İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/567 E. 2022/6477 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefaletten dönme↗ varlık yönetim şirketi↗ çek depo bedeli↗ temlik sözleşmesi↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ bsmv↗ teminat mektubu↗ sözleşmeden doğan dava↗ depo kararı↗ müteselsil kefil↗ yargılama giderleri↗ denetime elverişlilik↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ işlemiş faiz↗ temlik↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, alınan bilirkişi raporuna göre davalı kefilin her ne kadar 27.04.2007 tarihinde dava dışı şirketle ilişiği kesilse de, davalı tarafından kefaletten dönme yönünde bankaya gerekli bildirimin yapılmadığı ve kredi kullandırımlarından önce bankaya kefaletten dönme talebi bildirilmediğinden kefaletin geçerli olduğu, davalı tarafça imzalanan sözleşme kapsamında krediler kullandırdığından davalının kefil olarak sorumluluğunun devam ettiği, 02.05.2019 tarihli raporda, davacı bankanın talep edebileceği asıl alacak, faiz, BSMV’nin hesaplandığı, yapılan hesaplamanın detaylı, denetime elverişli ve gerekçeli olduğu, bu rapordaki bedeller doğrultusunda kısmen kabul kararı verildiği, diğer yandan, takip tarihinde çek yaprağı ve teminat mektubu depo bedellerinin talep edilip edilmeyeceğine ilişkin kredi sözleşmesinin eklerinin banka tarafından ibraz edilmediği, bilirkişi tarafından bu hususta hesaplama yapılmadığı, davacı vekiline bu eksik belgeleri ibraz etmesi için süre verilmiş ise de verilen sürede bu taleplere yönelik herhangi bir belge ibraz edilmediği, kefilin çek depo bedeli ve teminat mektubu depo bedelinden sorumlu olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalının Gaziantep 7. İcra Müdürlüğü’nün 2009/25779 esas sayılı takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 69.407,29 TL asıl alacak, 8.907,27 TL işlemiş faiz ve 445,36 TL BSMV olmak üzere toplam 78.759,93 TL üzerinden devamına, 50.000,00 TL teminat mektubu ve 4.230,00 TL çek yaprağı bedeline yönelik depo talepleri ile fazlaya ilişkin taleplerin reddine, asıl alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı (temlik alan) vekili ile davalı vekilince temyiz edilmiştir.
(1) Mahkemece bozmadan sonra alınan 02.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda, banka ile dava dışı şirket arasında 08.06.2005, 31.03.2006 ve 01.08.2007 tarihli genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, davalı ...'ın 08.06.2005 ve 31.03.2006 tarihli sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı ve ancak 01.08.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı bildirilmiştir. Her ne kadar iş bu bilirkişi raporunda kullandırılan kredilerin niteliği açıklanarak davacı banka alacağı hesaplanmış ise de, kredilerin hangi sözleşme ya da sözleşmeler çerçevesinde kullandırıldığı açıkça tespit edilmemiş, genel ifadeler kullanılmıştır. Öte yandan inceleme de dava dosyasına sunulu belgeler ve banka şubesinden temin edilen belgeler üzerinde yapılmıştır. Bu durumda mahkemece, dava dosyası ve banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılıp takip konusu kredi alacağının/alacaklarının (her bir alacak kalemi bakımından) davalının imzasının olduğu sözleşmeden/sözleşmelerden doğup doğmadığı, başka bir deyişle takip konusu alacağın/alacakların kaynağının davalının imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmeleri uyarınca kullandırılan krediler olup olmadığı açıkça tespit ettirilip davalının imzasının olduğu sözleşmelerden doğan bir alacağın olması halinde alacak hesabı yaptırılarak sözleşme hükümleri, tüm deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayalı hüküm tesisi isabetsiz olduğundan hükmün temyiz eden davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Davacı (temlik alan) Dünya Varlık Yönetim A.Ş. (en son ticari ünvanı)’nin temyiz itirazlarına gelince; dosyaya sunulan varlık yönetim şirketi ile banka arasında akdedilen alacakların devrine ilişkin sözleşmenin (temlik sözleşmesinin) incelenmesinden, bankanın yalnızca nakdi alacaklarını varlık yönetim şirketine devrettiği, gayri nakdi alacakların devre konu edilmediği anlaşılmaktadır. Banka hala takibe konu ettiği gayri nakdi alacaklar üzerinde hak sahibi olup davacı sıfatı devam etmektedir. Buna göre gayri nakdi alacaklar bakımından varlık yönetim şirketi yönünden hüküm kurulması (red, kabul, yargılama giderleri şeklinde) doğru görülmemiştir.
(3) Yukarıdaki bentlerde açıklanan bozma sebep ve şekline göre davacı (temlik alan) vekili ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/371 E. 2025/2851 K.
Ortak:teminat mektubu · sözleşmeden doğan dava · depo kararı · müteselsil kefil · denetime elverişlilik · kefalet · işlemiş faiz · temlik · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, alınan bilirkişi raporuna göre davalı «kefilin» her ne kadar 27.04.2007 tarihinde dava dışı şirketle ilişiği kesilse de, davalı tarafından «kefaletten dönme» yönünde bankaya gerekli bildirimin yapılmadığı ve kredi kullandırımlarından önce bankaya kefaletten dönme talebi bildirilmediğinden kefaletin geçerli olduğu, davalı tarafça imzalanan sözleşme kapsamında krediler kullandırdığından davalının kefil olarak sorumluluğunun devam ettiği, 02.05.2019 tarihli raporda, davacı bankanın talep edebileceği «asıl alacak», faiz, BSMV’nin hesaplandığı, yapılan hesaplamanın detaylı, «denetime elverişli» ve gerekçeli olduğu, bu rapordaki bedeller doğrultusunda kısmen kabul kararı verildiği, diğer yandan, takip tarihinde «çek» yaprağı ve «teminat mektubu» «depo» bedellerinin talep edilip edilmeyeceğine ilişkin «kredi sözleşmesinin» eklerinin banka tarafından «ibraz» edilmediği, bilirkişi tarafından bu hususta hesaplama yapılmadığı, davacı vekiline bu eksik belgeleri ibraz etmesi için süre verilmiş ise de verilen sürede bu taleplere yönelik herhangi bir belge ibraz edilmediği, kefilin «çek depo bedeli» ve teminat mektubu depo bedelinden sorumlu olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalının Gaziantep 7.
İcra Müdürlüğü’nün 2009/25779 esas sayılı takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 69.407,29 TL «asıl alacak», 8.907,27 TL «işlemiş faiz» ve 445,36 TL BSMV olmak üzere toplam 78.759,93 TL üzerinden devamına, 50.000,00 TL «teminat mektubu» ve 4.230,00 TL «çek» yaprağı bedeline yönelik «depo» talepleri ile fazlaya ilişkin taleplerin reddine, asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı («temlik» alan) vekili ile davalı vekilince temyiz edilmiştir. (1) Mahkemece bozmadan sonra alınan 02.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda, banka ile dava dışı şirket arasında 08.06.2005, 31.03.2006 ve 01.08.2007 tarihli «genel kredi sözleşmeleri» akdedildiği, davalı ...'ın 08.06.2005 ve 31.03.2006 tarihli sözleşmeleri müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığı ve ancak 01.08.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı bildirilmiştir.
Benzer bu karardaMAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak «temlik» eden Banka tarafından başlatılan takibe dayanak teşkil eden sözleşmelerde davalının «müteselsilen kefaletinin» bulunduğu, bu alacakların her birinin davalı tarafından «müteselsilen kefil» olunan sözleşmelerden sonra kullandırıldığının hesap hareketlerinden anlaşıldığı, «alacağı temlik» eden Banka ile asıl borçlu arasında akdedilmiş bulunan ve davalının da müteselsilen kefaletinin bulunduğu sözleşmelerde "Sözleşme Hükümlerinin Tüm İşlemlere ve Kredilere Uygulanabileceği" yönündeki hüküm gereği tüm alacak ve «depo» taleplerine sözleşmelerin dayanak teşkil ettiği ve bu doğrultuda davalının sorumluluğunun bulunduğu, 25.11.2009 tarihinde alacağı temlik eden Banka tarafından Gazi …
E. sayılı takip dosyası üzerinden; 69.516,32 TL «asıl alacak», 13.381,89 TL(01/10/2009-25/11/2009 yıllık %126) «temerrüt faizi», ... (%5) 669,09 TL ve «masraf» 404,24 TL olmak üzere toplam 83.971,54 TL nakdi alacak ile 54.230,00 TL gayri nakdi alacak üzerinden takip başlatıldığı; bankacı bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere «hesap kat» tarihinde O/N endeksli ... için; 63.241,11 TL anapara, 5.093,32 TL «işlemiş faiz», 254,67 TL ... olmak üzere toplam 68.589,10 TL alacak bulunduğu, Borçlu Cari Hesap için ise 619,39 TL anapara, 189,34 TL işlemiş faiz, 9,47 TL ... olmak üzere toplam 818,20 TL alacak bulunduğu böylece asıl alacak toplamının 69.407,29 TL olduğunun anlaşıldığı, 69.407,29 TL anaparaya 01.10.2009-25.11.2009 tarihleri arasındaki 55 gün için %84 oranında işlemiş faiz tutarının 8.907,27 TL olduğu, 445,36 TL ... ve 404,24 TL «ihtar» masrafının bulunduğu davalının toplam 79.164,17 TL alacaktan sorumlu olduğu, «temlik» edenin sadece nakdi alacakları temlik alana devrettiği, «gayrinakdi alacakların» devre konu edilmediği, temlik eden bankanın hala takibe konu ettiği gayrinakdi alacaklar üzerinde hak sahibi olup davacı sıfatının devam ettiği ancak yapılan yargılama sırasında 02.05.2013 tarihinde tarafların duruşmaya gelmemesi sebebiyle «dosyanın işlemden kaldırıldığı», bu tarihin üzerinden geçen 3 aylık süreye rağmen davacı temlik eden Bankanın «davayı yenilemediği» ve «teminat mektubu» ile «çek» yaprağı bedeline ilişkin gayri nakdi alacak bedellerinin «depo» edilmesine yönelik davanın 02.08.2013 tarihi itibariyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kısmen temlik alan Davacı ...Ş.'nin nakdi alacak talepleri yönünden davanın kısmen kabulü ile; davalının Gaziantep 7.
… ce 19.01.2017 tarih ve 2016/12483 E., 2017/273 K. sayılı kararla bankacılık konusunda uzman bir bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılması için «yetki» verilmek suretiyle Yargıtay «denetimine elverişli» bir rapor alınması gerekirken, «eksik incelemeyle» ve kısmen tahmine dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş olması doğru görülmeyerek bozulmuş; bu karara da uyan Mahkemece bu defa davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar ise, alacağı kısmen «temlik» alan davacı ve davalı vekillerinin temyizi üzerine inceleyen Dairemizce, bozmadan sonra alınan 02.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda kullandırılan kredilerin niteliği açıklanarak davacı banka alacağı hesaplanmış ise de kredilerin hangi sözleşme ya da sözleşmeler çerçevesinde kullandırıldığının tespit edilmediği, genel ifadeler kullanıldığı, öte yandan incelemenin de dava dosyasına sunulu belgeler ve banka şubesinden temin edilen belgeler üzerinde yapıldığı, bu durumda dava dosyası ve banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılıp takip konusu ... alacağının/alacaklarının (her bir alacak kalemi bakımından) davalının imzasının olduğu sözleşmeden/sözleşmelerden doğup doğmadığı, başka bir deyişle takip konusu alacağın/alacakların kaynağının davalının imzasının bulunduğu genel ... sözleşmeleri uyarınca kullandırılan krediler olup olmadığı açıkça tespit ettirilip davalının imzasının olduğu «sözleşmelerden doğan» bir alacağın olması halinde alacak hesabı yaptırılarak sözleşme hükümleri, tüm deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz eden davalı ... yararına bozulmuş; nihayet Dairemizin «son» bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece son «bozma sonrası» alınan bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde davanın kısmen temlik alan Davacı ...Ş.'nin nakdi alacak talepleri yönünden kısmen kabulüne, davacı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi alacak · davanın yenilenmesi · müteselsil kefalet · dosyanın işlemden kaldırılması · denetime elverişli rapor · hesap kat · bozma sonrası karar · işlemden kaldırma
Benzer bu karardaE. sayılı takip dosyası üzerinden; 69.516,32 TL «asıl alacak», 13.381,89 TL(01/10/2009-25/11/2009 yıllık %126) «temerrüt faizi», ... (%5) 669,09 TL ve «masraf» 404,24 TL olmak üzere toplam 83.971,54 TL nakdi alacak ile 54.230,00 TL gayri nakdi alacak üzerinden takip başlatıldığı; bankacı bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere «hesap kat» tarihinde O/N endeksli ... için; 63.241,11 TL anapara, 5.093,32 TL «işlemiş faiz», 254,67 TL ... olmak üzere toplam 68.589,10 TL alacak bulunduğu, Borçlu Cari Hesap için ise 619,39 TL anapara, 189,34 TL işlemiş faiz, 9,47 TL ... olmak üzere toplam 818,20 TL alacak bulunduğu böylece asıl alacak toplamının 69.407,29 TL olduğunun anlaşıldığı, 69.407,29 TL anaparaya 01.10.2009-25.11.2009 tarihleri arasındaki 55 gün için %84 oranında işlemiş faiz tutarının 8.907,27 TL olduğu, 445,36 TL ... ve 404,24 TL «ihtar» masrafının bulunduğu davalının toplam 79.164,17 TL alacaktan sorumlu olduğu, «temlik» edenin sadece nakdi alacakları temlik alana devrettiği, «gayrinakdi alacakların» devre konu edilmediği, temlik eden bankanın hala takibe konu ettiği gayrinakdi alacaklar üzerinde hak sahibi olup davacı sıfatının devam ettiği ancak yapılan yargılama sırasında 02.05.2013 tarihinde tarafların duruşmaya gelmemesi sebebiyle «dosyanın işlemden kaldırıldığı», bu tarihin üzerinden geçen 3 aylık süreye rağmen davacı temlik eden Bankanın «davayı yenilemediği» ve «teminat mektubu» ile «çek» yaprağı bedeline ilişkin gayri nakdi alacak bedellerinin «depo» edilmesine yönelik davanın 02.08.2013 tarihi itibariyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kısmen temlik alan Davacı ...Ş.'nin nakdi alacak talepleri yönünden davanın kısmen kabulü ile; davalının Gaziantep 7.
Şti. arasında genel ... sözleşmesi akdedildiğini, davalı ve dava dışı müşterek ve müteselsil borçluların «kefil» olarak sözleşmeyi imzaladıklarını, asıl borçlu şirketin ... geri ödemesini gerçekleştirmediği için «hesap kat» edilerek ....
MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak «temlik» eden Banka tarafından başlatılan takibe dayanak teşkil eden sözleşmelerde davalının «müteselsilen kefaletinin» bulunduğu, bu alacakların her birinin davalı tarafından «müteselsilen kefil» olunan sözleşmelerden sonra kullandırıldığının hesap hareketlerinden anlaşıldığı, «alacağı temlik» eden Banka ile asıl borçlu arasında akdedilmiş bulunan ve davalının da müteselsilen kefaletinin bulunduğu sözleşmelerde "Sözleşme Hükümlerinin Tüm İşlemlere ve Kredilere Uygulanabileceği" yönündeki hüküm gereği tüm alacak ve «depo» taleplerine sözleşmelerin dayanak teşkil ettiği ve bu doğrultuda davalının sorumluluğunun bulunduğu, 25.11.2009 tarihinde alacağı temlik eden Banka tarafından Gazi …
Hukuk Dairesince 14.11.2012 tarih ve 2012/10545 E., 2012/16777 K. sayılı kararla, hükme esas alınan bilirkişi raporunda gayrinakdi ... alacağının davalının «kefili» olduğu sözleşmeden kaynaklandığı belirtilmişse de takip konusu diğer ... alacağının davalının imzası bulunan sözleşmeden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda açık bir ifadeye yer verilmediği, davalı kefilin imzasının bulunmadığı sözleşmeden kaynaklı borçtan sorumlu tutulamayacağı, bu yönler gözetilip banka kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak ayrıntılı ve «denetimine elverişli rapor» alınıp karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar verilmiş; bozmaya uyan Mahkemece davanın reddine dair verilen karar ise alacağı kısmen «temlik» alan vekilince temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 19.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/567 E. , 2022/6477 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.11.2019 tarih ve 2018/1647 E. - 2019/1466 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi (temlik alan) davacı vekili tarafından duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 27.09.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı vekili Av......... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ile Çilek Gıda Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalı ve dava dışı müşterek ve müteselsil borçluların kefil olarak sözleşmeyi imzaladıklarını, asıl borçlu şirketin kredi geri ödemesini gerçekleştirmediği için hesap kat edilerek Gaziantep 4. Noterliği’nin ihtarnamesi ile borcun ödenmesinin istenildiğini, söz konusu borcun ödenmediğini, Gaziantep 7. İcra Müdürlüğü’nün 2009/25779 esas sayılı takip dosyası ile borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçluların borca itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taahhütnamenin 31.03.2006 yılında düzenlendiğini, bu sözleşmede davalının imzasının bulunduğunu, ancak bu borcun ödendiğini, borç ödendikten sonra davalının 09.05.2007 tarihinde esas borçlu şirketteki hissesini devrederek şirketten ayrıldığını, alacaklı bankanın bu tarihten sonra esas borçlu şirkete yeni kredi açtığını ve genel kredi sözleşmeleri imzalattığını, alacaklı bankanın ilk genel kredi sözleşmesini ibraz ederek davalıdan haksız yere alacağını talep etmekte olduğunu, kefilin sorumluluğunun kefil olduğu sözleşme ile sınırlı olduğunu, bankanın bu sözleşme üzerinden başka kredi veya yapılandırma yoluna giderek kredi açmasının kefili bağlamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, alınan bilirkişi raporuna göre davalı kefilin her ne kadar 27.04.2007 tarihinde dava dışı şirketle ilişiği kesilse de, davalı tarafından kefaletten dönme yönünde bankaya gerekli bildirimin yapılmadığı ve kredi kullandırımlarından önce bankaya kefaletten dönme talebi bildirilmediğinden kefaletin geçerli olduğu, davalı tarafça imzalanan sözleşme kapsamında krediler kullandırdığından davalının kefil olarak sorumluluğunun devam ettiği, 02.05.2019 tarihli raporda, davacı bankanın talep edebileceği asıl alacak, faiz, BSMV’nin hesaplandığı, yapılan hesaplamanın detaylı, denetime elverişli ve gerekçeli olduğu, bu rapordaki bedeller doğrultusunda kısmen kabul kararı verildiği, diğer yandan, takip tarihinde çek yaprağı ve teminat mektubu depo bedellerinin talep edilip edilmeyeceğine ilişkin kredi sözleşmesinin eklerinin banka tarafından ibraz edilmediği, bilirkişi tarafından bu hususta hesaplama yapılmadığı, davacı vekiline bu eksik belgeleri ibraz etmesi için süre verilmiş ise de verilen sürede bu taleplere yönelik herhangi bir belge ibraz edilmediği, kefilin çek depo bedeli ve teminat mektubu depo bedelinden sorumlu olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalının Gaziantep 7.
İcra Müdürlüğü’nün 2009/25779 esas sayılı takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 69.407,29 TL asıl alacak, 8.907,27 TL işlemiş faiz ve 445,36 TL BSMV olmak üzere toplam 78.759,93 TL üzerinden devamına, 50.000,00 TL teminat mektubu ve 4.230,00 TL çek yaprağı bedeline yönelik depo talepleri ile fazlaya ilişkin taleplerin reddine, asıl alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı (temlik alan) vekili ile davalı vekilince temyiz edilmiştir.
(1) Mahkemece bozmadan sonra alınan 02.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda, banka ile dava dışı şirket arasında 08.06.2005, 31.03.2006 ve 01.08.2007 tarihli genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, davalı ...'ın 08.06.2005 ve 31.03.2006 tarihli sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı ve ancak 01.08.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı bildirilmiştir. Her ne kadar iş bu bilirkişi raporunda kullandırılan kredilerin niteliği açıklanarak davacı banka alacağı hesaplanmış ise de, kredilerin hangi sözleşme ya da sözleşmeler çerçevesinde kullandırıldığı açıkça tespit edilmemiş, genel ifadeler kullanılmıştır. Öte yandan inceleme de dava dosyasına sunulu belgeler ve banka şubesinden temin edilen belgeler üzerinde yapılmıştır.
Bu durumda mahkemece, dava dosyası ve banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılıp takip konusu kredi alacağının/alacaklarının (her bir alacak kalemi bakımından) davalının imzasının olduğu sözleşmeden/sözleşmelerden doğup doğmadığı, başka bir deyişle takip konusu alacağın/alacakların kaynağının davalının imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmeleri uyarınca kullandırılan krediler olup olmadığı açıkça tespit ettirilip davalının imzasının olduğu sözleşmelerden doğan bir alacağın olması halinde alacak hesabı yaptırılarak sözleşme hükümleri, tüm deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayalı hüküm tesisi isabetsiz olduğundan hükmün temyiz eden davalı ...
yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Davacı (temlik alan) Dünya Varlık Yönetim A.Ş. (en son ticari ünvanı)’nin temyiz itirazlarına gelince; dosyaya sunulan varlık yönetim şirketi ile banka arasında akdedilen alacakların devrine ilişkin sözleşmenin (temlik sözleşmesinin) incelenmesinden, bankanın yalnızca nakdi alacaklarını varlık yönetim şirketine devrettiği, gayri nakdi alacakların devre konu edilmediği anlaşılmaktadır. Banka hala takibe konu ettiği gayri nakdi alacaklar üzerinde hak sahibi olup davacı sıfatı devam etmektedir. Buna göre gayri nakdi alacaklar bakımından varlık yönetim şirketi yönünden hüküm kurulması (red, kabul, yargılama giderleri şeklinde) doğru görülmemiştir.
(3) Yukarıdaki bentlerde açıklanan bozma sebep ve şekline göre davacı (temlik alan) vekili ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı (temlik alan) yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı (temlik alan) vekili ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan (temlik alan) alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harçlarının istekleri halinde temyiz eden davacı (temlik alan) ile davalıya iadesine, 29/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/838559900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz