Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8982 E. 2013/12375 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız eylem↗ hakkaniyet↗ ciro↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ürettiği çamaşır suyu ürününde kendi markasını tescil edildiği gibi kullanmayıp, davacının markası ile karışabilecek biçimde ve davacının tescillenmiş şişe tasarımına benzer bir şişe tasarımı ile kullandığının belirlendiği, davalının tescilli markasının tescil edildiği şekil ve yazı unsurları içinde “Klor” tali unsurunun yer almadığı, davalının markasının ayırt edici karakterini bozduğu, dolayısıyla tescilsiz marka kullandığı, davalının ürettiği ürünlerin de davacı ürünlerine göre kalitesiz olduğu, dolayısıyla davacının marka itibarının da zarara
uğradığı, haksız eylemin zaman içinde devam ediyor olması ve özellikle markaya tecavüzün aynı zamanda suç teşkil etmesi nedeniyle davalının zamanaşımı savunmasının yerinde görülmediği, davalının eyleminin marka ve tasarıma tecavüz oluşturduğu ve aynı zamanda haksız rekabet niteliği taşıdığı sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin, davacıya ait marka ve tasarım haklarına tecavüz oluşturur mahiyette eylemlerinin ve haksız rekabetinin tespitine, tecavüzlü ürünlerin, ambalajların, etiketlerin ve tüm tecavüzlü ticari tanıtım araç ve gereçlerinin toplanmasına, tecavüzlü ürün ve malzemelerin imhasına, hüküm özetinin gazetede ilanına, 39.948,89 TL maddi tazminat ile takdiren 1.000,00 TL itibar tazminatının ve 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, tescilli markaya ve tasarıma yapılan tecavüz ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini ile fer'i istemlere ilişkindir. Davacı maddi tazminat istemini 556 sayılı KHK'nin 66/c maddesine dayandırmış, buna göre, davalının marka ve tasarımı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre maddi tazminatın belirlenmesini istemiştir. Bu konuda emsal bir lisans anlaşması sunulamamıştır. Lisans bedelinin tespiti için bu durumda somut olayın özellikleri ve şartları dikkate alınacaktır. Mahkemece, bilirkişi kurulunun davacı şirketin davaya konu ihlale uğrayan çamaşır suyu ürününe yönelik elde ettiği cirosu esas alınarak, bu ciroya %4 olarak takdir edilen oranın uygulanması suretiyle hesaplanan 39.948,89 TL'nin lisans bedeli olarak kabulü ile maddi tazminat karşılığı olarak hüküm altına alınmıştır.Lisans bedeli hesaplanırken sadece davacının ihlalin yapıldığı yıldaki cirosu göz önüne alınmış, buna göre davalının ödemesi gereken lisans bedeli belirlenmiştir. Davacının cirosu esas alınarak belirlenen lisans bedelinin 39.948,89 TL olmasına karşın, davalının ihlale konu yılda ihlal ettiği ürüne yönelik cirosu 1.081,69 TL'dir. Bu durumda lisans bedeli hesaplanırken sadece marka hakkı sahibinin cirosu, elde ettiği kazancın değil, davalının cirosu, üretim ve satış kapasitesi, satabileceği ürün miktarı da nazara alınarak davalının ticari iş ve işlem hacmine uygun bir bedelin belirlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, somut olayın özelliklerine, davalının cirosuna, üretim ve satış kapasitesine, elde ettiği gelire göre ödemesi gerekli, hakkaniyete ve menfaatler dengesine uygun, makul bir miktarın lisans bedeli olarak tespiti ile hüküm altına alınması gerekirken, davalının bu konuda ileri sürdüğü itirazlar nazara alınmadan yazılı şekilde davacı cirosu esas alınarak hesaplanan ve somut olayın özelliklerine uygun bulunmayan miktarın lisans bedeli olarak tespiti ile bu miktar maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2960 E. 2012/4199 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsil cirosu · husumet yokluğu · çek · husumet
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından çekin davalı şirketin ortağı olan ...isimli kişiye verildiği bu kişinin çeki «tahsil cirosu» ile davalı şirkete verdiği ve «çek» bedelinin davalı şirket tarafından tahsil edildiği, taraflar arasında çek verilmesini gerektirir bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce bozul …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14066 E. 2013/16864 K.
Ortak:hakkaniyet · ciro · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… ıyla tescilsiz marka kullandığı, davalının ürettiği ürünlerin de davacı ürünlerine göre kalitesiz olduğu, dolayısıyla davacının marka itibarının da zarara uğradığı, «haksız eylemin» zaman içinde devam ediyor olması ve özellikle markaya tecavüzün aynı zamanda suç teşkil etmesi nedeniyle davalının «zamanaşımı» savunmasının yerinde görülmediği, davalının eyleminin marka ve tasarıma tecavüz oluşturduğu ve aynı zamanda «haksız rekabet» niteliği taşıdığı sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin, davacıya ait marka ve tasarım haklarına tecavüz oluşturur mahiyette eylemlerinin ve haksız rekabetinin tespitine, tecavüzlü ürünlerin, ambalajların, etiketlerin ve tüm tecavüzlü ticari tanıtım araç ve gereçlerinin toplanmasına, tecavüzlü ürün ve malzemelerin imhasına, hüküm özetinin gazetede «ilanına», 39.948,89 TL «maddi tazminat» ile takdiren 1.000,00 TL itibar tazminatının ve 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline, f …
Mahkemece, bilirkişi kurulunun davacı şirketin davaya konu ihlale uğrayan çamaşır suyu ürününe yönelik elde ettiği cirosu esas alınarak, bu «ciroya» %4 olarak takdir edilen oranın uygulanması suretiyle hesaplanan 39.948,89 TL'nin lisans bedeli olarak kabulü ile «maddi tazminat» karşılığı olarak hüküm altına alınmıştır.Lisans bedeli hesaplanırken sadece davacının ihlalin yapıldığı yıldaki cirosu göz önüne alınmış, buna göre davalının ödeme …
Bu itibarla, somut olayın özelliklerine, davalının cirosuna, üretim ve satış kapasitesine, elde ettiği gelire göre ödemesi gerekli, «hakkaniyete» ve menfaatler dengesine uygun, makul bir miktarın lisans bedeli olarak tespiti ile hüküm altına alınması gerekirken, davalının bu konuda ileri sürdüğü itirazlar nazara alınmadan yazılı şekilde davacı cirosu esas alınarak hesaplanan ve somut olayın özelliklerine uygun bulunmayan miktarın lisans bedeli olarak tespiti ile bu miktar «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… osya kapsamına göre; davalının, davacının geçerli olan tasarım tescil ve faydalı model belgelerine tecavüzde bulunduğu, fiilin ayrıca TTK'nın 57/5. maddesi uyarınca «haksız rekabet» fiilini de oluşturduğu, bilirkişi tarafından lisans bedeli daha yüksek hesaplanmış ise de tasarıma ve faydalı modele konu ürünlerin büyük şehirlerde pek çok kuruluş ve iş yerinde çok sayıda kullanıldığı ve lisans işlem sayısının çok olabileceğinden dava tarihi itibariyle ve BK'nın 42. ve 43. maddeleri de nazara alınarak, her iki dosyada talep edilen miktarın 30.000,00 TL olarak kabulünün uygun olduğu, her iki davada her bir gerçek kişi davacı için toplam 2.000,00'er TL manevi tazminatın hüküm altına alınması gerektiği sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davalar yönünden davanın kısmen kabulü ile davacılar... ve ... adına tescilli endüstriyel tasarım tescil belgesi ile faydalı model belgesine davalının tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti ile men ve re'fi ne, takdiren 30.000,00 TL maddi ve davacılar... ve ... için 2.000,00'er TL manevi tazminatın «ıslah» tarihi olan 28.10.2010 tarihinden itibaren işletilecek «ticari faizi» ile davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talepler ile diğer taleplerin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle gazetede bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
… u ürüne ilişkin cirosuna, gerekse davalının tecavüze konu ürününün cirosuna, üretim ve satış kapasitesine, elde ettiği veya edebileceği gelire göre ödemesi gereken, «hakkaniyete» ve menfaatler dengesine uygun bir miktarın lisans bedeli olarak tespiti ile hüküm altına alınması gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan yapılan hesaplama sonucu bulunan miktardan takdire dayalı olarak yazılı şekilde «maddi tazminata» karar verilmesi yerinde olmadığından maddi tazminata ilişkin olarak verilen kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
… içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile «ıslah» istemine yönelik olarak davalı tarafından yasal süresi içinde ileri sürülmeyen «zamanaşımı def»'ine davacılar tarafından bu nedenle karşı çıkılmış olmasına göre, zamanaşımı def'inin reddinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığından taraf vekillerinin aşağıd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · zamanaşımı def'i · def'i · ıslah · dosya masrafı
Benzer bu kararda… osya kapsamına göre; davalının, davacının geçerli olan tasarım tescil ve faydalı model belgelerine tecavüzde bulunduğu, fiilin ayrıca TTK'nın 57/5. maddesi uyarınca «haksız rekabet» fiilini de oluşturduğu, bilirkişi tarafından lisans bedeli daha yüksek hesaplanmış ise de tasarıma ve faydalı modele konu ürünlerin büyük şehirlerde pek çok kuruluş ve iş yerinde çok sayıda kullanıldığı ve lisans işlem sayısının çok olabileceğinden dava tarihi itibariyle ve BK'nın 42. ve 43. maddeleri de nazara alınarak, her iki dosyada talep edilen miktarın 30.000,00 TL olarak kabulünün uygun olduğu, her iki davada her bir gerçek kişi davacı için toplam 2.000,00'er TL manevi tazminatın hüküm altına alınması gerektiği sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davalar yönünden davanın kısmen kabulü ile davacılar... ve ... adına tescilli endüstriyel tasarım tescil belgesi ile faydalı model belgesine davalının tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti ile men ve re'fi ne, takdiren 30.000,00 TL maddi ve davacılar... ve ... için 2.000,00'er TL manevi tazminatın «ıslah» tarihi olan 28.10.2010 tarihinden itibaren işletilecek «ticari faizi» ile davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talepler ile diğer taleplerin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin «masrafı» davalıdan alınmak suretiyle gazetede bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
… içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile «ıslah» istemine yönelik olarak davalı tarafından yasal süresi içinde ileri sürülmeyen «zamanaşımı def»'ine davacılar tarafından bu nedenle karşı çıkılmış olmasına göre, zamanaşımı def'inin reddinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığından taraf vekillerinin aşağıd …
3- Öte yandan, asıl ve birleşen davalarda istenen maddi ve manevi tazminat miktarları için faiz isteminde bulunulmamış ise de davacı taraf yaptığı «ıslah» ile tüm tazminatlara tecavüz tarihinden itibaren «ticari faiz» yürütülmesini istemiş olup, temyiz isteminde de dava ile istenilen miktarlara dava tarihinden, ıslah ile artırılan miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürüt …
Bu durumda, hüküm altına alınan tüm maddi ve manevi tazminatlara «ıslah» tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de yerinde olmayıp, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2743 E. 2015/3734 K.
Ortak:ciro
İncelediğiniz karardaMahkemece, bilirkişi kurulunun davacı şirketin davaya konu ihlale uğrayan çamaşır suyu ürününe yönelik elde ettiği cirosu esas alınarak, bu «ciroya» %4 olarak takdir edilen oranın uygulanması suretiyle hesaplanan 39.948,89 TL'nin lisans bedeli olarak kabulü ile «maddi tazminat» karşılığı olarak hüküm altına alınmıştır.Lisans bedeli hesaplanırken sadece davacının ihlalin yapıldığı yıldaki cirosu göz önüne alınmış, buna göre davalının ödeme …
Benzer bu karardaMahkemece, bankaların mal veya emtia satan değil kredi kullandıran kuruluşlar olması sebebiyle müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle müşterilerinden «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olmadıkları, bu ciroların olsa olsa «rehin cirosu» oldukları, çekin rehin cirosu ile devrinin mümkün olmadığı, rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Çek metninden ve ayrıca dosyaya «ibraz» edilen delillerden, ihtiyati hacze dayanak teşkil çekin, «rehin» cirosuyla «ihtiyati haciz» isteyen bankaya verildiğine ilişkin ek bir bilgi bulunmamasına rağmen, bankaya yapılan «cironun» «rehin cirosu» olduğunun kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin cirosu · tahsil cirosu · rehin · hamil · ihtiyati haciz · temlik · haciz · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, bankaların mal veya emtia satan değil kredi kullandıran kuruluşlar olması sebebiyle müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle müşterilerinden «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olmadıkları, bu ciroların olsa olsa «rehin cirosu» oldukları, çekin rehin cirosu ile devrinin mümkün olmadığı, rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Çek metninden ve ayrıca dosyaya «ibraz» edilen delillerden, ihtiyati hacze dayanak teşkil çekin, «rehin» cirosuyla «ihtiyati haciz» isteyen bankaya verildiğine ilişkin ek bir bilgi bulunmamasına rağmen, bankaya yapılan «cironun» «rehin cirosu» olduğunun kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, karşılıksız çıkan çeke dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1062 E. 2015/2176 K.
Ortak:ciro
İncelediğiniz karardaMahkemece, bilirkişi kurulunun davacı şirketin davaya konu ihlale uğrayan çamaşır suyu ürününe yönelik elde ettiği cirosu esas alınarak, bu «ciroya» %4 olarak takdir edilen oranın uygulanması suretiyle hesaplanan 39.948,89 TL'nin lisans bedeli olarak kabulü ile «maddi tazminat» karşılığı olarak hüküm altına alınmıştır.Lisans bedeli hesaplanırken sadece davacının ihlalin yapıldığı yıldaki cirosu göz önüne alınmış, buna göre davalının ödeme …
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, çekin «rehin cirosu» ile devrinin mümkün olmadığı, rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği, talebin çeke dayalı olduğu ve çekin «ihtiyati haciz» talep edene rehin cirosuyla geçtiği, esasen bankaların müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olamayacağı çünkü, bankaların mal/emtia satan değil, kredi kullandıran kuruluşlar olup, kredinin «teminatı» olmak üzere kredi müşterilerinden ciro yoluyla çekleri aldıkları ve bu ciroların da olsa olsa rehin cirosu olacağı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin cirosu · tahsil cirosu · i̇i̇k 257 · rehin · hamil · ihtiyati haciz · temlik · haciz
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, çekin «rehin cirosu» ile devrinin mümkün olmadığı, rehin cirosu ile çeke «hamil» olana çekin bir hak bahşetmeyeceği, talebin çeke dayalı olduğu ve çekin «ihtiyati haciz» talep edene rehin cirosuyla geçtiği, esasen bankaların müşterilerine kullandırdığı krediler nedeniyle «ciro» yoluyla edindikleri çeklerin «temlik» veya «tahsil cirosu» olamayacağı çünkü, bankaların mal/emtia satan değil, kredi kullandıran kuruluşlar olup, kredinin «teminatı» olmak üzere kredi müşterilerinden ciro yoluyla çekleri aldıkları ve bu ciroların da olsa olsa rehin cirosu olacağı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine k …
Ancak, «ihtiyati haciz» istemine konu çekte, ihtiyati haciz talep eden «temlik» cirosuyla «hamil» olup, çeki «rehin» cirosuyla aldığına dair bir beyanı da bulunmadığından ve «çek» üzerinde «rehin cirosu» da olmadığından, mahkemece İİK'nın «257». maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu nazara alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, çeke dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8982 E. , 2013/12375 K.
TESCİLLİ MARKA VE TASARIMA TECAVÜZ
HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİ
LİSANS BEDELİNE GÖRE MADDİ TAZMİNAT
LİSANS BEDELİNİN BELİRLENMESİ
MARKALARIN KORUNMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (556) Madde 66
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/03/2011 tarih ve 2010/84-2011/53 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.06.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çamaşır suyu sektöründe tanınmış ve bilinen “Klorak” markalı ürünün üreticisi olup, anılan markanın müvekkili adına tescilli bulunduğunu, davalının müvekkiline ait olan ve koruma altında bulunan “Klorak” markası ile iltibas yaratacak şekilde “Aydora Klor” markası ile çamaşır suyu ürünü satması sonucu müvekkilinin markasının ününden haksız olarak yararlandığını, müvekkiline ait olan “Klorak” markalı ürünün şişesinin tasarımının da tescilli olduğunu, davalının müvekkiline ait tescilli tasarımı kullandığını, davalının eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini, davalının müvekkiline ait tescilli marka ve tasarım haklarına yaptığı tecavüz nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi zarar karşılığını davalının marka ve tasarımı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin maddi zararının dışında manevi zarar ve itibar zararının da oluştuğunu, davalının iltibasa yol açan ürünü ile müvekkiline ait “Klorak” markalı ürünün aynı kalitede olmadığını, bu nedenle müvekkilinin piyasada sağladığı ün ve itibarın da zarar gördüğünü ileri sürerek, 30.000,00 TL manevi tazminat, 10.000,00 TL itibar tazminatı olmak üzere toplam 40.000,00 TL ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu 39.948,89 TL maddi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davalının marka ve/veya endüstriyel tasarım hakkına tecavüz teşkil eden ve/veya haksız rekabet oluşturan tüm faaliyetlerinin durdurulmasına, davalı şirketin iltibasa neden olan ürünlerinin imhasına ve kararın yayın yolu ile duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kendi tescilli markası olan “Aydora Temizliğin Gücü” markası ile üretmiş olduğu çamaşır sularının satışını yaptığını, ürünler arasında iltibas bulunmadığını, müvekkilinin davacı tarafından tescilli olduğu iddia edilen şişeyi de kullanmadığını, haksız rekabet sayılabilecek hiçbir eylem ve davranışının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ürettiği çamaşır suyu ürününde kendi markasını tescil edildiği gibi kullanmayıp, davacının markası ile karışabilecek biçimde ve davacının tescillenmiş şişe tasarımına benzer bir şişe tasarımı ile kullandığının belirlendiği, davalının tescilli markasının tescil edildiği şekil ve yazı unsurları içinde “Klor” tali unsurunun yer almadığı, davalının markasının ayırt edici karakterini bozduğu, dolayısıyla tescilsiz marka kullandığı, davalının ürettiği ürünlerin de davacı ürünlerine göre kalitesiz olduğu, dolayısıyla davacının marka itibarının da zarara
uğradığı, haksız eylemin zaman içinde devam ediyor olması ve özellikle markaya tecavüzün aynı zamanda suç teşkil etmesi nedeniyle davalının zamanaşımı savunmasının yerinde görülmediği, davalının eyleminin marka ve tasarıma tecavüz oluşturduğu ve aynı zamanda haksız rekabet niteliği taşıdığı sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin, davacıya ait marka ve tasarım haklarına tecavüz oluşturur mahiyette eylemlerinin ve haksız rekabetinin tespitine, tecavüzlü ürünlerin, ambalajların, etiketlerin ve tüm tecavüzlü ticari tanıtım araç ve gereçlerinin toplanmasına, tecavüzlü ürün ve malzemelerin imhasına, hüküm özetinin gazetede ilanına, 39.948,89 TL maddi tazminat ile takdiren 1.000,00 TL itibar tazminatının ve 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, tescilli markaya ve tasarıma yapılan tecavüz ile haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini ile fer'i istemlere ilişkindir. Davacı maddi tazminat istemini 556 sayılı KHK'nin 66/c maddesine dayandırmış, buna göre, davalının marka ve tasarımı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre maddi tazminatın belirlenmesini istemiştir. Bu konuda emsal bir lisans anlaşması sunulamamıştır. Lisans bedelinin tespiti için bu durumda somut olayın özellikleri ve şartları dikkate alınacaktır. Mahkemece, bilirkişi kurulunun davacı şirketin davaya konu ihlale uğrayan çamaşır suyu ürününe yönelik elde ettiği cirosu esas alınarak, bu ciroya %4 olarak takdir edilen oranın uygulanması suretiyle hesaplanan 39.948,89 TL'nin lisans bedeli olarak kabulü ile maddi tazminat karşılığı olarak hüküm altına alınmıştır.Lisans bedeli hesaplanırken sadece davacının ihlalin yapıldığı yıldaki cirosu göz önüne alınmış, buna göre davalının ödemesi gereken lisans bedeli belirlenmiştir.
Davacının cirosu esas alınarak belirlenen lisans bedelinin 39.948,89 TL olmasına karşın, davalının ihlale konu yılda ihlal ettiği ürüne yönelik cirosu 1.081,69 TL'dir. Bu durumda lisans bedeli hesaplanırken sadece marka hakkı sahibinin cirosu, elde ettiği kazancın değil, davalının cirosu, üretim ve satış kapasitesi, satabileceği ürün miktarı da nazara alınarak davalının ticari iş ve işlem hacmine uygun bir bedelin belirlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, somut olayın özelliklerine, davalının cirosuna, üretim ve satış kapasitesine, elde ettiği gelire göre ödemesi gerekli, hakkaniyete ve menfaatler dengesine uygun, makul bir miktarın lisans bedeli olarak tespiti ile hüküm altına alınması gerekirken, davalının bu konuda ileri sürdüğü itirazlar nazara alınmadan yazılı şekilde davacı cirosu esas alınarak hesaplanan ve somut olayın özelliklerine uygun bulunmayan miktarın lisans bedeli olarak tespiti ile bu miktar maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/84394300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz