaralı tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davacı adına tescilli 2000/00596-2 numaralı endüstriyel tasarımdan doğan haklarına davalının tecavüz ettiğinin ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespitine, tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasına, önlenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın 11.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», fazlaya dair istemlerin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
A.Ş.'nin manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 11.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», davalının «dava konusu» eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3403 E. , 2022/7323 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 01.10.2020 tarih ve 2014/413 E- 2020/161 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.02.2021 tarih ve 2021/265 E- 2021/356 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının 2010 02599 (1.1 Masa Ayağı, 3.1 Masa ayağı), 2010 02796 (1.1 Sandalye) tescil nolu Endüstriyel Tarasım tescili ürünlerinin davalı tarafından aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin taklit edilerek üretildiğini, piyasaya sunulduğunu, davalının daha önce davacı şirketin Kahramanmaraş bayisi olan Dokubay Mobilya'nın sahibi ...'nun ..., ...,...ile birlikte kurduğu şirket olduğunu, davacının eski çalışanlarının davalı şirkette çalışmaya başladığını, davacının 2010 02599 (1.1 Masa Ayağı) tasarımının davalıya ait katalogda Conte adlı masada kullanıldığını, müvekkilinin 2010 02599 nolu (3.1 Masa Ayağı) tasarımının ise davalı şirkete ait Rita (Ritim) adlı masada kullanıldığını ileri sürerek tasarım hakkına yönelik tecavüzün tespitini, önlenmesini, tecavüz teşkil eden ürünlere ve üretimde kullanılan her türlü araç ve gereçlere el konulmasına, hükmün ilamını, şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının eski çalışanlarının davalı şirkette çalışmasının davanın esasıyla ilgisi olmadığını, davacı adına tescilli sadece 2010 02599 (1.1 Masa Ayağı) tescil nolu ürüne benzer nitelikte ürünün üretiminin yapıldığını, benzerlik fark edildiğinde üretimine son verildiğini, 2010 02599 (3.1 Masa Ayağı) ve 2010 02796 (1.1 Sandalye) tescil nolu ürünlerin üretimi ve satışının söz konusu olmadığını, masa ayağının teknik zorunluluktan dolayı birbirine benzemekle birlikte üretilen ürünün, davacının tescilli ürününün aynısı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzeri olmadığını belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalıya ait katalogda yer alan ürünlerle davacı adına tescilli 2010 2796/1 sıra numaralı sandalye tasarımı arasında benzerlik olmadığı, davalı ait katalogda yer alan ürünlerin davacı adına tescilli 2010 02599/1 ve 3 sıra numaralı masa ayağı tasarımları arasında benzerlik olduğundan davacıya ait haklara tecavüz teşkil ettiği, 554 sayılı KHK’nın 52/2-c kapsamında maddi tazminat hesaplanamadığından, 6098 sayılı BK 50-51. madde gereğince dosya kapsamı, davalının vergi beyannameleri ve bilirkişi raporu göz önüne alınarak takdiren 5.000,00 TL maddi tazminatın uygun olduğu, tescilli tasarıma tecavüz nedeniyle tasarım sahibinin duyduğu acı, elem, ticari hayattaki güven zedelenmesi, tecavüz edilen tasarım sayısı ve manevi tazminatın bir taraf için zenginleşme diğer taraf içinde ekonomik çöküntü sağlamayacağı dikkate alınarak takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıya ait üretimlerin davacı adına tescilli 2010 02599/1 ve 3 sıra numaralı Masa ayağı tasarımlardan doğan haklara tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin tespitine, diğer tespit istemlerinin reddine, 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin tazminat taleplerin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, tescilli tasarıma tecavüzün tespiti, men’i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının kullanımlarının davacı tasarımına tecavüz ettiğinin tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin istinaf istemlerinin Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
Olaya uygulanacak 554 sayılı KHK uyarınca tasarım koruması tescil esasına dayalı olup, korunma kapsamının, tasarımın tescil belgesindeki görünümüne göre değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca tescilli tasarım korumasında, ürünün tek tek parçaları değil ürünün bütün görünümünün dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, davacıya ait tescilli tasarımın, metalden oluşan birleşik bir ürünün parçası olan profil tasarımına ilişkin olduğu ve bu parçanın hangi nesnede kullanılacağı tasarım tescil belgesinden anlaşılamadığı gibi tescilli tasarımın tamamının nihai kullanımda görülüp görülemeyeceği anlaşılmamaktadır. Davacının fiili kullanımı ise, masa ve sehpa ayağına ilişkin olup, her ne kadar, fiili kullanımda davacı adına tescilli metal profilin bir kısmı görünüyor ise de, görünen bu kısımlar öteden beri bilinen genel masa ayaklarından farklı olmayıp, davalının bu kullanımlarına karşı davacının tescilli tasarım korumasından yararlanması mümkün değildir. Söz konusu tasarıma tecavüzden bahsedilebilmesi için davalının kullanımının ya davacının mevcut tasarımını yalın şekilde kullanması ya da tasarımın ayırt edici özellik ve unsurunun ürünün nihai kullanımı sırasında gözüküyor olması gerekir.
Ancak somut olayda her iki kullanım şekli de bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece anılan sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmamış olup, davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Tasarım koruması tescil esasına dayalı olup, (mülga 6762 sayılı TTK’nın 57. Maddesindeki düzenlemeden farklı olarak) tescilsiz tasarımların 6102 sayılı TTK’nın 55. maddesi gereğince haksız rekabet hükümlerine göre korunduğu söylenemez. Bu durumda, tescilli tasarım korumasından yararlanmayan davacının fiili kullanımlarının tescilsiz tasarım olarak da korunması mümkün olmadığından, mahkemece, haksız rekabetin tespiti istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde bu istemin de kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Kabule göre de; HMK’nın 297. maddesince açıklandığı üzere tarafların taleplerinin her biri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, davacının tescilli tasarıma tecavüzün önlenmesi talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmış olup, kararın bu nedenle de re’sen bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz istemlerinin reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulüyle, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle re’sen İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848676800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz