Marka tecavüzü | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5328 E. 2022/6797 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifa imkansızlığı↗ aaüt↗ nispi vekalet ücreti↗ ifa↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın markasal olarak kullandığı ... ibaresi ile davacıya ait markanın faaliyet alanı itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalinin mevcut olduğu, bu kapsamda, davalının davacı markalarına tecavüz ettiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle tecavüzün önlenmesine, yukarıda kısaca basit hesap hatasının düzeltilmesi nedeniyle markaya izafe edilen kar oranına göre davacı tarafın talep edebileceği maddi tazminat miktarının 7.966,21 TL olduğu ancak davacı talebinin 2.000,00 TL ile sınırlandırmış olduğu hususu değerlendirilerek, taleple bağlı kalınarak, bu miktara hükmedildiği, olayın oluş şekli tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek davacı yönünden zenginleşme yaratmayacak davalı yönünden ifa imkansızlığı doğurmayacak miktar olan kabul edilen 3.000,00 TL manevi tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, tecavüzün önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacının 2002/15994 ve 2006/16900 nolu markalarına davalı tarafın vaki tecavüzünün tespiti ile önlenmesine, taleple bağlı kalınarak 2.000,00 TL maddi tazminata, manevi tazminata ilişkin talebin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 3.931,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davacı lehine maddi ve manevi tazminat talepleri açısından da ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış bu nedenle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın davacı yararına aşağıdaki yazılı şekilde düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2586 E. 2020/388 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · haksız rekabet · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda2-Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, tecavüzün önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacının 2002/15994 ve 2006/16900 nolu markalarına davalı tarafın vaki tecavüzünün tespiti ile önlenmesine, taleple bağlı kalınarak 2.000,00 TL «maddi tazminata», manevi tazminata ilişkin talebin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 3.931,00 TL «nispi vekalet ücretinin» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacı lehine maddi ve manevi tazminat talepleri açısından da ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış bu nedenle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın davacı yararına aşağıdaki yazılı şekilde düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davalının eylemlerinin, davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitiyle men’ine, 3.966,92 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair verilen kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davanın haksız rekabetin tespiti ve buna dayalı «maddi-manevi tazminat» istemine ilişkin olduğu, her üç talep bakımından ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, esastan yeniden hüküm kurulmuştur.
Bu kararın davalı yan vekilince temyizi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan karar Dairemizin 19.11.2018 tarihli ilamıyla davalı yararına bozulmuş; Ankara Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada tüm dosya kapsamına göre, davalı eyleminin «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davacının tüm talepleri bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5328 E. , 2022/6797 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.05.2019 tarih ve 2018/12 E. - 2019/253 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2002/15994 numaralı "Ispartalı Çam Etli Pide Salonu+ şekil" ve 2006/16900 numaralı "Ispartalı ...+şekil" ibareli markaların sahibi olduğunu ve 1994 yılından beri ... ismiyle faaliyet gösterdiğini, davalının da aynı isimle faaliyet gösterdiğini, her ne kadar davalının da tescilli “...” markası var ise de tescil kapsamında yiyecek içecek hizmetlerinin bulunmadığını, davalının “...” adıyla faaliyet göstererek markaya tecavüz ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, men'i ile maddi ve manevi tazminat tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1990'lı yıllardan beri ... adıyla faaliyet gösterdiklerini, kullanılan ibarelerin şekil ve içerik bakımından birbirlerinden farklı olduğunu bu yüzden haksız rekabet ya da markaya tecavüz olarak nitelendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın markasal olarak kullandığı ... ibaresi ile davacıya ait markanın faaliyet alanı itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalinin mevcut olduğu, bu kapsamda, davalının davacı markalarına tecavüz ettiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle tecavüzün önlenmesine, yukarıda kısaca basit hesap hatasının düzeltilmesi nedeniyle markaya izafe edilen kar oranına göre davacı tarafın talep edebileceği maddi tazminat miktarının 7.966,21 TL olduğu ancak davacı talebinin 2.000,00 TL ile sınırlandırmış olduğu hususu değerlendirilerek, taleple bağlı kalınarak, bu miktara hükmedildiği, olayın oluş şekli tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek davacı yönünden zenginleşme yaratmayacak davalı yönünden ifa imkansızlığı doğurmayacak miktar olan kabul edilen 3.000,00 TL manevi tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, tecavüzün önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacının 2002/15994 ve 2006/16900 nolu markalarına davalı tarafın vaki tecavüzünün tespiti ile önlenmesine, taleple bağlı kalınarak 2.000,00 TL maddi tazminata, manevi tazminata ilişkin talebin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 3.931,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davacı lehine maddi ve manevi tazminat talepleri açısından da ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış bu nedenle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın davacı yararına aşağıdaki yazılı şekilde düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüne ancak kanuna uygun olmayan husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1 nolu bendinin 6. paragrafına “maddi tazminat için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin eklenerek HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 282,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/847626900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz