GKK iptal davası üç aylık hak düşürücü sürede açılmalıdır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4742 E. 2022/8721 K. · · İlk derece: 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ hak düşürücü süre (üç ay)↗ yokluk↗ hukuki nitelendirme↗ dava açma yetkisi↗
Gerekçe özeti
Kararların yokluğu hâli bulunmuyorsa genel kurul kararının hükümsüzlüğü istemi TTK 445 iptal davası niteliğindedir ve karar tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır; bu süreden sonra ve dava açma yetkisi olmaksızın açılan iptal davası reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul kararının iptali davasında üç aylık hak düşürücü süre ve dava açma yetkisi → ret
İddia: Davacılar, kâr payı dağıtılmamasına ve TTK'da belirtilen esaslara aykırı sermaye artırımına karar verilmesinin hükümsüzlüğünün tespitini ve ödenmesi gereken kâr payının belirlenmesini istemiştir.
Gerekçe: İstem, kararların yokluğu hâli bulunmadığından hukuki nitelendirme bakımından TTK 445 uyarınca genel kurul kararının iptaline yöneliktir. Genel kurul kararlarına karşı iptal davası, kararın alındığı tarihten itibaren üç ay içinde açılmalıdır. 06.07.2012 tarihli genel kurul kararının alınmasından yaklaşık üç yıl sonra 01.06.2015 tarihinde açılan dava üç aylık süreden sonra açılmış olup, davacıların dava açma yetkileri de bulunmadığından davanın reddi gerekir (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi).
Emsal değeri
Yokluk bulunmayan hâllerde hükümsüzlük isteminin TTK 445 iptal davası sayılacağı ve üç aylık hak düşürücü süreye tabi olduğu yönünde onanan gerekçe.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Genel kurul kararının iptali davası (TTK 445), kararın alındığı tarihten itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4742 E. , 2022/8721 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.03.2019 tarih ve 2017/616 E- 2019/140 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.04.2021 tarih ve 2019/1479 E- 2021/657 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin 06.07.2012 tarihli genel kurul toplantısında 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait genel kurul kararlarının bir arada alındığını ve kâr payı dağıtılmamasına karar verildiğini ileri sürerek 6102 sayılı Kanun'da belirtilen esaslara aykırı şekilde sermaye artırımına karar verilmesinin hükümsüzlüğünün tespitiyle müvekkillerine ödenmesi gereken kâr payının tespitini ve müvekkillerine ödenmesi gereken ileride artırma hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.000.- TL kâr payının ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, ayrıca davacıların 16.04.2012'de veraseten hissedar olduklarını, bu tarihten önceki genel kurullar için dava açma hak ve yetkilerinin olmadığını, yine 6102 sayılı TTK'ya göre 446. maddesinde belirtilen kişilerin üç ay içerisinde genel kurul kararı aleyhine iptal davası açabileceklerin sayıldığını, buna göre toplantıda hazır bulunup olumsuz oy kullanan üyelerin dava açabileceklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin genel kurul kararlarına karşı kararın alındığı tarihten itibaren üç ay içinde iptal davası açılabileceği, dava tarihi ve 06.07.2012 tarihli sermaye arttırım talepli genel kurul kararının iptali değerlendirildiğinde, davanın süresinde açılmadığı, davacıların dava açma yetkilerinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ortaklarınca, davalı şirketin 06.07.2012 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğünün tespiti ve kâr payı dağıtılması talebiyle açılmış ise de, hukuki nitelendirme bakımından dava, TTK'nın 445.maddesi uyarınca genel kurul kararının iptaline yönelik olduğu, davacı şirket ortaklarının iptalini istedikleri kararlar yönünden yokluk halinin bulunmadığı, davacıların daha önce Yerel Mahkemenin 2012/279 Esas sırasına kaydedilen 05.07.2012 tarihli dava dilekçeleri ile 06.07.2012 tarihinde yapılacak olan sermaye artırımı talepli genel kurul toplantısının tedbiren durdurulmasını, aksi halde dava neticesinde sermaye artırım kararının iptalini talep ettiği, sonradan aldırılan bilirkişi raporuna istinaden davayı tenkis talepli olarak ıslah ettiği, bu durumda davacıların, 06.07.2012 tarihli genel kurul kararının alınmasından yaklaşık üç yıl sonra 01.06.2015 tarihinde açtıkları dava üç aylık süreden sonra açılmış olup, mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 06/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848414000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz