İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4456 E. 2022/6180 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme tazminatı↗ resmi şekil↗ ilamsız icra takibi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ cezai şart↗ iş bölümü↗ husumet yokluğu↗ protokol↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalılardan ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalılardan Erdemler İnş. San. ve Tic. Adi Komandit Şirketi hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalılardan ... yönünden ise davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce davacı ... yönünden temyiz itirazlarının reddine, davacı ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez, davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, 07.10.2005 tarihli noterde düzenlenen taahhütnameye ve 07.09.2007 tarihli adi yazılı protokole dayalı olarak davacılar tarafından başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davalılardan ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına (işbu davalı hakkında açılan davanın atiye bırakılmış olması nedeniyle), davalılardan Erdemler İnş. San. ve Tic. Adi Komandit Şirketi hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı ... vekili iş bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Mahkemenin her iki davacı yönünden davanın kısmen kabulüne dayanak kıldığı, davalılardan ...’in de imzasının bulunduğu taraflar arasında akdedilen, davalılardan ...’in maliki olduğu C 94 nolu bağımsız bölümün, 115.000,00 Dolar karşılığı davacı ...’e satışını konu alan 07.09.2007 tarihli protokol, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 213. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237. maddesi) uyarınca resmi şekilde düzenlenmediği için geçersizdir. İş bu protokol geçersiz olduğundan bu protokole dayanılarak davalı ...’den cezai şart veya gecikme tazminatı istenmesi mümkün değildir. Dosya münderecatında davalı ...’in sorumluluğunu doğuracak başka bir protokol ya da sözleşme de bulunmamaktadır. Öte yandan takibe dayanak kılınan 07.10.2005 tarihli taahhütname de, diğer davalı ... tarafından düzenlenmiş olup davalı ...’in bu taahhütnamede herhangi bir sıfatı bulunmamaktadır. Dolayısıyla davalılardan ...’in somut uyuşmazlıkta her iki davacıya karşı da bir sorumluluğu bulunmadığı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Dairemizce bu gerekçelerle davalı ...’in her iki davacıya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hakkında kurulan hükmün bozulması gerekirken yalnızca davacı ... yönünden bozulduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 24.02.2022 tarih, 2020/5215 Esas ve 2022/1269 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan değiştirilmiş ve genişletilmiş gerekçeyle davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Önceki davadan feragat, sonraki davada kesin hüküm oluşturur
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6503 E. 2022/3785 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feragat · kesin hüküm
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'ndeki yargılama neticesinde «feragat» doğrultusunda davanın reddine dair verilen kararın kesinleşmiş olduğu, feragatın «kesin» hüküm sonuçları doğurması nedeniyle de davacının davalıdan talep edebileceği şirket ortaklığından kaynaklanan, mirastan gelen payına isabet eden «alacak davası» yönünden mahkememizde görülmekte olan davanın, buna göre de daha önce İstanbul 11.
… n diğer ortaklarınca davacı murisinin vefatı nedeniyle davacıya o tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı Ticaret Kanunu'nun 202. maddesi uyarınca 27.10.2008 tarihli «ihtarname» ile, komandit veya komanditer olmayı isteyip istemediğine ilişkin «ihtara» davacı tarafça 27.11.2008 tarih cevabı ihtarnamesi ile komandite veya komanditer olmak istemediğini ve şirketin usulüne uygun yapılan bilançosuna göre hisse bedelinin ödenmesini talep ettiği, davacının komandite veya komanditer olmak istememesi nedeniyle geride talep edebileceği «mirasçılık» payından kaynaklanan hissesine düşecek «çıkma payı» bedelinin usulüne uygun ödenmemesi üzerine, çıkma payının tespiti ve tahsili için dava açmış olduğu, bu «davadan feragat» ettiği, davacı ile davalı arasında görülebilecek olan davanın tek başına şirket ortaklık payından kaynaklanan ortaklık payına isabet eden «alacak davası» olabileceği, bunun ise 11.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bahsi geçen kararı ile hükme bağlanmış olmasından dolayı davacı ile davalı arasında «kesin» hüküm bulunduğu, kesin hükmün HMK 114/1-i maddesi uyarınca dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9853 E. 2013/14316 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaŞti.'nin unvanından “Erdem” ibaresinin TTK'nın 54. maddesi uyarınca ticaret sicilinden silinmesine, «ilan» talebi ile «haksız rekabete» dair talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5215 E. 2022/1269 K.
Ortak:cezai şart · husumet yokluğu · protokol · geçersizlik · taahhütname · karar verilmesine yer olmadığına · husumet · dava şartı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaİş bu «protokol» «geçersiz» olduğundan bu protokole dayanılarak davalı ...’den «cezai şart» veya «gecikme tazminatı» istenmesi mümkün değildir.
Adi Komandit Şirketi hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine, davalılardan ... yönünden ise davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce davacı ... yönünden temyiz itirazlarının reddine, davacı ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, 07.10.2005 tarihli noterde düzenlenen «taahhütnameye» ve 07.09.2007 tarihli adi yazılı «protokole» dayalı olarak davacılar tarafından başlatılan «ilamsız icra takibine» vaki itirazın iptali davasıdır.
Benzer bu karardaAdi Komandit Şti.'nin tüzel kişi olarak dava konusu «protokolde» ve sözleşmede imzası bulunmadığından bu davalıya karşı «husumet» yöneltilemeyeceği, dosya davalılarından ...’in dava aşamasında ölmesi nedeniyle bu davalının «mirasçılarının» dosyada davaya «dahil» edilmesi sonrasında tüm mirasçıların vekili tarafından muris ... hakkında açılan «davanın geri alınmasına» yönelik açıkça ve yazılı şekilde muvaffakatte bulunulduğu gerekçesiyle, davalılardan ... yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», davalılardan Erdemler İnş.
07.09.2007 tarihli adi yazılı Protokolde ise, «protokolün» satıcı davalı ... ile alıcı Michel Peek arasında akdedildiği belirtilerek, C94 nolu dükkanın 115.000.- USD karşılığında davacıya satışına ilişkin koşulların kararlaştırıldığı, protokolün imzalandığı tarihten iki ay sonra noterde yapılacak satım vaadi sözleşmesi ile alıcıya satılacağının öngörüldüğü, alıcının eşi davacı ...’in satıcıdan daha önce satın aldığı aynı ada ve parselde bulunan C120 nolu dükkanın ...’e «taahhüt» edilen tarihte «teslim» edilmemesi ve söz konusu dükkanın «satış sözleşmesi» gereği «geç teslim» edilmesi halinde «cezai şart» öngörülmesi sebebiyle satıcının, alıcının eşi ...’e 30.05.2006 tarihinden başlamak üzere 30.08.2008 tarihine kadar toplam 30.000 USD cezai şart borcunun bulunduğu, satıcının söz konusu 30.000 USD borcunu bu protokoldeki satış bedelinden alıcı lehine «mahsup» etmeyi ve söz konusu 30.000 USD tutarı işbu satışın peşinat ödemesi olarak kabul etmeyi taahhüt ettiği, davacı ...’in ise satıcıdan olan 30.000 USD cezai şart alacağını eşi alıcı lehine mahsubunu kabul ve taahhüt ettiği, satıcının protokole konu taşınmazı 30.08.2008 tarihinde alıcıya teslim etmeyi ve aynı tarihte tapu devrini yapmayı kabul ve taahhüt ettiği, öngördüğü sürede taahhüdünü yerine getirmemesi veya getirememesi halinde alıcının sözleşmeyi feshetmeye hak kazanacağı, böyle bir durumda peşinat olarak mahsup edilen 30.000 USD’nin satıcı tarafından tekrar ...’e ödeneceği, işbu tarihten sonraki işleyecek cezai şart bedellerinin de yine ...’e ödeneceği, ayrıca satıcının «sözleşmenin feshine» sebebiyet vermesi sebebiyle alıcıya 25.000 USD ayrıca bir cezai şart bedeli ödeyeceği, satıcının alıcıya iş bu protokol gereği satmayı üstlendiği dükkanı öngördüğü sürede eksiksiz teslim ederek tapudan devrini yapamaması, üzerinde bir takyidatla devretmeye çalışması veya bir başkasına satması halinde alıcının sözleşmeyi «fesih» hakkı olacağı gibi, satıcının alıcıya öngörülen cezai şart bedeli dışında 25.000 USD daha cezai şart bedeli ödeyeceğinin düzenlendiği görülmüştür.
2) Davalı ... vekilinin, davacı ... yönünden verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, taraflar arasında akdedilen 07.09.2007 tarihli «protokolün» TBK 237. maddesi çerçevesinde resmi olarak düzenlenmediği için geçerli olmadığı, geçerli olmayan sözleşmede öngörülen borcun «ifa» edilmemesine dayalı «cezai şart» hükmünün de asıl edime ilişkin sözleşmenin «geçersizliği» nedeniyle hükümsüz olduğu gözden kaçırılarak davacılardan Michel tarafından açılan davanın, takipte ve davada talep ettiği tutar üzerinden reddine karar verilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın geri alınması · adi yazılı sözleşme · teslim tarihi · geç teslim · satış sözleşmesi · sözleşmenin feshi · mirasçılık · ifa
Benzer bu kararda07.09.2007 tarihli adi yazılı Protokolde ise, «protokolün» satıcı davalı ... ile alıcı Michel Peek arasında akdedildiği belirtilerek, C94 nolu dükkanın 115.000.- USD karşılığında davacıya satışına ilişkin koşulların kararlaştırıldığı, protokolün imzalandığı tarihten iki ay sonra noterde yapılacak satım vaadi sözleşmesi ile alıcıya satılacağının öngörüldüğü, alıcının eşi davacı ...’in satıcıdan daha önce satın aldığı aynı ada ve parselde bulunan C120 nolu dükkanın ...’e «taahhüt» edilen tarihte «teslim» edilmemesi ve söz konusu dükkanın «satış sözleşmesi» gereği «geç teslim» edilmesi halinde «cezai şart» öngörülmesi sebebiyle satıcının, alıcının eşi ...’e 30.05.2006 tarihinden başlamak üzere 30.08.2008 tarihine kadar toplam 30.000 USD cezai şart borcunun bulunduğu, satıcının söz konusu 30.000 USD borcunu bu protokoldeki satış bedelinden alıcı lehine «mahsup» etmeyi ve söz konusu 30.000 USD tutarı işbu satışın peşinat ödemesi olarak kabul etmeyi taahhüt ettiği, davacı ...’in ise satıcıdan olan 30.000 USD cezai şart alacağını eşi alıcı lehine mahsubunu kabul ve taahhüt ettiği, satıcının protokole konu taşınmazı 30.08.2008 tarihinde alıcıya teslim etmeyi ve aynı tarihte tapu devrini yapmayı kabul ve taahhüt ettiği, öngördüğü sürede taahhüdünü yerine getirmemesi veya getirememesi halinde alıcının sözleşmeyi feshetmeye hak kazanacağı, böyle bir durumda peşinat olarak mahsup edilen 30.000 USD’nin satıcı tarafından tekrar ...’e ödeneceği, işbu tarihten sonraki işleyecek cezai şart bedellerinin de yine ...’e ödeneceği, ayrıca satıcının «sözleşmenin feshine» sebebiyet vermesi sebebiyle alıcıya 25.000 USD ayrıca bir cezai şart bedeli ödeyeceği, satıcının alıcıya iş bu protokol gereği satmayı üstlendiği dükkanı öngördüğü sürede eksiksiz teslim ederek tapudan devrini yapamaması, üzerinde bir takyidatla devretmeye çalışması veya bir başkasına satması halinde alıcının sözleşmeyi «fesih» hakkı olacağı gibi, satıcının alıcıya öngörülen cezai şart bedeli dışında 25.000 USD daha cezai şart bedeli ödeyeceğinin düzenlendiği görülmüştür.
Adi Komandit Şti.'nin tüzel kişi olarak dava konusu «protokolde» ve sözleşmede imzası bulunmadığından bu davalıya karşı «husumet» yöneltilemeyeceği, dosya davalılarından ...’in dava aşamasında ölmesi nedeniyle bu davalının «mirasçılarının» dosyada davaya «dahil» edilmesi sonrasında tüm mirasçıların vekili tarafından muris ... hakkında açılan «davanın geri alınmasına» yönelik açıkça ve yazılı şekilde muvaffakatte bulunulduğu gerekçesiyle, davalılardan ... yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», davalılardan Erdemler İnş.
Davalı şirketin yüklenici, davalı ...’ın satıcı, davacı ...’in ise alıcı olduğu 03.10.2005 tarihli «adi yazılı sözleşmede», H38 ve C120 numaralı dükkanların satış ve «teslimine» ilişkin koşullar belirlenerek, «teslim tarihi» olarak 30.05.2006 tarihi kararlaştırılmıştır.
… a ilamına göre, davacılardan ... ile davalılardan ... arasında 03/10/2005 tarihinde akdedilen sözleşmeye ve davalılardan ...'in de imzası bulunan 07/09/2007 tarihli «protokole» göre; sözleşme ve protokole konu dükkanların davacılara «teslim» edilmediği, davalılardan ... ile ...'in davacılara olan borçlarını «ifa» etmedikleri, davacı alıcılar tarafından akdedilen protokolün haklı sebeple feshedildiği, bu nedenle davacıların prokotolde imzası bulunan davalılardan protokolde belirlenen 25.000-USD «cezai şartı» istemekte haklı oldukları, buna göre davacı ...'in davalılardan ... ile ...'den takip tarihi itibariyle 30.000.- USD ve 28.833.- USD olmak üzere toplam 58.835-USD …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4456 E. , 2022/6180 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.09.2019 gün ve 2017/63 - 2019/648 sayılı kararı bozan Daire'nin 24.02.2022 gün ve 2020/5215 - 2022/1269 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalılar arasında yapılan 03.10.2005 tarihli sözleşme ve 07.10.2007 tarihli taahhütnamede kararlaştırılan şekilde dükkanların tesliminin yapılmadığını, yapılan sözleşme ve taahhütlerde istenilen şekilde dükkanların tesliminin yapılmaması halinde kira bedeli ve cezai şart ödeneceğinin kararlaştırılması nedeniyle alacağın tahsili amacıyla davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalılar tarafından haksız şekilde itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalılardan ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalılardan Erdemler İnş. San. ve Tic. Adi Komandit Şirketi hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalılardan ... yönünden ise davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce davacı ... yönünden temyiz itirazlarının reddine, davacı ... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bu kez, davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, 07.10.2005 tarihli noterde düzenlenen taahhütnameye ve 07.09.2007 tarihli adi yazılı protokole dayalı olarak davacılar tarafından başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davalılardan ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına (işbu davalı hakkında açılan davanın atiye bırakılmış olması nedeniyle), davalılardan Erdemler İnş. San. ve Tic. Adi Komandit Şirketi hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalılardan ... hakkında açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı ... vekili iş bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Mahkemenin her iki davacı yönünden davanın kısmen kabulüne dayanak kıldığı, davalılardan ...’in de imzasının bulunduğu taraflar arasında akdedilen, davalılardan ...’in maliki olduğu C 94 nolu bağımsız bölümün, 115.000,00 Dolar karşılığı davacı ...’e satışını konu alan 07.09.2007 tarihli protokol, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 213.
maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237. maddesi) uyarınca resmi şekilde düzenlenmediği için geçersizdir. İş bu protokol geçersiz olduğundan bu protokole dayanılarak davalı ...’den cezai şart veya gecikme tazminatı istenmesi mümkün değildir. Dosya münderecatında davalı ...’in sorumluluğunu doğuracak başka bir protokol ya da sözleşme de bulunmamaktadır. Öte yandan takibe dayanak kılınan 07.10.2005 tarihli taahhütname de, diğer davalı ... tarafından düzenlenmiş olup davalı ...’in bu taahhütnamede herhangi bir sıfatı bulunmamaktadır. Dolayısıyla davalılardan ...’in somut uyuşmazlıkta her iki davacıya karşı da bir sorumluluğu bulunmadığı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Dairemizce bu gerekçelerle davalı ...’in her iki davacıya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hakkında kurulan hükmün bozulması gerekirken yalnızca davacı ... yönünden bozulduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 24.02.2022 tarih, 2020/5215 Esas ve 2022/1269 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan değiştirilmiş ve genişletilmiş gerekçeyle davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 24.02.2022 tarih, 2020/5215 Esas ve 2022/1269 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan değiştirilmiş ve genişletilmiş gerekçeyle davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı ...'e iadesine, 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/843530900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz