Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3355 E. 2022/5625 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin sözleşmesi↗ keşide tarihi↗ imza incelemesi↗ rehin↗ kötü niyet tazminatı↗ keşideci↗ temlik↗ kötü niyet↗ çek↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, dava konusu çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusu çek nedeniyle davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, şartları bulunmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, temlik alan İstanbul Varlık Yönetim A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 03.04.2015 tarihli kararın temlik alan davalı ... AŞ vekilince temyizi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 15.02.2016 tarih 2015/11025 E. 2016/2299K. Sayılı ilamı ile davacı vekilinin çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek menfi tespit isteminde bulunduğu, hükme esas alınan imza incelenmesine ilişkin 05.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda mukayese imzaların fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle sonuca varıldığı, mahkemece çekin keşide tarihi olan 15.04.2013 tarihinden önceki ihtilafsız döneme ait davacı şirket yetkilisi tarafından resmi kurumlar önünde atılan imza asılları getirtilip yeniden bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulduğu ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu anlaşılmıştır.
Bozma ilamına uyulmasından sonra davacı vekilinin, müvekkilinin yetkilisinin imza örneklerinin bulunduğu kurum ve kuruluşların bildirilmesine dair 21.11.2016 havaleli dilekçe sunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, şirket yetkilisinin 22.05.2014 tarihinde hakim huzurunda alınan imza örnekleri, Kartal 3. Noterliğinin 11/07/1997 tarihinde düzenlenerek onanmış Seç-Al Yemek Üretim Tesisleri San. Tic. Ltd. Şti. ait “Ana Sözleşme Aslı” ve ekindeki “Araç Rehin Sözleşmesinin” aslı ve dava konusu çekteki imza karşılaştırılarak, çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı görüşü bildirilmiştir.
Davalı vekili ise söz konusu ek rapora itirazında imza incelemesinin yasa ve Yargıtay içtihatlarında aranan kriterlere uyulmadan yapıldığını, dava konusu çekin keşide tarihi 15.04.2013 olmasına rağmen bilirkişi tarafından incelenen belgelerin 1997-1999 tarihli olduğunu bildirmiştir.
Buna göre mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereği yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur. Davacı şirket yetkilisine ait dosyada mevcut imzanın zaman içinde farklılaşmakta olduğu nazara alınarak, fotokopileri daha önce dosyaya sunulan belge asılları celp edilerek davacı vekilinin bildirdiği belge asılları da ilgili yerlerden getirtilmek suretiyle davacı şirket yetkilisinin mukayese imzaları ile çek üzerindeki imza karşılaştırılarak neticesine göre karar verilmek gerekirken dava konusu çekin keşide tarihinden çok önceye dayalı evrak üzerinde yapılan incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5235 E. 2022/7259 K.
Ortak:temlik
İncelediğiniz karardaKararı, «temlik» alan İstanbul Varlık Yönetim A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 03.04.2015 tarihli kararın «temlik» alan davalı ...
Benzer bu karardaKararı, «temlik» alan vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «temlik» alan davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2845 E. 2012/12040 K.
Ortak:keşideci
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, dava konusu çekteki «keşideci» imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusu «çek» nedeniyle davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, şartları bulunmayan «kötü niyet tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu çekteki «keşideci» imzasının davacının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine dair verilen kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 12.12.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3355 E. , 2022/5625 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.09.2020 tarih ve 2020/156 E. - 2020/331 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi (temlik alan) davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili aleyhine icra takibine geçildiğini, takibe konu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek müvekkili şirketin davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı bankanın çeki kredi borcuna mahsup etmek amacıyla ciro yolu ile aldığını, iyiniyetli yetkili son hamil olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, dava konusu çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusu çek nedeniyle davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, şartları bulunmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, temlik alan İstanbul Varlık Yönetim A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 03.04.2015 tarihli kararın temlik alan davalı ... AŞ vekilince temyizi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 15.02.2016 tarih 2015/11025 E. 2016/2299K. Sayılı ilamı ile davacı vekilinin çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek menfi tespit isteminde bulunduğu, hükme esas alınan imza incelenmesine ilişkin 05.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda mukayese imzaların fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle sonuca varıldığı, mahkemece çekin keşide tarihi olan 15.04.2013 tarihinden önceki ihtilafsız döneme ait davacı şirket yetkilisi tarafından resmi kurumlar önünde atılan imza asılları getirtilip yeniden bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulduğu ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu anlaşılmıştır.
Bozma ilamına uyulmasından sonra davacı vekilinin, müvekkilinin yetkilisinin imza örneklerinin bulunduğu kurum ve kuruluşların bildirilmesine dair 21.11.2016 havaleli dilekçe sunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, şirket yetkilisinin 22.05.2014 tarihinde hakim huzurunda alınan imza örnekleri, Kartal 3. Noterliğinin 11/07/1997 tarihinde düzenlenerek onanmış Seç-Al Yemek Üretim Tesisleri San. Tic. Ltd. Şti. ait “Ana Sözleşme Aslı” ve ekindeki “Araç Rehin Sözleşmesinin” aslı ve dava konusu çekteki imza karşılaştırılarak, çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı görüşü bildirilmiştir.
Davalı vekili ise söz konusu ek rapora itirazında imza incelemesinin yasa ve Yargıtay içtihatlarında aranan kriterlere uyulmadan yapıldığını, dava konusu çekin keşide tarihi 15.04.2013 olmasına rağmen bilirkişi tarafından incelenen belgelerin 1997-1999 tarihli olduğunu bildirmiştir.
Buna göre mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereği yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur. Davacı şirket yetkilisine ait dosyada mevcut imzanın zaman içinde farklılaşmakta olduğu nazara alınarak, fotokopileri daha önce dosyaya sunulan belge asılları celp edilerek davacı vekilinin bildirdiği belge asılları da ilgili yerlerden getirtilmek suretiyle davacı şirket yetkilisinin mukayese imzaları ile çek üzerindeki imza karşılaştırılarak neticesine göre karar verilmek gerekirken dava konusu çekin keşide tarihinden çok önceye dayalı evrak üzerinde yapılan incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle temlik alan davalı ... AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden (temlik alan) davalıya iadesine, 08/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/826240000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz