6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR taşımasında hasar, sigortacı halefiyeti ve müterafik kusur

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/692 E. 2025/790 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesi (CMR) Kaynaklı Rücu ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

CMR Konvansiyonuna tabi uluslararası eşya taşımasında, satıcı sigortalı mal teslim edilinceye kadar yük üzerinde menfaat sahibi olduğundan sigortacının halefiyet yoluyla aktif husumet ehliyeti bulunur. CMR belgesine düşülen hasar şerhi ile ispat külfeti taşıyıcı aleyhine yer değiştirir. Yükleme ve istif gönderen tarafından yapılmış olsa da taşıyıcının basiretli tacir olarak nezaret borcu vardır; taşıyıcının görünüşe göre fark edebileceği bir istif hatasından kaynaklanan hasarda taşıyıcıya müterafik kusur atfedilir, ancak yükleme/istif hatasının ağırlıklı sorumlusu gönderendir. CMR'ye tabi taşımalardan doğan tazminat taleplerine CMR m.27 uyarınca yıllık %5'i aşmayan faiz uygulanır; 3095 sayılı Kanun'a göre faiz işletilmesi bu sınırla kayıtlıdır.

Ele alınan sorunlar

Satıcı sigortalının aktif husumet ehliyeti / sigortalanabilir menfaati → ret

İddia: Davalılar vekili, teslim koşulu (FCA benzeri) uyarınca malın boşaltma yerine ulaşmasıyla satıcının zarara katlanma yükümlülüğünün ortadan kalktığını, dolayısıyla sigortalının yük üzerinde korunabilir bir menfaati kalmadığını, davacı sigorta şirketinin taşıyana rücu edebilecek halefiyet hakkının bulunmadığını ve aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kararlaştırılan teslim koşulunda mallar, satıcı tarafından alıcının ülkesinde belirlenen yerde nakil aracından boşaltılmadan alıcıya teslim edilir; belirlenen yere kadar taşıma masrafları ile bu ana kadar mallarda meydana gelebilecek hasar ve zarara satıcı katlanır. Satıcı sigortalı, mal teslim edileceği ana kadar yük üzerinde menfaat sahibi olduğundan, aktif husumete ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Taşıyıcının hasardan sorumluluğu ve ispat yükü (CMR 17, 18, 29, 30) → ret

İddia: Davalılar vekili, geçerli bir hasar ihbarının bulunmadığını, hasarın taraflarca müşterek incelemeyle tespit edilmediğini, zamanında ihbar yapılmadığından taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten hasar meydana geldiğinin karine olarak kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR'nin 17/1. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. CMR 17/2 uyarınca kayıp/hasar istek sahibinin hatasından, verdiği talimattan, yüke has kusurdan veya taşımacının önleyemeyeceği durumlardan kaynaklanmışsa taşımacı sorumlu tutulamaz; CMR 18/2 uyarınca bunu ispat yükü taşımacıya aittir. CMR'nin 30. maddesi gereğince hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında, görülmediği hallerde teslimden itibaren yedi gün içinde ihbar edilmemesi halinde emtianın sağlam teslim edildiği karinesi oluşur. Somut olayda emtia varış yerinde alıcı tarafından CMR senedine hasar şerhi düşülmüş, teslimat CMR'sinin aslı imza ve kaşe edilerek taşıyıcıya geri verilmiştir. Açıkça gözlemlenebilen hasarlarda sürücünün katılımı ile hasar tutanağı düzenlenmesi veya CMR belgesine hasar şerhi düşülmesi yöntemlerinden hangisi yerine getirilirse getirilsin ispat külfeti taşıyıcı aleyhine yer değiştirir. CMR belgesi üzerinde alıcının imza ve kaşesiyle emtianın hasarlı teslim alındığı sabit olduğundan (CMR m.29), hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiği anlaşılmakta, bilirkişi raporunda CMR m.23'e uygun rayiç tespiti de yapılmış olduğundan davalıların sorumluluğuna yönelik istinaf nedenleri yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yükleme/istif hatası nedeniyle kusur paylaşımı ve taşıyıcının nezaret borcu → ret

İddia: Davacı vekili, yükleme ve istif gönderen tarafından yapılsa bile taşımacının nezaret etme görevi bulunduğunu, nezaret etmeyen veya kusuru tespit edip uyarıda bulunmayan/şerh koymayan taşımacının %100 kusurlu (en az %50 kusurlu) sayılması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin taşıyıcıya taktir ettiği %25 kusur oranının yetersiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR'nin 17/2. maddesinde yükün ambalajının kifayetsizliği veya araca hatalı istiflenip sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı öngörülmekle birlikte, ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi ve sorumluluğu bulunmaktadır. Taşınacak emtianın ambalajının kifayetsiz olması ya da uygun sabitlenmemesi halinde taşıyıcı göndereni uyarmadan ve CMR'nin 8 ve 9. maddelerine uygun çekince koymadan yükü teslim alır ve bu sebepten hasar meydana gelirse, öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında kendi bilgisiyle fark edip edemeyeceğinin tespiti gerekir. Fark edebileceği durumlarda zararın taşıyan ve gönderen arasında paylaştırılması ve taşıyıcıya müterafik kusur atfı gerekir; yükleme ve istif hatasının açıkça göründüğü hallerde kusurun ağırlıklı bölümü gönderenin üzerinde bırakılır. Somut olayda yükleme gönderen tarafından yapılmış, üst üste konmaması gerekirken iki sıra istif edilmesi nedeniyle hasar oluşmuştur; hasardan ağırlıklı olarak gönderen sorumlu bulunduğundan, davalı taşıyıcının yüklemeye nezaret borcunu ihmali nedeniyle yerleşik yargı uygulamasına uygun olarak %25 oranında müterafik kusurlu kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Uygulanacak faiz oranı (CMR m.27 ile 3095 sayılı Kanun ilişkisi) → kabul

İddia: Davalılar vekili, CMR'nin 27. maddesi uyarınca konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine yıllık %5 faiz uygulanması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre faiz işletilmesine karar vermesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR'nin 27. maddesi uyarınca konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranı yıllık %5 olarak belirlenmiştir. İlk derece mahkemesinin asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun uyarınca faiz işletilmesine karar vermesi, bu oranın altında veya üstünde olabildiğinden CMR m.27'ye aykırıdır. Taleple bağlılık kuralı gözetilerek, %5'i geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun gereği faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Karar; CMR'ye tabi taşımalarda yükleme/istif hatasının gönderen tarafından yapılması halinde taşıyıcının nezaret borcu kapsamında müterafik kusur sorumluluğunun nasıl belirleneceği ve CMR m.27 uyarınca uygulanacak faiz oranının 3095 sayılı Kanun ile ilişkisi bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Satıcı sigortalının yük üzerindeki menfaati devam ettiği sürece davacı sigortacının aktif husumet ehliyeti mevcuttur.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu halefiyet rücu aktif husumet sigortalanabilir menfaat müterafik kusur nezaret borcu hasar şerhi ispat yükü itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 183 · CMR — CMR 8/1CMR 17/1CMR 17/2CMR 18/2CMR 23CMR 25CMR 27CMR 29CMR 30 · 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun — 3095 sayılı Kanun 4/a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/692

KARAR NO 2025/790

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/02/2024

NUMARASI 2022/1060 Esas - 2024/68 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin ... sayılı sigorta poliçesi ile ... AŞ.nin Türkiye'den yurtdışına yapacağı ihracat sevkiyatları taşıma rizikolarına karşı azami 300.000 Euro limitle Emtia Blok Nakliyat Sigorta güvencesi altına aldığını, Sigortalının 01.06.2021 tarihli fatura kapsamında Polonya'da yerleşik ... şirketine brüt 21.589 kg film emtiasını ... Polonya teslim koşullu ve mal mukabili ödeme koşullu olarak sattığını,emtianın Türkiye-Polonya taşımasını davalı ... şirketinin üstlendiğini, 04.01.2021 tarihli CMR belgesi düzenlediğini, emtia varma yerine ulaştığında hasarlandığının tespit edildiğini, CMR belgesine şerh düşüldüğünü, davaya konu emtianın brüt 2.835,20 kg kısmının aşıma sırasında ezilme, ağır deformasyona uğrama suretiyle hasarlandığını, yapılan sovtaj araştırması netice vermediğini ve hasarın 8.732,42 Euro olarak tespit edildiğini, müvekkili şirketin 8.732,42- Euro hasarı ödediğini, sigortalısı tarafından ibra edilerek tüm alacak haklarının temlik alındığını, böylece TTK nın1472 ve TBK nın183 vd.

hükümlerine göre sigortalıya halef olduğunu, 1 ve 2 nolu davalının taşıyıcı sıfatları ile üç nolu davalı sigorta şirketinin ise 2 nolu davalı .... şirketinin sorumluluk sigortacısı olarak dava konusu talepten müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkili şirketin başlattığı takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini belirterek , davalılar tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalılar vekili ayrı ayrı verdiği cevap dilekçelerinde davaya konu taşımada davacı tarafın sigortalısı/satıcı firmanın yük üzerinde korunabilir bir menfaati bulunmadığını, aktif husumet ehliyetini haiz olmadığını, ekspertiz raporunda hasar tarihinin 16.06.2021 olduğunun belirtildiğini, davanın 28.12.2022 tarihinde açıldığını, davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, araç içine yükleme ve istiflenmesinin tamamen gönderici firma sorumluluğunda olduğunu, sürücü beyanından açıkça anlaşılacağı üzere nakliye esnasında hiçbir olumsuzluk yaşanmadığını, tam aksine istifleme ve sabitlemedeki hatadan dolayı iddia olunan hasar meydana geldiği, ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere ürünün yanlarının boş olmasından dolayı hareket esnasında suntaların kırıldığını, ayrıca İzmir’den Polonya’ya kadar yapılan taşımada ufak tefek sarsıntıların olabileceğinin de tahmin edilebilen bir durum olduğunu, yükün kötü ambalajlanması ve paketlemesi, yanlış yüklenmesi sonucu oluşan hasar nedeniyle davalı şirkete kusur atfedilemeyeceğini, davacının kendi takdirinde sovtaj bedelini düşmediğini, sovtajın düşülmesi gerektiğini,CMR Konvansiyonu 23 vd maddelerinde yer alan sınırlı sorumluluk miktarının üzerindeki talebin reddi gerektiğini, ...

teslim şekli belirlenen taşımada, emtia boşaltma yerine vardığında satıcının zarara katlanma yükümlülüğü ortadan kalktığından dava dışı sigortalının zarara katlanma yükümlülüğü bulunmadığı ve dolayısıyla davacı sigorta şirketinin taşıyana rücu edebilecek hukuk nezdinde korunabilir bir halefiyet hakkının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranından az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; CMR'nin 32. maddesi gereğince teslimde hasar nedeniyle açılacak davalarda 1 yıllık zaman aşımı süresi öngörüldüğünü, teslim tarihinin 16/06/2021, takip tarihinin 30/11/2021 olduğu göz önünde bulundurulduğunda takip ile zaman aşımı kesildiğinden 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, poliçenin yürürlük tarihleri ve konusu itibariyle dava konusu taşıma risklerini teminat altına aldığını, davacı sigorta şirketinin ödemesinin yürürlükte ve geçerli bir poliçeye dayandığını, eksper raporu ile belirlenen poliçe tazminatının ödendiğini, diğer taraftan dava dışı sigortalısından ibraname ve temlikname alarak dava dışı ... şirketinin dava konusu hasara ilişkin üçüncü kişiler üzerindeki tüm dava ve talep haklarını devir ve temlik aldığı, alınan bilirkişi raporunda davacının sigortalısı “...” teslim şartlı olarak emtianın satışını gerçekleştirdiğini, ...

teslim koşulunda belirtilen ...'a kadar tüm taşıma risklerinin davacının sigortalısı ... şirketi üzerinde olduğunu, bu durumun varış yeri gümrük işlemlerinin tamamlanmasına kadar devam ettiği, dava dışı sigortalı aynı zamanda satışı vadeli yaptığı 04.06.2021 yükleme tarihi ve 16.06.2021 teslim tarihi olan emtianın ödemesinin 01.12.2021 tarihi olduğunun ticari faturadan anlaşıldığını, TTK nın1472 madde hükmüne göre kanuni halef olarak ve sigortalının hasar nedeniyle üçüncü kişiler üzerindeki dava ve talep haklarını devralmasından dolayı TBKnın 183 vd hükmüne göre akdi halef olarak işbu davayı açmaya hak kazandığını, CMR belgesi üzerine 17 palet emtianın ezilme ve deformasyon şeklinde hasarlı olduğuna dair iki adet şerh bulunması hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğini gösterdiğini, hasarın tek sıra yüklemeye mukavemet edebilecek ambalajın üst üste iki sıra olarak yüklenmesinden ve paletler ile dorse duvarı arasındaki boşlukların doldurulmamasından kaynaklandığı sonucuna varıldığı,tek sıra olarak yüklenmiş olması halinde bu zararın meydana gelemeyeceği varsayımında, paketlemenin tek sıra yüklenmek üzere hazırlandığı ancak araç üzerine üst üste iki sıra olarak yüklendiğini, taşıyıcının ise yükün ve ambalajının görünüşüne göre durumunu (CMR m.8/1) ve işletme güvenliği açısından denetlemekle yükümlü olduğunu, dava konusu olayda imalat yerinden yükleme yapıldığı ve muhtemelen araç şoförünün yüklemeden sonra aracı teslim alırken denetleme yaptığı/yapabileceği de nazara alındığında yükün ve ambalajının durumunu ancak görünüşüne göre kontrol edebileceği/edebildiği kanaati bildirilmiş, görünüşe göre kontrolde suntaların mukavemeti ve ahşap desteklerin kısalığı anlaşılamayacağından ancak paletlerin üst üste havaleli olduğu ve paletler ile dorse duvarı arasındaki boşluklar fark edilebileceğinden bu nedenle tali yönden kusurlu olan taşıyıcıya %25-30 oranına kusur verilmesi mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiş, bilirkişi tarafından bildirilen kusurlar nedeniyle davalıların kusur oranının %25 olduğu kanaatine varıldığı, davalıların sorumluluk miktarı nazara alınarak talep edilebilecek tazminatın 2.183,11 euro asıl alacak , 5,14 -euro işlemiş faizi bakımından itirazın iptaline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili; sigortacının yalnızca sigortalısına yaptığı tazminat ödemesi TTK nın 1472 madde uyarınca rücu hakkını kullanabileceği anlamına gelmediğini, davacının halefiyet hakkını elde edebilmesi için sigortalısının zarara uğraması gerektiğinden, sigortalısının zarara uğradığının davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, sigortalının taşınan malın bedelini alıcı firmadan tahsil ettiyse yük üzerinde mülkiyet hakkı ve bu nedenle oluşan zarara katlanma yükümlülüğü bulunmadığından, yük üzerinde korunacak herhangi bir menfaati de kalmadığını, davacı tarafından sigortalıya yapılan ödeme sebepsiz zenginleşmeye yol açacak olup ex gratia (lütuf ödemesi) niteliği taşıyacağını, ... teslim şekli uyarınca mallar, taşıma aracının üzerinde boşaltılmaya hazır vaziyette alıcıya teslim edildiği, taşıma aracından boşaltma işlemi yapılmaksızın alıcının tasarrufuna bırakılması anında, emtianın boşaltma yeri olan Polonya’ya ulaşmasıyla emtia üzerinde hasar ve yararın alıcıya geçtiğini, işbu davanın aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle reddi gerektiğini, taşıma CMR Hamule Senedi tahtında İzmir’den Polonya’ya yapıldığını, ...

cinsi emtia Polonya’da mukim alıcı adresine vardığında “muhtemel ani fren savrulma gibi dış etkenler nedeniyle” hasara uğradığı iddia edilmiş ve yük üzerinde ekspertiz incelemesi yaptırıldığı, “Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır.” müvekkili şirketin işbu taşıma kapsamında yükleme ve istifleme konusunda sorumluluğu olmadığını, gönderici firmanın sorumluluğu altında yapılan yükleme ve istifleme fiili sonucunda yükün hasara uğramasında müvekkili şirketlerin hiçbir şekilde sorumluluğu bulunmadığını, CMR nin 30 maddesi gereğince hasar halinde yükün alıcıya tesliminden sonra 7 gün içinde ihbarda bulunulması, aksi halde taşımacıdan tazminat talep edilemeyeceğinin düzenlendiğini, geçerli bir hasar ihbarının bulunmadığını, müvekkili şirketin de katılımıyla veya resmi makamlarca gerçekleştirilen bir inceleme de bulunmadığını, hasarının tarafların müşterek katılımıyla tespit ettirilmemiş olması nedeniyle ve zamanında bir ihbar yapılmadığından taşıyanın sorumlu olmayacağı bir sebepten malların hasara uğradığının karine olarak kabulü gerektiğini, zarar hesabının neye göre yapıldığının belirtilmediğini, CMR'nin 23 ve 25.

Maddeleri uyarınca , bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymete göre hesaplanacağı, "Malın kıymeti de, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre tespit yapılır. Şayet ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcut değil ise, bu halde aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılacaktır." şeklinde düzenlendiğini, emtianın brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 hesap birimi özel çekme hakkı (SDR) ile çarpımı sonucu elde edilecek miktarı aşamayacağını, CMRnin 27 madde uyarınca %5 faiz oranının uygulanacağını mahkemece"3095 s.yasa 4/a maddesi gereğince" faiz işletilmesine karar verildiğini, ancak faiz, ödeme isteğinin yazılı olarak taşıyıcıya gönderildiği tarihten itibaren başladığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davacı vekili; yükleme ve istif gönderen tarafından yapılsa bile eşyanın araca yüklenmesi, istifine taşımacının nezaret etme görevi ve borcu olduğunu, uygunsuzluk tespit etmişse uyarıda bulunmalı,uyarısını CMR senedine şerh etmeli ve hatta yükü taşımayı reddetmesi gerektiğini, yükleme ve istiflemeye nezaret etmeyen, nezaret edip kusur tespit ettiyse uyarıda bulunmayan,şerh koymayan taşımacının %100 kusurlu kabulü gerektiğini,aksi halde davalının en az %50 kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini, her durumda davalılara izafe edilen %25 kusurun çok az olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı sigorta şirketince nakliyat emtia sigortası ile sigortalanan emtianın taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen emtia bedelinin rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu taşımanın güzergahı itibariyle,uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir.

Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Satıcı ile alıcı arasında taşınan emtianın ... teslimi kararlaştırılmıştır. ... teslimde mallar, satıcı tarafından, alıcının ülkesinde belirlenen yerde nakil aracından boşaltılmadan alıcıya teslim edilir. Malların, alıcının ülkesine taşınması için sözleşmeyi satıcı yapmaktadır. Belirlenen yere kadar taşıma masraflar ile bu ana kadar mallarda meydana gelebilecek hasar ve zarara satıcı katlanır. Satıcı,belirlenen yerde malları nakil aracından boşaltmadan alıcıya teslim eder. (Nuray Ekşi, Milletlerarası Ticaret Hukuku,İstanbul 2020, s.212) Somut olayda;

davalılar vekili tarafından satıcının sigortalanabilir menfaati bulunmadığı, bu meyanda aktif husumet ehliyeti bulunmadığı ileri sürülmüş ise de , satıcı sigortalı mal teslim edileceği ana kadar yük üzerinde menfaat sahibi olduğundan aktif husumete ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. CMR nin 17/1. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğranılan ziya, gecikme ve hasardan sorumludur. CMR'nin 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz.

CMR’nin 18/2 maddesi uyarınca, kayıp, hasar ve gecikmenin 17/2 maddede öngörülen nedenlerden birinden doğduğunu kanıtlamak taşımacıya aittir. Yine CMR'nin 30. maddesi gereğince, hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden itibaren yedi gün içinde ziya veya hasarın taşıyıcıya ihbar edilmemesi halinde, taşıyıcının emtiayı sağlam olarak teslim ettiği hususunda karine oluşacaktır. Somut olayda emtia varış yerinde alıcı tarafından CMR senedine hasar şerhi düşülmüştür. Teslimat CMR’sinin aslı alıcı tarafından emtianın teslim alındığına dair imza ve kaşe edilerek taşıyıcıya geri verilir. Somut olayda olduğu gibi açıkça gözlemlenebilen hasarlarda sürücünün katılımı ile bir hasar tutanağı düzenlenmesi veya CMR belgesi üzerine hasar şerhi düşülmesi şeklinde, emtianın hasarlı teslim edildiği ihtirazı kaydı alıcı tarafından ileri sürülmektedir.

Bu yöntemlerden hangisi yerine getirilirse getirilsin artık ispat külfeti taşıyıcı aleyhine yer değiştirmektedir.CMR belgesi üzerinde alıcı/gönderilenin imzası ve kaşesi ile emtianın 16.6.2021 tarihinde hasarlı olarak teslim alındığı; bu nedenlerle hasar şerhi içeren CMR belgesi gereğince hasarın davalının taşıma süreci içinde meydana geldiği anlaşılmaktadır (CMR m.29) Bilirkişi raporundan CMR nin 23 maddesine uygun olarak satış faturasının rayice uygun olduğu tesbiti yapılmasına göre,hasarın yazılı hasar şerhi ile belirlendiğinden davalılar vekilinin davalıların sorumluluğuna yönelik istinaf nedenleri de yerinde değildir. CMR'nin 17/2 maddesinde, Yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı öngörülmekle birlikte, ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi ve sorumluluğu bulunmaktadır.

Taşınacak emtianın ambalajsız veya ambalajının kifayetsiz olması ya da araca ve güzergaha uygun olmayan şekilde sabitlenmesi halinde taşıyıcı göndereni uyarmadan ve CMR'nin 8 ve 9. maddelerine uygun olarak taşıma senedine çekince koymadan yükü teslim alır ve yükte bu sebepten hasar meydana gelirse, öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında kendi bilgisiyle fark edip edemeyeceğinin tespiti gerekir. Fark edebileceği durumlarda, hasar kifayetsiz ambalaj veya istif hatasından ya da yükün usulüne uygun bir şekilde sabitlenmemesinden kaynaklansa da zararın taşıyan ve gönderen arasında paylaştırılması ve taşıyıcıya müterafik kusur atfı gerekmektedir. Yükleme ve istif hatasının açıkça göründüğü hallerde, kusurun ağırlıklı bölümü gönderenin üzerinde bırakılır.

Somut olayda yüklemenin gönderen tarafından yapıldığı ve üst üste konmaması gerekirken iki sıra istif edilmesi nedeniyle hasar oluştuğu anlaşılmakla hasardan ağırlıklı olarak gönderen sorumlu bulunduğundan davacı vekilinin davalı taşıyıcıların daha fazla kusurlu sayılması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. İcra takibinde davacı taraf alacağa 3095 sayılı kanun gereği faiz işletilmesini talep etmiştir. CMR nin 27. maddesi uyarınca,konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranı yıllık %5 olarak belirlenmiştir.İlk derece mahkemesince "asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun uyarınca faiz işletilmesine "karar verilmesine yönelik davalılar vekilinin istinaf nedeni haklı bulunmuştur.

Ancak 3095 sayılı kanun uyarınca işletilecek faiz %5 in altında veya üstünde olabilmektedir. Taleple bağlılık kuralı gözetilerek %5 i geçmemek üzere 3095 sayılı kanun gereği faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davalı taşıcının yüklemeye nezaret borcunu ihmali nedeniyle yerleşik yargı uygulamasına uygun olarak %25 oranda müterafik kusurlu davalı taşıyıcılar ve sigortacıdan sorumluluk sınırının altında kalan kusur oranında tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı,ancak CMR'nin 27 maddesine aykırı şekilde faiz işletilmesine karar verilmesi yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek itirazın kısmen iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranı geçmemek üzere faiz işletilmesine, fazla istem ile icra inkar ve kötüniyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2024 Tarih 2022/1060 Esas - 2024/68 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalıların İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibe 2.183,11- Euro asıl alacak ve 5,14 -Euro işlemiş faizi üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranı geçmemek üzere 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca Devlet bankalarınca 1 yıl vadeli euro mevduata verilen en yüksek oranda faiz işletilmesine,fazla istemin reddine , İcra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 2.983,65-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 2.354,62-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 629,03-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 2.354,62‬-TL peşin harçların davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 155-TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.235,70-TL yargı giderinin haklılık oranına göre 1.561,68-TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,1.600-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 400,71‬-TL'sinin davalılardan kalan 1.199,29‬-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı lehine taktir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalılar lehine taktir olunan 20.916,19-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," Davacı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Yatırılan 2.237,73‬-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalılara iadesine, Davacı tarafça yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 15-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalılar tarafından yapılan 270-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 205-TL'sinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

14/05/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/8314 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.