6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali | Kararın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4476 E. 2022/6267 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
garantörlük ortalama tüketici ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması dahili dava iltibas

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 355HMK 369

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurusu kapsamında 07. sınıftaki mal ve hizmetler bulunurken itiraza mesnet markaların 09, 13, 16, 35, 36, 38, 39, 41, 42. sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsadığı, davacının GARANTİ markalarının sahibi olduğu, davalının GARANTİ OTOPARK HİZMETLERİ şeklindeki kelime markasında markasal unsurun GARANTİ ibaresi olduğu ve ortak GARANTİ ibaresine bağlı olarak dava konusu markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK 2016-M-9667 sayılı kararının 9. sınıfta yer alan "elektrikli kaynak aparatları (kaynak elektrotları dahil)" ile 7. sınıfta yer alan "elektrikli ve gazlı kaynak makinaları, elektrikli ark kaynak cihazları, otomatik satış makinaları, elektrikli açma kapama mekanizmaları, kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan parçalar taşıtlar için yağ, yakıt ve hava filitreleri, egzosdan, egzos manifoltları, silindirler, silindir başları, pistonlar, karbüratörler, yakıt dönüşüm cihazları, enjektörler, yakıt tasarruf cihazları, pompalar, valfler, marşlar, dinamolar, bujiler, rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, anılan hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçünün, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketiciler olduğu, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiği, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimalinin daha düşük olacağı, ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanının daha dar olduğu, böyle durumlarda, küçük farklılıkların dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabileceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, iş bu dava açısından emsal alınabilecek nitelikteki, 27/10/2020 Tarih ve 2020/554 E., 2020/4475 K. sayılı kararında, “GARANTİ” ibaresinin mal ve hizmetlerin kalitesini ve hizmetin standardını göstermesi açısından tanımlayıcı bir ibare olduğu, markaların bir bütün olarak karşılaştırılması sonucunda davalının markasına eklenen ibarelerin ayırtediciliği sağladığı, hükümsüz kılınmak istenen 7. sınıf mallar bakımından davacının tanınmış markasında 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesindeki risklerin oluşmayacağı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin hükümsüzlük yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece verilen ilk kararda davalı adına tescilli 9. sınıfta yer alan "elektrikli kaynak aparatları (kaynak elektrotları dahil)" ile 7. sınıfta yer alan "elektrikli ve gazlı kaynak makinaları, elektrikli ark kaynak cihazları, otomatik satış makinaları, elektrikli açma kapama mekanizmaları, kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan parçalar: taşıtlar için yağ, yakıt ve hava filitreleri, egzosdan, egzos manifoltları, silindirler, silindir başları, pistonlar, karbüratörler, yakıt dönüşüm cihazları, enjektörler, yakıt tasarruf cihazları, pompalar, valfler, marşlar, dinamolar, bujiler, rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar" mal ve hizmetleri yönünden hükümsüzlüğe karar verilmiş, bu karar davalı şirket tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşmiş olup, Dairemizce verilen YİDK kararının iptali yönünden bozma ilamına yanlış anlam verilerek YİDK kararının iptali davasının yanında usuli müktesep hakkı ihlal edecek şekilde hükümsüzlük kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4839 E. 2020/2774 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4381 E. 2024/2050 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka Kurum kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3669 E. 2023/7579 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8358 E. 2023/2581 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/4476 E.  ,  2022/6267 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 17.03.2021 tarih ve 2020/963 E- 2021/359 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin "GARANTİ" esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "GARANTİ OTOPARK HİZMETLERİ" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPMK’na başvuruda bulunduğunu, 2015/31471 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin başta bankacılık sektörü olmak üzere emlak, spor, sanat gibi birçok sektörde tanınmış markalara sahip olduğunu, müvekkilinin markalarının ana unsuru olan “GARANTİ” ile 7.

sınıfa dahil mal ve hizmetlerin tescili ve kullanılmasının markanın ayırt ediciliğini zedeleyeceğini, müvekkilinin “GARANTİ” markası ile benzer olan ve karıştırılma ihtimali bulunan “GARANTİ OTOPARK HİZMETLERİ” markasının tescili halinde marka sahibinin haksız yarar sağlamasının muhtemel olduğunu ileri sürerek 2016-M-9667 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili, davacı şirketin bankacılık alanında kendi beyanlarına göre tanınmış bir marka olduğunu ancak davalı şirketin otopark alanında marka tescili talep etmesinin hiçbir şekilde iltibas içermediğini, ayrı sektörler olduğunu, dava konusu markalar arasında ne kelime olarak, ne tasarım olarak ne de yazım karakteri olarak benzer unsur olmadığını, iki marka arasında iltibas uyandırabilecek hiçbir unsur olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurusu kapsamında 07. sınıftaki mal ve hizmetler bulunurken itiraza mesnet markaların 09, 13, 16, 35, 36, 38, 39, 41, 42. sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsadığı, davacının GARANTİ markalarının sahibi olduğu, davalının GARANTİ OTOPARK HİZMETLERİ şeklindeki kelime markasında markasal unsurun GARANTİ ibaresi olduğu ve ortak GARANTİ ibaresine bağlı olarak dava konusu markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK 2016-M-9667 sayılı kararının 9. sınıfta yer alan "elektrikli kaynak aparatları (kaynak elektrotları dahil)" ile 7. sınıfta yer alan "elektrikli ve gazlı kaynak makinaları, elektrikli ark kaynak cihazları, otomatik satış makinaları, elektrikli açma kapama mekanizmaları, kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan parçalar taşıtlar için yağ, yakıt ve hava filitreleri, egzosdan, egzos manifoltları, silindirler, silindir başları, pistonlar, karbüratörler, yakıt dönüşüm cihazları, enjektörler, yakıt tasarruf cihazları, pompalar, valfler, marşlar, dinamolar, bujiler, rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar" mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, anılan hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçünün, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketiciler olduğu, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiği, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimalinin daha düşük olacağı, ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanının daha dar olduğu, böyle durumlarda, küçük farklılıkların dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabileceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, iş bu dava açısından emsal alınabilecek nitelikteki, 27/10/2020 Tarih ve 2020/554 E., 2020/4475 K.

sayılı kararında, “GARANTİ” ibaresinin mal ve hizmetlerin kalitesini ve hizmetin standardını göstermesi açısından tanımlayıcı bir ibare olduğu, markaların bir bütün olarak karşılaştırılması sonucunda davalının markasına eklenen ibarelerin ayırtediciliği sağladığı, hükümsüz kılınmak istenen 7. sınıf mallar bakımından davacının tanınmış markasında 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesindeki risklerin oluşmayacağı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin hükümsüzlük yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece verilen ilk kararda davalı adına tescilli 9. sınıfta yer alan "elektrikli kaynak aparatları (kaynak elektrotları dahil)" ile 7. sınıfta yer alan "elektrikli ve gazlı kaynak makinaları, elektrikli ark kaynak cihazları, otomatik satış makinaları, elektrikli açma kapama mekanizmaları, kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan parçalar: taşıtlar için yağ, yakıt ve hava filitreleri, egzosdan, egzos manifoltları, silindirler, silindir başları, pistonlar, karbüratörler, yakıt dönüşüm cihazları, enjektörler, yakıt tasarruf cihazları, pompalar, valfler, marşlar, dinamolar, bujiler, rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar" mal ve hizmetleri yönünden hükümsüzlüğe karar verilmiş, bu karar davalı şirket tarafından istinaf edilmeyerek kesinleşmiş olup, Dairemizce verilen YİDK kararının iptali yönünden bozma ilamına yanlış anlam verilerek YİDK kararının iptali davasının yanında usuli müktesep hakkı ihlal edecek şekilde hükümsüzlük kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali, tescili halinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

Mülga 556 sayılı KHK 53. maddesinde "Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun, 47 ila 52'nci maddelerinde belirtilen itiraz işlemleri ile ilgili kesinleşen kararlarına karşı, kesinleşen kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yekili mahkemede dava açılabileceği" düzenlenmiştir.

Y.İ.D.K kararının tebliği üzerine yasal sürede açılan davada, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile yargılama aşamasında tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesi istenmiştir.

Dava tarihi itibariyle marka henüz davalı şirket adına tescil edilmiş değildir.

Tescilin önlenmesi yönünde verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından, kurumca işlemler tamamlanarak marka, yargılama sırasında davalı adına tescil edilmiştir.

Eldeki dava, Y.İ.D.K kararının iptali istemine ilişkin olup, davadaki hükümsüzlük talebi yargılama sırasında tescilin gerçekleşmesi haline münhasır fer'i bir taleptir. Fer'i talebin akıbeti, asıl talep olan YİDK kararının iptali talebinin sonucuna bağlıdır.

[…]H.K 42 maddesinde ifade edilen müstakil bir hükümsüzlük davası değildir.

K.H.K da bu konuda açık bir hüküm bulunmamakla birlikte yargılama sırasında yürürlüğe giren 6769 sayılı SMK 162 maddesinde "Kurul kararlarının iptali veya hükümsüzlük istemli davalarda verilen kararların kesinleşmedikçe icra edilemeyeceği, bu hükmün ilamın fer'ileri hakkında da uygulanacağı" düzenlenmiştir.

Eldeki davanın, YİDK kararının iptali talebine ilişkin bulunması, yargılama sırasında markanın tescili halinde hükümsüz kılınmasına ilişkin talebin fer'i bir talep niteliğinde olması karşısında, YİDK kararı iptal edilmediği sürece bu karara dayanılarak gerçekleştirilen tescilinde hükümsüz kılınması mümkün değildir.

Açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/847303600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.