6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta acentesinin denkleştirme tazminatı talebinde önemli menfaat ispat yükü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1619 E. 2025/632 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen (Acentelik Sözleşmesinin Feshinden Kaynaklanan Denkleştirme Tazminatı) ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Sigorta

Gerekçe özeti

Sigorta acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi özel kanun olarak öncelikle uygulanır ve TTK 122'deki 'ücret kaybı' koşulu aranmaksızın, sözleşme sona erdikten sonra sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde önemli menfaat elde etmesi ile denkleştirmenin hakkaniyete uygun olması şartlarının kümülatif olarak gerçekleşmesi gerekir. Yeni müşteri çevresi yaratıldığının ve sigorta şirketinin bu sayede önemli menfaat elde ettiğinin ispat yükü acenteye aittir; bu ispat sağlanamazsa haksız fesih tek başına denkleştirme tazminatı hakkı doğurmaz.

Ele alınan sorunlar

Denkleştirme (portföy) tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı → kabul

İddia: Davalı vekili, fesihten sonra yenilenen 26 poliçenin acente bazlı değil şirket bazlı yenilendiğini, bu oranın düşük olduğunu, poliçelerin ZMMS branşında olduğunu, haksız fesih tek başına yeterli olmayıp 'önemli menfaat' ve 'hakkaniyet' şartlarının da gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi özel kanun niteliğinde olup sigorta acenteleri hakkında TTK 122'ye göre öncelikle uygulanır; bu düzenlemede TTK 122'de yer alan 'acentenin ücret kaybına uğraması' koşulu bulunmamakta, denkleştirme için 'önemli menfaat elde edilmesi' ve 'hakkaniyet' kıstasları aranmaktadır. Bu şartlar kümülatif olup, yeni müşteri çevresi yaratıldığının ve bu müşteriler sebebiyle sigorta şirketinin önemli menfaat elde ettiğinin ispatı acenteye, denkleştirmenin hakkaniyete uygun olmadığının ispatı ise sigorta şirketine aittir. Taraflar arasında sözleşmenin TTK 121/1 uyarınca üç aylık ihbar süresiyle, sebep bildirilmeksizin feshedildiği ve davalının haklı fesih nedenini ispatlayamadığı hususunda ihtilaf bulunmamakta, bu nedenle davacının kural olarak portföy tazminatı talep hakkı mevcuttur. Ancak bilirkişi raporunda davacının acentelik döneminde toplam 136.596,33-TL komisyon geliri elde ettiği ve fesihten sonra davacı portföyünden, tamamı ZMMS branşında olmak üzere 26 poliçenin davalı tarafından yenilendiği tespit edilmiş; buna karşın davacının temin ettiği müşterilerin fesihten sonra da davalı sigorta şirketinden sigorta yaptırmaya devam ettikleri ve bunun sigorta şirketine önemli ölçüde menfaat sağladığı ispatlanamamıştır. İlk derece mahkemesi kararında denkleştirme kriterleri sayılmakla birlikte bu kriterlerin gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde bir inceleme yapılmamış, 26 poliçenin yenilenmesinin davalıya sağladığı menfaatin önemli olup olmadığı değerlendirilmemiştir. Davacının portföyünün davalı tarafça önemli ölçüde kullanıldığı ispatlanamadığından denkleştirme talebi hakkaniyete de uygun değildir; denkleştirme tazminatının koşulları oluşmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, sigorta acenteliği sözleşmelerinde denkleştirme tazminatının 5684 sayılı Kanun'un 23/16. maddesi kapsamında (TTK 122'den farklı olarak ücret kaybı şartı aranmaksızın) 'önemli menfaat' ve 'hakkaniyet' kriterlerine göre değerlendirileceği ve bu kriterlerin ispat yükünün acenteye ait olduğu yönündeki tespit, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denkleştirme (portföy) tazminatı sigorta acenteliği sözleşmesi haksız fesih önemli menfaat hakkaniyet ispat yükü özel kanun-genel kanun ilişkisi

Atıf yapılan mevzuat: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu — 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 23/16 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 121/1TTK 121/2TTK 122 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1619

KARAR NO 2025/632

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/05/2022

NUMARASI 2019/117 Esas 2022/307 Karar

DAVA

Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/04/2025

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 05/12/2013-04/07/2017 tarihleri arasında akdedilen acentelik sözleşmesi davalı sigorta şirketinin yetkili acentesi olarak faaliyet gösterdiğini ve Beyoğlu ... Noterliği'nin 04/07/2017 tarihli ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile feshedilmiş olduğunu, sözleşmenin feshinde davacının mağdur durumda kalmış olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL denkleşirme tazminatının 04/07/2017 fesih tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

TALEP ARTIRIM Davacı vekilince ; 01/03/2022 tarihinde talep artırım dilekçesi sunularak dava değeri 35.496,40- TL ye çıkarılmıştır.

CEVAP

Davalı vekili; davacıya taleplerini açıklaması ne kadar talep ettiğini bildirmesi ve denkleştirme talebinin değerlendirilebilmesi için harca esas değerin sözleşmenin ayakta kaldığı süre içerisinde hak kazandığı komisyon tutarının belirtildiği bu miktar üzerinden harcın tamamlatılması için kesin süre verilmesini, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, acentelik sözleşmesi 1 yıl sonunda feshedilmediğinden belirsiz süreli sözleşme haline geldiğini, müvekkilinin kanunda belirtilen 3 aylık ihbar süresine uyarak ve haklı gerekçelerle sözleşmeyi feshettiğini, davacının rekabet etmeme ve müvekkilinin menfaatlerini koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, denkleştirme tazminatı unsurlarının oluşmadığını belirterek , davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesinin sigorta şirketinden tazminat talep edebileceği, tazminat hesabı yapılırken davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının ne gibi önemli menfaatler elde edeceği ve hakkaniyet ilkesi gereği portföy tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediği hususlarının tartışılması gerektiği(Yargıtay 11. HD.nin 09/03/2015 tarihli 2014/16850 E - 2015/3124 K sy ilamı), davalı tarafından acentelik sözleşmesinin Beyoğlu ... Noterliği'nin 04/07/2017 tarihli ...

yevmiye nolu ihtarname ile ihtar tarihinden 3 ay sonra etkisini doğuracak şekilde 04/10/2017 tarihi itibariyle feshedilmesi nedeniyle sözleşmenin 22' üncü maddesindeki "3 ay evvel noter aracılığı ile feshi ihtar etmek kaydı ile" şeklindeki düzenlemeye riayet edildiği, TTK'nın 122/4 maddesi gereği denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemeyeceğinin düzenlendiği, davalı sigorta şirketinin ihtarnamede fesih sebebinin belirtmediği, haklı nedenle fesih sebebinin ispatlanamadığı, bu nedenle davalı sigorta şirketi tarafından yapılan feshin haksız fesih olduğu, bu kapsamda davacının denkleştirme tazminatının kabulü için TTK'nın 122/1 'inci fıkrasının a-b ve c bentlerinin kümülatif şekilde gerçekleşmesinin gerektiği 27/10/2021 tarihli ek bilirkişi raporuna itibar edildiği, bilirkişi tarafından sözleşmenin yürürlükte kaldığı 1401 gün üzerinden denkleştirme denkleştirme tazminatının üst sınırının 35.496,40-TL olduğunun hesaplandığı, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne, 35.496,40- TL denkleştirme tazminatının dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, davacının fesih tarihinden sonra yenilenen 26 adet poliçenin bulunduğunu, bu poliçelerin de acente değil sigorta şirketi bazlı olarak yenilendiği; bu oranının oldukça düşük olması sebebi ile acentenin portföyünün sözleşmenin feshinden sonra müvekkil şirketçe kullanılmadığının anlaşıldığını, vadesi gelen 26 adet poliçe şirket nezdinde yenilenmiş ise de bu poliçelerin 2 adetinin iptal edildiğini, ayrıca bilirkişi ...'e ibraz edilen ekli yenilenen poliçe listesinde de görüleceği üzere bu poliçelerin tamamının ZMMS branşında olduğunu; acentenin denkleştirme tazminatına hak kazanabilmesi için sözleşmenin haksız nedenle fesih edilmiş olmasının, tek başına yeterli görülmediğini, Sigortacılık Kanunu’nun 23/16.

maddesinde belirtildiği üzere “önemli menfaat”, “hakkaniyetin gerektirmesi” ve ‘’acentenin ücret kaybına uğraması’’ hususlarının da somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılması gerektiğini, hakkaniyet şartının da gerçekleşmediğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, Sigorta Acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle denkleştirme tazminatının tahsili talebine ilişkindir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununu 23/16. Maddesi "Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer.” şeklinde düzenlenmiş olup özel kanun-genel kanun ilişkisi dikkate alındığında, Sigortacılık Kanunu'nda ki acenteye ilişkin hükümler sigorta acenteleri hakkında öncelikle uygulanacaktır.

TTKnın 122 maddesi uyarınca acentenin denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için aranan koşullar; sözleşmenin sona ermesi, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "önemli menfaatler" elde edilmesi, acentenin ücret kaybına uğraması, denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olmasıdır. Ancak Sigortacılık Kanununda acentenin ücret kaybına uğraması koşulu yer almamaktadır. Sigortacılık Kanununda denkleştirme için aranan kıstaslar, müvekkilin önemli menfaat elde etmesi ve hakkaniyettir. Denkleştirme talebi için kanunun aradığı şartlar kümülatiftir. Bu bağlamda, öncelikle yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle müvekkilinin önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir.

Buna mukabil müvekkil, denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır (Aslan Kaya, Acentelik, 2013 Baskı, sayfa 102 vd., 227 vd.) (Yargıtay 11 HD 2016/2170 E.- 2017/2780 K. Sayılı ve 10.05.2017 tarihli ilamı) Diğer taraftan tarafların karşılıklı anlaşma ile acentelik sözleşmesini sona erdirmeleri ya da taraflardan birinin üç aylık ihbar süresine riayet ederek sözleşmeyi feshetmesi acentenin ölümü veya kısıtlanması sebebiyle acentelik sözleşmesinin sona ermesi denkleştirme talep hakkını ortadan kaldırmaz. Somut olayda, taraflar arasındaki 05/12/2013 tarihli sözleşme ile başlayan 1 yıl süreli sözleşme TTK nın 121/2 maddesi uyarınca süresiz hale gelmiştir.

Acentelik ilişkisinin davalı tarafından 04/07/2017 tarihi itibariyle tek taraflı sebep bildirilmeden TTK nın 121(1) maddesi uyarınca üç aylık mehil verilerek sonlandırıldığı hususunda ihtilaf olmayıp, davalı tarafından sözleşmenin davacıdan kaynaklanan nedenlerle haklı olarak feshedildiği hususu ispatlanamadığından kural olarak davacının portföy tazminatı talep hakkı bulunmaktadır. Denkleştirme tazminatı istenebilmesi için ayrıca acentelik sözleşmesinin sigorta şirketi tarafından haklı bir nedenle feshi halinden başka bir nedenle sona erdirilmesi gerekmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporunda raporunda; davacının acente olarak görev yaptığı tüm sürede 136.596,33-TL komisyon geliri elde ettiği hesaplanmıştır.

Davacı buna göre yaklaşık dört yıllık süreçte aylık ortalama 3.000-TL komisyon elde etmiş, bu oranda davalı prim temin etmiştir. Ancak kök ve ek bilirkişi raporunda yapılan bir diğer tespit ise davacının acentelik sözleşmesinin feshinden sonra davacı portföyünden davalı sigorta şirketi hepsi ZMMS branşında olmak üzere toplamda 26 poliçenin yenilendiği tespit edilmiştir. Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra, sigorta şirketinin sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi koşulu bakımından, davacının acente olarak temin ettiği sigorta müşterilerinin, acenteliğin feshinden sonra da davalı sigorta şirketinden sigorta yaptırmaya devam ettirdikleri kanıtlanamamıştır.İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında portföy tazminatı bakımından kriterler sayılmakla birlikte bu kriterlerin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış;

26 adet poliçenin yenilenmesi ile davalı sigorta şirketinin elde ettiği menfaatin önemli olup olmadığı hususunun üzerinde durulmamıştır. Bu halde, davacının portföyünün davalıya kaldığı ve davalı sigorta şirketinin bu nedenle önemli ölçüde menfaat ettiği ispatlanamadığından denkleştirme talebi hakkaniyete de uygun değildir. Denkleştirme tazminatı talep koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; TTK'nın 121/1 maddesi hükmüne uygun olarak 3 ay önceden ihbar edilmek suretiyle feshedildiği, sözleşmenin feshinden sonra davacı portföyünden davalının önemli menfaat elde ettiğinin ispatlanamadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmek gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmamış, davalı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata yeniden yargılama gerektirmediğinden yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2022 Tarih 2019/117 Esas 2022/307 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İspatlanamayan davanın reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 615,40-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 31,40-TL ve 590-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 621,40-TL‬ harçtan mahsubu ile fazla olan 6‬-TL'nin isteği halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," Yatırılan 606,2‬0-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

21/04/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/80163 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.