Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1282 E. 2019/1447 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihbar tazminatı↗ hizmet akdi↗ haklı fesih↗ davaların birleştirilmesi↗ kıdem tazminatı↗ davanın açılmamış sayılması↗ hizmet sözleşmesi↗ açılmamış sayılma↗ iş bölümü↗ olumsuz oy↗ ispat yükü↗ fesih↗ ihbar↗ yönetim kurulu kararı↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2017/1282 E. , 2019/1447 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 07/.../2016 tarih ve 2016/412-2016/1347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin davalının işyerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile sözleşmeli olarak çalıştığını müvekkili ile davalı arasında 01/11/2007 tarihinde "sözleşmeli personelle ilgili hizmet sözleşmesi" başlıklı iş sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 01/11/2007–01/11/2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere yapıldığını, .../.../2009 tarihli fesih bildirimi ile müvekkilinin iş akdine 05/.../2009 tarihi itibari ile İş Kanunu'nun .../...-e maddesi gereği son verildiğinin bildirildiğini, ancak fesih bildiriminde müvekkili açısından kesin ve geçerli bir neden ortaya koyulmadığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığı dönem boyunca yıllık izin kullanmadığını, ikramiye alacağı olduğunu, sözleşmenin 11. maddesinde fesih tazminatı düzenlendiğini, bu hükme göre sözleşmenin sona erme tarihi olan 01.11.2011 tarihine kadar işleyecek bakiye ücretleri toplamından oluşan fesih tazminatı alacağı bulunduğunu, kıdem ve ihbar tazmimatı alacağı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 40.000,00 TL yıllık ücretli izin, 300,00 TL ikramiye, 300,00 TL fesih tazminatı, 200,00 TL kıdem, 200,00 TL ihbar tazminatı alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise asıl davada bilirkişi raporuyla belirlenmiş bakiye 16.953,88 TL kıdem, 22.502,92 TL ihbar tazminatının ve 11.1130 TL yıllık izin alacağının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette genel müdür sıfatıyla çalışmakta iken İş Kanunu'nun .../... maddesi (e) bendi gereğince iş akdinin 05/.../2009 tarihi itibariyle 04/.../2009 tarih ve 58 sayılı yönetim kurulu kararına göre haklı nedenle feshedildiğini, iş akdi belirli süreli olup feshi halinde ihbar tazminatına hak kazanmayacağını, haklı fesih nedeniyle kıdem, ihbar, ücretli izin tazminatı talep edemeyeceğini, ödenmeyen ikramiye alacağının olmadığını, yıllık izin alacaklarının ödendiğini savunarak, asıl ve karşı davanın reddini istemiştir.
Davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyizi üzerine, Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ceza dosyasında davacıya isnat edilen eylemler ile davalı yanın iş akdinin haklı sebeplerle feshine gerekçe gösterilen eylemlerin örtüşmediği, ispat yükü üzerinde olan davalı işverenin iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini ispata yarar ve yeterli delil sunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 200,00 TL kıdem tazminatı alacağının fesih tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile 200,00 TL ihbar tazminatı ve 40.000,00 TL yıllık ücretli izin alacağının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı yanca atiye bırakılan ikramiye alacağı hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, fesih tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı şirkette genel müdür olarak görev yapan davacının hizmet akdinin haksız feshedildiği iddiasıyla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ikramiye, yıllık izin ve fesih tazminatı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Hükmüne uyulan 03.....2015 günlü bozma ilamında davacıya isnat edilen eylemler ile davalı şirket yönetim kurulunun davacının iş akdinin feshine haklı neden olarak dayanılan olayların örtüşüp örtüşmediği konusunda olumlu ya da olumsuz hiçbir değerlendirmede bulunulmaksızın davacının iş akdinin haklı sebeple feshedildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilmiş, yerel mahkemece bozmaya uyularak ... .... Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/66 Esas, 2015/151 Karar sayılı kararının bir bölümü ile duruşma tutanak örnekleri temin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bozmadan sonra dosyaya sunulan ceza mahkemesi kararı ile duruşma tutanak örnekleri 03.....2015 günlü bozma ilamındaki değinilen hususları olumlu veya olumsuz yönde değerlendirmeye yetecek nitelikte olmayıp ceza dosyasının halen Yargıtay incelenmesinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu halde ceza dosyasının Yargıtaydan dönüşü ve davacı hakkındaki kararın kesinleşmesinin beklenerek davacı ile ilgili dosya içeriğine göre feshin haklı veya haksız olduğunun tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz belge ve incelemeye dayalı yazılı şekilde feshin haksız olduğunun kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
...-... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1509 esas sayılı dosyasında, fazlaya ilişkin saklı tutulan haklar yönünden dava açılmasına, mahkemenin 28.04.2016 gün ve 2016/553 sayılı kararı ile davaların birleştirilmesine rağmen, birleşen davada olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, bu yönden de davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görülerek kararın bozulması gerekmiştir.
...-Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18455 E. 2015/12977 K.
Ortak:ihbar tazminatı · hizmet akdi · kıdem tazminatı · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · olumsuz oy · ispat yükü · fesih · Alacak
İncelediğiniz kararda… dosya kapsamına göre, ceza dosyasında davacıya isnat edilen eylemler ile davalı yanın iş akdinin haklı sebeplerle feshine gerekçe gösterilen eylemlerin örtüşmediği, «ispat yükü» üzerinde olan davalı işverenin iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini ispata yarar ve yeterli delil sunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 200,00 TL «kıdem tazminatı» alacağının «fesih» tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile 200,00 TL «ihbar tazminatı» ve 40.000,00 TL yıllık ücretli izin alacağının dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı yanca atiye bırakılan ikramiye alacağı hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», fesih tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, davalı şirkette genel müdür olarak görev yapan davacının «hizmet akdinin» haksız feshedildiği iddiasıyla «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», ikramiye, yıllık izin ve «fesih» tazminatı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
… davalının işyerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile sözleşmeli olarak çalıştığını müvekkili ile davalı arasında 01/11/2007 tarihinde "sözleşmeli personelle ilgili «hizmet sözleşmesi»" başlıklı iş sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 01/11/2007–01/11/2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere yapıldığını, .../.../2009 tarihli «fesih» bildirimi ile müvekkilinin iş akdine 05/.../2009 tarihi itibari ile İş Kanunu'nun .../...-e maddesi gereği «son» verildiğinin bildirildiğini, ancak fesih bildiriminde müvekkili açısından «kesin» ve geçerli bir neden ortaya koyulmadığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığı dönem boyunca yıllık izin kullanmadığını, ikramiye alacağı olduğunu, sözleşmenin 11. maddesinde fesih tazminatı düzenlendiğini, bu hükme göre sözleşmenin sona erme tarihi olan 01.11.2011 tarihine kadar işleyecek bakiye ücretleri toplamından oluşan fesih tazminatı alacağı bulunduğunu, kıdem ve «ihbar» tazmimatı alacağı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile 40.000,00 TL yıllık ücretli izin, 300,00 TL ikramiye, 300,00 TL fesih tazminatı, 200,00 TL kıdem, 200,00 TL «ihbar tazminatı» alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise asıl davada bilirkişi raporuyla belirlenmiş bakiye 16.953,88 TL kıdem, 22.502,92 TL ihbar tazminatının ve 11.1130 TL yıllık izin alacağının dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş akdinin haklı sebeple sona erdiridiğini «ispat yükünün» davalıda olduğu, davalı tarafça davacının genel müdür olarak çalışmakta iken görev ve yetkilerinin sınırlarını aşarak şirketin itibarını zedelemesine neden olduğu, şirketin menfaatlerine tamamen ters düşen girişimlerde bulunduğu, şirkette meydana gelen ve basına da yansıyan bir takım talihsiz olaylar yaşanmasına neden olan bir oluşumda aktif olarak görev yaptığı, İş Kanunu' nun 25/2. maddesinin (e) bendi gereğince iş akdini haklı olarak feshettiği savunulmuşsa da davacının iş akdinin sözü edilen sebeplerle haklı olarak feshedildiğinin ispat edilmediği, davacının kıdem ve «ihbar tazminatına» hakkı olduğu, davacının kullandığı izin ve kıdemine göre 200 günlük izin alacağı olduğu, davacı «fesih» tazminatı talebinde bulunmuşsa da «belirsiz süreli sözleşmelerde» çalışılmayan süreye ilişkin ücret ödemesine kanunen olanak bulunmadığı, somut uyuşmazlığa 818 sayılı BK'nın 345. maddesinin uygulanması gerektiği, davacının başlangıçta belirsiz süreli sözleşme ile işe başladığı, beş yılı aşkın süre belirsiz süreli olarak çalıştığı, 01.11.2007 tarihinde 4 yıl süreli belirli iş sözleşmesi yaptığı, sözleşmelerde kural belirsiz süreli olup, belirli süreli sözleşme için objektif neden olması gerektiği, davacının önceden belirsiz süreli sözleşmeyle çalışması ve objektif neden bulunmaması gözetilerek sözleşmenin belirsiz süreli olduğunun kabulü gerektiği, fesihten sonra çalışması gereken bir süre olmayacağından davacının fesih tazminatına hak kazanmayacağı gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulü ile 200 TL «kıdem tazminatı», 200 TL ihbar tazminatı, 40.000 TL yıllık ücretli izin alacağının faizi ile birlikte tahsiline, ikramiye alacağı talebi atiye bırakıldığından «davanın açılmamış sayılmasına», davacının fesih tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, davalı şirkette genel müdür olarak görev yapan davacının «hizmet akdinin» haksız feshedildiği iddiasıyla «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», ikramiye, yıllık izin ve «fesih» tazminatı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
… t edilen eylemler ile davalı şirket yönetim kurulunun davacının iş akdinin feshine haklı neden olarak dayanılan olayların örtüşüp örtüşmediği konusunda olumlu ya da «olumsuz» hiçbir değerlendirmede bulunulmadan davacının iş akdinin sözü edilen sebeplerle haklı olarak feshedildiğinin ispat edilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tes …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:belirsiz süreli sözleşme · bekletici mesele · bilirkişi raporuna itiraz · havale · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaDavalı vekili «bilirkişi raporuna itirazlarını» içeren 03.11.2011 «havale» tarihli dilekçesinde davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davacı hakkında Ankara Özel Yetkili C.Başsacılığı'nın 2009/625 soruşturma sayılı dosyasında soruşturma yürütüldüğünü, anılan dosyanın «bekletici mesele» yapılması gerektiğini belirtmiş, 23.03.2012 tarihli dilekçesi ile de davacının genel müdür olarak görev yaptığı dönemde görevi ile bağdaşmayan eylemleri nedeniyle …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iş akdinin haklı sebeple sona erdiridiğini «ispat yükünün» davalıda olduğu, davalı tarafça davacının genel müdür olarak çalışmakta iken görev ve yetkilerinin sınırlarını aşarak şirketin itibarını zedelemesine neden olduğu, şirketin menfaatlerine tamamen ters düşen girişimlerde bulunduğu, şirkette meydana gelen ve basına da yansıyan bir takım talihsiz olaylar yaşanmasına neden olan bir oluşumda aktif olarak görev yaptığı, İş Kanunu' nun 25/2. maddesinin (e) bendi gereğince iş akdini haklı olarak feshettiği savunulmuşsa da davacının iş akdinin sözü edilen sebeplerle haklı olarak feshedildiğinin ispat edilmediği, davacının kıdem ve «ihbar tazminatına» hakkı olduğu, davacının kullandığı izin ve kıdemine göre 200 günlük izin alacağı olduğu, davacı «fesih» tazminatı talebinde bulunmuşsa da «belirsiz süreli sözleşmelerde» çalışılmayan süreye ilişkin ücret ödemesine kanunen olanak bulunmadığı, somut uyuşmazlığa 818 sayılı BK'nın 345. maddesinin uygulanması gerektiği, davacının başlangıçta belirsiz süreli sözleşme ile işe başladığı, beş yılı aşkın süre belirsiz süreli olarak çalıştığı, 01.11.2007 tarihinde 4 yıl süreli belirli iş sözleşmesi yaptığı, sözleşmelerde kural belirsiz süreli olup, belirli süreli sözleşme için objektif neden olması gerektiği, davacının önceden belirsiz süreli sözleşmeyle çalışması ve objektif neden bulunmaması gözetilerek sözleşmenin belirsiz süreli olduğunun kabulü gerektiği, fesihten sonra çalışması gereken bir süre olmayacağından davacının fesih tazminatına hak kazanmayacağı gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulü ile 200 TL «kıdem tazminatı», 200 TL ihbar tazminatı, 40.000 TL yıllık ücretli izin alacağının faizi ile birlikte tahsiline, ikramiye alacağı talebi atiye bırakıldığından «davanın açılmamış sayılmasına», davacının fesih tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
K..'un 04.10.2009 tarihi itibariyle görevden alınmasına ve imza «yetkisinin» kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3526 E. 2014/7458 K.
Ortak:ihbar tazminatı · kıdem tazminatı · ihbar · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… davalının işyerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile sözleşmeli olarak çalıştığını müvekkili ile davalı arasında 01/11/2007 tarihinde "sözleşmeli personelle ilgili «hizmet sözleşmesi»" başlıklı iş sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 01/11/2007–01/11/2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere yapıldığını, .../.../2009 tarihli «fesih» bildirimi ile müvekkilinin iş akdine 05/.../2009 tarihi itibari ile İş Kanunu'nun .../...-e maddesi gereği «son» verildiğinin bildirildiğini, ancak fesih bildiriminde müvekkili açısından «kesin» ve geçerli bir neden ortaya koyulmadığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığı dönem boyunca yıllık izin kullanmadığını, ikramiye alacağı olduğunu, sözleşmenin 11. maddesinde fesih tazminatı düzenlendiğini, bu hükme göre sözleşmenin sona erme tarihi olan 01.11.2011 tarihine kadar işleyecek bakiye ücretleri toplamından oluşan fesih tazminatı alacağı bulunduğunu, kıdem ve «ihbar» tazmimatı alacağı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile 40.000,00 TL yıllık ücretli izin, 300,00 TL ikramiye, 300,00 TL fesih tazminatı, 200,00 TL kıdem, 200,00 TL «ihbar tazminatı» alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise asıl davada bilirkişi raporuyla belirlenmiş bakiye 16.953,88 TL kıdem, 22.502,92 TL ihbar tazminatının ve 11.1130 TL yıllık izin alacağının dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsilini istemiştir.
… dosya kapsamına göre, ceza dosyasında davacıya isnat edilen eylemler ile davalı yanın iş akdinin haklı sebeplerle feshine gerekçe gösterilen eylemlerin örtüşmediği, «ispat yükü» üzerinde olan davalı işverenin iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini ispata yarar ve yeterli delil sunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 200,00 TL «kıdem tazminatı» alacağının «fesih» tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile 200,00 TL «ihbar tazminatı» ve 40.000,00 TL yıllık ücretli izin alacağının dava tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı yanca atiye bırakılan ikramiye alacağı hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», fesih tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, davalı şirkette genel müdür olarak görev yapan davacının «hizmet akdinin» haksız feshedildiği iddiasıyla «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı», ikramiye, yıllık izin ve «fesih» tazminatı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından işçiye ödenen kıdem ve «ihbar tazminatı» ile feri diğer alacakların tamamının davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de, işçiye ödenen «kıdem tazminatı» iş akdinin sona erdiği tarihteki «son» ücrete göre hesaplanmış olması nedeniyle davacının kıdem tazminatı olarak ödediği miktarın davalı alt işverenlerden kendi sürelerine isabet eden miktarla sınırlı olmak üzere talep etme hakkı bulunmaktadır.
2- Dava, asıl işveren sıfatıyla işçiye ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin hakkı alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden «rücuen tahsiline» ilişkindir.
Dava dışı işçinin, asıl ve alt işveren sıfatıyla davacı ve davalılar hakkında açtığı işçilik haklarına ilişkin davanın kabul edildiği, davacı asıl işverenin icra takibi sonucu ödeme yaptığı, «son» işveren davalılardan «rücuen tahsili» yönünde işbu davayı açtığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · yargılama giderleri · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDava dışı işçinin, asıl ve alt işveren sıfatıyla davacı ve davalılar hakkında açtığı işçilik haklarına ilişkin davanın kabul edildiği, davacı asıl işverenin icra takibi sonucu ödeme yaptığı, «son» işveren davalılardan «rücuen tahsili» yönünde işbu davayı açtığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
2- Dava, asıl işveren sıfatıyla işçiye ödenen «kıdem tazminatı», «ihbar tazminatı» ve yıllık ücretli izin hakkı alacağının sözleşme uyarınca alt işverenden «rücuen tahsiline» ilişkindir.
Bu durumda, davacının «kıdem tazminatı» ile kıdem tazminatlarına isabet eden faiz ve «yargılama giderleri» karşılığı yaptığı ödemelerin de davalı alt işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları sürelere isabet eden kısmının hesaplanmak suretiyle davalı alt işverenlerin kıdem ta …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1282 E. , 2019/1447 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 07/.../2016 tarih ve 2016/412-2016/1347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin davalının işyerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile sözleşmeli olarak çalıştığını müvekkili ile davalı arasında 01/11/2007 tarihinde "sözleşmeli personelle ilgili hizmet sözleşmesi" başlıklı iş sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 01/11/2007–01/11/2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere yapıldığını, .../.../2009 tarihli fesih bildirimi ile müvekkilinin iş akdine 05/.../2009 tarihi itibari ile İş Kanunu'nun .../...-e maddesi gereği son verildiğinin bildirildiğini, ancak fesih bildiriminde müvekkili açısından kesin ve geçerli bir neden ortaya koyulmadığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığı dönem boyunca yıllık izin kullanmadığını, ikramiye alacağı olduğunu, sözleşmenin 11.
maddesinde fesih tazminatı düzenlendiğini, bu hükme göre sözleşmenin sona erme tarihi olan 01.11.2011 tarihine kadar işleyecek bakiye ücretleri toplamından oluşan fesih tazminatı alacağı bulunduğunu, kıdem ve ihbar tazmimatı alacağı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 40.000,00 TL yıllık ücretli izin, 300,00 TL ikramiye, 300,00 TL fesih tazminatı, 200,00 TL kıdem, 200,00 TL ihbar tazminatı alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise asıl davada bilirkişi raporuyla belirlenmiş bakiye 16.953,88 TL kıdem, 22.502,92 TL ihbar tazminatının ve 11.1130 TL yıllık izin alacağının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette genel müdür sıfatıyla çalışmakta iken İş Kanunu'nun .../... maddesi (e) bendi gereğince iş akdinin 05/.../2009 tarihi itibariyle 04/.../2009 tarih ve 58 sayılı yönetim kurulu kararına göre haklı nedenle feshedildiğini, iş akdi belirli süreli olup feshi halinde ihbar tazminatına hak kazanmayacağını, haklı fesih nedeniyle kıdem, ihbar, ücretli izin tazminatı talep edemeyeceğini, ödenmeyen ikramiye alacağının olmadığını, yıllık izin alacaklarının ödendiğini savunarak, asıl ve karşı davanın reddini istemiştir.
Davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyizi üzerine, Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ceza dosyasında davacıya isnat edilen eylemler ile davalı yanın iş akdinin haklı sebeplerle feshine gerekçe gösterilen eylemlerin örtüşmediği, ispat yükü üzerinde olan davalı işverenin iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini ispata yarar ve yeterli delil sunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 200,00 TL kıdem tazminatı alacağının fesih tarihinden işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile 200,00 TL ihbar tazminatı ve 40.000,00 TL yıllık ücretli izin alacağının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı yanca atiye bırakılan ikramiye alacağı hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, fesih tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı şirkette genel müdür olarak görev yapan davacının hizmet akdinin haksız feshedildiği iddiasıyla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ikramiye, yıllık izin ve fesih tazminatı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Hükmüne uyulan 03.....2015 günlü bozma ilamında davacıya isnat edilen eylemler ile davalı şirket yönetim kurulunun davacının iş akdinin feshine haklı neden olarak dayanılan olayların örtüşüp örtüşmediği konusunda olumlu ya da olumsuz hiçbir değerlendirmede bulunulmaksızın davacının iş akdinin haklı sebeple feshedildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilmiş, yerel mahkemece bozmaya uyularak ... .... Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/66 Esas, 2015/151 Karar sayılı kararının bir bölümü ile duruşma tutanak örnekleri temin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Bozmadan sonra dosyaya sunulan ceza mahkemesi kararı ile duruşma tutanak örnekleri 03.....2015 günlü bozma ilamındaki değinilen hususları olumlu veya olumsuz yönde değerlendirmeye yetecek nitelikte olmayıp ceza dosyasının halen Yargıtay incelenmesinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu halde ceza dosyasının Yargıtaydan dönüşü ve davacı hakkındaki kararın kesinleşmesinin beklenerek davacı ile ilgili dosya içeriğine göre feshin haklı veya haksız olduğunun tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz belge ve incelemeye dayalı yazılı şekilde feshin haksız olduğunun kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
...-... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1509 esas sayılı dosyasında, fazlaya ilişkin saklı tutulan haklar yönünden dava açılmasına, mahkemenin 28.04.2016 gün ve 2016/553 sayılı kararı ile davaların birleştirilmesine rağmen, birleşen davada olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, bu yönden de davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görülerek kararın bozulması gerekmiştir.
...-Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin, (...) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde taraflara iadesine, .../02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/485718000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz