Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5159 E. 2022/7708 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tıbbi kötü uygulama↗ zorunlu mali sorumluluk sigortası↗ mali sorumluluk sigortası↗ sorumluluk sigortası↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizin 03.10.2019 tarihli ve 2019/2279 Esas, 2019/6184 Karar sayılı bozma ilamında belirtilen hususlardan bir tanesi de, davalı ... şirketinin sorumluluğunun dayanağı olan sigorta poliçesinin dosyaya kazandırılması ve inceleme yapılmasıdır.
Bu durumda, davacının başvurusunda bahsettiği ve olay tarihini de kapsayan poliçenin dosyaya getirtilerek, yapılacak inceleme sonucunda oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2486 E. 2010/6152 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece,bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, yönetim kurulunun belirlediği 20.000 USD ücretin işin riski,kapsamı dikkate alındığında uygun olduğu,belirlenen ücretin likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne,itirazın iptaline,takibin 20.000 USD üzerinden devamına,«icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece «icra inkar tazminatının» kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan yargılama sonucu davaya konu alacağın belirlenmiş olmasına göre, icra takibine konu alacağın niteliği itibari ile likit olduğundan bahsetmek mümkün değildir.
… mının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektiren alacağa ilişkin takibe karşı yapılan borçlu itirazından dolayı açılan itirazın iptali davasında, alacaklı lehine «icra inkar tazminatına» karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HU …
-
Kararın tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1937 E. 2018/2732 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · usuli kazanılmış hak · infaz · kazanılmış hak · tenfiz · dosya masrafı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, ilk kararda davanın kabulüne karar verildiği için bu kararın iki adet «masraf» tespit kararını da kapsadığı, ilk kararın, masraf tespit kararlarının tarihlerinin belirtilmediği ve «infazda tereddüt» oluşturacağı gerekçesiyle bozulduğu ve bu bozmaya uyulmakla davalı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmayacağı gözetilerek her iki masraf tespit kararının tarihleri belirtilerek «tenfizine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen yazılı şekilde, davacının bozma öncesi davanın kabulüne yönelik verilen kararı temyiz etmediği, bu kararda bir tane «masraf» tespit kararının tenfizine karar verildiği, bu nedenle davalı yönünden «usuli kazanılmış hak» oluştuğu gerekçesiyle bir tane masraf tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, davacının iki adet «masraf» tespit kararının «tenfizini» istediği, verilen karardan hangi masraf tespit kararının tenfizine karar verildiğinin anlaşılmadığı, bu durumun «infazda tereddüt» oluşturacağı gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bozma kapsamı dışında kalan kısım kesinleştiği, davacının iki «masraf» tespit kararından her ikisinin de «tenfizini» istediği, ancak bozmadan önceki kararın davacı tarafından temyiz edilmediği için bozma davalı yararına olması nedeniyle bozma doğrultusunda zorunlu olarak iki masraf tespit kararından birisini belirtmek zorunluluğunun dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle bozma kapsamı dışında kalan kısım kesinleştiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», 11/06/2013 tarihli masraf tespit kararının tenfizine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5159 E. , 2022/7708 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen 20.11.2020 gün ve KIT/2020-375 sayılı karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 16.07.2014 tarihinde voleybol oynarken sakatlandığını, 24.07.2014 tarihinde 300708213 numaralı ve 31.07.2013-31.07.2014 vadeli sigorta poliçesi ile davalı tarafından Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sorumluluğu teminat altına alınan Opr. Dr. .... tarafından ameliyat edildiğini, ancak hatalı ameliyat ve uygulamalar sonucunda maluliyete uğradığını, zararının poliçe kapsamında karşılanması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hallarını saklı tutarak, olay tarihinden itibaren şimdilik 5.001.-TL tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesini istemiş; sonrasında ıslah ile talebini 170.626,59 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, herhangi bir cevap vermemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; T.C. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastananesi tarafından hazırlanan 17.04.2018 tarihli rapor ile davacıda %9 oranında vücut fonksiyon kaybı sözkonusu olduğu ve ameliyatı yapan sigortalı doktor tarafından uygulanan tedavi süreci ile illiyet bağının bulunduğunun belirtildiği, ayrıca heyetçe aldırılan 01.06.2018 tarihli aktüerya raporunda davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri toplamının 170.626,59 TL hesaplandığı, davacının davalı ... şirketine 27.10.2017 tarihinde bildirimde bulunduğu, poliçe genel şartları kapsamında, sigorta tazminatının, herhalükarda rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmasından kırkbeş gün sonra muaccel hale geleceğinden davalının 12.12.2017 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulüne, iş göremezlik tazminatı olarak 166.090,59 TL ile bakıcı gideri olarak 4.536.-TL toplamı 170.626.59.-TL’nin davalıdan alınarak başvuru sahibine ödenmesine, alacağa 12.12.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafından, tek kişiden alınan rapor ile karar verilemeyeceği, sigortalı doktorun müdahelesinin başvuru sahibinde oluşan maluliyete olan etkisinin raporda ayrıştırılmadığı, maluliyetin malpraktisten kaynaklanıp kaynaklanmadığının ancak Adli Tıp tarafından ortaya konulabileceği gerekçeleri ile itirazda bulunmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine ilişkin verilen karar, davalı ... tarafından temyiz edilmiş olmakla, Dairemizce maluliyet oranının Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre tespiti ve belirlenen oranda doktor hatasının ne oranda olduğunun ortaya konması ile uygulanacak hükümler açısından uyuşmazlığa konu sigorta sözleşmesinin dosyaya sunulması gerektiğinden bozulmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince bu kez 20.11.2020 tarihli ve KIT/2020-375 sayılı kararı ile; uyuşmazlığın zorunlu sigortadan kaynaklandığı, zorunlu sigortada serbest tarife sistemi bulunmadığı, bu nedenle ihtiyari sigortalarda olduğu gibi kapsamı genişleten özel şart uygulamasından karine olarak bahsedilemeyeceği, uyuşmazlığa konu poliçenin standart şekilde düzenlenmiş poliçelerden farklı olduğunu ispat yükünün başvuru sahibine ait olduğu, başvuru sahibinin verilen kesin sürede poliçeyi sunmadığından ispat yükünü yerine getiremediği, bu durumda poliçenin tıbbi kötü uygulama genel şartlarına göre düzenlendiğinin kabulü gerektiği, genel şartlara göre riski doğuran olayın, sözleşme süresi içinde riskin gerçekleşmesi değil, sözleşme süresi içinde tazminat talebinde bulunulması olduğu, 31.07.2013-2014 döneminde gerçekleşen bir olay nedeniyle 2017 tarihinde yapılan tazminat talebine bağlı olarak sözkonusu poliçe kapsamında davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1-Dava, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizin 03.10.2019 tarihli ve 2019/2279 Esas, 2019/6184 Karar sayılı bozma ilamında belirtilen hususlardan bir tanesi de, davalı ... şirketinin sorumluluğunun dayanağı olan sigorta poliçesinin dosyaya kazandırılması ve inceleme yapılmasıdır.
Bu durumda, davacının başvurusunda bahsettiği ve olay tarihini de kapsayan poliçenin dosyaya getirtilerek, yapılacak inceleme sonucunda oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nin 20.11.2020 tarihli ve KIT/2020-375 sayılı kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/842877000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz