6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rehinle temin edilen alacakta genel haciz yoluyla takip yapılamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/545 E. 2025/620 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan (Cari Hesap Alacağı) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir alacak taşınmaz ipoteği ile teminatlandırılmışsa ve ipotek tutarı borç miktarını aşıyorsa, alacaklının bu alacak için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapma hakkı yoktur; İİK 45/1 emredici hüküm olup alacaklı yalnızca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir, rehin tutarı borcu karşılamıyorsa kalan kısım için haciz veya iflas yoluna başvurabilir. Bu durumda alacaklının seçimlik hakkı bulunmaz ve ilamsız takibe dayalı itirazın iptali davası reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Rehinle temin edilen alacak için ilamsız icra takibi yapılabilir mi → ret

İddia: Davacı vekili, takip açılırken alacaklının seçimlik hakkı bulunduğunu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ilamsız ve ipotekli takip yapılabileceğini, dava şartında herhangi bir noksanlık bulunmadığını, alınan ipoteğin borcun ödenmesini kolaylaştırmak amacıyla verildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK'nın 45/1. maddesi, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini, rehin tutarı borcu ödemeye yetmezse kalan alacağın iflas veya haciz yoluyla takip edilebileceğini düzenlemektedir. Bu madde asıl borçlular ile ilgili olup, alacağı rehinle temin edilen alacaklı, rehin veren hakkında doğrudan genel haciz (ilamsız) yoluyla takip başlatamaz. Bu hüküm emredici nitelikte olup mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır. Somut olayda davalının cari hesap borcunun teminatı olarak davacı lehine taşınmaz ipoteği tesis edildiği, borç miktarını aşan tutarda ipotek bulunduğu anlaşıldığından davacı alacaklının seçimlik hakkı yoktur; ipotekli takip ve kambiyo senedine dayalı alacaklarla ilgili emsal karar bu olaya uygulanamaz. Davacının ilamsız takip yapma hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi isabetlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İİK 45/1 kapsamında rehinle (ipotekle) temin edilmiş bir alacak için, ipotek tutarı borcu aşıyorsa alacaklının genel haciz yoluyla ilamsız takip yapamayacağı ve bu durumun seçimlik hak kapsamına girmediği yönündeki tespit, benzer teminatlı alacak uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Usulüne uygun başlatılmış bir takibin varlığı dava şartıdır; rehinle temin edilmiş alacak için ilamsız takip yapılması bu dava şartının noksanlığı sonucunu doğurur.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın iptali Rehinle temin edilmiş alacak İpoteğin paraya çevrilmesi Genel haciz yoluyla ilamsız takip Seçimlik hak Emredici hüküm - re'sen dikkate alma

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 45/1İİK 45

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/545

KARAR NO 2025/620

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/01/2025

NUMARASI 2024/341 Esas - 2025/51 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin cari hesap alacağının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasında davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini , borçlu tarafça icra dosyasına 409.558,29- TL alacağın ihtiyati haciz işlemlerini durdurmak için depo edildiğini davalının itirazının 409.238,29-TL üzerinden iptalini ve takibin devamına , davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili cevap süresinden sonra sunduğu 06/12/2024 tarihli beyan dilekçesinde; davacının huzurdaki davayı açtıktan sonra, müvekkili şirket tarafından verilen ipoteği esas alarak 20/09/2024 tarihinde İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesini istediği ve müvekkili şirkete örnek .. İcra Emri gönderdiğini, davacı tarafın 409.238,29-TL alacak iddia ettiği,borca karşılık 1.000.000-TL'ipotek verildiği, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapılması kanuni zorunluluk iken, davacının emredici kurallara aykırı davrandığını , huzurdaki davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı ...San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 20/09/2024 tarihinde 409.283,29-TL asıl alacak ve 16.826,42-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 426.064,71-TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı ; İstanbul Gayrımenkul İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyada Pendik İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde bulunan ofis niteliğindeki ... Kat ve ... bağımsız nolu taşınmazdaki ipoteğin paraya çevrilmesi için icra takibi başlatıldığı,takipte talep edilen alacağın 03/01/2023 tarihinde 1.000.000-TL bedelle tesis edilen ipoteğin kapsamında olduğunu , davacı tarafından ipotek bedelinin altında kalan alacak tutarı yönünden İİK 45.

maddesi uyarınca öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerekirken işbu davada ilamsız takip yoluna başvurulduğunu, usulüne uygun başlatılmış bir takibin varlığı dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, takip açılırken alacaklının seçimlik hakkı bulunduğunu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ilamsız ve ipotekli takip yapılabileceğini, dava şartında da herhangi bir noksanlık bulunmadığını, borçludan veya borçlu lehine üçüncü kişilerden alınan ipotek ile ödeme yahut yine alınan kambiyo senedi gibi hususlar; borcun ödenmesini kolaylaştırmak amacı ile verildiğini, Yargıtay 1.Başkanlığının görüş talebi üzerine Yargıtay 11. HD nin 18.02.2020 tarihli yazısı ile; "...Dairenin 28/09/2015 tarih ve ... sayılı ilamında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla alacaklının hem ipotekli takip hem de kambiyo senedine mahsus yolla takip yapabileceği kabul edilmiştir." denildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Eldeki dava; cari(açık) hesap alacağından kaynaklanan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı, dava konusu yaptığı cari hesap alacağının tamamı için asıl borçlu şirket hakkında genel haciz yoluyla ilamsız takip ve eldeki dava açıldıktan sonra da ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmıştır. İlamsız takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında davalı vekili tarafından davacı alacaklının müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin olarak İstanbul Gayrımenkul Satış İcra Dairesinin 2024/3530 esas sayılı dosyasında aynı miktar cari hesap alacağının tahsili için İstanbul Pendik İlçesi ...

Mahallesi ... Ada ... Parsel arsa üzerinde bulunan ofis niteliğindeki ... kat ve ... bağımsız nolu taşınmazın paraya çevrilmesinin istenildiği, 03/01/2023 tarihli ipotek resmi senedi ile taşınmazlarını " davalı ... şirketinin davacıdan alacağı ürünlerden doğan borcunun 1.000.000- TL ye kadar kısmına "teminat teşkil etmek üzere ipotek tesis ettiği anlaşılmaktadır. İİK'nın 45/1. maddesi “Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir” şeklindedir. İİK'nın 45. maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen alacaklı, "rehin veren" hakkında doğrudan doğruya genel haciz(ilamsız) yolu ile takip başlatamaz.Rehinle temin edilen bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir (Yargıtay HGK'nın 2017/12-356 E., 2019/711 K.

sayılı ve 18/06/2019 tarihli ilamı). İİK'nın bu hükmü emredici nitelikte olup, mahkemece de yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır (Yargıtay Kapatılan 19. HD'nin 2015/7909 E., 2016/1314 K. Sayılı ve 02/02/2016 tarihli ilamı) Dosyada davalının cari hesap borcunun teminatı olarak davacı taraf lehine taşınmaz ipoteği tesis ettiği, borç miktarını aşan tutarda ipotek bulunduğu,davacı alacaklının seçimlik hakkı olmadığı, Yargıtay İBBGKnun 20/01/2023 tarihli ,2021/2esas ,2023/1 karar sayılı kararı ipotekli takip ve kambiyo senedine dayalı alacaklar ile ilgili bulunduğu, davacının ilamsız takip yapma hakkı bulunmadığından bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Karara karşı istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/04/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/8143 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.