Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/299 E. 2022/6183 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza sirküleri↗ emniyeti suistimal↗ resmi belgede sahtecilik↗ kovuşturmaya yer olmadığına dair karar↗ bankacılık işlemi↗ ibraname↗ sahtecilik↗ şirket müdürü↗ ibra↗ eş rızası↗ denetime elverişlilik↗ dolandırıcılık↗ garantörlük↗ havale↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın, davacı şirketin Garanti Bankası Ümraniye Şubesi’ndeki hesaplarında bilgisi ve onayı dışında yapıldığı iddia edilen para çekme ve havale işlemlerinden dolayı uğradığını iddia ettiği zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, Beyoğlu 35. Noterliği’nin 30.10.2009 tarihli, 42987 yevmiye nolu belgeden M-Oil Tranding GmBH Müdürü Mag. Cretophe Schirl tarafından davalı ...'in davacı şirketi yetkili makamlarda temsil etmek ve gerekli tüm imzaları atmak üzere İstanbul'da kuracağı şubeye yönetici olarak atandığı, yine Beyoğlu 35. Noterliği’nin 30.10.2009 tarihli, 42997 yevmiye nolu imza sirküleri ile ...'in M-Oil Tranding İstanbul İrtibat Bürosu yöneticisi olarak imza beyanında bulunduğu, davalı ...'in merkezi Avusturya'da bulunan davacı şirketin Türkiye/İstanbul İrtibat Bürosu'na şirketi yetkili makamlarda temsil edip, şirket adına gerekli tüm imzaları atmak üzere şirket müdürü tarafından noterde düzenlenen belge ile müdür olarak tayin edildiği, davalı ...'in aynı noterlikte yönetici olarak imza sirkülerini beyan ettiği, bu şekilde davalının en geniş manada davacı şirketi Türkiye'de temsil etmek üzere yetkilendirildiği, bu kapsamda davalının Garanti Bankası’nın Ümraniye Şubesi’nde açılan hesaplarda şirket adına para çekme ve havale işlemleri yaptığı, her ne kadar davacı şirket banka hesabında yapılan para çekme ve havale işlemlerine onayları olmadığını, ...'in yapmış olduğu işlemleri şirketin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirdiğini ileri sürmüş ise de, bu hesaba şirketin yurtdışındaki merkezinden Türkiyede'ki personel ödemeleri için sürekli olarak para aktarımı yapıldığı, dolayısıyla şirketin söz konusu hesaplardan haberdar olduğu, ...'in kendisine verilen yetkiye istinaden banka hesabında işlemler yaptığı, görev süresi sona erdikten sonra da şirket müdürü Firanz Minichemair tarafından en geniş anlamda ibra edildiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2012/166818 numaralı soruşturma dosyası üzerinden hizmet nedeniyle emniyeti suistimal, bu suça iştirak ve özel belgede sahtecilik suçları sebebiyle yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu karara vaki itirazın İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/102 Değişik İş sayılı kararı ile reddedildiği, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/436 E. sayılı dosyasında davalı ...'in nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı beraatine karar verildiği ve kararın istinaf kararı ile kesinleştiği, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/570 E. sayılı dosyasında davalı ...'in nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine karar verildiği ve bu kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, buna göre davalı ...'in yönetici olarak görev yaptığı dönem içerisinde davacı şirketin Garanti Bankası Ümraniye Şubesi’ndeki hesaplarında şirket adına yapmış olduğu her türlü bankacılık işlemlerinin, şirketin bilgisi ve onayı dahilinde yapılıp davalıların, davacı şirketi zararlandırıcı bir eylemlerinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece konusunda uzman üç kişilik bir bilirkişi heyetine banka kayıtları ve tüm dava dosyası üzerinde inceleme yetkisi tanınarak tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya giren tüm belgeler, davalıların savunmalarında geçen belgeler, ibraname, hesap açılış şekli ve yapılan işlemler irdelenmek suretiyle davalı bankanın ve diğer davalının eylemleri dolayısıyla davacının iddia ettiği şekilde bir zararının olup olmadığı konusunda denetime elverişli ve ayrıntılı bir rapor aldırılıp ceza soruşturma ve dava dosyaları ile tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan mahkemece verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/21 E. 2019/5342 K.
Ortak:emniyeti suistimal · resmi belgede sahtecilik · kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · ibraname · sahtecilik · şirket müdürü · ibra · dolandırıcılık
İncelediğiniz karardaNoterliği’nin 30.10.2009 tarihli, 42997 yevmiye nolu «imza sirküleri» ile ...'in M-Oil Tranding İstanbul İrtibat Bürosu yöneticisi olarak imza beyanında bulunduğu, davalı ...'in merkezi Avusturya'da bulunan davacı şirketin Türkiye/İstanbul İrtibat Bürosu'na şirketi yetkili makamlarda «temsil» edip, şirket adına gerekli tüm imzaları atmak üzere «şirket müdürü» tarafından noterde düzenlenen belge ile müdür olarak tayin edildiği, davalı ...'in aynı noterlikte yönetici olarak imza sirkülerini beyan ettiği, bu şekilde davalının en geniş manada davacı şirketi Türkiye'de temsil etmek üzere yetkilendirildiği, bu kapsamda davalının Garanti Bankası’nın Ümraniye Şubesi’nde açılan hesaplarda şirket adına para çekme ve «havale» işlemleri yaptığı, her ne kadar davacı şirket banka hesabında yapılan para çekme ve havale işlemlerine onayları olmadığını, ...'in yapmış olduğu işlemleri şirketin bilgisi ve «rızası» dışında gerçekleştirdiğini ileri sürmüş ise de, bu hesaba şirketin yurtdışındaki merkezinden Türkiyede'ki personel ödemeleri için sürekli olarak para aktarımı yapıldığı, dolayısıyla şirketin söz konusu hesaplardan haberdar olduğu, ...'in kendisine verilen yetkiye istinaden banka hesabında işlemler yaptığı, görev süresi sona erdikten sonra da şirket müdürü Firanz Minichemair tarafından en geniş anlamda «ibra» edildiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2012/166818 numaralı soruşturma dosyası üzerinden hizmet nedeniyle «emniyeti suistimal», bu suça iştirak ve özel belgede «sahtecilik» suçları sebebiyle yürütülen soruşturmada «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiği ve bu karara vaki itirazın İstanbul 3.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/436 E. sayılı dosyasında davalı ...'in nitelikli «dolandırıcılık», «resmi belgede sahtecilik» suçlarından ayrı ayrı beraatine karar verildiği ve kararın istinaf kararı ile kesinleştiği, İzmir 10.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/570 E. sayılı dosyasında davalı ...'in nitelikli «dolandırıcılık», «resmi belgede sahtecilik» suçlarından beraatine karar verildiği ve bu kararın «vekalet ücreti» yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, buna göre davalı ...'in yönetici olarak görev yaptığı dönem içerisinde davacı şirketin Garanti Bankası Ümraniye Şubesi’ndeki hesaplarında şirket adına yapmış olduğu her türlü «bankacılık işlemlerinin», şirketin bilgisi ve onayı dahilinde yapılıp davalıların, davacı şirketi zararlandırıcı bir eylemlerinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar ver …
Benzer bu karardaDavalı ... ve dava dışı kişiler hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2012/166818 numaralı soruşturma dosyası üzerinden hizmet nedeniyle «emniyeti suistimal», bu suça iştirak ve özel belgede «sahtecilik» suçları sebebiyle yürütülen soruşturmada «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verilmiş, bu karara vaki itiraz Istanbul 3.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre; davalı ...'in merkezi Avusturya'da bulunan davacı şirketin Türkiye/İstanbul İrtibat Bürosu'na şirketi yetkili makamlarda «temsil» edip, şirket adına gerekli tüm imzaları atmak üzere «şirket müdürü» tarafından noterde düzenlenen belge ile müdür olarak tayin edilip yönetici olarak imza sirkülerini beyan ettiği, bu şekilde davalının en geniş manada davacı şirketi Türkiye'de temsil etmek üzere yetkilendirildiği, bu kapsamda davalının Garanti Bankası'nın ... şubesinde açılan hesaplarda şirket adına para çekme ve «havale» işlemleri yaptığı, bu hesaba şirketin yurtdışındaki merkezinden Türkiyede'ki personel ödemeleri için sürekli olarak para aktarımı yapıldığı, dolayısıyla şirketin sözkonusu hesaplardan haberdar olduğu, ...'in görev süresi sona erdikten sonra da şirket müdürü tarafından en geniş anlamda «ibra» edildiği, davacı şirketi zararlandırıcı bir eylemlerinin söz konusu olmadığı kanatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yine davalı ... hakkında, içerisinde mahkemenin gerekçesinde değindiği «ibranameyi» içerecek şekilde Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı, Kamu Kurum ve Kuruluşları vb.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15236 E. 2016/4715 K.
Ortak:şirket müdürü · ibra · havale · temsil
İncelediğiniz karardaNoterliği’nin 30.10.2009 tarihli, 42997 yevmiye nolu «imza sirküleri» ile ...'in M-Oil Tranding İstanbul İrtibat Bürosu yöneticisi olarak imza beyanında bulunduğu, davalı ...'in merkezi Avusturya'da bulunan davacı şirketin Türkiye/İstanbul İrtibat Bürosu'na şirketi yetkili makamlarda «temsil» edip, şirket adına gerekli tüm imzaları atmak üzere «şirket müdürü» tarafından noterde düzenlenen belge ile müdür olarak tayin edildiği, davalı ...'in aynı noterlikte yönetici olarak imza sirkülerini beyan ettiği, bu şekilde davalının en geniş manada davacı şirketi Türkiye'de temsil etmek üzere yetkilendirildiği, bu kapsamda davalının Garanti Bankası’nın Ümraniye Şubesi’nde açılan hesaplarda şirket adına para çekme ve «havale» işlemleri yaptığı, her ne kadar davacı şirket banka hesabında yapılan para çekme ve havale işlemlerine onayları olmadığını, ...'in yapmış olduğu işlemleri şirketin bilgisi ve «rızası» dışında gerçekleştirdiğini ileri sürmüş ise de, bu hesaba şirketin yurtdışındaki merkezinden Türkiyede'ki personel ödemeleri için sürekli olarak para aktarımı yapıldığı, dolayısıyla şirketin söz konusu hesaplardan haberdar olduğu, ...'in kendisine verilen yetkiye istinaden banka hesabında işlemler yaptığı, görev süresi sona erdikten sonra da şirket müdürü Firanz Minichemair tarafından en geniş anlamda «ibra» edildiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2012/166818 numaralı soruşturma dosyası üzerinden hizmet nedeniyle «emniyeti suistimal», bu suça iştirak ve özel belgede «sahtecilik» suçları sebebiyle yürütülen soruşturmada «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiği ve bu karara vaki itirazın İstanbul 3.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın, davacı şirketin Garanti Bankası Ümraniye Şubesi’ndeki hesaplarında bilgisi ve onayı dışında yapıldığı iddia edilen para çekme ve «havale» işlemlerinden dolayı uğradığını iddia ettiği zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, Beyoğlu 35.
Cretophe Schirl tarafından davalı ...'in davacı şirketi yetkili makamlarda «temsil» etmek ve gerekli tüm imzaları atmak üzere İstanbul'da kuracağı şubeye yönetici olarak atandığı, yine Beyoğlu 35.
Benzer bu karardaİrtibat Bürosu'na şirketi yetkili makamlarda «temsil» edip, şirket adına gerekli tüm imzaları atmak üzere «şirket müdürü» tarafından noterde düzenlenen belge ile müdür olarak tayin edilip yönetici olarak imza sirkülerini beyan ettiği, bu şekilde davalının en geniş manada davacı şirketi Türkiye'de temsil etmek üzere yetkilendirildiği, bu kapsamda davalının ...'nın Ümraniye şubesinde açılan hesaplarda şirket adına para çekme ve «havale» işlemleri yaptığı, bu hesaba şirketin yurtdışındaki merkezinden Türkiyede'ki personel ödemeleri için sürekli olarak para aktarımı yapıldığı, dolayısıyla şirketin sözkonusu hesaplardan haberdar olduğu, ...'in görev süresi sona erdikten sonra da şirket müdürü tarafından en geniş anlamda «ibra» edilidiği, davacı şirketi zararlandırıcı bir eylemlerinin söz konusu olmadığı kanatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tevzi · peşin harç · nispi karar harcı · harç tamamlama · dosyanın işlemden kaldırılması · eksik harç · harcın tamamlanması · başvurma harcı
Benzer bu karardaHarç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, mütaakıp muamelelere ancak «harç» ödendikten sonra devam olunur. (492. sayılı Harçlar Kanunu 28. madde) Bu durumda mahkemece davacının talebini oluşturan dava değeri ve eksik harca ilişkin iddiaları değerlendirilerek «eksik harç» tahsil edildiğinin tespiti halinde, davacıya takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam «harcını tamamlaması» için süre verilmesi, bu sürede eksik «harç tamamlanmaz» ise davaya devam edilmeyip 6100 sayılı HMK'nun 150. madde ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. madde hükümleri de dikkate alınarak «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi gerekirken, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun gerekleri yerine getirilmeden işin esasına girilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Davacı vekili, 13.01.2013 tarihli dava dilekçesinde dava değerini 698.252,60 TL olarak göstermiş olmasına rağmen, aynı tarihli «tevzi» formunda dava değeri sehven 69.825,26 TL olarak gösterilmiş ve «başvuru harcı» ve nispi «peşin harç» da bu tutar üzerinden hesaplanmıştır.
Dava açılır iken, davacıdan «başvuru harcı» ve «nispi harca» tabi davalarda nispi karar harcının dörtte biri peşin olarak alınır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/299 E. , 2022/6183 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.10.2020 tarih ve 2019/617 E. - 2020/615 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.09.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı ...Ş. vekili Av. ..... ile davalı ... vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 01.10.2009-28.09.2012 tarihleri arasında 3 yıl süreyle Başbakanlık Hazine Müdürlüğü’nün 05.10.2012 tarihli geçici izni ile Türkiye İrtibat ofisi vasıtasıyla faaliyet gösterdiğini, müvekkili adına banka hesabı açma veya bankalardan para çekme yetkisi bulunmayan davalı ...'in para çekme taleplerinin 1 ve 2 no’lu davalılarca yerine getirilmek suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalı ...'in müvekkili şirketin irtibat ofisi çalışanı olup yetkilerinin günlük işlerin takibi ile sınırlı olduğunu, buna rağmen müvekkili adına Garanti Bankası’nda hesap açarak bu hesaplardan başka hesaplara para aktarıp zaman zaman da para çekme işlemi yaptığını, ayrıca internet bankacılığı vasıtasıyla havaleler gerçekleştirdiğini, şirket zararına tasarrufta bulunduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 875.000,00 Euro olduğu tahmin edilen zararın şimdilik 236.000,00 Euro'sunun reeskont faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davacı şirketin iflas ettiğini, bu nedenle dava açma yetkisinin bulunmadığını, davanın husumet, dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının yabancı olması nedeniyle HMK'nın 84. maddesi gereğince teminat yatırma zorunluluğunun bulunduğunu, davacının banka hesapları incelendiğinde aylık düzenli olarak bu hesaplara para gönderdiği ve davacı şirketin müşterileri tarafından da hesaplara para gönderildiğinin tespit edildiğini, dava dilekçesinde hesapta yapılan hangi işlemlere itiraz edildiğinin belirtilmediğini, davacının hesabında yapılan bankacılık işlemlerinin tamamının bilgisi ve talimatı ile gerçekleştirilen işlemler olduğunu, bu nedenle bankaya kusur izafe edilemeyeceğini, davacı adına açılan hesaplardaki işlemlerin bizzat davacı tarafça verilen yetkilendirme ve onaylı belgelere istinaden yapıldığını, söz konusu belgelerin bankaya sunulmasından sonra imza sirküleri ve diğer belgelerin noterden gerekli kontroller sonrası düzenlendiğinin noter tarafından teyit edildiğini savunarak öncelikle davanın husumet yokluğundan, aksi halde esastan reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacı şirketin iflas etmesi nedeniyle davayı takip yetkisinin bulunmadığını, davacının yabancı bir şirket olduğunu, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nın izni ile Türkiye'de irtibat bürosu açtığını, müvekkilinin şirketin İstanbul'daki şubesine yönetici olarak atandığını, buna ilişkin olarak görevlendirme evrakı ve müvekkilinin imza sirkülerinin düzenlendiğini, davacının Garanti Bankasında açılan hesabına Türkiyede'ki tüm personelin maaşlarının ve şubenin masraf ve giderlerinin M-Oil'in merkezinin bulunduğu Avusturya'daki hesabından bu hesaba sürekli olarak havale edildiğini, müvekkilinin davacının bilgisi dışında banka hesabından para çekmesi veya havale işlemi yapmasının söz konusu olmadığını, kaldı ki müvekkilinin görevi sona erdikten sonra çalıştığı süreye ilişkin olarak şirkete herhangi bir borcunun olmadığına ilişkin olarak 13.09.2012 tarihli ibraname düzenlendiğini, ayrıca davacının müvekkili ile ilgili olarak hizmet nedeniyle emniyeti suistimal ve özel belgede sahtecilik suçlarından dolayı şikayette bulunduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/166818 soruşturma sayılı dosyasında müvekkili hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini ve davacının bu karara itirazının İstanbul 3.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/102 D. İş sayılı kararı ile reddedildiğini, sonuç itibariyle müvekkilinin davacı şirketin Türkiye ofisinde tam ve genel yetkili yönetici olarak görev yapıp görevi nedeniyle de ibra edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın, davacı şirketin Garanti Bankası Ümraniye Şubesi’ndeki hesaplarında bilgisi ve onayı dışında yapıldığı iddia edilen para çekme ve havale işlemlerinden dolayı uğradığını iddia ettiği zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, Beyoğlu 35. Noterliği’nin 30.10.2009 tarihli, 42987 yevmiye nolu belgeden M-Oil Tranding GmBH Müdürü Mag. Cretophe Schirl tarafından davalı ...'in davacı şirketi yetkili makamlarda temsil etmek ve gerekli tüm imzaları atmak üzere İstanbul'da kuracağı şubeye yönetici olarak atandığı, yine Beyoğlu 35. Noterliği’nin 30.10.2009 tarihli, 42997 yevmiye nolu imza sirküleri ile ...'in M-Oil Tranding İstanbul İrtibat Bürosu yöneticisi olarak imza beyanında bulunduğu, davalı ...'in merkezi Avusturya'da bulunan davacı şirketin Türkiye/İstanbul İrtibat Bürosu'na şirketi yetkili makamlarda temsil edip, şirket adına gerekli tüm imzaları atmak üzere şirket müdürü tarafından noterde düzenlenen belge ile müdür olarak tayin edildiği, davalı ...'in aynı noterlikte yönetici olarak imza sirkülerini beyan ettiği, bu şekilde davalının en geniş manada davacı şirketi Türkiye'de temsil etmek üzere yetkilendirildiği, bu kapsamda davalının Garanti Bankası’nın Ümraniye Şubesi’nde açılan hesaplarda şirket adına para çekme ve havale işlemleri yaptığı, her ne kadar davacı şirket banka hesabında yapılan para çekme ve havale işlemlerine onayları olmadığını, ...'in yapmış olduğu işlemleri şirketin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştirdiğini ileri sürmüş ise de, bu hesaba şirketin yurtdışındaki merkezinden Türkiyede'ki personel ödemeleri için sürekli olarak para aktarımı yapıldığı, dolayısıyla şirketin söz konusu hesaplardan haberdar olduğu, ...'in kendisine verilen yetkiye istinaden banka hesabında işlemler yaptığı, görev süresi sona erdikten sonra da şirket müdürü Firanz Minichemair tarafından en geniş anlamda ibra edildiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2012/166818 numaralı soruşturma dosyası üzerinden hizmet nedeniyle emniyeti suistimal, bu suça iştirak ve özel belgede sahtecilik suçları sebebiyle yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu karara vaki itirazın İstanbul 3.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/102 Değişik İş sayılı kararı ile reddedildiği, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/436 E. sayılı dosyasında davalı ...'in nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı beraatine karar verildiği ve kararın istinaf kararı ile kesinleştiği, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2018/570 E. sayılı dosyasında davalı ...'in nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine karar verildiği ve bu kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, buna göre davalı ...'in yönetici olarak görev yaptığı dönem içerisinde davacı şirketin Garanti Bankası Ümraniye Şubesi’ndeki hesaplarında şirket adına yapmış olduğu her türlü bankacılık işlemlerinin, şirketin bilgisi ve onayı dahilinde yapılıp davalıların, davacı şirketi zararlandırıcı bir eylemlerinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece konusunda uzman üç kişilik bir bilirkişi heyetine banka kayıtları ve tüm dava dosyası üzerinde inceleme yetkisi tanınarak tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya giren tüm belgeler, davalıların savunmalarında geçen belgeler, ibraname, hesap açılış şekli ve yapılan işlemler irdelenmek suretiyle davalı bankanın ve diğer davalının eylemleri dolayısıyla davacının iddia ettiği şekilde bir zararının olup olmadığı konusunda denetime elverişli ve ayrıntılı bir rapor aldırılıp ceza soruşturma ve dava dosyaları ile tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan mahkemece verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/838272400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz