Ortaklık tespiti | Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2504 E. 2022/5444 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava şartı yokluğu↗ alacak davası↗ usulden reddi↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, davalı şirkete karşı açılan 10.353,66 Euro’ya yönelik dava hakkında kesin hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, bakiye talep ve davalı ...’a yönelik dava hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekili ve davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce, yabancı mahkeme kararına konu davanın miktarının ve taraflarının farklı olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın tümü hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacının davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi talebine ilişkindir. Davacı yabancı mahkemede davalı şirket aleyhine 10.353,66 Euro miktarlı alacak davası açmış ve bu dava reddedilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmiş ve tanımaya ilişkin bu karar da kesinleşmiştir. Kesin hüküm dava şartı olup mahkemece re’sen değerlendirilmesi gerekmektedir. 7194 Sayılı Yasa, dava şartlarından olan kesin hükmün değerlendirilmesine engel bir düzenleme içermemektedir. Bu itibarla tarafları, hukuki sebepleri aynı olan yabancı mahkeme kararı 10.353,66 Euro yönünden kesin hüküm teşkil etmekte olup İlk Derece Mahkemesinin bu kısma yönelik davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacı vekili, dava dilekçesiyle 36.007,73 Euro alacak talep etmiş olup yabancı mahkeme kararının ret kararı kapsamı dışında kalan kısımla ve kesin hükmün kapsamı dışında kalan davalı ...’la ilgili dava hakkında ilk derece mahkemesinin 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla bölge adliye mahkemesince davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın tamamı hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş ve bölge adliye mahkemesi kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık tespiti | Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7113 E. 2022/5445 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · alacak davası · usulden reddi · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm · dava şartı · Ortaklık tespiti, Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesince, davalı şirkete karşı açılan 10.353,66 Euro’ya yönelik dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», bakiye talep ve davalı ...’a yönelik dava hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu itibarla tarafları, hukuki sebepleri aynı olan yabancı mahkeme kararı 10.353,66 Euro yönünden «kesin» hüküm teşkil etmekte olup İlk Derece Mahkemesinin bu kısma yönelik davayı dava «şartı yokluğundan» usulden reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacı vekili, dava dilekçesiyle 36.007,73 Euro alacak talep etmiş olup yabancı mahkeme kararının ret kararı kapsamı dışında kalan kısımla ve «kesin» hükmün kapsamı dışında kalan davalı ...’la ilgili dava hakkında ilk derece mahkemesinin 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına» karar vermesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaBu itibarla tarafları, hukuki sebepleri aynı olan yabancı mahkeme kararı davacının davalı şirkete karşı açtığı dava yönünden «kesin» hüküm teşkil etmekte olup bölge adliye mahkemesince davacının davalı şirkete karşı açtığı dava yönünden dava «şartı yokluğundan» davanın reddine, davacının ...’a karşı açtığı dava hakkında 7194 Sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın tümü hakkında 7194 Sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğ …
İlk derece mahkemesince, davalı şirket hakkında «kesin» hüküm bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden dava şartı nedeniyle davanın «usulden reddine», yabancı mahkeme kararında «ortaklık ilişkisinin» geçerli olduğu kabul edildiği için davalı ...’dan davalının bir hak talep edemeyeceği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi’nce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 7194 Sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davalı şirket hakkında «kesin» hüküm bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden dava şartı nedeniyle davanın «usulden reddine», yabancı mahkeme kararında «ortaklık ilişkisinin» geçerli olduğu kabul edildiği için davalı ...’dan davalının bir hak talep edemeyeceği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10496 E. 2014/15264 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt faizi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/2434 takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 21.000 TL «asıl alacak», 27.007,75 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 48.007,75 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, hükmedilen asıl alacak üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11487 E. 2014/1046 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · temerrüt faizi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/ 2434 takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 21.000 TL «asıl alacak», 27.007,75 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 48.007,75 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, hükmedilen asıl alacak üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesi gereğince, hükmedilen «asıl alacak» ve «işlemiş faizin» toplamı üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken sadece asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Ancak, dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozmadan önceki kararda itiraz edilen tüm miktar üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine rağmen, bozmadan sonra «asıl alacak» üzerinden %40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/2504 E. , 2022/5444 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.12.2019 tarih ve 2019/178 E- 2019/781 K. sayılı kararın davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.01.2021 tarih ve 2020/1455 E- 2021/65 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı şirkete karşı açılan 10.353,66 Euro’ya yönelik dava hakkında kesin hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, bakiye talep ve davalı ...’a yönelik dava hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekili ve davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce, yabancı mahkeme kararına konu davanın miktarının ve taraflarının farklı olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın tümü hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacının davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi talebine ilişkindir. Davacı yabancı mahkemede davalı şirket aleyhine 10.353,66 Euro miktarlı alacak davası açmış ve bu dava reddedilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesince yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmiş ve tanımaya ilişkin bu karar da kesinleşmiştir. Kesin hüküm dava şartı olup mahkemece re’sen değerlendirilmesi gerekmektedir. 7194 Sayılı Yasa, dava şartlarından olan kesin hükmün değerlendirilmesine engel bir düzenleme içermemektedir. Bu itibarla tarafları, hukuki sebepleri aynı olan yabancı mahkeme kararı 10.353,66 Euro yönünden kesin hüküm teşkil etmekte olup İlk Derece Mahkemesinin bu kısma yönelik davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacı vekili, dava dilekçesiyle 36.007,73 Euro alacak talep etmiş olup yabancı mahkeme kararının ret kararı kapsamı dışında kalan kısımla ve kesin hükmün kapsamı dışında kalan davalı ...’la ilgili dava hakkında ilk derece mahkemesinin 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla bölge adliye mahkemesince davacı vekilinin ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın tamamı hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş ve bölge adliye mahkemesi kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05.09.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/826322600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz