6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ayıp ihbarı yapılmayan ticari satımda itirazın iptali

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/465 E. 2025/507 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Gerekçe özeti

Ticari satımlarda alıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanan seçimlik haklarını kullanabilmesi, TTK 23/1-c'deki muayene ve ihbar külfetinin (ayıp açıkça belli ise iki gün, değilse sekiz gün içinde; gizli ayıplarda TBK 223/2 uyarınca derhal) yerine getirilmiş olmasına bağlıdır; ispat yükü kendisinde olan alıcı, hem ayıbı hem de süresinde ihbarda bulunduğunu ispatlayamazsa, malın ayıplı olduğu kabul edilse dahi malı mevcut haliyle kabul ettiği sonucuna varılır ve bedeli ödemekle yükümlü tutulur. Ayrıca TTK 1530. maddesi yalnızca mal ve hizmet tedarik sözleşmelerinde ihtarsız temerrüde uygulanır; satım akdine uygulanamayacağından, faturada belirtilen vade sadece alacağın muacceliyetini sağlar, takip öncesi işlemiş faiz talebine dayanak oluşturmaz.

Ele alınan sorunlar

Ayıp iddiasının ispatı ve muayene-ihbar külfeti → ret

İddia: Davalı vekili, malın 1. kalite olmadığını uzun süreli ticari ilişkinin verdiği güvenle resmi kanaldan değil ama davacıya bildirdiğini, bilirkişinin eksik inceleme yaptığını (dava konusu kumaşı yalnızca tek bir makinede denediğini, başka makine ve kumaşlarla karşılaştırma yapmadığını, uzmanlık alanı dışına çıkarak makinenin bozuk olduğunu belirttiğini), delillerin toplanmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Bilirkişi raporunda, incelenen numunede tespit edilen dikiş hatasının şekli, devamlılığı ve tek sırada oluşu değerlendirildiğinde kumaş kaynaklı olmayıp işlem yapılan makine kaynaklı olduğu, davalı tarafça 1. kalite olduğu belirtilerek sunulan kumaş numunesinin dava konusu kumaşla doku ve sıklık gibi özellikler itibarıyla benzer olduğu tespit edilmiştir. Taraflarca '1. kalite kumaş' niteliği önceden belirlenmemiştir. Alıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanan seçimlik haklarını kullanabilmesi için muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması gerekir; TTK 23/1-c uyarınca ticari satımlarda ayıp teslim sırasında açıkça belli ise ihbar süresi iki gün, açıkça belli değilse muayene ve ihbar süresi sekiz gündür, gizli ayıplarda ise TBK 223/2 uyarınca ihbar derhal yapılmalıdır. Davalı, ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin yazılı belge sunmamış, davacı tarafça sunulan ve belge vasfında kabul edilen watshap yazışmalarında da ayıp ihbarına ilişkin bir bildirim bulunmayıp, davalının ısrarla fiyat indirimi talep ettiği ve davacının bunu kabul etmediği, mallarını iade almayı defaatle teklif ettiği anlaşılmaktadır. İspat yükü kendisinde olan davalı, gerek kumaşların ayıplı olduğunu gerekse ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlayamamıştır; bu nedenle satıma konu malların ayıplı olduğu kabul edilse dahi, ayıp ihbarında bulunulduğu kanıtlanamadığından malın mevcut haliyle kabul edildiğinin kabulü gerekir ve davalı teslim aldığı mal bedelini ödemekle yükümlüdür.

Gerekçe kaynağı: özgün

İşlemiş faiz talebi ve TTK 1530'un uygulanabilirliği → ret

İddia: Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvurusunda, TTK 1530/4 uyarınca sözleşmede ödeme günü belirtilmemişse borçlunun ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılacağını ileri sürerek işlemiş faiz bakımından kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 1530. maddesi, sadece mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşülmesi durumunda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır; bu hüküm mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup satım akdine uygulanamaz. Bu durumda davalı takip öncesinde temerrüde düşmemiştir, işlemiş faiz talep edilemez. Faturada belirtilen vade ancak alacağın muacceliyetini sağlar.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari satımlarda ayıp iddiasının ileri sürülebilmesi için TTK 23/1-c'deki muayene ve ihbar külfetinin ispatlanması gerektiği ve TTK 1530'un satım akdine uygulanamayacağına ilişkin norm yorumu bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK 23/1-c uyarınca ticari satımlarda ayıp teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün, açıkça belli değilse sekiz gün içinde durumu satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür; gizli ayıplarda TBK 223/2 uyarınca ihbar derhal yapılmalıdır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ticari satım ayıba karşı tekeffül muayene ve ihbar külfeti icra inkar tazminatı temerrüt likit alacak

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 23/1-cTTK 1530TTK 1530/4 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 223/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/465

KARAR NO 2025/507

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/12/2024

NUMARASI 2024/134 Esas - 2024/843 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/03/2025

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı-borçlu şirket ile müvekkili arasında yapılan ticari iş neticesinde borçluya teslim edilen mal gereğince kesilen fatura davalı tarafça ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından alacağını tahsil edilebilmesi adına davalı aleyhine takip dayanağı 30/11/2023 tarihli numaralı 137.857,46-TL bedelli fatura ve mezkur faturaya ilişkin 30/11/2023 tarihli irsaliye gereğince davalı-borçlu aleyhine Gaziosmanpaşa İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile 31/01/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu şirkete gönderilen ödeme emri 06/02/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, karşı tarafça yasal süresi içerisinde borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu iddia ederek; davalı borçlunun itirazının iptaline, takibin 137.857,46 TL asıl alacak ve 01/01/2024 (faturadaki vadenin bitim tarihi) tarihinden itibaren takip tarihi olan 31/01/2024 tarihine kadar işlemiş 5.013,86- TL faiz alacağı toplamı olan 142,871,32 -TL üzerinden ve asıl alacağa da takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiz ile devamına, davalı-borçlunun, hükmolunan meblağın %20‘den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatın hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; 30/11/2023 tarih ve ... numaralı 137.857.46-TL bedelli 30 gün vadeli e fatura bedeli içeriğinde yazılan 1.973.mt mop kumaşın 1. kalite olmadığını, davacı tarafından gönderilen bu parti ürün daha evvel gönderilen ürünler gibi kaliteli çıkmadığı için bu durumun davacı şirkete bildirildiğini müvekkilinin bu durumdan iskonto beklerken icra takibine maruz kaldığı savunarak; fatura ve irsaliyede bahsedilen ve daha evvel gönderilen ürünlerle kıyaslama yapılması ve mevcut haliyle hesaplama yapılması gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 30/11/2023 tarihli ve 137.857.46.-TL bedelli "Mop Kumaş 1. Kalite" açıklaması ile düzenlediği faturanın icra takibine konu edildiği,taraflar arasında ürünün teslimi ve bedeli konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalı tarafın iddiasının ürünün 1. kalite olmadığı yönünde bulunduğu, ispat yükünün ayıp iddiasında bulunan davalı taraf üzerinde olduğu, TTK'nın 23(1) -c hükmü gereği; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu davalının süresinde usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmadığı ve alınan bilirkişi raporunda keşif esnasında kumaşlarda ayıp bulunmadığı, davacı taraf takip konusu faturadan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla, Gaziosmanpaşa İcra Dairesinin ...

Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 137.857,46- TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin 137.857,46-TL alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile devamına, her ne kadar takipten önce işlemiş faiz talep edilmişse de; somut olayda davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürmediğinden temerrüt şartları oluşmadığından işlemiş faiz talebinin reddine, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davalı vekili; davacı tarafça uzun yıllar devam eden ticari ilişkinin verdiği güven ile ayıp bildirimini resmi kanallardan yapmasa da davacı firmaya birebir gönderilen malların 1. Kalite olmadığını bildirdiğini, bilirkişi tarafından kusurun kumaşta değil de makinede olduğunu söyleyebilmek için; keşif esansında hem dava konusu kumaşın, keşif mahallinde bulunan başkaca makinelerde de denenmesi hem de hatalı olduğu iddia edilen makinede dava konusu kumaştan farklı bir kumaş üzerinde de deneme yapılması gerekmekte idi. Ancak Sayın Bilirkişi, sadece dava konusu kumaşı tek bir makinede denemiş, başkaca makineleri ve başkaca kumaşları değerlendirmediğini, salt bu durum dahi bilirkişinin görevini layıkıyla ve titizlikle yerine getirmediğini, eksik incelemeye dayalı tespitlerle afaki bir rapor hazırladığının kanıtı olduğunu, ayrıca, bilirkişi uzmanlık alanının dışına çıkarak makinenin bozuk olduğunu belirttiğini, makine müvekkil tarafından sorunsuz şekilde kullanıldığını, makinede bir sorun varsa bunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, tekstil bilirkişisinin bu hususta görüş bildirmesi mahkemeyi yanıltıcı bir sonuç oluşturduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, cevap dilekçesinde tanık, bilirkişi incelemesine dayandıklarını mahkemece delillerin toplanmayarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvurusunda; 6102 sayılı TTK'nın "Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" başlıklı 1530'uncu maddesi "(4) Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır" hükmü gereği ihtara gerek olmadığını ileri sürerek işlemiş faiz bakımından kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; ticari satım nedeniyle düzenlenen fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava konusu fatura muhteviyatı ürünler tekstil mühendisi bilirkişi aracılığıyla mahallinde mahkemece keşfen inceleme yapılmış olup; alınan bilirkişi raporunda; "Davalı taraf cevap dilekçesinde söz konusu ürünlerin 1. kalite olmadığını, daha önceki ürünlere nazaran alt kalitede olduğunu beyan ettiği, ürünler için iddia olunan kusurlar bakımından ayrıntılı açıklama ve istenilen teknik özelliklere ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve numune davalı tarafça dosyaya sunulmadığı, ürünler keşif esnasında öncelikle fiziksel olarak incelenmiş ve ürünler üzerinde herhangi bir kusura rastlanmadığı, sonrasında ise tevdi edilen ürünler arasında bir adet numune alınarak, davalı iş yerinde denendiği, yaklaşık 175 cm kumaş işlendiği,işlem esnasında sadece bir sırada dikiş hatası olduğu diğer iğne gruplarına denk gelen sıralarda herhangi bir dikiş hatası bulunmadığı, dikiş hatası bakımdan yapılan incelemelerde, dikiş sıralarının şekli, devamlılığı, hatanın (kopmanın) tek bir sırada oluşu, diğer dikiş sıralarında olmayışı hususları değerlendirildiğinde söz konusu hatanın kumaş kaynaklı olmadığı işlem yapılan makine kaynaklı olduğu kanaatine varıldığı , davalı tarafından keşif esnasında 1.

kalite kumaş ibaresi ile sunulan kumaşın doku, sıklık gibi özelliklerinin dava konusu kumaş ile benzer olduğu görülmüştür" şeklinde rapor düzenlenmiştir.Davacı tarafından düzenlenen faturada "1.kalite mop kumaş" olduğu yazılıdır. Ancak taraflarca 1 kalite kumaşın nitelikleri belirlenmemiştir.Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde kumaşlarda kusur bulunmadığı; davalı tarafça 1 kalite olduğu belirtilen kumaş olarak incelenmesi istenilen kumaş numunesi ile benzer olduğu tespit edilmiştir. Alıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanan seçimlik haklarını kullanabilmesi için muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması gerekir. TTK'nın 23/1-c maddesine göre ticari satımlarda ayıp teslim sırasında açıkça belli ise ihbar süresi iki gün;

ayıp açıkça teslim sırasında belli değilse muayene ve ihbar süresi sekiz gündür. Gizli ayıplarda ise TBK'nın 223/2. maddesine göre ayıp ihbarı derhal yapılmalıdır. Davacı tarafından, davalıdan satın alınan emtianın kendisine tesliminden sonra muayene ve ihbar süresi içerisinde satıma konu ürünün muayenesinin yapıldığına ilişkin bir iddia ileri sürülmemiş veya buna ilişkin bir belge de sunulmamıştır.Davalı taraf ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin yazılı belgelerden birini sunmadığı gibi, davacı tarafça sunulan ve belge vasfında kabul edilen watshap yazışmalarında ayıp ihbarına ilişkin bir bildirim olmadığı, davalı tarafça gönderildiği bildirilen mesajlarda ısrarlı olarak fiyatta indirim talep edildiği, davacı tarafın kabul etmediği ve mallarını iade almayı defaatle teklif ettiği anlaşılmaktadır.

Davalı tarafça, ispat yükü üzerinde olmasına rağmen gerek kumaşların ayıplı olduğu gerekse ayıp ihbarında bulunduğu ispatlanamamış olup davalı teslim aldığı mal bedelini ödemekle yükümlüdür. Fatura bedeli kadar alacak davacı tarafça ispatlandığından; itirazın kısmen iptaline ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamış, davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.TTK'nın 1530. maddesi, sadece mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. Maddede, borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmesi ve alacaklının faize hak kazanması öngörülmüştür.

Ancak söz konusu hüküm mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satım akdine uygulanamaz.Bu halde davalı takip öncesinde temerrüte düşmediğinden işlemiş faiz talep edilemez.Faturada belirtilen vadede ancak alacağın muacceliyetini sağlar. Bu nedenle davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedeni de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle satıma konu malların ayıplı olduğu kabul edilse dahi ayıp ihbarında bulunulduğunun kanıtlanamadığı, malı mevcut haliyle kabul ettiğinin kabulü gerektiği, davacı vekilinin de takipten evvel ki işlemiş faiz isteğinin yerinde olmadığı, davacı tarafça fatura bedeli kadar alacak ispatlandığından itirazın kısmen iptaline ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiş, her iki taraf vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Alınması gereken 9.417,04-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 2.354,26‬-TL harcın mahsubu ile kalan 7.062,78-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/03/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/8216 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.