İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3762 E. 2022/6597 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tedarik sözleşmesi↗ kesinleşen ilam↗ müktesep hak↗ maddi hata↗ icra takibine itiraz↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/431 Esas sayılı kesinleşmiş kararı, mahkemenin 2012/343 Esas sayılı kesinleşmiş ilamı değerlendirilerek taraflar arasında düzenlenen 14/03/2005 tarihli enerji tedarik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak yerine getirilmemesinden dolayı davacının da dava dışı BİS A.Ş. ile yaptığı enerji alım sözleşmesini yerine getiremediği, bu nedenle dava dışı BİS A.Ş.'nin davacıdan tahsil ettiği tazminattan davalının sorumlu olduğu, takip öncesinde temerrüdün oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Bursa 11. İcra Müdürlüğü’nün 2013/6886 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 4.616.091,00 TL asıl alacak üzerinden bu alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 9 oranında faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, itiraz alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğundan ve alacak belirlenebilir olduğundan davalı borçlu aleyhine asıl alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemenin karar özetinde davacının dava ile ilgisiz taleplerinin karara dercedilmesinin maddi hataya dayanmasına ve bu durumun her zaman mahkemece düzeltilebilecek olmasına göre, davacı vekilinin sair davalı vekilinin ise tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf takip talebinde alacağının avans faiziyle tahsilini talep etmiş, mahkemece 4.616.091,00 TL alacağın, takip tarihinden itibaren yıllık % 9 oranında yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsiline karar verilmiş ise de; takip talebinde avans faizi talep edilmiş olması ve 13.12.2017 tarihli “alacağa avans faizi uygulanması” yönündeki kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. H.D.’nin 11.06.2019 tarihli bozma kararının kapsamı dışında tutularak davacı yararına usuli müktesep hak oluştuğunun anlaşılması karşısında bozmadan sonra yasal faize karar verilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın aşağıdaki yazılı şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5808 E. 2012/8088 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/431 Esas sayılı kesinleşmiş kararı, mahkemenin 2012/343 Esas sayılı «kesinleşmiş ilamı» değerlendirilerek taraflar arasında düzenlenen 14/03/2005 tarihli enerji «tedarik sözleşmesinin» davalı tarafından haksız olarak yerine getirilmemesinden dolayı davacının da dava dışı BİS A.Ş. ile yaptığı enerji alım sözleşmesini yerine getiremediği, bu nedenle dava dışı BİS A.Ş.'nin davacıdan tahsil ettiği tazminattan davalının sorumlu olduğu, takip öncesinde «temerrüdün» oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Bursa 11.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile toplam 9.091,30 DEM maddi ve 250,00 YTL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline (sigorta şirketlerinin «maddi tazminattan» «poliçe limiti» ile sorumlu olduklarına) dair verilen kararın davalı ... şirketleri vekilleri ile davalı Öğer Tur şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.0 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · temerrüt faizi · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile toplam 9.091,30 DEM maddi ve 250,00 YTL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline (sigorta şirketlerinin «maddi tazminattan» «poliçe limiti» ile sorumlu olduklarına) dair verilen kararın davalı ... şirketleri vekilleri ile davalı Öğer Tur şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.0 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3762 E. , 2022/6597 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.12.2020 tarih ve 2020/380 E. - 2020/820 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 14/03/2005 tarihinde imzalanan elektrik enerjisi tedarik sözleşmesinin davalı tarafından 08/04/2005 tarihinde tek taraflı ve haksız olarak feshedilmesi sonucunda davacının elektrik almayı taahhüt ettiği dava dışı BİS Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'ye (BİS A.Ş.) tazminat ödemek zorunda kaldığını, BİS A.Ş. tarafından açılan ve kesinleşen dava sonucu başlatılan takip dosyasında davacıdan 10/01/2012 tarihinde 4.379.838,00 TL ve 22/03/2012 tarihinde 236.253,00 TL tahsil edildiğini, davacının davalıya açtığı haksız fesih nedeniyle tazminat davasında Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2012 tarihli ve 2012/343-2012/322 E.-K. sayılı kararı ile BİS A.Ş.'ye ödenen tazminatı davalıdan talep edilebileceği kabul edilmekle birlikte henüz yapılmış bir ödeme olmadığından erken açılan davanın bu nedenle usul yönünden reddine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay 19.
Hukuk Dairesi tarafından bozulması üzerine Mahkemece verilen direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenerek onandığını, davacının dava dışı BİS A.Ş.’ye yaptığı ödemelerin davalıdan tahsili için başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacı ile yaptığı sözleşmeyi 08/04/2005 tarihinde daha ucuza elektrik tedarik etme imkanı bulduğu için sözleşmedeki fesih tazminatını ödemeyi kabul ederek fesih şartlarına uygun olarak feshettiğini, davacının BİS A.Ş. tarafından aleyhinde açılan davada aleyhine hüküm verilmiş olmasına rağmen davayı temyiz etmediğini,
bu nedenle davaya davalı yanında fer'i müdahil olan davalının da kararı temyiz edemediğini, davacının kusuruyla hakkındaki tazminat davasını kötü takip ettiğini ve davanın kaybedilmesinde ağır kusurlu olduğunu, kendi kusuru ile neden olduğu rücu alacağını davalıdan talep etmesinin hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu, diğer yandan davacının ancak İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/431- 2008/294 E.-K. sayılı karardaki miktarı rücu etmesinin mümkün oduğunu, bu miktarı zamanında ödemeyerek icra takibine konu olmasına neden olması sonucunda artan faiz ve masraflardan davalıyı sorumlu tutamayacağını, davacı ile dava dışı BİS A.Ş. arasındaki ilişkinin ve İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davanın muvazaalı olduğunu savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/431 Esas sayılı kesinleşmiş kararı, mahkemenin 2012/343 Esas sayılı kesinleşmiş ilamı değerlendirilerek taraflar arasında düzenlenen 14/03/2005 tarihli enerji tedarik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak yerine getirilmemesinden dolayı davacının da dava dışı BİS A.Ş. ile yaptığı enerji alım sözleşmesini yerine getiremediği, bu nedenle dava dışı BİS A.Ş.'nin davacıdan tahsil ettiği tazminattan davalının sorumlu olduğu, takip öncesinde temerrüdün oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Bursa 11. İcra Müdürlüğü’nün 2013/6886 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 4.616.091,00 TL asıl alacak üzerinden bu alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 9 oranında faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, itiraz alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğundan ve alacak belirlenebilir olduğundan davalı borçlu aleyhine asıl alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemenin karar özetinde davacının dava ile ilgisiz taleplerinin karara dercedilmesinin maddi hataya dayanmasına ve bu durumun her zaman mahkemece düzeltilebilecek olmasına göre, davacı vekilinin sair davalı vekilinin ise tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf takip talebinde alacağının avans faiziyle tahsilini talep etmiş, mahkemece 4.616.091,00 TL alacağın, takip tarihinden itibaren yıllık % 9 oranında yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsiline karar verilmiş ise de; takip talebinde avans faizi talep edilmiş olması ve 13.12.2017 tarihli “alacağa avans faizi uygulanması” yönündeki kararın Yargıtay (Kapatılan) 19. H.D.’nin 11.06.2019 tarihli bozma kararının kapsamı dışında tutularak davacı yararına usuli müktesep hak oluştuğunun anlaşılması karşısında bozmadan sonra yasal faize karar verilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın aşağıdaki yazılı şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm kısmının 2. bendindeki “% 9 oranın yasal faiz” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “avans faizi” ibaresi konulmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 236.493,87 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/841935000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz