Ortaklık tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1046 E. 2022/5441 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 115/3↗ bekletici mesele↗ tanıma↗ möhuk 47↗ dava şartı yokluğu↗ zamanaşımı def'i↗ derdestlik↗ dürüstlük kuralı↗ def'i↗ hak düşürücü süre↗ tenfiz↗ istirdat↗ usulden reddi↗ yargılama gideri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, davalının hak düşürücü süre itirazının ve zamanaşımı def'inin yerinde olmayıp dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davalı tarafından Almanya Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10.01.2008 tarih ve 2 O 312/05 sayılı kararının tenfizine ilişkin Konya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/664 E,2016/254 K sayılı 21.11.2017 kesinleşme tarihli ilamına dayalı olarak 61.854.00 TL alacak ve 2.011,00 TL yargılama giderinin davacıya ödendiği, tenfiz ilamına konu yabancı mahkeme kararı ile davacının davalıya 19.07.1999 tarihinde yapmış olduğu ödemenin istirdadı talep edilmiş olduğundan eldeki davanın konusunun SPK listelerinde kayıtlı Ek-1c-Kombassan SA'ya 02.03.2000 tarihinde yapılan 5.112,00 Euro ödeme olduğu, bekletici mesele yapılması talep edilen tanıma davasının konusu olan yabancı mahkeme kararında SPK belgeleri tartışılmadığı için kesin hüküm oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının Bera Holding A.Ş.'nin ortağı olmadığının tespitine, 5.112,00 Euro’nun davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce, davacının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, Federal Almanya Cumhuriyeti Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2 O 312/05 sayılı kararının, Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.04.2016 tarih ve 2015/664 Esas-2016/254 Karar sayılı ilamı ile Kombassan Holding A.Ş. yönünden tenfizine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 21.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu karara istinaden davalı tarafından davacıya 19.02.2017 tarihinde 61.854,00 TL, aynı tarihte vekalet ücreti ve yargılama gideri olarak 2.011,00 TL ödeme yapıldığı, bu davanın konusunun, sebebinin ve tarafların eldeki dava ile aynı olduğu, yabancı mahkeme kararının konusunun SPK'ya ekli listelerde yer alan tahsilat kaydında 7.591,00 Euro olarak bildirilen para olduğu, bu nedenle yabancı mahkeme kararının 7.592,68 Euro’luk talep yönünden kesin hüküm oluşturduğu, davalı tarafından tanıma davasına konu edilen diğer yabancı mahkeme kararı olan Düsseldorf Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin 1-17 U 214/10 sayılı dosyasının konusunun davacının Kombassan SA’ya Mart 2000 tarihinde ödeyip iadesini istediği 5.112,92 Euro olduğu, yabancı mahkeme kararı ile davanın reddine karar verildiği ve eldeki dava devam ederken bu kararının tanınmasına ilişkin davanın derdest olduğu, mahkemece tanıma davasının sonuçlanmasının beklenilmemesinin hatalı olduğu, Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25.05. 2017 tarih ve 2015/630 E.-2017/340 K. sayılı kararıyla yabancı mahkeme kararının tanındığı ve kararın kesinleştiği, bu davanın konusunun, sebebinin ve taraflarının da eldeki dava ile aynı olduğu, bu nedenle eldeki davaya konu 5.150,24 Euro’ya yönelik talebin de kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiği, dava konusu bakiye 446,35 Euro miktar yönünden ise talebin zamanaşımına uğradığı, davalının istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan hususlar yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, 12.705,60 Euro yönünden açılan davanın MÖHUK'un 59, HMK'nın 303. ve HMK'nın 114/1.i maddesi uyarınca kesin hükme ilişkin dava şartı yokluğundan HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine, fazlaya ilişkin talep yönünden ise davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacının davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince davacının 5.112,92 Euro ve 7.592,68 Euro’ya yönelik taleplerin kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince bakiye 446,35 Euro yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında bakiye kısma yönelik dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6639 E. 2012/13943 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, davalının «hak düşürücü süre» itirazının ve «zamanaşımı def»'inin yerinde olmayıp «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, davalı tarafından Almanya Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10.01.2008 tarih ve 2 O 312/05 sayılı kararının «tenfizine» ilişkin Konya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/664 E,2016/254 K sayılı 21.11.2017 kesinleşme tarihli ilamına dayalı olarak 61.854.00 TL alacak ve 2.011,00 TL «yargılama giderinin» davacıya ödendiği, tenfiz ilamına konu yabancı mahkeme kararı ile davacının davalıya 19.07.1999 tarihinde yapmış olduğu ödemenin «istirdadı» talep edilmiş olduğundan eldeki davanın konusunun SPK listelerinde kayıtlı Ek-1c-Kombassan SA'ya 02.03.2000 tarihinde yapılan 5.112,00 Euro ödeme olduğu, «bekletici mesele» yapılması talep edilen «tanıma» davasının konusu olan yabancı mahkeme kararında SPK belgeleri tartışılmadığı için «kesin» hüküm oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının Bera Holding A.Ş.'nin ortağı olmadığının tespitine, 5.112,00 Euro’nun davalıdan tahsili ile …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.04.2016 tarih ve 2015/664 Esas-2016/254 Karar sayılı ilamı ile Kombassan Holding A.Ş. yönünden «tenfizine» karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 21.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu karara istinaden davalı tarafından davacıya 19.02.2017 tarihinde 61.854,00 TL, aynı tarihte «vekalet ücreti» ve «yargılama gideri» olarak 2.011,00 TL ödeme yapıldığı, bu davanın konusunun, «sebebinin» ve tarafların eldeki dava ile aynı olduğu, yabancı mahkeme kararının konusunun SPK'ya ekli listelerde yer alan tahsilat kaydında 7.591,00 Euro olarak bildirilen para olduğu, bu nedenle yabancı mahkeme kararının 7.592,68 Euro’luk talep yönünden «kesin» hüküm oluşturduğu, davalı tarafından «tanıma» davasına konu edilen diğer yabancı mahkeme kararı olan Düsseldorf Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin 1-17 U 214/10 sayılı dosyasının konusunun davacının Kombassan SA’ya Mart 2000 tarihinde ödeyip iadesini istediği 5.112,92 Euro olduğu, yabancı mahkeme kararı ile davanın reddine karar verildiği ve eldeki dava devam ederken bu kararının tanınmasına ilişkin davanın «derdest» olduğu, mahkemece tanıma davasının sonuçlanmasının beklenilmemesinin hatalı olduğu, Konya 5.
Benzer bu kararda2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi’ne davalı şirketler hakkında «alacak davası» açılmış olup, yargılama sırasında davalılardan sadece Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · ibraz · temsil
Benzer bu karardaSomut olayda, «tenfizi» istenen Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi’ne davalı şirketler hakkında «alacak davası» açılmış olup, yargılama sırasında davalılardan sadece Kombassan İnşaat Tarım ve San.
AŞ.’ni Av... vekil olarak «temsil» etmiş ve davacı tarafından bu davalı hakkındaki dava geri alınarak diğer davalı .... hakkında davaya devam edilmiştir.
Davalı .... hakkında verilen kararın adı geçen şirkete 30.01.2008 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 25.04.2008 olduğu karar üzerinde kayıtlı ise de, dosyaya «ibraz» edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın bu davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde adı geçen davalıya karar tebliğinin nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3298 E. 2020/190 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4884 E. 2013/9310 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, davalının «hak düşürücü süre» itirazının ve «zamanaşımı def»'inin yerinde olmayıp «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, davalı tarafından Almanya Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10.01.2008 tarih ve 2 O 312/05 sayılı kararının «tenfizine» ilişkin Konya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/664 E,2016/254 K sayılı 21.11.2017 kesinleşme tarihli ilamına dayalı olarak 61.854.00 TL alacak ve 2.011,00 TL «yargılama giderinin» davacıya ödendiği, tenfiz ilamına konu yabancı mahkeme kararı ile davacının davalıya 19.07.1999 tarihinde yapmış olduğu ödemenin «istirdadı» talep edilmiş olduğundan eldeki davanın konusunun SPK listelerinde kayıtlı Ek-1c-Kombassan SA'ya 02.03.2000 tarihinde yapılan 5.112,00 Euro ödeme olduğu, «bekletici mesele» yapılması talep edilen «tanıma» davasının konusu olan yabancı mahkeme kararında SPK belgeleri tartışılmadığı için «kesin» hüküm oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının Bera Holding A.Ş.'nin ortağı olmadığının tespitine, 5.112,00 Euro’nun davalıdan tahsili ile …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.04.2016 tarih ve 2015/664 Esas-2016/254 Karar sayılı ilamı ile Kombassan Holding A.Ş. yönünden «tenfizine» karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 21.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu karara istinaden davalı tarafından davacıya 19.02.2017 tarihinde 61.854,00 TL, aynı tarihte «vekalet ücreti» ve «yargılama gideri» olarak 2.011,00 TL ödeme yapıldığı, bu davanın konusunun, «sebebinin» ve tarafların eldeki dava ile aynı olduğu, yabancı mahkeme kararının konusunun SPK'ya ekli listelerde yer alan tahsilat kaydında 7.591,00 Euro olarak bildirilen para olduğu, bu nedenle yabancı mahkeme kararının 7.592,68 Euro’luk talep yönünden «kesin» hüküm oluşturduğu, davalı tarafından «tanıma» davasına konu edilen diğer yabancı mahkeme kararı olan Düsseldorf Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin 1-17 U 214/10 sayılı dosyasının konusunun davacının Kombassan SA’ya Mart 2000 tarihinde ödeyip iadesini istediği 5.112,92 Euro olduğu, yabancı mahkeme kararı ile davanın reddine karar verildiği ve eldeki dava devam ederken bu kararının tanınmasına ilişkin davanın «derdest» olduğu, mahkemece tanıma davasının sonuçlanmasının beklenilmemesinin hatalı olduğu, Konya 5.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Davaya konu «tenfizi» istenen Duisburg Eyalet Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 08.09.2008 tarihinde tebliğ edildiği yazılı ise de dosyaya sunulan tebliğe ilişkin belgelerden kararın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile 21.07.2010 tarihinde dava dışı Yimpaş Holding A.Ş. vekili Av....'e tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece «tenfizi» istenilen kararın davalı şirkete usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilip edilmediğinin ve kararın usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin tesbiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3432 E. 2019/2442 K.
Ortak:dava şartı yokluğu · usulden reddi · dava şartı
İncelediğiniz kararda2017 tarih ve 2015/630 E.-2017/340 K. sayılı kararıyla yabancı mahkeme kararının tanındığı ve kararın kesinleştiği, bu davanın konusunun, «sebebinin» ve taraflarının da eldeki dava ile aynı olduğu, bu nedenle eldeki davaya konu 5.150,24 Euro’ya yönelik talebin de «kesin» hüküm nedeniyle reddinin gerektiği, dava konusu bakiye 446,35 Euro miktar yönünden ise talebin «zamanaşımına» uğradığı, davalının istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan hususlar yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, 12.705,60 Euro yönünden açılan davanın MÖHUK'un 59, HMK'nın 303. ve HMK'nın 114/1.i maddesi uyarınca kesin hükme ilişkin dava «şartı yokluğundan» HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca «usulden reddine», fazlaya ilişkin talep yönünden ise davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... aleyhinde açılan davanın «feragat» nedeniyle, davalı ...Ş. aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacılar yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... aleyhinde açılan davanın «feragat» nedeniyle, davalı ...Ş. aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacılar yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1046 E. , 2022/5441 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.03.2018 tarih ve 2015/494 E- 2018/194 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 27.11.2019 tarih ve 2018/1462 E- 2019/1481 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin de içinde bulunduğu Kombassan Grubu tarafından Almanya başta olmak üzere birçok ülkede dini ve milli duygular kullanılarak yatırılan paraların istendiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği garantisi ile para toplanıldığını, davacıya da yatırmış olduğu 10.073,00 DM (5.150,24 Euro) karşılığında Kombassan […]A. 1929 Ortaklık Sözleşmesi ve 515 adet hisse senedi verildiğini, ayrıca 15.650,00 DM (8.001,71 Euro) karşılığında 28.02.2000 tarihli ortaklık durum belgesi ve 200 adet hisse senedi verildiğini, böylece davalı şirketçe müvekkilinden toplam 13.151,96 Euro tahsil edildiğini, davalının işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu, alınan paraların iadesinin gerektiğini ileri sürerek, taraflar arasında kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve 13.151,96 Euro’nun tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, hak düşürücü süre, zamanaşımı, kesin hüküm ve esasa ilişkin savunmalarda bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davalının hak düşürücü süre itirazının ve zamanaşımı def'inin yerinde olmayıp dürüstlük kuralına aykırı olduğu, davalı tarafından Almanya Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10.01.2008 tarih ve 2 O 312/05 sayılı kararının tenfizine ilişkin Konya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/664 E,2016/254 K sayılı 21.11.2017 kesinleşme tarihli ilamına dayalı olarak 61.854.00 TL alacak ve 2.011,00 TL yargılama giderinin davacıya ödendiği, tenfiz ilamına konu yabancı mahkeme kararı ile davacının davalıya 19.07.1999 tarihinde yapmış olduğu ödemenin istirdadı talep edilmiş olduğundan eldeki davanın konusunun SPK listelerinde kayıtlı Ek-1c-Kombassan SA'ya 02.03.2000 tarihinde yapılan 5.112,00 Euro ödeme olduğu, bekletici mesele yapılması talep edilen tanıma davasının konusu olan yabancı mahkeme kararında SPK belgeleri tartışılmadığı için kesin hüküm oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının Bera Holding A.Ş.'nin ortağı olmadığının tespitine, 5.112,00 Euro’nun davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce, davacının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, Federal Almanya Cumhuriyeti Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2 O 312/05 sayılı kararının, Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12.04.2016 tarih ve 2015/664 Esas-2016/254 Karar sayılı ilamı ile Kombassan Holding A.Ş. yönünden tenfizine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 21.11.2017 tarihinde kesinleştiği, bu karara istinaden davalı tarafından davacıya 19.02.2017 tarihinde 61.854,00 TL, aynı tarihte vekalet ücreti ve yargılama gideri olarak 2.011,00 TL ödeme yapıldığı, bu davanın konusunun, sebebinin ve tarafların eldeki dava ile aynı olduğu, yabancı mahkeme kararının konusunun SPK'ya ekli listelerde yer alan tahsilat kaydında 7.591,00 Euro olarak bildirilen para olduğu, bu nedenle yabancı mahkeme kararının 7.592,68 Euro’luk talep yönünden kesin hüküm oluşturduğu, davalı tarafından tanıma davasına konu edilen diğer yabancı mahkeme kararı olan Düsseldorf Yüksek Eyalet Mahkemesi'nin 1-17 U 214/10 sayılı dosyasının konusunun davacının Kombassan SA’ya Mart 2000 tarihinde ödeyip iadesini istediği 5.112,92 Euro olduğu, yabancı mahkeme kararı ile davanın reddine karar verildiği ve eldeki dava devam ederken bu kararının tanınmasına ilişkin davanın derdest olduğu, mahkemece tanıma davasının sonuçlanmasının beklenilmemesinin hatalı olduğu, Konya 5.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25.05. 2017 tarih ve 2015/630 E.-2017/340 K. sayılı kararıyla yabancı mahkeme kararının tanındığı ve kararın kesinleştiği, bu davanın konusunun, sebebinin ve taraflarının da eldeki dava ile aynı olduğu, bu nedenle eldeki davaya konu 5.150,24 Euro’ya yönelik talebin de kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiği, dava konusu bakiye 446,35 Euro miktar yönünden ise talebin zamanaşımına uğradığı, davalının istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan hususlar yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, 12.705,60 Euro yönünden açılan davanın MÖHUK'un 59, HMK'nın 303. ve HMK'nın 114/1.i maddesi uyarınca kesin hükme ilişkin dava şartı yokluğundan HMK'nın 115/2.
maddesi uyarınca usulden reddine, fazlaya ilişkin talep yönünden ise davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacının davalı şirkete ortak olmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince davacının 5.112,92 Euro ve 7.592,68 Euro’ya yönelik taleplerin kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince bakiye 446,35 Euro yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında bakiye kısma yönelik dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/826272500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz