İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3668 E. 2022/5480 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme planı↗ tüketici kredisi↗ bsmv↗ muacceliyet↗ icra takibine itiraz↗ işlemiş faiz↗ vade↗ temerrüt faizi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, banka tarafından, davalıya numaralı kredi kartının tahsis edildiği, 12/06/2014 tarihli ekstre kapsamına göre bankanın davalıdan 53.521,30 TL alacağının bulunduğu, davalının kredi kartı borcunun yapılan işbu telefon görüşmeleri sonucu aylık 09/06/2014 tarihinde aylık 2.039,00 TL taksit üzerinden ilk taksit ödemesi 12/06/2014 tarihinde olmak ve 36 eşit taksitte ödenmek üzere yapılandırıldığının anlaşıldığı, 6502 sayılı Yasa'nın 22/2. maddesi gereği 09/06/2014 tarihli yapılandırma sözleşmesinin tüketici kredisi olarak değerlendirilmesi gerektiği, 03/11/2014 tarihli ihtarnamede ödenmeyen taksitlerin tarihleri ve taksit miktarlarının belirtilmediği, söz konusu ihtarnamenin, içerik itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın 28. maddesine uygun bir ihtarname olmadığı, davalının Yasa'nın aradığı anlamda temerrütünden bahsedilemeyeceği, geri ödeme planına göre henüz vadesi gelmeyen taksitlerin muaccel hale geldiğinin kabul edilemeyeceği ancak icra takip tarihi itibariyle vadesi gelmiş taksitler yönünden muacceliyetin söz konusu olacağı, davalının takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Samsun 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/9910 Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile takibin 14.276,00 TL asıl alacak (8.501,00 TL taksit ana para tutarı ve 5.775,00 TL taksit faiz ve fer'ileri), 574,16 TL işlemiş faiz, 28,71 TL BSMV olmak üzere toplam 14.879,27 TL üstünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, taksit ana para tutarına (8.501,00) takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında gider vergisi uygulanmasına, alacak likit olmaması, alacak miktarının bilirkişi raporu sonucu tespit edilebilmesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kredi kartı borcundan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece takibin 14.276,00 TL asıl alacak (8.501,00 TL taksit ana para tutarı ve 5.775,00 TL taksit faiz ve fer'ileri), 574,16 TL işlemiş faiz, 28,71 TL BSMV olmak üzere toplam 14.879,27 TL üstünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dava konusu alacak likit (belirlenebilir) olduğundan hüküm altına alınan toplam alacak üzerinden davacı lehine İİK'nın 67/II maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile icra inkar tazminatına hükmedilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4221 E. 2013/11057 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim
Benzer bu kararda… ara göre, davacının 10.09.2007 tarihli talimatı ile poliçenin 08.10.2007 tarihinde iptal edildiği, iptal edilen poliçeye dayanarak tazminat talep edilemeyeceği, ilk «prim» dışında davalıya ödeme yapılmadığı, davacının prim taksitlerinin neden tahsil edilmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen kar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4581 E. 2021/6963 K.
Ortak:tüketici kredisi · ödeme planı · muacceliyet · işlemiş faiz · vade · temerrüt faizi · ihtarname · asıl alacak · İtirazın İptali
İncelediğiniz kararda… nde olmak ve 36 eşit taksitte ödenmek üzere yapılandırıldığının anlaşıldığı, 6502 sayılı Yasa'nın 22/2. maddesi gereği 09/06/2014 tarihli yapılandırma sözleşmesinin «tüketici kredisi» olarak değerlendirilmesi gerektiği, 03/11/2014 tarihli «ihtarnamede» ödenmeyen taksitlerin tarihleri ve taksit miktarlarının belirtilmediği, söz konusu ihtarnamenin, içerik itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın 28. maddesine uygun bir ihtarname olmadığı, davalının Yasa'nın aradığı anlamda «temerrütünden» bahsedilemeyeceği, geri «ödeme planına» göre henüz «vadesi» gelmeyen taksitlerin «muaccel» hale geldiğinin kabul edilemeyeceği ancak icra takip tarihi itibariyle vadesi gelmiş taksitler yönünden muacceliyetin söz konusu olacağı, davalının takip tarihi it …
İcra Müdürlüğü'nün 2014/9910 Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile takibin 14.276,00 TL «asıl alacak» (8.501,00 TL taksit ana para tutarı ve 5.775,00 TL taksit faiz ve fer'ileri), 574,16 TL «işlemiş faiz», 28,71 TL BSMV olmak üzere toplam 14.879,27 TL üstünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, taksit ana para tutarına (8.501,00) takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 oranında «temerrüt faizi» ve %5 oranında gider vergisi uygulanmasına, alacak likit olmaması, alacak miktarının bilirkişi raporu sonucu tespit edilebilmesi nedeniyle «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece takibin 14.276,00 TL «asıl alacak» (8.501,00 TL taksit ana para tutarı ve 5.775,00 TL taksit faiz ve fer'ileri), 574,16 TL «işlemiş faiz», 28,71 TL BSMV olmak üzere toplam 14.879,27 TL üstünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın likit olmaması nedeniyle «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak bu durumda uygulanacak faiz oranı «kredi kartı sözleşmesi» uyarınca belirlenen orandan fazla olamaz...'' hükmünün bulunduğu, davalının kredi kartı borcunun 05/05/2017 tarihinde yapılan taksitlendirme/yapılandırma işlemi ile taksitli «tüketici kredisi» haline dönüştürüldüğü, sözkonusu borcun 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapamında değerlendirilmesinin gerektiği, davalının taksitlendirme sözleşmesi gereğince davacı bankaya ödeme yaptığına dair herhangi bir belge veya kayıt bulunmadığı, davacı banka tarafından davalıya 08/08/2017 tarihli «muacceliyet» «ihtarnamesinin» düzenlendiği, davalıya gönderilen ihtarnamede ödenmeyen taksitlerin tarihleri ve taksit miktarlarının belirtilmediği, ödemenin Yasa'da öngörülen 30 gün yerine, yasal süre içerisinde yapılmasının talep edildiği, ödeme yapılmaması halinde muaccel hale gelecek toplam borç miktarının da ne kadar olduğunun belirtilmediği, sözkonusu ihtarnamenin davalıya tebliğe gönderildiğine ve tebliğ edildiğine ilişkin dosyaya içerisinde herhangi bir belgenin bulunmadığı, sözkonusu ihtarname davalıya tebliğ edilmiş olsa bile ihtarnamenin içerik itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın 28. maddesine uygun bir ihtarname olmadığı, davalının yasada aradığı anlamda «temerrüdünden» bahsedilemeyeceği, geri «ödeme planına» göre henüz «vadesi» gelmeyen taksitlerin muaccel hale geldiğinin kabul edilemeyeceği, icra takip tarihi itibariyle vadesi gelmiş taksitler yönünden muacceliyetin sözkonusu olacağı, davalının takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulünün gerektiği, bu itibarla davacının, davalıdan kredi kartı-taksitlendirme sözleşmesi gereğince 1.373,20 TL «asıl alacak», 48,30 TL işlemiş «akdi faiz», 2,41 TL BSMV olmak üzere 1.423,91 TL alacağının bulunduğu, Kredili Mevduat Hesabı yönünden; davalıya 7330-146115 hesap numarası altında KMH hesabı açıldığı, davalı tarafça borçların süresi içerisinde ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından davalıya 06/09/2017 tarihinde ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin davalıya 07/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede tanınan 7 günlük ödeme süresi dikkate alındığında davalının 15/09/2017 tarihinde temerrüte düştüğü, bu durumda 06/09/2017 kat tarihinden 15/09/2017 «temerrüt tarihine» kadar asıl alacağa %22,08 oranındaki akdi faizin uygulanmasının gerektiği, bu nedenle takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan 3.356,59 TL asıl alacak, 191,46 TL kat öncesi «işlemiş faiz», 9,58 TL BSMV ve 18,52 TL kat tarihinden temerrüt tarihine kadar işlemiş akdi faiz ve 0,93 TL BSMV olmak üzere 3.577,08 TL alacağının bulunduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %28,08 oranında «temerrüt faizi» ve faizin %5'i oranında gider vergisi uygulanmasının gerektiğinden, davanın kısmen kabulü ne, davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile takibin a)7330-146115 nolu KMH yönünden 3.356,59 TL asıl alacak, 205,54 TL işlemiş akdi faiz, 10,51 TL BSMV, 7,85 TL temerrüt faizi, 0,39 TL BSMV, b) kredi kartı (05/05/2017 tarihli yeniden yapılandırma sözleşmesi) yönünden 1.373,20 TL asıl alacak, 48,30 TL işlemiş akdi faiz, 2,41 TL BSMV olmak üzere toplam 5.004,79 TL üstünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacak 4.729,79 TL'ye yıllık %28,08 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında gider vergisi uygulanmasına, davalının itirazında haksız ve «alacağın likit olması» sebebiyle toplam asıl alacağın (4.729,79 TL) %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… ekli eksi bakiyede kaldığı, davacı bankanın gerek nakit çekimlerinde gerek kredilendirmede gerekse herhangi bir ödeme yapılmaması halinde uyguladığı akdi ve gecikme/«temerrüt faiz» oranlarının Merkez Bankasınca yayımlanan genelgelere uygun olduğu, davacı bankanın 26/02/2017 tarihi itibariyle davalıdan 40.172,05 TL alacaklı olduğu, bu bedel içerisinde (485,40 TL + 970,75 TL =1.456,15 TL) faiz ve ferilerden oluşan miktarlarında bulunduğu, davalı tarafından ödemelerde aksama yapılması üzerine davacı banka tarafından davalının kredi kartı borcunun 05/05/2017 tarihli kredi kartı taksitlendirme sözleşmesi ile ana para toplam 57.325,29 TL olmak üzere üzere yıllık %22,08 faiz oranı üzerinden 72 taksitte ödenmek üzere taksitlendirildiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 22.maddesinde Tüketici Kredilerinin düzenlendiği ve 2. maddesinde ''...«kredi kartı sözleşmeleri» faiz veya benzeri bir menfaat karşılığında ödemenin 3 aydan uzun süre ertlenmesi veya benzer şekilde taksitle ödeme imkanı sağlanması halinde «tüketici kredisi» sözleşmesi olarak değerlendirilir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; kredi kartı borcunun davacı banka tarafından yapılandırılması sebebiyle 6502 sayılı Kanun'un 22.maddesi gereğince «tüketici kredisi» sözleşmesi hükümlerinin uygulanması ve bu nedenle davalıya çekilen «ihtarnamenin» 6502 sayılı Yasa'nın 28.maddesine uygun olmadığına yönelik değerlendirmeyi de içeren kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın likit olması · kredi kartı sözleşmesi · akdi faiz · temerrüt tarihi · istinaf incelemesi
Benzer bu karardaAncak bu durumda uygulanacak faiz oranı «kredi kartı sözleşmesi» uyarınca belirlenen orandan fazla olamaz...'' hükmünün bulunduğu, davalının kredi kartı borcunun 05/05/2017 tarihinde yapılan taksitlendirme/yapılandırma işlemi ile taksitli «tüketici kredisi» haline dönüştürüldüğü, sözkonusu borcun 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapamında değerlendirilmesinin gerektiği, davalının taksitlendirme sözleşmesi gereğince davacı bankaya ödeme yaptığına dair herhangi bir belge veya kayıt bulunmadığı, davacı banka tarafından davalıya 08/08/2017 tarihli «muacceliyet» «ihtarnamesinin» düzenlendiği, davalıya gönderilen ihtarnamede ödenmeyen taksitlerin tarihleri ve taksit miktarlarının belirtilmediği, ödemenin Yasa'da öngörülen 30 gün yerine, yasal süre içerisinde yapılmasının talep edildiği, ödeme yapılmaması halinde muaccel hale gelecek toplam borç miktarının da ne kadar olduğunun belirtilmediği, sözkonusu ihtarnamenin davalıya tebliğe gönderildiğine ve tebliğ edildiğine ilişkin dosyaya içerisinde herhangi bir belgenin bulunmadığı, sözkonusu ihtarname davalıya tebliğ edilmiş olsa bile ihtarnamenin içerik itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın 28. maddesine uygun bir ihtarname olmadığı, davalının yasada aradığı anlamda «temerrüdünden» bahsedilemeyeceği, geri «ödeme planına» göre henüz «vadesi» gelmeyen taksitlerin muaccel hale geldiğinin kabul edilemeyeceği, icra takip tarihi itibariyle vadesi gelmiş taksitler yönünden muacceliyetin sözkonusu olacağı, davalının takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulünün gerektiği, bu itibarla davacının, davalıdan kredi kartı-taksitlendirme sözleşmesi gereğince 1.373,20 TL «asıl alacak», 48,30 TL işlemiş «akdi faiz», 2,41 TL BSMV olmak üzere 1.423,91 TL alacağının bulunduğu, Kredili Mevduat Hesabı yönünden; davalıya 7330-146115 hesap numarası altında KMH hesabı açıldığı, davalı tarafça borçların süresi içerisinde ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından davalıya 06/09/2017 tarihinde ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin davalıya 07/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede tanınan 7 günlük ödeme süresi dikkate alındığında davalının 15/09/2017 tarihinde temerrüte düştüğü, bu durumda 06/09/2017 kat tarihinden 15/09/2017 «temerrüt tarihine» kadar asıl alacağa %22,08 oranındaki akdi faizin uygulanmasının gerektiği, bu nedenle takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan 3.356,59 TL asıl alacak, 191,46 TL kat öncesi «işlemiş faiz», 9,58 TL BSMV ve 18,52 TL kat tarihinden temerrüt tarihine kadar işlemiş akdi faiz ve 0,93 TL BSMV olmak üzere 3.577,08 TL alacağının bulunduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %28,08 oranında «temerrüt faizi» ve faizin %5'i oranında gider vergisi uygulanmasının gerektiğinden, davanın kısmen kabulü ne, davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile takibin a)7330-146115 nolu KMH yönünden 3.356,59 TL asıl alacak, 205,54 TL işlemiş akdi faiz, 10,51 TL BSMV, 7,85 TL temerrüt faizi, 0,39 TL BSMV, b) kredi kartı (05/05/2017 tarihli yeniden yapılandırma sözleşmesi) yönünden 1.373,20 TL asıl alacak, 48,30 TL işlemiş akdi faiz, 2,41 TL BSMV olmak üzere toplam 5.004,79 TL üstünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip tarihinden itibaren asıl alacak 4.729,79 TL'ye yıllık %28,08 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında gider vergisi uygulanmasına, davalının itirazında haksız ve «alacağın likit olması» sebebiyle toplam asıl alacağın (4.729,79 TL) %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… ekli eksi bakiyede kaldığı, davacı bankanın gerek nakit çekimlerinde gerek kredilendirmede gerekse herhangi bir ödeme yapılmaması halinde uyguladığı akdi ve gecikme/«temerrüt faiz» oranlarının Merkez Bankasınca yayımlanan genelgelere uygun olduğu, davacı bankanın 26/02/2017 tarihi itibariyle davalıdan 40.172,05 TL alacaklı olduğu, bu bedel içerisinde (485,40 TL + 970,75 TL =1.456,15 TL) faiz ve ferilerden oluşan miktarlarında bulunduğu, davalı tarafından ödemelerde aksama yapılması üzerine davacı banka tarafından davalının kredi kartı borcunun 05/05/2017 tarihli kredi kartı taksitlendirme sözleşmesi ile ana para toplam 57.325,29 TL olmak üzere üzere yıllık %22,08 faiz oranı üzerinden 72 taksitte ödenmek üzere taksitlendirildiği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 22.maddesinde Tüketici Kredilerinin düzenlendiği ve 2. maddesinde ''...«kredi kartı sözleşmeleri» faiz veya benzeri bir menfaat karşılığında ödemenin 3 aydan uzun süre ertlenmesi veya benzer şekilde taksitle ödeme imkanı sağlanması halinde «tüketici kredisi» sözleşmesi olarak değerlendirilir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; kredi kartı borcunun davacı banka tarafından yapılandırılması sebebiyle 6502 sayılı Kanun'un 22.maddesi gereğince «tüketici kredisi» sözleşmesi hükümlerinin uygulanması ve bu nedenle davalıya çekilen «ihtarnamenin» 6502 sayılı Yasa'nın 28.maddesine uygun olmadığına yönelik değerlendirmeyi de içeren kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13983 E. 2018/5149 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüketici sıfatı · taksitli ticari kredi · ticari kredi · istirdat · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6502 sayılı yasanın ..., .../1-K, L ve 73. maddeleri uyarınca davacının «taksitli ticari kredi» kullandığı, «tüketici sıfatı» taşımadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
1- Her ne kadar mahkemece 09.06.2016 tarihli ek kararla verilen kararın «kesin» olduğu gerekçesiyle, HUMK'un 432. maddesi gereğince davacı tarafın temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili tarafından davalı tarafından yapılan 7.000,00 TL kesintinin «istirdatı» talep edilmiş olup, mahkemece davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda verilen kararın «kesin» nitelikte olmadığı anlaşılmakla, mahkemece verilen temyiz isteminin reddine dair ek kararın bozularak kaldırılmasına ve davacı vekilinin temyiz isteminin incelenme …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3668 E. , 2022/5480 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Samsun 2. Tüketici Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.03.2021 tarih ve 2021/66 E. - 2021/126 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan borcu nedeniyle başlatılan icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, banka tarafından, davalıya numaralı kredi kartının tahsis edildiği, 12/06/2014 tarihli ekstre kapsamına göre bankanın davalıdan 53.521,30 TL alacağının bulunduğu, davalının kredi kartı borcunun yapılan işbu telefon görüşmeleri sonucu aylık 09/06/2014 tarihinde aylık 2.039,00 TL taksit üzerinden ilk taksit ödemesi 12/06/2014 tarihinde olmak ve 36 eşit taksitte ödenmek üzere yapılandırıldığının anlaşıldığı, 6502 sayılı Yasa'nın 22/2. maddesi gereği 09/06/2014 tarihli yapılandırma sözleşmesinin tüketici kredisi olarak değerlendirilmesi gerektiği, 03/11/2014 tarihli ihtarnamede ödenmeyen taksitlerin tarihleri ve taksit miktarlarının belirtilmediği, söz konusu ihtarnamenin, içerik itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın 28.
maddesine uygun bir ihtarname olmadığı, davalının Yasa'nın aradığı anlamda temerrütünden bahsedilemeyeceği, geri ödeme planına göre henüz vadesi gelmeyen taksitlerin muaccel hale geldiğinin kabul edilemeyeceği ancak icra takip tarihi itibariyle vadesi gelmiş taksitler yönünden muacceliyetin söz konusu olacağı, davalının takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Samsun 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/9910 Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile takibin 14.276,00 TL asıl alacak (8.501,00 TL taksit ana para tutarı ve 5.775,00 TL taksit faiz ve fer'ileri), 574,16 TL işlemiş faiz, 28,71 TL BSMV olmak üzere toplam 14.879,27 TL üstünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, taksit ana para tutarına (8.501,00) takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında gider vergisi uygulanmasına, alacak likit olmaması, alacak miktarının bilirkişi raporu sonucu tespit edilebilmesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kredi kartı borcundan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece takibin 14.276,00 TL asıl alacak (8.501,00 TL taksit ana para tutarı ve 5.775,00 TL taksit faiz ve fer'ileri), 574,16 TL işlemiş faiz, 28,71 TL BSMV olmak üzere toplam 14.879,27 TL üstünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dava konusu alacak likit (belirlenebilir) olduğundan hüküm altına alınan toplam alacak üzerinden davacı lehine İİK'nın 67/II maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile icra inkar tazminatına hükmedilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/838082300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz