İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3263 E. 2022/7176 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın geri alınması↗ kredi kartı üyelik sözleşmesi↗ hmk 344↗ muhtıra↗ itirazın iptali davası↗ kamu düzenine aykırılık↗ yargılama giderleri↗ icra takibine itiraz↗ istinaf incelemesi↗ genel kredi sözleşmesi↗ kamu düzeni↗ iptal davası↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre,davanın konusunu oluşturan Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14149 E. ve 14150 E. Sayılı dosyaları ile başlatılan icra takipleri dolayısıyla davalının, dava açıldıktan sonra 70.000,00 TL ödeme yaptığını bildirdiği, Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14150 sayılı dosya borcu tamamen tahsil edildiği, Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14149 sayılı dosyasında ise icra dosyalarındaki borç için taahhütte bulunduğu gerekçesiyle davacı tarafın asıl talebi olan itirazın iptali ve takibin devamına yönelik talep bakımından davanın konusuz kaldığı, ancak icra inkar tazminatı ve yargılama harç ve giderleri bakımından ise talebin devam ettiği gerekçesiyle dava edilen miktarın % 20'si oranında icra inkar tazminatına, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri bakımından davalı tarafın sorumlu tutulmasına karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, davacı vekilinin istinaf itirazı dava konusu Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/14149 sayılı takibe itirazın iptali hakkında verilen karara yönelik olduğundan istinaf incelemesi sadece Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/14149 sayılı takibe itirazın iptali hakkında verilen karar hakkında yapıldığı, dava konusu Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/14150 sayılı takibe itirazın iptali hakkında verilen kararla ilgili herhangi bir istinaf incelemesi yapılmadığı, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/14149 sayılı takip dosyasına itirazın iptali yönünden konusuz kaldığı, dava şartının yargılama aşamasında ortadan kalkması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gözetilerek konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik bir istinaf itirazı bulunmadığı,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık nedeniyle kabulüne, sair istinaf itirazlarının kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istinaf talebi gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının dava konusu Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/14149 sayılı icra takip dosyasına itirazın iptali hakkında verilen karar yönünden kaldırılmasına, davalının yargılama aşamasında Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/14149 sayılı icra takibine itirazını geri aldığı, itirazın iptali davasının anılan icra dosyası yönünden itirazın geri alınması nedeniyle konusuz kaldığı gözetilerek dava konusu Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/14149 sayılı icra takibine itirazın iptali davası konusuz kaldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, alacak likit bulunduğundan davacı yararına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kredi sözleşmesinden ve kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu karara yönelik istinaf istemi Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmiştir. Davalı vekilinin 28.07.2020 tarihli dilekçesinde, her ne kadar “Konu” kısmı itibariyle cevap dilekçesi olduğu açıklansa da, “İstem ve Sonuç” kısmındaki “Davanın Reddi” istemi yanında dilekçenin bir bütün olarak incelenmesinde, yerel mahkeme kararına yönelik istinaf dilekçesi mahiyetinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında istinaf mahkemesince HMK’nin 344. maddesi uyarınca gerekli harçların ikmali için meşruhatlı muhtıra tebliğ edilerek harçların tamamlanmasına göre davalının dilekçesinin istinaf istemi olarak değerlendirilerek inceleme yapılması gerekirken davalının dilekçesinin değerlendirilmemesi doğru görülmemiş, bu yönü ile kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebebi ve şekline göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Istinaf isteminden vazgeçmiş sayılma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/85 E. 2021/463 K.
Ortak:muhtıra
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında istinaf mahkemesince HMK’nin 344. maddesi uyarınca gerekli harçların ikmali için meşruhatlı «muhtıra» tebliğ edilerek harçların tamamlanmasına göre davalının dilekçesinin istinaf istemi olarak değerlendirilerek inceleme yapılması gerekirken davalının dilekçesinin değerlendirilmemesi doğru görülmemiş, bu yönü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBunun üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce, gerekli harçların ikmali için dosya İlk Derece Mahkemesine iade edilmiş, İlk Derece Mahkemesi'nce de HMK’nin 344. maddesi uyarınca gerekli harçların ikmali için meşruhatlı «muhtıra» tebliğ edilmiş, süresi içinde harçların yatırılmaması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince «istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf isteminden vazgeçmiş sayılma · vazgeçmiş sayılma · adli yardım talebinin reddi · adli yardım talebi · adli yardım · yetki
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı davalılar vekilince «adli yardım» talepli olarak istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nce «adli yardım talebinin reddine» karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan itiraz da reddedilmek suretiyle adli yardım talebinin reddi kararı kesinleşmiştir.
Bunun üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce, gerekli harçların ikmali için dosya İlk Derece Mahkemesine iade edilmiş, İlk Derece Mahkemesi'nce de HMK’nin 344. maddesi uyarınca gerekli harçların ikmali için meşruhatlı «muhtıra» tebliğ edilmiş, süresi içinde harçların yatırılmaması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince «istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen «istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına» dair kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ancak, anılan Kanun hükmü uyarınca bu hususta görev ve «yetki» İlk Derece Mahkemesi'ne ait olup, İlk Derece Mahkemesi'nce verilen bu yöndeki kararlara karşı da HMK’nin 346/2. maddesi uyarınca bir haftalık süre içerisinde istinaf isteminde bulunulması halinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce gerekli inceleme yapılarak bir karar verilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7911 E. 2013/22727 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap mutabakatı · hesap mutabakatı · haksız fesih · franchise sözleşmesi · çerçeve sözleşme · mutabakat · cari hesap · fesih
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin 24.09.2012 tarih ve 2012/10689-14149 sayılı ilamına da dayanılmak suretiyle uyuşmazlığın dayanağı olan «franchise sözleşmesinin» bir «çerçeve sözleşme» niteliğinde olması nedeniyle genel hükümlere tabi olup, «uyuşmazlık konusu» alacağın belirlenmesi için de 556 sayılı KHK'nın uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmadığından bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de, mahkeme kararında belirtilen ve Dairemizin 24.09.2012 tarihli ilamına konu olan taraflar arasındaki uyuşmazlık aynı sözleşmeden kaynaklanmakla beraber aynı sözleşmenin farklı hukuki sonuçlar doğuran hükümleri içermesi ve bahsi geçen karara konu ihtilafın «cari hesap mutabakatı» ile ilgili olması nedeniyle görev bakımından işbu davada emsal olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.
Bu bakımdan işbu davaya konu somut uyuşmazlıkta «haksız fesih» iddiasına dayalı olarak, 30.10.2009 tarihli «franchise sözleşmesi» kapsamındaki marka hakkının kullanılmasına yönelik lisans sözleşmesinden kaynaklanan bedelin «istirdadının» istenildiği, söz konusu lisans sözleşmesinin 556 sayılı KHK'nın 20. vd. maddelerinde düzenlendiği hususu dikkate alınarak, uyuşmazlığın anılan KHK'dan kaynaklandığı gözönüne alınmak suretiyle işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «franchise sözleşmesi» davalılara ait markanın kullanım hakkını da kapsıyor ise de sözleşmenin alım-satım, eğitim, hizmet, vekalet gibi diğer unsurları da içerdiği, taraflar arasındaki a …
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalılarla yapılan 30.10.2009 tarihli «franchise sözleşmesi» uyarınca davalılara ait "PİDEMİZ" ve "KUKLA" markalarının kullanım hakkını edindiğini, ancak söz konusu franchise sözleşmesinin karşı tarafça haksız olarak feshi nedeniyle bu sözleşmeye dayalı olarak ödenen toplam 48.750 TL marka kullanım bedelinin «istirdadını» ve yine haksız feshe dayalı olarak maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. HD 2010/7965/2010/9455
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7965 E. 2010/9455 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3263 E. , 2022/7176 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.06.2020 tarih ve 2019/266 E.- 2020/204 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.11.2020 tarih ve 2020/1043 E. - 2020/1141 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davacı banka ile dava dışı ... arasında 20/09/2017 tarihli GKS ve şirket kredi kartı / kobi kart üyelik ve kredi sözleşmesi imzalandığını, bu kredi nedeniyle adı geçenin 630.500,00 TL tutarında kredi kullandığını, davalı ...'nin ise bu kredinin 700.000,00 TLlik kısmına müteselsil olarak kefil olduğunu, borçlunun sözleşmedeki plana uygun olarak ödeme yapmaması nedeniyle davacı banka tarafından yasanın gerektirdiği şartlara uygun olarak 24/04/2018 ve 22/06/2018 tarihinde Ankara 3. Noterliği eliyle muacceliyet ihtarnamesi çekildiğini, verilen süreye rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedenle Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14149 E. ve 14150 E. Sayılı iki farklı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, söz konusu icra dosyalarına itirazın iptali ve takiplerin devamına, ayrıca % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, 20/09/2017 tarihli şirket kredi kartı / kobi üyelik ve kredi sözleşmesinde davalının imzasının bulunmadığını, dolayısıyla söz konusu sözleşme açısından kefalet iradesinin olmadığını, sorumlu tutulamayacağını, diğer yandan 2018/14149 E. Sayılı dosyasında ise alacağın müvekkili açısından muaccel olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre,davanın konusunu oluşturan Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14149 E. ve 14150 E. Sayılı dosyaları ile başlatılan icra takipleri dolayısıyla davalının, dava açıldıktan sonra 70.000,00 TL ödeme yaptığını bildirdiği, Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14150 sayılı dosya borcu tamamen tahsil edildiği, Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14149 sayılı dosyasında ise icra dosyalarındaki borç için taahhütte bulunduğu gerekçesiyle davacı tarafın asıl talebi olan itirazın iptali ve takibin devamına yönelik talep bakımından davanın konusuz kaldığı, ancak icra inkar tazminatı ve yargılama harç ve giderleri bakımından ise talebin devam ettiği gerekçesiyle dava edilen miktarın % 20'si oranında icra inkar tazminatına, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri bakımından davalı tarafın sorumlu tutulmasına karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, davacı vekilinin istinaf itirazı dava konusu Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/14149 sayılı takibe itirazın iptali hakkında verilen karara yönelik olduğundan istinaf incelemesi sadece Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/14149 sayılı takibe itirazın iptali hakkında verilen karar hakkında yapıldığı, dava konusu Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/14150 sayılı takibe itirazın iptali hakkında verilen kararla ilgili herhangi bir istinaf incelemesi yapılmadığı, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/14149 sayılı takip dosyasına itirazın iptali yönünden konusuz kaldığı, dava şartının yargılama aşamasında ortadan kalkması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gözetilerek konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği, davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik bir istinaf itirazı bulunmadığı,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık nedeniyle kabulüne, sair istinaf itirazlarının kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istinaf talebi gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının dava konusu Ankara 17.
İcra Müdürlüğünün 2018/14149 sayılı icra takip dosyasına itirazın iptali hakkında verilen karar yönünden kaldırılmasına, davalının yargılama aşamasında Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/14149 sayılı icra takibine itirazını geri aldığı, itirazın iptali davasının anılan icra dosyası yönünden itirazın geri alınması nedeniyle konusuz kaldığı gözetilerek dava konusu Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/14149 sayılı icra takibine itirazın iptali davası konusuz kaldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, alacak likit bulunduğundan davacı yararına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kredi sözleşmesinden ve kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu karara yönelik istinaf istemi Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmiştir. Davalı vekilinin 28.07.2020 tarihli dilekçesinde, her ne kadar “Konu” kısmı itibariyle cevap dilekçesi olduğu açıklansa da, “İstem ve Sonuç” kısmındaki “Davanın Reddi” istemi yanında dilekçenin bir bütün olarak incelenmesinde, yerel mahkeme kararına yönelik istinaf dilekçesi mahiyetinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında istinaf mahkemesince HMK’nin 344.
maddesi uyarınca gerekli harçların ikmali için meşruhatlı muhtıra tebliğ edilerek harçların tamamlanmasına göre davalının dilekçesinin istinaf istemi olarak değerlendirilerek inceleme yapılması gerekirken davalının dilekçesinin değerlendirilmemesi doğru görülmemiş, bu yönü ile kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebebi ve şekline göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ile davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine,
19.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/843674900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz