İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1456 E. 2022/7196 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muavin defter↗ ihbar süresi↗ ihbar tazminatı↗ kıdem tazminatı↗ ticari defter incelemesi↗ şirket müdürlüğü↗ kar payı↗ itirazın iptali davası↗ kötüniyet tazminatı↗ cezai şart↗ hizmet sözleşmesi↗ iptal davası↗ işlemiş faiz↗ ihbar↗ kâr payı↗ ticari defter↗ ıslah↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette 13.07.2005 tarihinde genel müdür olarak aylık 4.000 Euro ücretle işe başladığı, 05.12.2007 tarihinde iş aktinin fesh edilmesi üzerine işten ayrıldığı, davacının 2007 yılında ücretinin 9.600.-TL'ye yükseltildiği iddiasını, davalının da ücretlerin ödendiği iddiasını ispat edemediği, 2005, 2006 ve 2007 yılı ücret alacağı toplamının bilirkişi raporunda 157.958,20 TL olarak hesaplandığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde 3 aylık ihbar süresi öngörülüp bu süreye uyulmadığından davacının bu süre için ihbar tazminatı isteyebileceği, davacının kıdem tazminatı ve ikramiye alacağının İş Kanunu kapsamına giren alacaklardan bulunup hizmet sözleşmesinin İş Kanunu kapsamına girmemesi nedeniyle talep edemeyeceği, kar payı, harcırah ve genel masraf alacaklarının ispat edilemediği, davalı- karşı davacı cezai şart ve fazla ödenen paranın tahsilini istemiş ise de bu alacaklarının doğduğunu ve fazla ödeme yaptığını ispat edemediği, davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle davanın bu niteliğine özgü olarak ıslahın mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun takibe itirazının 2005, 2006 ve 2007 yılı ücret alacağı ve ihbar tazminatı alacağı toplamı 173.279,20 TL ile işlemiş faiz alacağının 1.668.-TL’ye yönelik iptaline, takibin bu miktar alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin iptal isteğinin reddine, icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı- karşı davalı vekilinin tüm, davalı- karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl davada itirazın iptali istenen icra takibine konu alacak kalemleri arasında 2005, 2006 ve 2007 yılları ücret alacağı bulunduğu gibi karşı davada davacı, şirketin müdürlüğünü yapan karşı davalının 2006 yılı için kendisine yüksek ücret ödediğini ileri sürerek fazla ödendiğini iddia ettiği miktarın tahsilini istemiş, fazla ödeme iddiasına ilişkin karşı davalının bizzat oluşturduğunu ve ücret ödemelerine ilişkin olduğunu ileri sürdüğü muavin defter dökümü suretini ibraz etmiş, 21.05.2009 tarihli delil listesinde de davalı- karşı davacı şirkete ait her türlü ticari defter, belge ve kayıtlara dayanmıştır. Bu durumda, mali müşavir bilirkişiden davalı- karşı davacının sunduğu bu belge ile ticari defterlerin incelendiği bir rapor alınmak suretiyle davacı- karşı davalının müdür olarak çalıştığı dönemde ücret ödemesinin yapıldığına dair bir kaydın oluşturulup oluşturulmadığı belirlenip, bu yönde bir kaydın varlığı halinde müdürlük yaptığı dönemdeki kaydın davacı- karşı davalıyı bağlayacağı nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı- karşı davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1282 E. 2019/1447 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · hizmet sözleşmesi · ihbar · yasal faiz · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda… erin ödendiği iddiasını ispat edemediği, 2005, 2006 ve 2007 yılı ücret alacağı toplamının bilirkişi raporunda 157.958,20 TL olarak hesaplandığı, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesinde» 3 aylık «ihbar süresi» öngörülüp bu süreye uyulmadığından davacının bu süre için «ihbar tazminatı» isteyebileceği, davacının «kıdem tazminatı» ve ikramiye alacağının İş Kanunu kapsamına giren alacaklardan bulunup hizmet sözleşmesinin İş Kanunu kapsamına girmemesi nedeniyle talep edemeyeceği, «kar payı», harcırah ve genel «masraf» alacaklarının ispat edilemediği, davalı- karşı davacı «cezai şart» ve fazla ödenen paranın tahsilini istemiş ise de bu alacaklarının doğduğunu ve fazla ödeme yaptığını ispat edemediği, davanın «itirazın iptali davası» olması nedeniyle davanın bu niteliğine özgü olarak «ıslahın» mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun takibe itirazının 2005, 2006 ve 2007 yılı ücret alacağı ve ihbar tazminatı alacağı toplamı 173.279,20 TL ile «işlemiş faiz» alacağının 1.668.-TL’ye yönelik iptaline, takibin bu miktar alacağa takip tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin iptal isteğinin reddine, «icra inkar tazminatı» ve «kötüniyet tazminatı» taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden; davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mali müşavir bilirkişiden davalı- karşı davacının sunduğu bu belge ile «ticari defterlerin incelendiği» bir rapor alınmak suretiyle davacı- karşı davalının müdür olarak çalıştığı dönemde ücret ödemesinin yapıldığına dair bir «kaydın» oluşturulup oluşturulmadığı belirlenip, bu yönde bir kaydın varlığı halinde müdürlük yaptığı dönemdeki kaydın davacı- karşı davalıyı bağlayacağı nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı- karşı davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… davalının işyerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile sözleşmeli olarak çalıştığını müvekkili ile davalı arasında 01/11/2007 tarihinde "sözleşmeli personelle ilgili «hizmet sözleşmesi»" başlıklı iş sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 01/11/2007–01/11/2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere yapıldığını, .../.../2009 tarihli «fesih» bildirimi ile müvekkilinin iş akdine 05/.../2009 tarihi itibari ile İş Kanunu'nun .../...-e maddesi gereği «son» verildiğinin bildirildiğini, ancak fesih bildiriminde müvekkili açısından «kesin» ve geçerli bir neden ortaya koyulmadığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığı dönem boyunca yıllık izin kullanmadığını, ikramiye alacağı olduğunu, sözleşmenin 11. maddesinde fesih tazminatı düzenlendiğini, bu hükme göre sözleşmenin sona erme tarihi olan 01.11.2011 tarihine kadar işleyecek bakiye ücretleri toplamından oluşan fesih tazminatı alacağı bulunduğunu, kıdem ve «ihbar» tazmimatı alacağı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile 40.000,00 TL yıllık ücretli izin, 300,00 TL ikramiye, 300,00 TL fesih tazminatı, 200,00 TL kıdem, 200,00 TL «ihbar tazminatı» alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise asıl davada bilirkişi raporuyla belirlenmiş bakiye 16.953,88 TL kıdem, 22.502,92 TL ihbar tazminatının ve 11.1130 TL yıllık izin alacağının dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsilini istemiştir.
… dosya kapsamına göre, ceza dosyasında davacıya isnat edilen eylemler ile davalı yanın iş akdinin haklı sebeplerle feshine gerekçe gösterilen eylemlerin örtüşmediği, «ispat yükü» üzerinde olan davalı işverenin iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini ispata yarar ve yeterli delil sunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 200,00 TL «kıdem tazminatı» alacağının «fesih» tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile 200,00 TL «ihbar tazminatı» ve 40.000,00 TL yıllık ücretli izin alacağının dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı yanca atiye bırakılan ikramiye alacağı hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», fesih tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, davalı şirkette genel müdür olarak görev yapan davacının «hizmet akdinin» haksız feshedildiği iddiasıyla «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», ikramiye, yıllık izin ve «fesih» tazminatı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet akdi · haklı fesih · davaların birleştirilmesi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · iş bölümü · olumsuz oy · ispat yükü
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre, ceza dosyasında davacıya isnat edilen eylemler ile davalı yanın iş akdinin haklı sebeplerle feshine gerekçe gösterilen eylemlerin örtüşmediği, «ispat yükü» üzerinde olan davalı işverenin iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini ispata yarar ve yeterli delil sunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 200,00 TL «kıdem tazminatı» alacağının «fesih» tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile 200,00 TL «ihbar tazminatı» ve 40.000,00 TL yıllık ücretli izin alacağının dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı yanca atiye bırakılan ikramiye alacağı hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», fesih tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
… ahkemesinin 2014/1509 esas sayılı dosyasında, fazlaya ilişkin saklı tutulan haklar yönünden dava açılmasına, mahkemenin 28.04.2016 gün ve 2016/553 sayılı kararı ile «davaların birleştirilmesine» rağmen, birleşen davada olumlu-«olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, bu yönden de davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görülerek kararın bozulması gerekmiştir. ...-Taraf vekillerinin sair …
… ette genel müdür sıfatıyla çalışmakta iken İş Kanunu'nun .../... maddesi (e) bendi gereğince iş akdinin 05/.../2009 tarihi itibariyle 04/.../2009 tarih ve 58 sayılı «yönetim kurulu» kararına göre haklı nedenle feshedildiğini, iş akdi belirli süreli olup feshi halinde «ihbar tazminatına» hak kazanmayacağını, «haklı fesih» nedeniyle kıdem, ihbar, ücretli izin tazminatı talep edemeyeceğini, ödenmeyen ikramiye alacağının olmadığını, yıllık izin alacaklarının ödendiğini savunarak, asıl …
1-Dava, davalı şirkette genel müdür olarak görev yapan davacının «hizmet akdinin» haksız feshedildiği iddiasıyla «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», ikramiye, yıllık izin ve «fesih» tazminatı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/358 E. 2023/3998 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · cezai şart · ihbar
İncelediğiniz kararda… erin ödendiği iddiasını ispat edemediği, 2005, 2006 ve 2007 yılı ücret alacağı toplamının bilirkişi raporunda 157.958,20 TL olarak hesaplandığı, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesinde» 3 aylık «ihbar süresi» öngörülüp bu süreye uyulmadığından davacının bu süre için «ihbar tazminatı» isteyebileceği, davacının «kıdem tazminatı» ve ikramiye alacağının İş Kanunu kapsamına giren alacaklardan bulunup hizmet sözleşmesinin İş Kanunu kapsamına girmemesi nedeniyle talep edemeyeceği, «kar payı», harcırah ve genel «masraf» alacaklarının ispat edilemediği, davalı- karşı davacı «cezai şart» ve fazla ödenen paranın tahsilini istemiş ise de bu alacaklarının doğduğunu ve fazla ödeme yaptığını ispat edemediği, davanın «itirazın iptali davası» olması nedeniyle davanın bu niteliğine özgü olarak «ıslahın» mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun takibe itirazının 2005, 2006 ve 2007 yılı ücret alacağı ve ihbar tazminatı alacağı toplamı 173.279,20 TL ile «işlemiş faiz» alacağının 1.668.-TL’ye yönelik iptaline, takibin bu miktar alacağa takip tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin iptal isteğinin reddine, «icra inkar tazminatı» ve «kötüniyet tazminatı» taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden; davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ikramiye, kıdem ve «ihbar tazminatı», yıllık izin ücreti, «cezai şart»-iş güvencesi tazminatı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ilişkisi · işçilik alacakları · anonim şirket yönetim kurulu · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin 24.12.2019 tarih ve 2016/19952 E., 2019/24147 K. sayılı ilamı ile «anonim şirketlerde, yönetim kurulu» üyesi ile ortaklık arasındaki ilişkinin «vekalet ilişkisi» olduğu, somut olayda taraflar arasındaki ilişkinin vekalet ilişkisi olduğu ve iş sözleşmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlığın bulunmadığı, bu durumda somut olayda ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğundan bahisle bozulmuş ve karar kesinleşmiştir.
Mahkemece verilen karar, Dairemizce yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmuş ise de işbu dava ilk olarak İş Mahkemesinde açılmış olup Mahkemece davacının «işçilik alacakları» hesaplanmak sureti ile davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay 22.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1456 E. , 2022/7196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.11.2016 tarih ve 2014/611 E. - 2016/868 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından duruşmalı, davalı-karşı davacı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 18.10.2022 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı asil ve vekilleri Av.... ile Av. ... ve davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı- karşı davalı vekili, müvekkilinin 13.07.2005 tarihinden hizmet aktinin gerekçe gösterilmeksizin sona erdirildiği 05.12.2007 tarihine kadar davalı şirkette müdür olarak çalıştığını, kıdem ve ihbar tazminatının, ikramiye, ücret, harcırah, genel masraf, kâr payı alacaklarının ödenmediğini, müvekkilinin alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiş, müvekkilinin davalı- karşı davacıdaki genel müdürlüğünden önce de EFB Ltd. Şti’nin ortağı olduğunu, zaten bu sebeple kendisine genel müdürlük teklif edildiğini, EFB’nin karşı davacı için rakip konumunun değil bayisi konumunun bulunduğunu, bir dönem Türkiye mümessilliğini yaptığını, karşı davacının mallarını Türkiye’de tanıtım ve satışını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin tüm imkanları EGLO için kullandığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı- karşı davacı vekili, davacının tek yetkili olarak genel müdür sıfatıyla çalıştığını, bu temsil görevi esnasında kendisi ya da personeli için bordro düzenlemediğini, maaş ödemelerini elden yaptığını, SSK girişlerini zamanında bildirmediğini, belirlenen hedeflere ulaşamadığını, taraflar arasındaki sözleşmede rekabet yasağı hükümlerinin düzenlendiğini, bu yüküme uyulmaması halinde genel müdürün 6 aylık maaşının yekünü
kadar cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, karşı davalının müvekkili ile iş ilişkisi devam ederken aynı sektördeki EFB Dış Tic. İnş. ve San. Ltd. Şti.’nin ortak ve müdürlüğünü yaptığını, böylece 50.400.-TL tutarındaki cezai şart alacağının doğduğunu, bir takım usulsüz belgeler düzenleyip karşı davacı şirketi kendi şirketine borçlandırdığını, mahsup suretiyle EFB’nin müvekkiline olan borcunu düşürdüğünü, iş aktinin haklı feshedildiğini, davacının kâr payı alacağına dair bir anlaşmanın bulunmadığını, ücretlerini tamamen aldığını, ikramiye, harcırah ve genel masraf alacağının da bulunmadığını, hakkından fazla ücret aldığını savunup ileri sürerek asıl davanın reddini, karşı davada şimdilik 50.400.-TL cezai şart alacağından 1.000.-TL’sinin, 28.410.-TL alacaktan 1.000.-TL’sinin ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette 13.07.2005 tarihinde genel müdür olarak aylık 4.000 Euro ücretle işe başladığı, 05.12.2007 tarihinde iş aktinin fesh edilmesi üzerine işten ayrıldığı, davacının 2007 yılında ücretinin 9.600.-TL'ye yükseltildiği iddiasını, davalının da ücretlerin ödendiği iddiasını ispat edemediği, 2005, 2006 ve 2007 yılı ücret alacağı toplamının bilirkişi raporunda 157.958,20 TL olarak hesaplandığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde 3 aylık ihbar süresi öngörülüp bu süreye uyulmadığından davacının bu süre için ihbar tazminatı isteyebileceği, davacının kıdem tazminatı ve ikramiye alacağının İş Kanunu kapsamına giren alacaklardan bulunup hizmet sözleşmesinin İş Kanunu kapsamına girmemesi nedeniyle talep edemeyeceği, kar payı, harcırah ve genel masraf alacaklarının ispat edilemediği, davalı- karşı davacı cezai şart ve fazla ödenen paranın tahsilini istemiş ise de bu alacaklarının doğduğunu ve fazla ödeme yaptığını ispat edemediği, davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle davanın bu niteliğine özgü olarak ıslahın mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden;
davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun takibe itirazının 2005, 2006 ve 2007 yılı ücret alacağı ve ihbar tazminatı alacağı toplamı 173.279,20 TL ile işlemiş faiz alacağının 1.668.-TL’ye yönelik iptaline, takibin bu miktar alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin iptal isteğinin reddine, icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı- karşı davalı vekilinin tüm, davalı- karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl davada itirazın iptali istenen icra takibine konu alacak kalemleri arasında 2005, 2006 ve 2007 yılları ücret alacağı bulunduğu gibi karşı davada davacı, şirketin müdürlüğünü yapan karşı davalının 2006 yılı için kendisine yüksek ücret ödediğini ileri sürerek fazla ödendiğini iddia ettiği miktarın tahsilini istemiş, fazla ödeme iddiasına ilişkin karşı davalının bizzat oluşturduğunu ve ücret ödemelerine ilişkin olduğunu ileri sürdüğü muavin defter dökümü suretini ibraz etmiş, 21.05.2009 tarihli delil listesinde de davalı- karşı davacı şirkete ait her türlü ticari defter, belge ve kayıtlara dayanmıştır. Bu durumda, mali müşavir bilirkişiden davalı- karşı davacının sunduğu bu belge ile ticari defterlerin incelendiği bir rapor alınmak suretiyle davacı- karşı davalının müdür olarak çalıştığı dönemde ücret ödemesinin yapıldığına dair bir kaydın oluşturulup oluşturulmadığı belirlenip, bu yönde bir kaydın varlığı halinde müdürlük yaptığı dönemdeki kaydın davacı- karşı davalıyı bağlayacağı nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı- karşı davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı- karşı davalı vekilinin tüm, davalı- karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı- karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı- karşı davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak, davalı-karşı davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 132,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına, 19/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/847750700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz