İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11487 E. 2014/1046 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işlemiş faiz↗ temerrüt faizi↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davalının Nevşehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2006/ 2434 takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 21.000 TL asıl alacak, 27.007,75 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 48.007,75 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, hükmedilen asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozmadan önceki kararda itiraz edilen tüm miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine rağmen, bozmadan sonra asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. İİK'nın 67/2. maddesi gereğince, hükmedilen asıl alacak ve işlemiş faizin toplamı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken sadece asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10496 E. 2014/15264 K.
Ortak:temerrüt faizi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/ 2434 takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 21.000 TL «asıl alacak», 27.007,75 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 48.007,75 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, hükmedilen asıl alacak üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozmadan önceki kararda itiraz edilen tüm miktar üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine rağmen, bozmadan sonra «asıl alacak» üzerinden %40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesi gereğince, hükmedilen «asıl alacak» ve «işlemiş faizin» toplamı üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken sadece asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/2434 takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 21.000 TL «asıl alacak», 27.007,75 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 48.007,75 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, hükmedilen asıl alacak üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına b …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11964 E. 2010/12427 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · feragat · havale
Benzer bu kararda1-Dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, temyiz inceleme sırası gelmeden davacı vekili mahkemeye sunduğu ve Dairemize gönderilen 08.11.2010 «havale» tarihli dilekçesi ile «davadan feragat» ettiklerini bildirmiştir.
HUMK'nun 95.maddesine göre «davadan feragat» kati bir hükmün sonuçlarını doğurur.
Ancak, mahkemece bir karar verilip davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında «davadan feragat» edildiğinden ve bu aşamada dahi feragat hakkında karar vermek yetkisi mahkemeye ait bulunduğundan, davacı vekilinin feragat beyanı hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2284 E. 2011/5251 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/ 2434 takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 21.000 TL «asıl alacak», 27.007,75 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 48.007,75 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, hükmedilen asıl alacak üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle, «sigorta poliçesi» ve genel şartları getirtilerek gerekirse konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, gerçekleşen «rizikonun» «sigorta teminatı kapsamında» olup olmadığı, teminat kapsamında ise hangi zararların teminat kapsamında olduğu, poliçe şartları gereğince «muafiyet» uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek sigorta şirketinin sorumlu olduğu «hasar» miktarının tam olarak saptanması ve poliçe şartlarına göre alacağın hangi tarihte «muaccel» olacağının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, sigorta şirketinin, «poliçe limiti» gözetildiğinde «haksız fiil sorumlusu» gibi tüm zarardan olay tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle birlikte sorumlu tutulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · sigorta teminatı kapsamı · mali sorumluluk sigortası · haksız fiil sorumluluğu · sigorta teminatı · sorumluluk sigortası · muafiyet · teminat kapsamı
Benzer bu karardaBu nedenle, «sigorta poliçesi» ve genel şartları getirtilerek gerekirse konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, gerçekleşen «rizikonun» «sigorta teminatı kapsamında» olup olmadığı, teminat kapsamında ise hangi zararların teminat kapsamında olduğu, poliçe şartları gereğince «muafiyet» uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek sigorta şirketinin sorumlu olduğu «hasar» miktarının tam olarak saptanması ve poliçe şartlarına göre alacağın hangi tarihte «muaccel» olacağının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, sigorta şirketinin, «poliçe limiti» gözetildiğinde «haksız fiil sorumlusu» gibi tüm zarardan olay tarihinden itibaren «temerrüt» faiziyle birlikte sorumlu tutulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Dava, «haksız fiil» sonucu oluşan zararın «haksız fiil sorumlusu» ile «mali sorumluluk sigortasından» tahsili istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17928 E. 2015/6788 K.
Ortak:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2006/ 2434 takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 21.000 TL «asıl alacak», 27.007,75 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 48.007,75 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, hükmedilen asıl alacak üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozmadan önceki kararda itiraz edilen tüm miktar üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine rağmen, bozmadan sonra «asıl alacak» üzerinden %40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesi gereğince, hükmedilen «asıl alacak» ve «işlemiş faizin» toplamı üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken sadece asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının «prim alacağının» usulüne uygun tutulmuş kayıtlarda yer aldığı, davalının iptal edilen poliçelere ilişkin dayanak belge sunmadığı, iptale ilişkin kayıtlarda bilgi bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın kısmen kabulüne, takibin 182.007 TL üzerinden devamına «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · acentelik sözleşmesi · vekalet ücreti takdiri · acentelik · ek prim · eksik inceleme · vekalet ücreti · ibraz
Benzer bu kararda2- Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacının 182.007 TL «prim alacağı» bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının «prim alacağının» usulüne uygun tutulmuş kayıtlarda yer aldığı, davalının iptal edilen poliçelere ilişkin dayanak belge sunmadığı, iptale ilişkin kayıtlarda bilgi bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın kısmen kabulüne, takibin 182.007 TL üzerinden devamına «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa hangi poliçeler nedeniyle «prim alacağı» bulunduğu açıklattırılarak, davalının iptal edildiğini belirttiği poliçeler ve icra takip dosyaları getirtilerek, davaya konu poliçe prim tutarları ile ilgili dava …
3- Öte yandan, kabule göre de dava kısmen kabul edildiği halde, kendisini davada vekille «temsil» ettiren davalılar yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11487 E. , 2014/1046 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ NEVŞEHİR 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 28/02/2013
NUMARASI 2012/326-2013/108
Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/02/2013 tarih ve 2012/326-2013/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, 04.08.2001 tarihinde yapılmış olan olağan genel kurul toplantısında sermaye artırım kararına davalının da iştirak ederek 6.000 TL sermaye artırım payını ödemeyi taahhüt ettiğini, alınan karar doğrultusunda davalının sermaye borcunun 1/4'lük kısmı olan 1.500 TL'yi 25.12.2001, 3/4'lük kısmı olan 4.500.00 TL'yi de 12.07.2003 tarihinde ödemesi gerektiği halde ödemediğini, hakkında yapılan takibin de itirazla durduğunu, davalının itirazında haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile %40 inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, rüçhan hakkı kullanılarak bir kısım ortaklar tarafından arttırılan sermayeye ilişkin ödeme yapıldığından aynı borcun ikinci kez istenilmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davalının Nevşehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2006/ 2434 takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 21.000 TL asıl alacak, 27.007,75 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 48.007,75 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, hükmedilen asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozmadan önceki kararda itiraz edilen tüm miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine rağmen, bozmadan sonra asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. İİK'nın 67/2. maddesi gereğince, hükmedilen asıl alacak ve işlemiş faizin toplamı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken sadece asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.639,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101988500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz