6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sıhhati derdest davalara bağlı genel kurulların sonucunun bekletici mesele yapılması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1608 E. 2022/5896 K. · · İlk derece: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Genel kurul kararlarının tescili/ilanı ve şirkete kayyım atanması istemli davaların çözümü hangi genel kurulun sahih olduğuna bağlıysa ve bu husus başka mahkemelerde açılmış derdest davalarda tartışılıyorsa, mahkeme bu davaların sonucunu bekletici mesele yapmadan karar veremez; ayrıca tescil istemi önce sicil müdürlüğüne yapılıp kararına karşı asliye ticaret mahkemesine itiraz yoluyla ileri sürülmelidir (TTK 28 vd.).

Ele alınan sorunlar

Sıhhati derdest davalara bağlı genel kurulların sonucunun bekletici mesele yapılması → kabul

İddia: Davacı, asıl davada tescili yaptırılmayan genel kurul kararlarının tescil ve ilanını, birleşen davada organ boşluğu nedeniyle kayyım atanmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Asıl ve birleşen davanın çözümü hangi genel kurulun (03.04.2020 / 25.06.2020) sahih olduğuna bağlıdır; bu genel kurul kararlarının yokluğu/geçersizliği ise İstanbul 10. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmış ve halen derdest davalarda tartışılmaktadır. Ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 28. ve devamı maddeleri uyarınca tescil istemi ilgililerce sicil müdürlüğüne yapılıp, verilecek karara karşı asliye ticaret mahkemesine itiraz edilmesi gerekirken doğrudan dava açılmıştır. Bu nedenle mahkemece anılan derdest davaların sonucu beklenerek (bekletici mesele yapılarak) asıl ve birleşen davaların karara bağlanması gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bağlayıcı Yargıtay içtihadı; sıhhati derdest davalara bağlı genel kurullarda bekletici mesele zorunluluğu ve tescilde sicil müdürlüğü/itiraz yolu bakımından emsal.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bekletici mesele genel kurul kararının yokluğu/iptali ticaret siciline tescil (TTK 28) organ boşluğu ve kayyım derdestlik

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 28

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17393 E. 2015/2026 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/1608 E.  ,  2022/5896 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.09.2020 tarih ve 2020/273 E. - 2020/364 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.12.2020 tarih ve 2020/1447 E. - 2020/1342 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili asıl davada müvekkilinin davalı şirkette %35,42 paya sahip olduğunu, 03/04/2020 tarihinde bakanlık komiseri gözetiminde 2016-2017-2018 ve 2019 yılları olağan genel kurul toplantısı gerçekleştirildiğini, bu genel kurulda ...'ın YK üyesi seçildiğini, eski şirket yetkilisi tarafından tescil işleminin bugüne kadar yapılmadığını, şirket genel kurul defterlerinin müvekkiline verilmemesi nedeniyle müvekkilinin de tescil işlemini yaptıramadığını, söz konusu tescil işleminin yapılmamasından dolayı müvekkilinin ve tüm ortakların zararı doğacağını, 03/04/2020 tarihli olağan genel kurulunda alınan kararlar iptal edilmeden şirketin diğer hissedarlarının yeni yönetim kurulu seçmeye çalıştıklarını ileri sürerek, 03/04/2020 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağında yer alan kararların ve özellikle ...’ın yönetim kurulu üyesi seçildiğinin ilan ve tescillerinin yapılması hususunda karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada, 03/04/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların eski şirket yetkilisi tarafından tescil ettirilmediğini, yetkisi olmayan eski yönetim kurulu üyesinin hukuka aykırı şekilde 25/06/2020 tarihinde yeniden YK seçimi gündemi ile olağanüstü genel kurul yapma kararı aldığını, 03/04/2020 tarihli yapılan genel kurulunun Covid -19 salgını sebebi ile batıl olduğu iddiası ile yeniden genel kurul daveti yapıldığını, 03/04/2020 tarihli genel kurulun iptali yoluna gidilmeden ikinci toplantının gerçekleştirildiğini, 25/06/2020 tarihinde yapılan toplantıda eski yönetim kurulu üyesi Prodromus Kürükoğlu (...Oğlu)'nun tekrar YK üyesi olarak seçildiğini ve bu kararın 30/06/2020 tarihinde sicile tescil edildiğini, ibra edilmemiş yönetim kurulu üyesinin tekrar seçilemeyeceğini, 25.06.2020 tarihli genel kurulda alınan kararların butlanının tespiti davasının derdest olduğunu ileri sürerek, MK’nun 403, 426/3 ve 427/4.

maddeleri gereği davalı şirket yöneticilerinin yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılarak şirketin yeni yönetim kurulu tescil edilip göreve başlayıncaya kadar kayyım atanmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, asıl davanın aktif husumet nedeniyle reddine, birleşen davanın TMK'nun 427/4. maddesindeki şartlar gerçekleşmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Asıl ve birleşen davada davacı vekili, istinaf talebinde bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının davalı şirkette %35,42 paya sahip olduğu, şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, davacının tescil talebinde bulunabilecek ilgili sıfatı olmadığından ticaret siciline tescil ve ilan işlemlerinin yerine getirilmesi ile ilgili olarak doğrudan başvuruda bulunma hakkından yoksun olduğu, asıl davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, birleşen davada, davalı şirketin 25.06.2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu seçimi yapıldığı, davacı taraf, yeni yönetim kurulu üyesi seçilen ...'nun (...oğlu) ibra edilmediğini, önceki yönetim kurulu üyesinin çağrı yapamayacağını ileri sürse de bu hususlar derdest olan İstanbul 10.ATM'nin 2020/301 esas sayılı dosyasında dava konusu olup alınan genel kurul kararlarının icrası durdurulmadığı müddetçe organ boşluğu bulunmadığı, mevcut durumda organ boşluğu olmayan anonim şirkette yönetime mahkemelerce müdahale edilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Asıl dava, davalı şirketin 03.04.2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların ticaret sicile tescil ve ilanı yolunda hüküm tesisi, birleşen dava ise şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı, davalı şirketin %35,42 oranda pay sahibidir. Dosya kapsamında yapılan incelemede davalı şirketin 02.02.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında ...oğlu ...’nun 3 yıllığına yönetici seçildiği, asıl davada ticaret siciline tescil ve ilanı talep edilen 03.04.2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında önceki yöneticinin görev süresi dolduğundan bahisle 3 yıl süreyle görev yapmak üzere dava dışı ...’ın yönetici olarak seçildiği ancak 03.04.2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların ticaret sicile tescil ve ilanının yaptırılmadığı, önceki yönetici ...oğlu ...’nun aldığı karar ve yaptığı davet üzerine 25.06.2020 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapılıp ...oğlu ...’nun yönetici seçildiği ve söz konusu genel kurulda alınan kararların ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilanın sağlandığı anlaşılmıştır.

Yine taraf vekillerinin beyanlarından 25.06.2020 tarihli genel kurulda alınan kararların usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle İstanbul 10 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/301 E. sayılı dosyasında, 03.04.2020 tarihli genel kurulda alınan kararlarla ilgili olarak da İstanbul 9. ATM’nin 2020/369 E. sayılı dosyasında alınan kararların yokluğunun tespiti davası açıldığı ve halen derdest olduğu anlaşılmıştır.

6102 sayılı TTK’nın 28. ve devamı maddeleri uyarınca tescil isteminin ilgililer tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılıp, sicil müdürlüğünce verilecek karara karşı, tebliğinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz etmek gerekirken davacı tarafından doğrudan dava açılmış olup şirkette ortaya çıkan genel kurulların sıhhatine ilişkin bu durumun giderilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de asıl ve birleşen davanın çözümü hangi genel kurulun sahih olup olmadığına bağlı olduğundan mahkemece, 25.06.2020 tarihli genel kurul toplantısı ile ilgili olarak açılan İstanbul 10 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/301 E. sayılı davanın, 03.04.2020 tarihli genel kurulla ilgili olarak açılan İstanbul 9.

Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/369 E. sayılı davanın sonucu beklenerek, asıl ve birleşen davaların karara bağlanması gerektiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve birleşen davada verilen kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl ve birleşen davaya yönelik kararın BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, 15/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/822792300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1447 E. 2020/1342 K.

Tescil talebinde aktif husumet yokluğu ve yönetim kayyımı talebinin reddi

Gerekçe özeti

Ticaret siciline tescil talebinde bulunabilmek için TTK 28/1 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği 22/1 uyarınca ilgili sıfatı gerekir; sadece pay sahibi olup şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunmayan kişi, genel kurul kararının tesciline ilişkin talepte bulunamaz. Ayrıca, TTK'da anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemece kaldırılması veya sınırlandırılmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, organ boşluğu olmayan ve yönetim kurulu görevi başında olan bir anonim şirkete yönetim kayyımı atanması talebi dinlenemez; bu husustaki iddialar ayrı bir davanın konusu olduğunda mahkemece anılan davanın sonucu beklenmeden şirket yönetimine müdahale edilemez.

Emsal değeri

Kararda, pay sahipliğinin tek başına ticaret sicili tescil talebinde ilgili sıfatı vermeyeceği ve organ boşluğu bulunmayan anonim şirkete TTK'da düzenlenmediği için mahkemece yönetim kayyımı atanamayacağı yönündeki tespitler, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: aktif husumet ilgili sıfatı tescil talebi organ boşluğu yönetim kayyımı ihtiyati tedbir

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1447

KARAR NO 2020/1342

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/09/2020

NUMARASI 2020/273 Esas 2020/364 Karar

BİRLEŞEN DOSYA İstanbul 18.ATM 2020/309 Esas 2020/290 karar sayılı dosyası

ASIL DAVA

Genel Kurul Kararının Sicile Tescili

BİRLEŞEN DAVA

Kayyım Atanması

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/12/2020

Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin hükmün asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkette %35,42 paya sahip olduğunu, 03/04/2020 tarihinde bakanlık komiseri gözetiminde 2016-2017-2018 ve 2019 yılları olağan genel kurul gerçekleştirildiğini, iş bu genel kurulda Serdar İnal'ın YK üyesi seçildiğini, davalı şirkete, gerek eski şirket yetkilisi dava dışı( ...oğlu) ...'na ilgili genel kurul kararının tescili için görev kabul ve imza beyannameleri gönderildiğini, eski şirket yetkilisi tarafından tescil işleminin bugüne kadar yapılmadığını, şirket genel kurul defterlerinin müvekkiline verilmemesi neticesinde tescil işlemini yaptıramadığını, söz konusu tescil işleminin yapılmamasından dolayı müvekkilinin ve üm ortakların zararı doğacağını, 03/04/2020 tarihli olağan genel kurulunda alınan kararlar iptal edilmeden şirketin diğer hissedarlarının yeni yönetim kurulu seçmeye çalıştıklarını bildirerek;03/04/2020 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının ilan ve tescillerin yapılması hususunda karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili ; davaya konu edilen 03/04/2020 tarihli usulsüz genel kurul toplantısı ve tescil ile ilanı talep edilen YK üyesi atama kararı sonrasında müvekkili şirket nezdinde 25/06/2020 tarihinde %100 katılımlı bir olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, bu toplantıda yeni yönetim kurulu seçimine ilişkin kararın 30/06/2020 tarihinde tescil edildiğini, 03/04/2020 tarihinde usulüne uygun teşkil etmiş ve müvekkil şirket yetkilileri tarafından tescil edilmesi gereken kararlar alınmış herhangi bir toplantı bulunmadığını, iş bu davaya konu toplantı ve kararların yok hükmünde olduğunu,davacı yanın Covıd-19 salgınının yarattığı fiziki durumu kötüye kullanarak müvekkili şirketi kayba uğratmaya çalıştığını bildirerek;

davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili ; davalı şirketin YKnun 04/02/2020 tarihinde aldığı karar ile 03/04/2020 tarihinde genel kurul toplantısı yapılarak yeni yönetim kurulu seçilmesi ve eski üyelerin ibrası gündemli olağan genel kurul kararı aldığını,usulüne uygun davet yapıldığını, 03/04/2020 tarihinde bakanlık komiseri gözetiminde,olağan genel kurulunun yapıldığını, ...'ın YK üyesi olarak seçildiğini, finansal tabloların incelenmesi istemleri nedeni ile ibranın ikinci toplantıya ertelendiğini, 03/04/2020 tarihinde alınan kararların eski şirket yetkilisi tarafından tescil ettirilmediğini,eski yönetim kurulu üyesinin hukuka aykırı şekilde 25/06/2020 tarihinde yeniden YK seçimi gündemi ile olağanüstü genel kurul yapma kararı aldığını, 03/04/2020 tarihli yapılan genel kurulu Covid -19 pandemisi sebebi ile batıl olduğu iddiası ile yeniden genel kurul daveti yapıldığını bildirdiğini, pandemi döneminde yapılan genel kurulun iptali yoluna gidilmeden tekrar ikinci toplantının gerçekleştirildiğini, 25/06/2020 tarihinde yapılan toplantıda eski yönetim kurulu üyesi ...

(... Oğlu)'nun tekrar YK üyesi olarak seçildiğini ve bu kararın 30/06/2020 tarihinde sicile tescil edildiğini,davalı şirket yöneticilerinin yönetim ve temsil haklarının kaldırılarak davalı şirkete geçici olarak kayyım atanmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, asıl davada, davacının davalı şirkette %35,42 oranında paya sahip olduğu, şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, bu hususta istemde bulunma hakkının davalı şirket tüzel kişiliğini temsil ve ilzama yetkili kılınanlara ait olduğu, ticaret siciline tescil ve ilan işlemlerinin yerine getirilmesi ile ilgili olarak ticaret sicil memurluğuna doğrudan başvuruda bulunma hakkından yoksun olan davacının açtığı asıl davanın aktif husumet nedeniyle reddine; birleşen davada, davalı şirketin 25.06.2020 tarihli genel kurulunda alınan kararların butlanı için dava açıldığı, yargılamanın halen devam ettiği, 25.06.2020 tarihli genel kurulda alınan kararların geçersizliği yönünde alınmış bir karar bulunmadığı, bu hali ile şirketin gerekli organlarından yoksun olmadığı, anonim şirketlerde yönetim kurulunun seçimi ve görevden alınmasının genel kurulun yetkisi dahilinde bulunduğu, TMK'nun 427/4.

Maddesindeki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; 25/06/2020 tarihli genel kurulun batıl olduğunun tespiti talepli İstanbul 10.ATM'nin 2020/301 esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, 03/04/2020 tarihli ilk genel kurulda usulünce yönetim kurulu seçimi yapıldığını, eski YK üyesinin genel kurula çağrı yapmasına imkan olmadığını, dolayısıyla 25/06/2020 tarihli tek gündem maddesiyle toplanan genel kurulun yok hükmünde olduğunu, fiili durumda seçilmiş iki yönetim kurulu olup, 03/04/2020 tarihli genel kurulun halihazırda mahkeme kararı ile iptal de edilmediğini, şirket defterlerinin davalıda olduğunu, karar tasdiki ve tescilinin de bu nedenle yapılamadığını, yeni seçilen yönetim kurulu üyesinin ibra edilmediğini, ibra edilmemiş yönetim kurulu üyesinin kanun gereği tekrar seçilemez durumda olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına ,25.06.2020 tarihli batıl olağanüstü genel kurul toplantısının İstanbul Ticaret Siciline tescilinin tedbir niteliğinde engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl davada; davacı, 03/04/2020 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantı tutanağının ticaret siciline tescilini talep etmiştir.Ticaret siciline yapılacak tescilleri isteme hakkı TTK.'nun 28/1. maddesinde belirtildiği üzere ilgililere ait bulunmaktadır. Bu ilgililerin kimler olacağı Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 22.maddesinde gösterilmiş olup anılan maddenin- (1) .bendinde "Tescil başvurusu ilgililer veya temsilcileri yahut hukuki halefleri tarafından yetkili müdürlüğe yapılır. İlgililer; tacirin gerçek kişi olması halinde kendisi veya vekili ya da sözleşme ile kendisine yetki verilmiş temsilcisi, tacirin tüzel kişi olması halinde ise onun yetkili organları veya yetkili temsilcileridir."hükmünü haizdir.

Somut olayda, davacının davalı şirkette %35,42 oranında paya sahip olduğu, şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla davacının tescil talebinde bulunabilecek ilgili sıfatı olmadığından ; ticaret siciline tescil ve ilan işlemlerinin yerine getirilmesi ile ilgili olarak ticaret sicil memurluğuna doğrudan başvuruda bulunma hakkından yoksundur.Davacının açtığı asıl davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Birleşen davada davacı, davalı ... Boya Sanayi Ticaret A.Ş. yöneticilerinin yönetim ve temsil haklarının kaldırılarak davalı şirkete yönetici kayyımı atanmasını talep etmiştir. Anonim Şirketler TTK'nun 365. Maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunurlar.

Davacı yeni yönetim kurulu üyesi seçilen ...'nun ibra edilmediğini ,önce ki yönetim kurulu üyesinin çağrı yapamayacağını ileri sürse de ,bu hususlar halen görülmekte olan İstanbul 10.ATM'nin 2020/301 esas sayılı dosyasında görülen davada ,dava konusu olup ,alınan genel kurul kararının icrasının durdurulmadığı müddetçe anonim şirkette organ boşluğu bulunmadığı ,yönetimin görevi başında olduğu anlaşılmaktadır.6100 sayılı TTK da anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme yoktur. Yönetim Kurulunun görevden alınması, seçilmesi TTK'nun 408(2)-b gereği şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetkidir. Yönetim Kayyımı atanması istemi aynı zamanda YK nun yönetim yetkisinin kaldırılması anlamına geldiğinden yasal olmadığından bu yolda ki talep dinlenemez.

Davalı şirketin 25.06.2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi seçimi yapılmış, bu genel kurulda alınan kararlar ticaret sicilinde tescil edilmiştir. Yine davacı vekili 25.06.2020 tarihli genel kurul kararlarının icrasının durdurulması yönün de istinaf başvuru dilekçesinde ihtiyati tedbir kararı talep etmiş ise de,ihtiyati tedbir talebi İstanbul 10.ATM nin 2020/301 esas sayılı dosyasın da görülen genel kurul kararının iptali davasının konusunu teşkil ettiği anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin de reddi gerekmektedir.Anılan sebeblerle, davalı şirketin yönetim kurulu seçimi yapılan 25.06.2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu seçimi yapıldığı, davalı şirkette organ eksikliği olmadığı ,iptal veya butlanına karar verildiği takdir de geriye etkili olarak alınan kararların ortadan kalkacağı ,ancak mevcut durum da organ boşluğu olmayan anonim şirkette yönetime mahkemelerce müdahale edilemeyeceği dikkate alındığın da davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş ,istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir talebinin reddine,Asıl dava ve birleşen dava da ,peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 17/12/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.