İlk talepte ödemeli avans teminat mektubunda ayrıca açıklama aranmaksızın ödeme yükümlülüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3130 E. 2022/7056 K. · · İlk derece: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
İlk yazılı talep üzerine 'nakden ve tamamen ödeme' taahhüdü içeren avans teminat mektubunda, muhatabın ödeme talebi üzerine lehtarın avans koşullarını yerine getirmediği kendiliğinden anlaşılmış sayılır; banka, tazmin talebinde ayrıca 'avans iade yükümlülüğü yerine getirilmedi' ibaresi aramaksızın mektubu paraya çevirmek zorundadır.
Ele alınan sorunlar
İlk talepte ödemeli avans teminat mektubunda tazmin talebinin geçerliliği → kabul
İddia: Davacı (muhatap), avans teminat mektubunun nakde çevrilmesi talebine rağmen ödeme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Gerekçe: Teminat mektubu metni ilk yazılı talep üzerine 'nakden ve tamamen ödeme' taahhüdü içerdiğinden, muhatap davacıdan böyle bir talebin gelmesi halinde bankanın, lehtarın avans koşullarını yerine getirmediğinin kendiliğinden anlaşılması gerekir; ayrıca bir açıklamaya (örneğin lehtarın avans iade yükümlülüğünü yerine getirmediği ibaresine) gerek görülmeksizin teminat mektubunun paraya çevrilmesi gerekir. Bu nedenle davacı icra takibine geçmekte haklıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İlk talepte ödemeli avans teminat mektuplarında tazmin talebinin şekli ve bankanın ödeme yükümlülüğünün kapsamı yönünden emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
avans teminat mektubu↗ ilk talepte ödeme↗ garanti sözleşmesi↗ tazmin talebi↗ hakkın kötüye kullanılması↗ likit delil↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9465 E. 2010/9555 K.
Ortak:zamanaşımı var
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · ihbar olunan · teminat mektubu · temlik · ihbar · zamanaşımı · teminat · husumet
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve TMSF tarafından «temlik» alınan alacakların mektup «lehdarının» kredi ilişkisinden kaynaklanan alacakları olması ve «teminat mektubunun» davalı banka tarafından tazmininin gerekmesi nedeniyle davalı ve fer' i müdahil vekillerinin «husumetle» ilgili itirazlarının yerinde bulunmamasına, davanın 10 yıllık «zamanaşımı» süresi içeriinde açılmış bulunmasına, açılan menfi tesbit davası ile ilgili olarak verilen kararın kesinleşmiş olmasına ve menfi tesbit davasındaki miktarlar nazar …
Mahkemece davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı, davalı ve «ihbar olunan» vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı ve «ihbar olunan» vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18954 E. 2013/16292 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · teminat
Benzer bu kararda1- Dava konusu «teminat» mektuplarının metinlerinden davacının bu mektupların muhatabı veya «lehdarı» olduğu anlaşılamadığı gibi dosya kapsamından da böyle bir belirleme yapılamamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile davaya konu «teminat» mektuplarının 30.04.2006 tarihine kadar geçerli olduğu ve bu sürenin de dolduğu gerekçesiyle iptaline, davacının hesapları üzerinde bulunan blokenin kaldırılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla davacının davaya konu «teminat» mektuplarıyla olan ilişkisi açıklığa kavuşturulduktan sonra bu mektupların iptaline yönelik inceleme yapılması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16103 E. 2014/4350 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fesih protokolü · gerekçenin düzeltilmesi · lehdar · bedel iadesi · teminat mektubu · garantörlük · fesih · protokol
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalı ile müvekkili arasında nakliye ve depolama sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin «fesih protokolü» ile sonlandırıldığını ancak davalının malların eksik ve hasarlı olduğunu iddiasıyla elinde bulundurduğu, müvekkilinin «lehdarı» olduğu «teminat» mektuplarından birini nakde çevirdiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının «teminat mektubu» lehdarının teminat mektupları nedeniyle davalı muhataba borçlu olmadığının tespiti ile nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmişt …
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. .../... -2- 2- Dava, davacı «lehdar» tarafından davalı muhataba verilen «teminat» mektupları nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve nakde çevrilen «teminat mektubu» «bedelinin iadesi» istemlerine ilişkindir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile aşamalardaki savunmalarında, davacı «lehdar» tarafından verilen «teminat» mektuplarından birinin kısmen nakde çevrildiğini, diğer dört adet «teminat mektubunun» ise eldeki davanın açılmasından bir gün önce «garantör» bankaya iade edildiğini savunmuş, bu kapsamda garantör banka tarafından ilgili teminat mektuplarının «teslim» alındığına dair yazı örneğini dosya içerisine sunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar, Dairemizin 12.06.2013 günlü kararında yazılı «gerekçelerle düzeltilerek» onanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3130 E. , 2022/7056 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.02.2018 tarih ve 2014/1316 E- 2018/181 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 28.01.2021 tarih ve 2019/60 E- 2021/87 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davadışı Ekmasan Isı ve Makina San. Tic. A.Ş. arasında 28.04.2000 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca, adı geçen firmanın üstlendiği taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle, EGS Bank Mecidiyeköy Şubesi'ne ait 05.05.2000 tarihli 40027 nolu 33.300,00 TL meblağlı teminat mektubunun, aynı sözleşmenin 6. maddesi kapsamında nakde çevrilerek irad kaydedilmesi kararı alınıp Bayındırbank A.Ş.'ye 01.06.2005 tarihinde bildirildiğini, Birleşik Fon Bankası'nın 30.05.2011 tarihli yazısı ile sözkonusu teminat mektubunun nakde çevrilmediğinin bildirilmesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe ve fer'ilerine itiraz etmesiyle takibin durduğunu, banka teminat mektuplarının Yargıtay kararlarında başkasının fiilini taahhüt niteliği taşıdığının, garanti sözleşmesi oluşturduğunun kabul edildiğini, avans teminat mektuplarının ihale edilen iş için önceden hazırlık yapılması gereken hallerde, bu hazırlığa ilişkin giderleri karşılamak üzere, müteahhide ödenecek ve sonraki kesin istihkaklardan mahsup veya aynca tahsil edilecek olan avansları garanti etmek üzere verildiğini, avans teminat mektubu ile bankaların, işin sözleşme veya şartname hükümlerine uygun olarak yapılmaması halinde avansın ilgili daire veya kuruluşa geri verileceğini aksi taktirde bu paranın kendileri tarafından ödeneceğini taahhüt ettiklerini, davadışı Ekmasan Isı ve Makine Sanayi Ticaret A.Ş.
ile 28.04.2000 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca, adı geçen firmanın "üstlendiği taahhüdünü yerine getirmemesi" nedeniyle verilmiş bulunan teminat mektubunun nakde çevrilmiş olması durumu garanti eden bankaya bildirilmesine rağmen ödemede bulunulmamış olmasının hukuka ve ticaret hayatının gereklerine aykırı olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu edilen 33.300,00 TL bedelli avans teminat mektubu yanında başka bir kesin teminat mektubunun da nakte çevrilmesinin talep edildiğini, 27.06.2005 tarihli cevabi yazı ile kesin teminat mektubunda "sözleşmeye aykırılıklarda garanti edildiğinden" nakte çevrilerek davacı hesabına havale edildiğini, ancak dava konusu 33.300,00 TL avans teminat mektubu ile ilgili tazmin taleplerinin yerinde olmadığının bildirildiğini, tazmini istenen 05.05.2000 tarih ve 40027 nolu 33.300,00 TL bedelli teminat mektubunun avans teminat mektubu olması nedeniyle kesin teminat mektupları gibi borcun ifasını garanti etmediğini, müteahhidin ileride doğacak alacaklarından mahsup edilmek üzere verilen bir miktar paranın ödenmesini teminat altına aldığını, davacı tarafın tazmin talebi nedeninin "sözleşme hükümlerini yerine getirilmemesi" olduğundan, sözleşmenin icrasını temin için verilen kesin teminat mektupları olduğundan söz konusu avans teminat mektubu bu amaçla tazmin edilemeyeceğinden tazmin talebine itiraz edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı Ekmasan Isı ve Makina San Tic. A.Ş. arasında 28/04/2000 tarihli sözleşme kapsamında dava dışı firmanın yapımını üstleneceği tünel fırın otomatik yükleme ve bıçak ekipmanına ait bir kısım makine ve techizatın satın alınması ve montajı işi için davacı firma tarafından avans olarak ödenecek olan 33.300,00 TL tutarın davalı ... tarafından 05/05/2000 tarihli avans teminat mektubu ile garanti edilmesi ve mektubun nakde tahvil talebinin reddi nedeniyle davalının borçlu bulunduğu, davalı banka tarafından verilen avans teminat mektubu metninde “Bu avansın her ne sebep ve suretle olsun geri alınmasının gerekmesi halinde, protesto çekmeye, hüküm ve adı geçenin iznini almaya gerek kalmaksızın ve adı geçen ile idare arasında ortaya çıkacak herhangi bir uyuşmazlık ve bunun akıbet ve kanuni sonuçları nazarı itibara alınmaksızın yukarıda yazılı tutarı ilk yazılı talebiniz üzerine nakden ve tamamen ve talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçen günlere ait kanuni faizi ile birlikte ödeyeceğimizi garanti ederiz.” şeklinde çok açık ve net ifadeler olduğu gibi, avansın taşeron firma tarafından yapılan hangi işe mahsup edileceğine dair bir ibarenin de mektup metninde yer almadığı, dava konusu olayda davalı banka tarafından verilen avans teminat mektubunun bir avans teminat mektubu olduğu ve kat’i teminat mektubu şartlarını içermemekle birlikte, avansın tazmini konusunun da belli bir şarta bağlanmadığı, avans teminat mektubu ile avansın iadesi ve yüklenicinin sözleşmenin getirdiği yükümlülüklerini tam olarak yerine getirilmesinin garanti edilmiş olduğu, ödemenin, muhatabın sözleşme gereklerinin yerine getirilmediğinden bahisle ilk yazılı talebe bağlı tutulduğu, ilk talepte kayıtsız şartsız ödeme yükümlülüğü taşıyan teminat mektuplarında, riskin doğmadığı veya sona erdiği, hakkın kötüye kullanıldığı iddialarının garanti veren banka tarafından kanıtlanması gerektiği, muhatabın hakkını kötüye kullandığını ileri süren bankanın kesin delil-likit kanıt getirmek zorunda olduğu, avansların hak edişlerden kesilmesi yönünde bankaya karşı bir taahhüdün bulunmadığı, bu durumda davacının avans teminat mektubunun nakde dönüştürülmesi talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 33.000,00 TL asıl alacak, 61.413,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 94.413,66 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 33.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık % 11,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, kabul edilen asıl alacağın % 20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, hukukumuzda banka teminat mektupları konusunda açık bir düzenleme bulunmadığı, 6098 sayılı TBK’nın 128. maddesinde düzenlenen üçüncü kişinin fiilini üstlenme kapsamında bir tür garanti sözleşmesi olarak değerlendirildiği, garanti veren bankanın, muhatabın ödeme talebi halinde ancak zamanaşımı, sahtelik gibi kendisine ait olan def’ileri ileri sürebileceği veya teminatın ödenmemesi hususunda mahkemece verilen bir tedbir kararının bulunması halinde ödemekten kaçınabileceği, bu durumların söz konusu olmaması halinde ise, bankanın ancak ödeme talebinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğuna dair elinde likit delil bulunması halinde ödeme talebini reddedebileceği, likit delil ile kastedilenin bankanın yorumunu eklemeden ödeme talebinin dürüstlük kuralına aykırılığını ortaya koyan delil olduğu, bankanın ödeme talebini aldığında durumu derhal lehdara bildirmesi gerektiği ki, bu hususun lehdara talebin haksızlığına ilişkin kendi elindeki likit delilleri bankaya ibraz edebilme imkanı yarattığı, ilk talepte ödeme kaydını içeren teminat mektuplarında ise riskin banka üzerinde değil lehdar üzerinde olduğundan ödeme talebi halinde esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın ödeme yapılması gerektiği, teminat türlerinden olan avans teminat mektubunun amacının iş sahibinin işin süresinde bitirilmesi için yükleniciye avans olarak verdiği miktarın geri alınmasını garanti altına aldığı, yani, avans teminat mektuplarının konusunun, müteahhide veya imalatçıya verilecek avansları bir bankanın garanti etmesi olduğu, müteahhidin hak ediş bedellerinin, daha önce alınan avansa mahsup edilerek avans karşılığının ifa edilmesinin sağlandığı, avans karşılığında müteahhidin hiç hakediş düzenlememesi, işi yapmaması gibi durumlarda, teminat mektubunun nakde çevrilerek avans verenin alacağına kavuşmasının sağlandığı, ancak, avans teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiğini iddia ve ispat hakkının bankaya ait olmayıp, sözleşmenin tarafı olan lehtara aittolduğu, bankanın lehtar ile muhatap arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan itiraz ve defilere dayanarak ödeme yapmaktan kaçınamayacağı, teminat mektubunun tazmin talebinin kabulü için riskin gerçekleştiğinde dair delil sunulması zorunluluğu bulunmadığı, ancak "ilk talepte ödeme" kaydını içerse de, tazmin talebinde mutlaka lehdarın garanti edilen yükümlülüğünü yerine getirmediği hususunun belirtilmesinin zorunlu olduğu, tazmin talebinde bu yönde bir ibarenin bulunmaması halinde, bankanın tazmin sorumluluğunun doğduğundan söz edilmesinin olanaksız olduğu, somut olayda da davacının tazmin talebine ilişkin yazılarında lehtarın "taahhüdünü sözleşme şartlarına uygun şekilde yerine getiremediği" belirtilmiş olup, lehtarın "avans iade yükümlülüğünü yerine getirmediğine" dair bir ibare bulunmadığı, bu nedenle usulüne uygun bir tazmin talebinin varlığından söz edilemeyeceği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, avans teminat mektubu bedelinin tazminine ilişkindir. 05/05/2000 tarihli 40027 sayılı teminat mektubu metninde ilk yazılı talep üzerine “nakden ve tamamen ödeme” taahhüdü içerdiğinden muhatap davacıdan gelen böyle bir talebin varlığı halinde bankanın, lehtarın avans koşullarını yerine getirmediğinin kendiliğinden anlaşılması gerekmekte olup, ayrıca bir açıklamaya gerek görülmeksizin teminat mektubunu paraya çevirmesi gerektiğinden davacı tarafın icra takibine geçmekte haklı olduğunun kabulü gerekirken yazılı şekilde, karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/847648200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz