Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3694 E. 2022/5748 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz kabiliyeti↗ tüzel kişiliğin sona ermesi↗ ticaret sicilinden resen terkin↗ resen terkin↗ ek tasfiye işlemleri↗ finansal kiralama↗ ticaret sicilinden terkin↗ şirketin ihyası↗ dava şartı yokluğu↗ mirasçılık↗ ihya↗ infaz↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ havale↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ avans faizi↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, dava dosyasına mübrez dekontlar ve Akbank’tan gelen yazı ekindeki havale bilgileri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı tarafından 26/0203 ve 26/0218 nolu sözleşme açıklamaları ile toplamda 44.578,50 TL ödemenin yapıldığı, ödemelerin davalı şirketin finansal kiralama bedeli borcuna mahsuben yapılan ödeme olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl dava bakımından; davanın kabulüne, 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 01/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirket ve davalı ... mirasçıları ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava bakımından, davalı Maket Gıda hakkındaki dava atiye terk edildiğinden bu konuda hüküm tesisine yer olmadığına, davalı ... hakkında açılan davada davanın kabulüne, 33.778,60 TL'nin davalı ... mirasçıları ... ve ...'den dava tarihi olan 16/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tüzel kişiler, medeni haklardan istifade (hak) ve borç ehliyetine sahiptirler, bu nedenle taraf ehliyetine de sahiptirler. Bir tüzel kişinin taraf bulunduğu bir dava devam ederken, tüzel kişiliğin sona ermesi halinde, o tüzel kişinin taraf ehliyeti de son bulur. Bu nedenle, davaya eski tüzel kişiye karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. (Bkz: Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1979, 4. Baskı, Cilt 1, Sh.628 vd.) Tüzel kişiliğin sona ermesi için, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin yeniden ihyası sağlanarak, tüzel kişilik aleyhine açılan davaya devam edilmesi gereklidir.
Somut olayda, Dairemizin 09.06.2015 tarihli ve 2014/19209 esas ve 2015/8490 karar sayılı ilamından sonra, davalılar vekili tarafından verilen 12.11.2018 tarihli dilekçeyle, davacı şirketin 23.10.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği ileri sürülmüştür. Mahkemece yapılması gereken iş, davacı şirketin ihyası amacıyla ilgili tarafa süre verilmesi, ilgili tarafın, bu davacının tasfiye memurları ve Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine açacağı ihya davasının sonucunun beklenmesi, ihyaya ilişkin karar sunulduktan sonra, taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devamla, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre karar verilmesi, bu şekilde taraf teşkili ve dava ehliyeti şartı tamamlanamaması halinde ise HMK 'nın 114/1,d ve 115. maddelerine göre dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte iken, bu husus gözden kaçırılarak yapılan yargılama sonucunda ticaret sicilinden terkin edilen davacı şirket hakkında infaz kabiliyeti olmayan hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2-Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine ise şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/938 E. 2022/4375 K.
Ortak:infaz kabiliyeti · tüzel kişiliğin sona ermesi · ek tasfiye işlemleri · ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · ihya · infaz · tüzel kişilik
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılması gereken iş, davacı «şirketin ihyası» amacıyla ilgili tarafa süre verilmesi, ilgili tarafın, bu davacının «tasfiye» memurları ve Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine açacağı ihya davasının sonucunun beklenmesi, ihyaya ilişkin karar sunulduktan sonra, taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devamla, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre karar verilmesi, bu şekilde taraf teşkili ve dava «ehliyeti» şartı tamamlanamaması halinde ise HMK 'nın 114/1,d ve 115. maddelerine göre dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekmekte iken, bu husus gözden kaçırılarak yapılan yargılama sonucunda «ticaret sicilinden terkin» edilen davacı şirket hakkında «infaz kabiliyeti» olmayan hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Şayet, «tasfiye işlemleri» gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, «tüzel kişilik» ticaret sicilinden silinse bile, şirketin yeniden «ihyası» sağlanarak, tüzel kişilik aleyhine açılan davaya devam edilmesi gereklidir.
Bir tüzel kişinin taraf bulunduğu bir dava devam ederken, «tüzel kişiliğin sona ermesi» halinde, o tüzel kişinin taraf «ehliyeti» de «son» bulur.
Benzer bu karardaDavalı EGR Gıda San ve Tic Ltd Şti’nin tasfiyesinin sona erdiği 10.07.2017 tarihinde «sicilden terkin» edilmiş olup, mahkemece yapılması gereken iş, davalı «şirketin ihyası» amacıyla davacı yana süre verilmesi, davacının bu davalının «tasfiye» memurları ve Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine açacağı ihya davasının sonucunun beklenmesi, ihyaya ilişkin karar sunulduktan sonra, taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devamla, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre karar verilmesi iken, bu husus gözden kaçırılarak yapılan yargılama sonucunda «ticaret sicilinden terkin» edilen davalı şirket aleyhine «infaz kabiliyeti» olmayan hüküm tesisi doğru olmamış; yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Şayet, «tasfiye işlemleri» gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, «tüzel kişilik» ticaret sicilinden silinse bile, şirketin yeniden «ihyası» sağlanarak, tüzel kişilik aleyhine açılan davaya devam edilmesi gereklidir.
Bir tüzel kişinin taraf bulunduğu bir dava devam ederken, «tüzel kişiliğin sona ermesi» halinde, o tüzel kişinin taraf «ehliyeti» de «son» bulur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanun yolu · sicilden terkin · istinaf incelemesi · ticari defter · fatura · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü' nün 2015/30806 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 3.341,15 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, takibe takip tarihinden itibaren alacak tamamen ödeninceye kadar «avans faizi» işletilmesine, ayrıca alacak belirlenebilir olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2 maddesi uyarınca (3.341,15 TL'nin) %20' si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine «kesin» olarak karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın davalı tarafa «fatura» karşılığı hizmet verdiği ve davalıdan «kaydi» olarak 3.3.41,17TL alacaklı göründüğü, davalı tarafça «ticari defter» ve belgelerin «ibraz» edilmemesi nedeniyle HMK 222/3. maddesi davacı defterlerindeki kayıtlara itibar edilmesi gerektiği, sözleşmedeki imzanın ...'in eli ürünü olmadığı tespit edilmiş i …
HMK’nın 363. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin «kesin» olarak verdikleri kararlar ile «istinaf incelemesinden» geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdikleri kararlar ile yine bu sıfatla verdikleri ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek, hukukta birliğin sağlanması ve gelecekte benzer hataların önüne geçilmesi amacıyla ve kamu yararı mülahazasıyla, Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olağanüstü bir «kanun yolu» olan “kanun yararına temyiz” yoluna başvurulabilir.
Davalı EGR Gıda San ve Tic Ltd Şti’nin tasfiyesinin sona erdiği 10.07.2017 tarihinde «sicilden terkin» edilmiş olup, mahkemece yapılması gereken iş, davalı «şirketin ihyası» amacıyla davacı yana süre verilmesi, davacının bu davalının «tasfiye» memurları ve Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine açacağı ihya davasının sonucunun beklenmesi, ihyaya ilişkin karar sunulduktan sonra, taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devamla, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre karar verilmesi iken, bu husus gözden kaçırılarak yapılan yargılama sonucunda «ticaret sicilinden terkin» edilen davalı şirket aleyhine «infaz kabiliyeti» olmayan hüküm tesisi doğru olmamış; yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3694 E. , 2022/5748 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2016/567 ESAS
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.02.2021 tarih ve 2015/610 E. - 2021/123 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin kiracı, diğer davalının ise müşterek borçlu sıfatı ile davadışı Daimler Chrysler A.Ş ile imzaladığı finansal kiralama sözleşmeleri gereği ödemeleri gereken borcun 37.738,60-TL’ lik kısmının müvekkili tarafından borç olarak davadışı şirketin banka hesabına ödendiğini, ancak davalıların bu meblağı müvekkiline geri ödemediklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000-TL’sinin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dava ile talebini toplamda 33.778,60 TL olacak şekilde artırmıştır.
Davalılar vekili, davacının TMK.'nın 6. maddesi gereği müvekkili şirkete borç verdiğini ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, dava dosyasına mübrez dekontlar ve Akbank’tan gelen yazı ekindeki havale bilgileri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı tarafından 26/0203 ve 26/0218 nolu sözleşme açıklamaları ile toplamda 44.578,50 TL ödemenin yapıldığı, ödemelerin davalı şirketin finansal kiralama bedeli borcuna mahsuben yapılan ödeme olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl dava bakımından; davanın kabulüne, 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 01/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirket ve davalı ... mirasçıları ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava bakımından, davalı Maket Gıda hakkındaki dava atiye terk edildiğinden bu konuda hüküm tesisine yer olmadığına, davalı ...
hakkında açılan davada davanın kabulüne, 33.778,60 TL'nin davalı ... mirasçıları ... ve ...'den dava tarihi olan 16/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tüzel kişiler, medeni haklardan istifade (hak) ve borç ehliyetine sahiptirler, bu nedenle taraf ehliyetine de sahiptirler. Bir tüzel kişinin taraf bulunduğu bir dava devam ederken, tüzel kişiliğin sona ermesi halinde, o tüzel kişinin taraf ehliyeti de son bulur. Bu nedenle, davaya eski tüzel kişiye karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. (Bkz: Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1979, 4. Baskı, Cilt 1, Sh.628 vd.) Tüzel kişiliğin sona ermesi için, tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin yeniden ihyası sağlanarak, tüzel kişilik aleyhine açılan davaya devam edilmesi gereklidir.
Somut olayda, Dairemizin 09.06.2015 tarihli ve 2014/19209 esas ve 2015/8490 karar sayılı ilamından sonra, davalılar vekili tarafından verilen 12.11.2018 tarihli dilekçeyle, davacı şirketin 23.10.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği ileri sürülmüştür. Mahkemece yapılması gereken iş, davacı şirketin ihyası amacıyla ilgili tarafa süre verilmesi, ilgili tarafın, bu davacının tasfiye memurları ve Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine açacağı ihya davasının sonucunun beklenmesi, ihyaya ilişkin karar sunulduktan sonra, taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devamla, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre karar verilmesi, bu şekilde taraf teşkili ve dava ehliyeti şartı tamamlanamaması halinde ise HMK 'nın 114/1,d ve 115.
maddelerine göre dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte iken, bu husus gözden kaçırılarak yapılan yargılama sonucunda ticaret sicilinden terkin edilen davacı şirket hakkında infaz kabiliyeti olmayan hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2-Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine ise şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 12/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/826594700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz