İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4073 E. 2022/7835 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takip talebi↗ hesap kat ihtarı↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ denetime elverişlilik↗ icra takibine itiraz↗ kefalet↗ kötü niyet tazminatı↗ genel kredi sözleşmesi↗ kamu düzeni↗ kefil↗ kötü niyet↗ ihtar↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ hmk 353(1)b-2↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, davacının davalılar aleyhine sözleşmeye dayalı alacak iddiasına dayalı icra takibi başlattığı, davalıların borçlu olmadıkları iddiasıyla icra takibine itiraz ettikleri ve süresi içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı, aldırılan bilirkişi raporu ile icra takibine konu kredi sözleşmesine davalıların kefaletinin bulunmadığının tespit edildiği ve davacının kötü niyetli olarak icra takibini başlattığının ispatlanamadığı geerkçesiyle davanın reddine, davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesindeki kefalet hükmüne dayalı olarak alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptaline ilişkindir.
İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, davacı banka tarafından girişilen takibe konu kredi alacaklarının dayandığı kredi sözleşmesinde davalı kefillerin kefaletlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dava konusu takip talebine ve hesap kat ihtarına göre, alacaklı banka tarafından takip dayanağı olarak belirli bir kredi sözleşmesinin gösterilmediği, ekine de herhangi bir kredi sözleşmesinin eklenmediği anlaşılmaktadır. Dosyaya ibraz edilen CD ve belgelerdeki banka kayıtlarına göre hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporların da 27.08.2013 tarihli imzalanan genel kredi sözleşmesi ile farklı tarihlerde iki adet kredinin kullanıldığı, 27.08.2013 tarihli ticari krediye ilişkin davalıların kefalete ilişkin imzalarının bulunduğu, ikinci kredi olan 25.08.2015 tarihli tarımsal krediye ilişkin ise davalıların kefil olarak imzasının bulunmadığı, takibe dayanak kredilerin ise davalıların kefaletinin bulunmadığı 25.08.2015 tarihli tarımsal kredi sözleşmesine dayandığı belirtilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan raporlar denetime elverişli bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece, emekli bir bankacının görevlendirilerek, banka kayıtlarının yerinde incelenmesi suretiyle, hesap kat ihtarı da göz önüne alınarak, takip konusu kredilerin tam olarak hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığının, kredilerin dayandığı kredi sözleşmesinin, davalıların kefaletinin bulunduğu kredi sözleşmesi ile herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığının tam olarak tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve denetime elverişli olmayan raporlara dayanarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16883 E. 2013/705 K.
Ortak:kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, davacının davalılar aleyhine sözleşmeye dayalı alacak iddiasına dayalı icra takibi başlattığı, davalıların borçlu olmadıkları iddiasıyla «icra takibine itiraz» ettikleri ve süresi içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı, aldırılan bilirkişi raporu ile icra takibine konu «kredi sözleşmesine» davalıların «kefaletinin» bulunmadığının tespit edildiği ve davacının kötü niyetli olarak icra takibini başlattığının ispatlanamadığı geerkçesiyle davanın reddine, davacının «kötü niyeti» ispatlanamadığından davalı tarafın «kötü niyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesindeki» «kefalet» hükmüne dayalı olarak alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptaline ilişkindir.
İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, davacı banka tarafından girişilen takibe konu kredi alacaklarının dayandığı «kredi sözleşmesinde» davalı kefillerin «kefaletlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… L'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, “hüküm altına alınan alacağın tarımsal «kredi sözleşmesinde» kararlaştırılan akdi «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 51.370,16 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek tarımsal kredi sözleşmesinde kararlaştırılan akti «temerrüt faizi» ile davalıdan tahsiline dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… L'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, “hüküm altına alınan alacağın tarımsal «kredi sözleşmesinde» kararlaştırılan akdi «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 51.370,16 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek tarımsal kredi sözleşmesinde kararlaştırılan akti «temerrüt faizi» ile davalıdan tahsiline dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11358 E. 2011/4015 K.
Ortak:kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, davacının davalılar aleyhine sözleşmeye dayalı alacak iddiasına dayalı icra takibi başlattığı, davalıların borçlu olmadıkları iddiasıyla «icra takibine itiraz» ettikleri ve süresi içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı, aldırılan bilirkişi raporu ile icra takibine konu «kredi sözleşmesine» davalıların «kefaletinin» bulunmadığının tespit edildiği ve davacının kötü niyetli olarak icra takibini başlattığının ispatlanamadığı geerkçesiyle davanın reddine, davacının «kötü niyeti» ispatlanamadığından davalı tarafın «kötü niyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmesindeki» «kefalet» hükmüne dayalı olarak alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptaline ilişkindir.
İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, davacı banka tarafından girişilen takibe konu kredi alacaklarının dayandığı «kredi sözleşmesinde» davalı kefillerin «kefaletlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… L'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, “hüküm altına alınan alacağın tarımsal «kredi sözleşmesinde» kararlaştırılan akdi «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 51.370,16 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek tarımsal kredi sözleşmesinde kararlaştırılan akti «temerrüt faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… L'nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, “hüküm altına alınan alacağın tarımsal «kredi sözleşmesinde» kararlaştırılan akdi «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 51.370,16 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek tarımsal kredi sözleşmesinde kararlaştırılan akti «temerrüt faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4073 E. , 2022/7835 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Adıyaman 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 07.03.2019 tarih ve 2017/393 E. - 2019/154 K. sayılı kararın davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.03.2021 tarih ve 2019/1309 E. - 2021/539 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı ... arasında 13.08.2013 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davalıların bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını ve 70.000.-TL bedel ile sorumlu olduklarını, borcun ödenmemesi nedeniyle 31.10.2016 tarihinde davalılara ihtarnamenin çekildiğini, ancak ihtarnameye de cevap verilmediğini, bunun üzerine takibin başlatıldığını ve borçluların takibe itiraz ederek takibin durdurulduğunu, ancak itirazın haksız olduğunu belirterek, davalı borçluların itirazlarının iptali ile takibin devamına, haksız itiraz eden borçlular aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ödeme emri ekinde hiçbir dayanak belge konulmadığını, açılan davada icra takibine dayanak olan sözleşme ve GKS'nin dosyada olmadığı, bu nedenle imza ve diğer itiraz haklarını saklı tuttuğunu, davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerinde olduğunu, banka ile dava dışı ... arasında 2013 yılında tarım kredi sözleşmesinin akdedilerek kredi kullandırıldığını, davalılar ... ve ...' ın tarım kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatı ile 30.000,00 TL limitle imzaladıklarını, kredinin asıl borçlusu olan ... tarafından ödendiğini, borcun sonlanması nedeniyle kefaletin sona erdiğini, bu kefillik haricinde müvekkillerinin başka kefaletinin bulunmadığını belirterek dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddi ile davacı tarafın %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacının davalılar aleyhine sözleşmeye dayalı alacak iddiasına dayalı icra takibi başlattığı, davalıların borçlu olmadıkları iddiasıyla icra takibine itiraz ettikleri ve süresi içerisinde itirazın iptali davasının açıldığı, aldırılan bilirkişi raporu ile icra takibine konu kredi sözleşmesine davalıların kefaletinin bulunmadığının tespit edildiği ve davacının kötü niyetli olarak icra takibini başlattığının ispatlanamadığı geerkçesiyle davanın reddine, davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesindeki kefalet hükmüne dayalı olarak alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptaline ilişkindir.
İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, davacı banka tarafından girişilen takibe konu kredi alacaklarının dayandığı kredi sözleşmesinde davalı kefillerin kefaletlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dava konusu takip talebine ve hesap kat ihtarına göre, alacaklı banka tarafından takip dayanağı olarak belirli bir kredi sözleşmesinin gösterilmediği, ekine de herhangi bir kredi sözleşmesinin eklenmediği anlaşılmaktadır. Dosyaya ibraz edilen CD ve belgelerdeki banka kayıtlarına göre hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporların da 27.08.2013 tarihli imzalanan genel kredi sözleşmesi ile farklı tarihlerde iki adet kredinin kullanıldığı, 27.08.2013 tarihli ticari krediye ilişkin davalıların kefalete ilişkin imzalarının bulunduğu, ikinci kredi olan 25.08.2015 tarihli tarımsal krediye ilişkin ise davalıların kefil olarak imzasının bulunmadığı, takibe dayanak kredilerin ise davalıların kefaletinin bulunmadığı 25.08.2015 tarihli tarımsal kredi sözleşmesine dayandığı belirtilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan raporlar denetime elverişli bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece, emekli bir bankacının görevlendirilerek, banka kayıtlarının yerinde incelenmesi suretiyle, hesap kat ihtarı da göz önüne alınarak, takip konusu kredilerin tam olarak hangi kredi sözleşmesinden kaynaklandığının, kredilerin dayandığı kredi sözleşmesinin, davalıların kefaletinin bulunduğu kredi sözleşmesi ile herhangi bir bağlantısının bulunup bulunmadığının tam olarak tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve denetime elverişli olmayan raporlara dayanarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,07.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848527000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz