6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Gizli ayıpta ihbar süresi: garanti kapsamında servise başvuru ayıp ihbarı sayılır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/164 E. 2024/1575 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Ticari satımda satılan malın gizli ayıplı olduğu kesinleşmişse, alıcının ayıbı garanti kapsamında satıcıya servis/tamir talebiyle bildirmesi TBK 223/2 kapsamında ayıp ihbarı niteliğindedir; satıcı bu başvuru üzerine ihbarın süresinde olmadığına itiraz etmeden servis hizmeti vermişse ve arıza devam etmişse, ihbarın süresinde yapıldığı kabul edilir ve alıcı sözleşmeden dönerek bedel iadesini isteyebilir. Sözleşmeden dönme halinde faiz, malın satıcıya teslim edildiği tarihten itibaren işletilir; malın alıcıda kaldığı döneme faiz yürütülemez.

Ele alınan sorunlar

Gizli ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediği → kabul

İddia: Davacı vekili, makinedeki sorunların davalıya bildirildiğini ve tamir için tekrar gönderildiğini, bilirkişi raporlarında sorunun davacı kusurundan kaynaklanmadığının tespit edildiğini, davalının makineyi inceleyerek üzerine kaynak yapıldığı gerekçesiyle tamir etmeden iade ettiğini, dolayısıyla ayıp ihbarının davalı tarafça da kabul edildiğini, TBK 225 gereği ağır kusur halinde ihbar sürelerine uyulmasının gerekmediğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 23/1-c'ye göre ayıp teslimde açıkça belli değilse alıcı malı inceleyip incelettirip ortaya çıkan ayıbı satıcıya ihbarla yükümlüdür; diğer durumlarda TBK 223/2 uygulanır. TBK 223/2'ye göre olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıp sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse mal bu ayıpla kabul edilmiş sayılır. Dosyadaki WhatsApp ve e-posta yazışmalarından, davacının makinedeki sorunları defalarca davalıya bildirdiği, davalının garanti kapsamında Mayıs 2018'de makinenin bağlantı kablolarını değiştirerek bir servis onarım hizmeti verdiği, buna karşın davalının ayıp ihbarının süresinde olmadığına dair bir itiraz ileri sürmediği anlaşılmaktadır. Garanti süresi içinde verilen servis onarım hizmetinden sonra aynı arızanın devam etmesi karşısında, davacının servis için davalıya başvurması ayıp ihbarı niteliğindedir ve ayıbın süresinde ihbar edildiğinin kabulü gerekir. İki farklı bilirkişi heyeti raporunda da makinenin arızalı olduğu ve aynı tür arızanın süreklilik arz ettiği tespit edildiğinden, bu aşamada tamirin mümkün olup olmadığının araştırılması sonucu değiştirmeyecektir. Buna göre satılan mal ayıplı, davalının tekeffül borcu mevcut, ayıp süresinde ihbar edilmiş olduğundan davacı sözleşmeden dönerek satış bedelinin iadesini isteyebilir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sözleşmeden dönme halinde faizin başlangıç tarihi → kısmi kabul

İddia: Davacı, makinenin satın alındığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ayıplı ifa halinde dönme hakkını kullanan alıcı, ancak malı satıcıya teslim ettiği tarihten itibaren faiz talep edebilir; malı elinde bulundurduğu dönem için faiz talep edemez. Bu nedenle iadesine karar verilen tutara, sözleşme konusu makinenin davalıya teslim edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Garanti kapsamında satıcıya yapılan servis/tamir başvurusunun, satıcı buna itiraz etmeksizin hizmet verdiği hallerde TBK 223/2 anlamında süresinde ayıp ihbarı sayılacağı yönündeki değerlendirme, ticari satımlarda ayıp ihbarı süresine ilişkin uyuşmazlıklarda emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ayıp ayıp ihbarı tekeffül borcu sözleşmeden dönme ticari satım TTK 23/1-c TBK 223/2

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 23/1-c · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 223/2TBK 227

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/164

KARAR NO 2024/1575

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/12/2021

NUMARASI 2018/1340 Esas 2021/1106 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/11/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 07/07/2017 tarihinde ... sayılı faturayla ve 11.800-TL bedelle ... taşlama tablası satın aldığını, 20/07/2017 tarihinde ilk teslim edilen makinenin yanlış makine olduğu anlaşılınca 16/07/2017 tarihinde başka bir makinenin teslim edildiğini, fakat makineden kaynaklanan sorunlar bir türlü giderilemediğinden müvekkilinin kullanamadığını, yanlış makine teslimine ilişkin WhatsApp yazışmalarının sunulduğunu; taşlama tablasına gelen manyetikte yeterli çekim kuvveti olmadığından dolayı problem yaşandığını, bu sorunu çözmek için davalı tarafından bazı çalışmalar yapıldığını ancak sorunun giderilemediğini; makinenin manyetiğinde oluşan bölgesel bırakmama sorununun davalıya bildirildiğini, tamir için tekrar davalıya gönderildiğini, ancak makine davalıdan geri geldiğinde sorunun halen devam ettiğini, buna göre gelen manyetikte yeterli çekim kuvvetinin bulunmadığını, manyetikte bölgesel bırakmama sorunlarının olduğunu, davalının makineyi tamir amaçlı müvekkilinden almasına rağmen sorunun giderilemediğini, bu hususta taraflar arasındaki e-posta yazışmalarının sunulduğunu;

makinedeki ayıp sebebiyle kullanılamadığından müvekkilinin işlerinde aksamalar olduğunu; davalıya noterden gönderilen 01/11/2018 tarihli ihtarnameyle bedel iadesi istenildiğini ileri sürerek, davalıya ödenen 11.800-TL satış bedelinin satış tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle davalıdan tahsiline ve davaya konu taşlama tablasının masrafları davalıya ait olmak üzere iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, makinenin davacıya ayıpsız teslim edildiğini, makinenin Haziran 2017’de ürün bedelinin yarısının bedeli alınmasından itibaren bir süre kullanıp memnun kaldıktan sonra ödeme şartıyla davacıya teslim edildiğini, davacının ürünle ilgili herhangi bir şikayetinin olmadığını, Nisan 2018’de ise üründe sorunlar başladığının sözlü olarak bildirildiğini, akabinde müvekkilini sorunu gidermeye yönelik görüşmelerinde ve araştırmalarında, teslim edilen ve sorunsuz kullanılan ürüne davacı tarafça kaynak (punta) yapıldığının öğrenildiğini, cihaza ilişkin sorunların davacı tarafça cihaz üzerinde yapılan değişiklikle meydana geldiğinin ve cihaza uygulanan kaynak prosesi nedeniyle (yüksek sıcaklık ve yüksek elektrik akımı sonucu elektromanyetik bobin telleri zarar gördüğünü) sistemin zarar gördüğünün anlaşıldığını,kusurun davacıda olduğunu;

usulüne uygun ayıp ihbarının veya bildirimin bulunmadığını ve ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte makinenin ‘taleplerine uygun olmadığı’ konusundaki iddiasının TTK 18'e göre müvekkiline usulüne uygun şekilde bildirilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davalı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanı doğrultusunda davacının ayıbı davalıya Nisan 2018'de sözlü olarak bildirdiği bir an için düşünülse dahi, makinedeki ayıbın kullanmayla ortaya çıkması sebebiyle gizli ayıp niteliğinde olduğu, TTK 21, TBK 219 ve 223/2'e göre alıcının gizli ayıbın derhal satıcıya bildirmesi gerektiği, davacı-alıcının ayıba dair davalıya 01/11/2018 tarihinde ihtarname çektiği, ayıp bildiriminin kanunen şekle bağlı olmasa dahi bildirimin derhal yapılmasının alıcıya yüklenen kanuni bir yükümlülük olduğu, davacının üzerine düşen yükümlülüğe uygun ihbarda bulunmadığı, zira malın tesliminden sonra davacının ticari faaliyeti kapsamında söz konusu makinenin sürekli kullanımında bulunduğu da göz önüne alınarak, gerek davalının beyanı ile Nisan 2018 tarihi, gerekse de ihtarname tarihi kabul edilse dahi, davacının ortaya çıkan ayıbı derhal davalıya bildirmediğinin anlaşıldığı ve davalının iddia edilen ayıptan sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek makinedeki sorunların çözümü için davalının bir takım çalışmalar yaptığını ancak sorunun giderilemediğini, makinenin manyetiğindeki bölgesel bırakmama sorununun davalıya bildirildiği ve tamir için tekrar davalıya gönderildiği, fakat sorunun devam ettiğini; bilirkişilerin makinedeki sorunun müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığının ve bedel iadesinin haklı olduğunun tespit edildiğini; müvekkilinin gizli ayıptan haberdar olunca davalıya telefonla bilgi verdiğini, makineyi inceleyen davalının üzerine kaynak yapıldığından bahisle tamir etmeden makineyi iade ettiğini, dosyaya sunulan e-postalarda telefon ve whatsapp yazışmaları olduğu belirtilerek cihazın 3 ay önce müvekkilinin işyerinden alınarak incelendiğinin davalı tarafça kabul edildiğini, buna göre davalının ayıp ihbarını kabul ettiğini;

olayda uygulanması gereken TBK nın 225 maddesine göre ağır kusur halinde ayıp ihbar sürelerine uyulmadan alıcının haklarını kullanabilmesinin düzenlendiğini belirterek,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satın alınmış taşlama tablası makinesinin gizli ayıplı olduğundan bahisle satış bedelin iadesi istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür.Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.

Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.TBK'nın 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir.Mahkemece, davalının davacıya sattığı taşlama tablası makinesinin gizli ayıplı olduğu ancak bu ayıbın TBK 223/2'ye göre derhal davalıya bildirilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm davalı tarafından istinaf edilmediğinden, makinedeki ayıbın gizli ayıplı olduğu hususu kesinleşmiştir.Somut olayda, davacı taşlama tablası makinesini 07/07/2017 tarihli faturayla 11.800-TL bedelle davalıdan satın almış ve bedelini ödemiştir. Buna göre, davalının ilk gönderdiği makinenin satın alınan makine olmadığından bahisle, davacıya 2017 yılı Ağustos ayında davaya konu makinenin gönderildiği dosya kapsamında özellikle taraflar arasındaki 20/07/2017, 16/08/2017 ve 18/08/2017 tarihli WhatsApp yazışmalarından anlaşılmaktadır.Davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu davalının davacıya gönderdiği 25/09/2018 tarihli e-postada, 2018 Nisan-Mayıs dönemine kadar makineyle ilgili bir şikayet gelmediği, telefon görüşmeleri ve whatsapp yazışmalarında belirtildiği üzere tablaya kaynak yapıldığından sorunların başladığı, bu nedenle makinenin garanti kapsamına çıktığı, buna rağmen yardımcı olmak amacıyla 3 ay kadar önce kablolarının değiştirildiğini ve davacıya gönderildiği ifade edilmiştir.

Davacı, 26/09/2018 tarihli cevabi e-postasında, ilk gönderilen makinenin yanlış makine olduğu, 2018 Haziran dönemine kadar şikayet gelmediğinin doğru olmadığını, Temmuz 2017'de yapılan görüşmelerde makinede problem olduğunun yazışmalarda görüldüğünü, sorunun giderilip Ağustos 2017'de makinenin getirileceğinin söylendiğini, bu arada 1 ay boyunca makinenin kullanılamadığını, fakat gelen manyetikte yeterli çekim kuvveti bulunmadığından problem yaşandığının (davalıya) bildirildiğini, Şubat 2018'de manyetikteki bölgesel bırakmama sorununun bildirildiğini, yoğunluktan dolayı Mayıs ayında tamir amaçlı makinenin davalıya gönderildiğini, Mayıs ayı sonunda da kabloların değiştirilerek yeniden kendilerine gönderildiğini ancak aynı sorunun devam etmekte olduğunun görüldüğünü ve davalıyla tekrar irtibata geçildiğini belirttiği görülmüştür.Davacı, davalıya noterden gönderdiği 01/11/2018 tarihli ihtarnameyle makinedeki ayıbı bildirerek satış bedelinin iadesini talep etmiştir.Dosyada alınan bilirkişi raporunda, davacının işyerinde bulunan davaya konu makinenin incelendiği, buna göre tezgaha özel aparatlarla bağlanan (200x1.200 mm P 20) tip, elektro manyetik tablaya, kumanda şalteri/manyetik yükleme ünitesi kullanılarak elektro manyetik akım yüklenmek suretiyle, sabitlenen iş parçası üzerinde taşlama işlemi yapıldığı, taşlama işlemi yapıldıktan sonra iş parçasının elektro manyetik tabla üzerinden alınması veya farklı bir işlem yapmak üzere tabla üzerinde kaydırılmak istenildiğinde, kumanda şalteri/manyetik yükleme ünitesi kullanılarak elektro manyetik akımı kesilen tablanın alanında, elektro manyetik akımı kesilmediğinden, iş parçasının elektro manyetik tabla üzerinden alınamadığı/yerinin değiştirilemediği, iş parçasının ancak tabla üzerinde kaydırılmak suretiyle elektro manyetik akımı kesilen alana getirilerek tabladan alınabildiği, bu şekilde makinenin gizli ayıp niteliğinde arızalı olduğu tespit edilmiştir.Bilirkişi raporunda, davalının iddiasının aksine makinedeki bir cıvatanın söküm işlemi için yapılan puntolama işlemin davaya konu makinede gizli ayıp niteliğindeki arızayla bir ilgisi olmadığı, yani arızanın sebebinin o işlem olmadığı tespit edilmiştir.Davalının da kabulünde olduğu üzere, makinedeki arızanın giderilmesi hususunda Mayıs 2018'de kendisine gönderilen makinenin bağlantı kabloların değiştirildiği yani davalı tarafından bir servis onarım hizmeti verildiği anlaşılmaktadır.

Davalının ayıp ihbarının süresinde olmadığı hususunda bir itiraz ileri sürmeden ve garanti süresi içinde verdiği servis onarım hizmetinden sonra aynı arıza devam etmiştir. Makinenin arızası sonrasında davacının, servis için davalıya başvurması ayıp ihbarı niteliğinde olup,ayıbın süresinde ihbar edildiğinin kabulü gerekir.Yargılama aşamasında alınmış iki farklı bilirkişi heyeti raporunda da, makine çalıştırılarak arızalı olduğu ve aynı tür arızanın süreklilik arz ettiği, dikkate alındığında bu aşamada tamirinin mümkün olup olmadığının araştırılması da sonucu değiştirmeyecektir. Bu durumda, davacıya satışı yapılan makinenin ayıplı olduğu, davalının ayıba karşı tekeffül borcunun bulunduğu, ayıbın davalıya süresinde ihbar edildiği, dolayısıyla davalının sözleşmeden dönerek satış bedelinin iadesini isteyebileceği sonucuna varılmıştır.

Mahkeme bu hususlar gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde bulunmamıştır Diğer taraftan davacı, makinenin satın alındığı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de ayıplı ifa halinde dönme hakkını kullanan alıcı, ancak malı satıcıya teslim ettiği tarihten itibaren faiz talep edebilir; malı elinde bulundurduğu dönem için faiz talep edemez. Bu nedenle, davacıya iadesine karar verilen tutara sözleşme konusu makinenin davalıya teslim edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın kabulü ile;

07/07/2017 tarihli 11.800-TL bedelli fatura muhteviyatı "..."nın davalıya iadesine, 11.800-TL fatura bedelinin iade tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1340 Esas - 2021/1106 Karar sayılı 10/12/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kabulüne, 07/07/2017 tarihli 11.800-TL bedelli fatura muhteviyatı "..."nın davalıya iadesine, 11.800-TL fatura bedelinin iade tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 806,05-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine peşin yatırılan 204,93-TL'nin mahsubu ile kalan 601,12‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan toplam 240,83‬-TL peşin harçların davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine.Davacı tarafından yapılan 2.000-TL bilirkişi ücreti, 176,20-TL posta, tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.176,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine takdir olunan 11.800-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 75,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/80004 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.