6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket ortağına tahsis edilen araçların ivazsız kullanım ödüncü sözleşmesiyle iadesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/36 E. 2024/1557 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıdüzelterek yeniden esas hakkında hükümTemyiz yolu açık

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Bedel alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir şirketin mülkiyetindeki bir aracın, şirketçe alınmış bir tahsis kararı bulunmaksızın ortağa veya ortağın mirasçısına ivazsız olarak kullandırılması, pay sahipliğinden doğan bir hak olarak değerlendirilemez; bu ilişki TBK'nın 379 ve devamı maddelerinde düzenlenen kullanım ödüncü sözleşmesi niteliğindedir. Ödünç konusu, süresi ve amacı belirlenmeden verilmiş kullanım ödüncünde, ödünç veren TBK'nın 384. maddesi uyarınca malı dilediği zaman geri isteyebilir; ihtarname ile iade talebiyle sözleşme sona erer ve tasfiye ilişkisine geçilir. Bu dönemde ödünç alan, TBK'nın 381/1. maddesi gereği olağan bakım ve koruma giderlerinden (vergi, sigorta vb.) sorumludur. Ayrıca, aynen iade ya da bedel talebiyle açılan davalarda konu para ile ölçülebilir nitelik taşıdığından maktu değil nispi harca hükmedilmesi gerekir; bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan istinaf incelemesinde resen gözetilir.

Ele alınan sorunlar

Davalının pay sahipliğinden doğan hak nedeniyle araçların iade edilemeyeceği savunması → ret

İddia: Davalı, murisi ...'ın davacı şirketlerin ve iştiraklerinin 1/3 pay sahibi olduğunu, TTK'nın 494/2. maddesi gereği kendisinin de hissedar olduğunu, diğer ortaklara da araç tahsis edildiğinden TTK'nın 357. maddesindeki eşit işlem ilkesine aykırılık bulunduğunu, mahkemenin bu savunmalarını dikkate almadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Araçların davalıya tahsisi konusunda şirketlerce alınmış bir karar bulunmadığı gibi, araçların fiilen davalının kullanımına bırakılmış olması pay sahipliğinden doğan bir hakkın kullanılması olarak kabul edilemez. Kaldı ki davalının şirketlerdeki pay sahipliği konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmakta olup, davacı şirketlerin pay sahibi ...'in TTK'nın 493. maddesi gereği murisin hissesinin gerçek değeri üzerinden alınmasının önerildiği, davalı tarafça önerilen bedelin kabul edilmeyerek değer tespiti davası açıldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacıların TBK'nın 384. maddesine dayalı olarak araçların iadesini isteme hakkı bulunmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Araçların iadesi talebinin (asıl dava) esası — kullanım ödüncü ilişkisi → ret

İddia: Davalı, mahkemenin kullanım ödüncü şeklindeki gerekçesinin hatalı olduğunu, buna istinaden verilen kararın hukuki dayanağının bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Araçların şirketlerin ortağı bulunan davalının murisi hayattayken, şirketlerce alınmış bir tahsis kararı bulunmaksızın davalının kullanımına tahsis edildiği, araçların davalı yedinde bulunduğu ve fiilen davalı tarafından kullanıldığının davalının da kabulünde olduğu, davacılar tarafından keşide edilen ihtarnameye rağmen iade edilmediği anlaşılmaktadır. Araçlar davacı şirketler adına kayıtlı olsa da fiili hakimiyet davalıdadır. Davacıların başta araçların davalının kullanımına yönelik rızası bulunsa da, teslimin ihtarname ile talep edilmesiyle bu rıza ortadan kalkmıştır. Bu nedenle mahkemece araçların davacıya iadesine karar verilmesi isabetlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Birleşen davada olağan bakım ve koruma giderlerinden (vergi, sigorta) davalının sorumluluğu → ret

Gerekçe: TBK'nın 381/1. maddesi kapsamında araçların olağan bakım ve koruma giderlerinden ödünç alan sıfatıyla davalı sorumlu olduğundan, mahkemece bu dönem içerisinde davacılar tarafından araçlar için yapılan olağan giderler kapsamında vergi ve sigorta masraflarından da davalının sorumlu tutulması yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Asıl davada harcın maktu değil nispi olarak alınması gerekliliği → kabul

Gerekçe: Dava konusu araçların mülkiyeti uyuşmazlık konusu olmasa da, kullanım ödüncüne dayalı olarak davalının kullanımına bırakılan araçların aynen iadesi, olmadığı takdirde bedeli talep edilmiş olmakla, asıl dava nispi harca tabidir; mahkemece maktu harca hükmedilmesi hatalıdır. Harç kamu düzenine ilişkin olmakla bu husus dairece resen incelenmiş, davacılar vekilince ıslah dilekçesiyle eksik peşin harcın da tamamlanmış olduğu görülmüştür. Yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm kaldırılarak asıl dava bakımından nispi harca hükmedilmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Asıl davada davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin istinaf kapsamı dışında kalması → tartışılmadı

Gerekçe: Buna bağlı olarak asıl davada davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olsa da, bu husus davacı tarafça istinaf konusu edilmediğinden, asıl davada davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirket malı bir aracın ortağa veya mirasçısına ivazsız tahsisinin, açık bir şirket kararı olmaksızın pay sahipliğinden doğan bir hak teşkil etmediği ve bu ilişkinin TBK'nın 379 vd. maddelerindeki kullanım ödüncü sözleşmesi olarak nitelendirilip TBK'nın 384. maddesi uyarınca her zaman sona erdirilebileceği yönünden emsal değer taşımaktadır. Ayrıca aynen iade/bedel talebiyle açılan davalarda maktu değil nispi harca hükmedilmesi gerektiği ve bu hususun kamu düzeninden olduğu tespiti yönünden de emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kullanım ödüncü sözleşmesi olağan bakım ve koruma giderleri pay sahipliğinden doğan haklar eşit işlem ilkesi nispi harç ıslah

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 379TBK 381/1TBK 384 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 494/2TTK 357TTK 493 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353/(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/36

KARAR NO 2024/1557

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/04/2021

NUMARASI 2019/9 Esas - 2021/309 Karar

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/11/2024

Asıl ve birleşen davada davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; ... plakalı 2011 model ... marka otomobilin müvekkili ... AŞ'ye, ... plakalı 2011 model Jaguar marka otomobilin ise müvekkili ... AŞ'ye ait olup, bu iki aracın da müvekkili şirketler adına kayıtlı bulunduğunu, müvekkillerine ait araçların davalının yedinde bulunduğunun tespit edilerek davalıya Beyoğlu ... Noterliği aracılığıyla 26.03.2018 tarihinde gönderilen ihtarname ile söz konusu araçların ...'e teslim etmesinin ihtar edildiğini, ancak davalının bu ihtara olumlu dönüş yapmadığını, davalının bu ihtarnameye cevaben, müteveffa babası ...'ın müvekkili şirkette hissedar olduğunu, kendisinin mirasçı olduğunu, ihtarnamede bahsedilen aracın kendisinin kullanımında olduğunu belirterek, araçlar ile ilgisi olmayan başka uyuşmazlıklara değindiğini, davalının araçların kendisinde bulunduğunu ikrar ettiğini, davalının ayrıca 14.10.2017 tarihinde vefat eden ...'ın mirasçısı olduğundan bahisle müvekkili şirketler üzerinde hak iddia ettiğini, ancak murisin müvekkili şirketlerde bir hissesinin bulunmadığını, davalının, müvekkiline ait araçları tamamen haksız ve mesnetsiz olarak kontrolünde bulundurduğunu, müvekkillerinin araçları davalıya tahsis ettiği düşünülse dahi, müvekkillerinin araçların iadesini talep etmeleriyle bu tahsisin ortadan kalktığını ve araçların müvekkillerine iadesinin gerektiğini, davalının müvekkili şirketlerin bağlantılı bulunduğu ...

Holding'deki iş akdinin de feshedilmiş olduğunu, araçların davalı tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde iade edilmediğini belirterek, müvekkili şirketlere ait olup davalı yedinde bulunan dava konusu araçların müvekkili şirketlere iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH

Davacılar vekili 26/04/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava açılırken harca esas değerin 1.000-TL olarak gösterildiğini, araçların kasko değeri toplamının ise 611.608-TL olduğunu belirterek, dava değerinin 611.608-TL'ye yükseltilmesine, ayrıca araçların iadesi taleplerine ek olarak araçların iade edilmemesi veya iade taleplerinin mahkemece kabul edilmemesi halinde araçların toplam kasko değeri olan 611.608-TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline alınarak müvekkillerine verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin 14.10.2017 tarihinde vefat eden ...'ın mirasçılarından birisi olduğunu, murisin ... Holding'de 1/3 pay sahibi olduğunu, ticaret sicil kayıtlarına göre ... Dış Ticaret şirketinin tek pay sahibinin ... Holding, ... şirketinin tek pay sahibinin de ... şirketi olduğunu, ... şirketinin pay sahibi şirketlerin tek pay sahibinin de yine ... Holding olduğunu, dolayısıyla murisin ... Holding'deki 1/3 payı gereği davacı şirketlerde de 1/3 pay sahibi olduğunu, ... Holding ve pay sahibi olduğu davacı şirketlerde diğer ortaklara da araç tahsis edildiğinden, müvekkilinden araçların iadesinin talep edilmesinin eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu, murisin ölümü ile müvekkilince ...

Holding'e ihtar çekilerek murisin hisselerinin intikalinin talep edildiğini, şirketin ise bunu reddederek payları satın alma teklifinde bulunduğunu, müvekkili tarafından bu teklif kabul edilmeyerek Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/498 esas sayılı dosyasında payların gerçek değerinin tespitinin talep edildiğini ve dosyanın derdest olduğunu, murise ait payların müvekkiline geçtiğini, bu nedenle müvekkilinin davacı şirketlerde kardeşi ile birlikte 1/3 pay sahibi olduğunu, davacı şirketlerin de aralarında bulunduğu tüm şirketlerde ortaklara araç tahsis edildiğini, iade talep edilen araçların şirket ortağı muris hayatta iken müvekkiline tahsis edildiğini, müvekkilinin miras haklarının davacılar tarafından hukuka aykırı olarak gasp edilmeye çalışıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN İSTANBUL 4. ATM 2019/484 ESAS SAYILI DAVA: Davacılar vekili; ... plakalı 2011 model ... marka otomobilin müvekkili ... AŞ'ye, ... plakalı 2011 model ... marka otomobilin ise müvekkili ... AŞ'ye ait olup, bu iki aracın da müvekkili şirketler adına kayıtlı bulunduğunu, müvekkillerine ait araçların davalının yedinde bulunduğunun tespit edilerek davalıya Beyoğlu ... Noterliği aracılığıyla 26.03.2018 tarihinde gönderilen ihtarname ile söz konusu araçların ...'e teslim etmesinin ihtar edildiğini, ancak davalının bu ihtara olumlu dönüş yapmadığını, davalının bu ihtarnameye cevaben, müteveffa babası ...'ın müvekkili şirkette hissedar olduğunu, kendisinin mirasçı olduğunu, ihtarnamede bahsedilen aracın kendisinin kullanımında olduğunu belirterek, araçlar ile ilgisi olmayan başka uyuşmazlıklara değindiğini, davalının araçların kendisinde bulunduğunu ikrar ettiğini, davalının ileri sürdüğü sebeplerin hukuki temelinin bulunmadığını, araçlar ile ilgili sigorta ve vergi ödemelerinin müvekkillerince yapıldığını, araçların halen müvekkillerine iade edilmediğini, bu nedenle araçlar için yapılan bu masrafların da davalı tarafından tazmininin gerektiğini belirterek, araçlar için yapılan toplam 29.342,55-TL masrafın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP

Davalı vekili; davacının iki araç değeri üzerinden nispi harç yatırması gerektiğini, müvekkilinin 14.10.2017 tarihinde vefat eden ...'ın mirasçılarından birisi olduğunu, murisin ... Holding'de 1/3 pay sahibi olduğunu, ticaret sicil kayıtlarına göre ... Dış Ticaret şirketinin tek pay sahibinin ... Holding, ... şirketinin tek pay sahibinin de ... şirketi olduğunu, ...şirketinin pay sahibi şirketlerin tek pay sahibinin de yine ... Holding olduğunu, dolayısıyla murisin ... Holding'deki 1/3 payı gereği davacı şirketlerde de 1/3 pay sahibi olduğunu, murisin vefatı ile birlikte payların mülkiyeti müvekkiline geçmiş olup, ... Holding tarafından payların satın alınması önerilmişse de bu bedelin müvekkilince kabul edilmeyerek müvekkilince ...

Holding aleyhine Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/498 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, bu nedenle murisin vefatından önce tahsis edilmiş olan araçların mirasçıdan talep edilmesinin kötü niyetli olduğunu, ... Holding'de diğer ortaklara ve yakınlarına da araç tahsis edildiğinden, müvekkilinden araçların iadesinin talep edilmesinin eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; incelenen trafik kayıtlarından; ... plakalı araç malikinin ... Dış Ticaret, ...plakalı araç malikinin ise ... şirketi olduğu, incelenen poliçe, prim ve vergi ödeme belgelerinden; ... plakalı araç için davacı ... şirketinin 2018 yılı Ocak ve Temmuz dönemi ile 2019 yılı Ocak dönemleri için toplam 20.681,50-TL motorlu taşıtlar vergisi ödemesi yaptığı, yine aracın 2019 yılı ZMSS ve kasko poliçe primleri toplamı 4.794,55-TL ödeme yaptığı, davacının dava konusu araç davalının kullanımında iken dava tarihi itibariyle toplam 25.476,05-TL masraf yapmış olduğunun, ... plakalı araç için ise davacı ... Dış Ticaret şirketinin 2018 yılı Ocak ve Temmuz dönemleri ile 2019 yılı Ocak dönemi için toplam 3.866,50-TL motorlu taşıtlar vergisi ödemesi yaptığı, davacının dava konusu araç davalının kullanımında iken dava tarihi itibariyle toplam 3.866,50-TL masraf yapmış olduğunun tespit edildiği, davacılar tarafından davalı ile dava dışı ...'a gönderilen Beyoğlu ...

Noterliğinin 26/03/2018 tarihli ihtarnamesi ile muhatapların yedinde bulunan ..., ... ve ... plakalı araçların tam ve eksiksiz şekilde ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde iadesinin talep edildiği, iadesi istenen ... plakalı aracın malikinin .. Dış Ticaret, ... plakalı aracın malikinin ise ... şirketi olduğu, bu araçların davalı ...'ın ivazsız olarak kullanımında bulunduğu ve 26/03/2018 ihtarname tarihine kadar davacı şirketlerin araçların davalı tarafından kullanılmasına rızalarının bulunduğu, incelenen sicil kayıtlarından, davalının murisi ...'ın davacı şirketlerde pay sahibi olmamakla birlikte, dava dışı ... AŞ'de ortak sıfatının bulunduğu, ...'in ... Dış Ticaret Pazarlama şirketinde doğrudan ortak sıfatının bulunduğu, ...

şirketinde ise doğrudan ortak sıfatı bulunmamakla birlikte, bu şirketin ortağı olan başkaca şirketlerde ortak sıfatının bulunduğunun anlaşıldığı, davalının davacı şirketlerde miras yolu ile pay sahibi olup olmadığı taraflar arasında ihtilaf konusu olmakla birlikte, bu hususun somut olayda uyuşmazlığın çözümüne etkisinin bulunmadığı, zira bir şirketin mülkiyetinde bulunan bir aracın herhangi bir ortak tarafından ivazsız olarak kullanılması veya şirket tarafından bu türden bir tahsisin yapılmış olmasının, pay sahipliğinden doğan bir hakkın kullanılması anlamına gelmediği, nitekim anonim şirketlerde pay sahipliğinden doğan haklar ve pay sahipliği nedeniyle yüklenilen borçların neler olduğu TTK'da düzenlenmiş olup, bir anonim şirketin mülkiyetinde bulunan herhangi bir taşınır, taşınmaz mal veya hakkın, ivazsız olarak kullanımını talep etmeye olanak veren ve pay sahipliğinden doğan herhangi bir hak bulunmadığı, bu açıklamalar çerçevesinde asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlığın şirket ile ortak arasındaki ortaklık ilişkisinden kaynaklanmadığı, davalının iadesi talep edilen araçları ivazsız olarak kullanmasına dayanak teşkil eden hukuki ilişkinin 6098 Sayılı TBK'nın 379 ve devamı maddelerinde düzenlenen kullanım ödüncü sözleşmesi olduğu, TBK'nın 384.

maddesi uyarınca, ödünç konusu, kullanım süresi ve hangi amaçla kullanılacağı belirlenmeden verilmişse, ödünç verenin onu dilediği zaman geri isteyebileceği, bu hususun, kullanım ödüncü sözleşmesinin sona erme hallerinden birisi olduğu, yine TBK'nın 381/1 fıkrası uyarınca ödünç alanın, ödünç konusunun olağan bakım ve koruma giderlerini karşılamakla yükümlü olduğu, buna göre taraflar arasında davacıların maliki bulundukları dava konusu araçların karşılıksız kullanımına yönelik kullanım ödüncü sözleşmesi bulunduğu, ödünç konusu araçların davalıya, kullanım süresi ve hangi amaçla kullanılacağı belirlenmeden verildiği, davacıların TBK'nın 384 maddesi uyarınca ödünç konusu araçları diledikleri zaman geri alabilecekleri ve sözleşmeyi bu şekilde sona erdirebilecekleri, davacıların da 26/03/2018 tarihli ihtarname ile araçların iadesini talep ederek sözleşmeyi sona erdirdikleri, davalı, dava konusu araçları TBK'nın 384 maddesi uyarınca davacılara iade etmekle yükümlü olduğu, bu nedenle araçların davalıdan alınarak araç maliki davacılara verilmesine karar vermek gerektiği, taraflar arasındaki kullanım ödüncü ilişkisi araçların iadesi talebi ile sona ermiş olup sözleşmenin tasfiyesi aşamasına geçildiği, tasfiyenin araçların davacılara iadesine dek devam edeceği, bu süre boyunca dava konusu araçlar davalının kullanımında olduğundan, davalının, sözleşme ilişkisi boyunca TBK'nın 381/1 fıkrası uyarınca yapmak zorunda olduğu olağan bakım ve koruma giderlerine, tasfiye ilişkisi kapsamında araçları iade borcunu yerine getirene dek katlanmak durumunda olduğu, kullanımın rızaya dayalı olduğu sözleşme döneminde bu giderlere katlanmak zorunda olan davalının, kullanım ilişkisinin sona ererek tasfiye ilişkisine dönüştüğü, iade borcunun doğduğu ve kullanımın rızaya dayanmadığı tasfiye döneminde bu giderlere evleviyetle katlanması gerektiği, dava konusu araçların davalı tarafından kullanıldıkları süreye denk düşen motorlu taşıtlar vergisi ile sigorta giderlerinin olağan bakım ve koruma giderleri olduğu, bu nedenle birleşen davanın da kabulünün gerektiği, asıl davada uyuşmazlığın, iadesi talep edilen araçların mülkiyetine ilişkin olmayıp, araçların kullanım ödüncü ilişkisinin sona ermesi nedeniyle iadesinin gerekip gerekmediği hususunda olduğu, bu nedenle dava konusu araçların değeri dava değeri olmayıp, dava konusu para ile ölçülebilir mahiyette olmadığından maktu karar harcı alındığı, yine aynı gerekçe ile konusu para ile ölçülemeyen davada, her iki davacının maliki oldukları iki farklı aracın iadesini talep ettikleri ve asıl dava içerisinde iki ayrı dava bulunduğu anlaşıldığından, her bir davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedildiği, birleşen dava ise kullanım ödüncü sözleşmesine dayalı alacak davası olup, nispi harca tabi bulunduğundan, nispi karar harcı alındığı, yine birleşen dava içerisinde de iki ayrı dava bulunduğundan, her bir davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle;

asıl davanın kabulü ile dava konusu araçların davalıdan alınarak araç maliki davacılara verilmesine, birleşen davanın kabulü ile ... plakalı araç için yapılan 3.866,50-TL masrafın davalıdan alınarak davacı ... Dış Ticaret şirketine verilmesine, ... plakalı araç için yapılan 25.476,05-TL masrafın ise davalıdan alınarak davacı ... şirketine verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; müvekkilinin müteveffa babası ...'ın davacı şirketlerin ve dolayısıyla tüm iştiraklerinin 1/3 pay sahibi olduğunu, TTK'nın 494/2 maddesi gereğince müvekkilinin de davacı şirketlerin hissedarı olduğunu, murisin şirketlerdeki payının ölüm anında mirasçı olan müvekkiline geçtiğini, şirketlerin diğer ortaklarına da araç tahsis edilmiş olması nedeniyle, davacıların taleplerinin TTK'nın 357. maddesindeki eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu, şirketlerin müvekkilinin miras payını TTK'nın 493. maddesi gereği satın alınması yoluna gidildiğini, ancak gerçek değerin altındaki teklifin müvekkilince kabul edilmediğini, mahkemece eşit işlem ilkesi ve müvekkilinin pay sahipliğine dair savunmalarının dikkate alınmadığını, mahkemenin kullanım ödüncü şeklindeki gerekçesi hatalı olup, buna istinaden verilen kararın hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, mülkiyeti davacıya ait olan araçların teslimi, olmadığı takdirde bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda; ... plaka sayılı aracın davacı ... Dış Ticaret, ... plakalı aracın ise davacı ... şirketi adına kayıtlı bulunduğu, araçların şirketlerin ortağı bulunan davalının murisi ...'ın hayatta olduğu dönemde, şirketlerce alınmış bir tahsis kararı bulunmaksızın davalının kullanımına tahsis edildiği, araçların davalı yedinde bulunduğu ve fiilen davalı tarafından kullanıldığının davalının da kabulünde bulunduğu, davacılar tarafından davalıya hitaben keşide edilmiş olan 26.03.2018 tarihli ihtarnameye rağmen davalı tarafından davacı şirketlere iade edilmediği anlaşılmaktadır.

Eldeki davada dava konusu araçlar davacı şirketler adına kayıtlı olsa da, araçların fiili hakimiyeti davalıdadır. Davacıların başta aracın davalının kullanımına yönelik rızası bulunsa da, araçların teslimi davalıya keşide edilen ihtarname ile talep edilmekle, davacı şirketlerin bu rızası ortadan kalkmıştır. Davalı tarafça, murisin davacı şirketlerdeki pay sahipliğinden kaynaklanan hakları nedeniyle araçların iadesinin talep edilemeyeceği ileri sürülmüş olsa da araçların davalıya tahsisi konusunda alınmış bir karar bulunmadığı gibi, araçların fiilen davalının kullanımına bırakılmış olmasının pay sahipliğinden doğan bir hakkın kullanılması olarak kabulü mümkün değildir. Kaldı ki davalının şirketlerdeki pay sahipliği konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmakta olup, davalı şirketlerin pay sahibi ...'in TTK'nın 493.

maddesi gereği murisin hissesinin gerçek değeri üzerinden alınmasının önerildiği, davalı tarafça da önerilen bedel kabul edilmeyerek bu konuda değer tespiti davası açıldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle davacıların TBK'nın 384. maddesine dayalı olarak araçların iadesini isteme hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece araçlarına davacıya iadesine karar verilmesi isabetlidir. Diğer yandan TBK'nın 381/1 maddesi kapsamında araçların olağan bakım ve koruma giderlerinden ödünç alan sıfatıyla davalı sorumlu olduğundan, mahkemece bu dönem içerisinde davacılar tarafından araçlar için yapılan olağan giderler kapsamında vergi ve sigorta masraflarından da davalının sorumlu tutulması yerindedir. Bununla birlikte mahkemece asıl davada maktu karar ve ilam harcına hükmedilmiştir.

Dava konusu araçların mülkiyeti uyuşmazlık konusu olmasa da, kullanım ödüncüne dayalı olarak davalının kullanımına bırakılan araçların aynen iadesi, olmadığı takdirde bedeli talep edilmiş olmakla, asıl dava nispi harca tabi olup, mahkemece maktu harca hükmedilmesi hatalıdır. Nitekim davacılar vekilince ıslah dilekçesi ile birlikte eksik peşin harç tamamlanmıştır. Dilekçe ekindeki kasko değer listesine göre ise ... plakalı aracın değeri 230.052-TL, ... plakalı aracın değeri ise 381.556-TL olup, toplam 611.608-TL'dir. Harç kamu düzenine ilişkin olmakla bu husus dairemizce resen incelenmiş olup, asıl davada araçların değeri üzerinden nispi harca hükmedilmesi gerekirken, mahkemece maktu harca hükmedilmesi doğru değildir.

Buna bağlı olarak asıl davada davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olsa da, bu husus davacı tarafça istinaf konusu edilmediğinden, asıl davada davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle; asıl davada nispi harca hükmedilmesi gerekirken mahkemece maktu harca hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile asıl ve birleşen davada verilen hükmün HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, hükmün diğer kısımlarının tekrarı ile asıl dava bakımından maktu harca hükmedilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/9 Esas - 2021/309 Karar sayılı 13/04/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Asıl Davanın Kabulü ile; ... plakalı, ... Marka, 2011 model, ... Şasi numaralı aracın davalıdan alınarak, araç maliki davacı ... A.Ş'ye verilmesine, ... plakalı, ... Marka, 2011 model, ... Şasi numaralı aracın davalıdan alınarak, araç maliki davacı ... A.Ş'ye verilmesine, Birleşen davanın Kabulü ile; ... plakalı, ... Marka, 2011 model, ... Şasi numaralı araç için yapılan 3.866,50-TL nin davalıdan alınarak davacı ... A.Ş'ye verilmesine, ... plakalı, ...

Marka, 2011 model, ... Şasi numaralı araç için yapılan 25.476,05-TL'nin davalıdan alınarak ... A.Ş'ye verilmesine," "Asıl dava yönünden; alınması gereken 41.778,94-TL nispi karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine peşin yatırılan 35,90-TL ve 10.427,70-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.463,60-TL peşin harcın mahsubu ile kalan ‬31.315,34-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacılar tarafından yatırılan toplam 10.499,50-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacılara verilmesine,Davacılar tarafından yapılan 762,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, Davacı ...

Pazarlama AŞ lehine takdir olunan 4.080-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, Davacı ... A.Ş lehine takdir olunan 4.080-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, Birleşen dava yönünden; davacı ... Dış Ticaret ve Pazarlama A.Ş. lehine hükmedilen tutar üzerinden alınması gereken 264,12-TL, davacı ... A.Ş lehine hükmedilen tutar üzerinden alınması gereken 1.740,27-TL toplamı 2.004,39-TL nispi karar ve ilam harcından 501,10-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.503,29-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacılar tarafından yatırılan toplam 545,5‬0-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davacılar tarafından yapılan 21,70-TL tebligat masrafından ibaret yargı giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, Davacı ...

Dış Ticaret ve Pazarlama A.Ş lehine takdir olunan 3.866,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, Davacı ... A.Ş lehine takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Asıl ve birleşen davada davalı tarafından yatırılan 560,39‬-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Asıl ve birleşen davada davacılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

04/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/80000 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/121 E. 2025/4304 K. · Onandı

Ortağa tahsis kararı olmadan bırakılan şirket aracının iadesi

Gerekçe özeti

Şirket adına kayıtlı bir aracın, şirketçe alınmış bir tahsis kararı bulunmaksızın ortağın (veya mirasçısının) fiilen kullanımına bırakılması pay sahipliğinden doğan bir hakkın kullanılması sayılmaz; başlangıçtaki rıza ihtarname ile geri alındığında araç şirkete iade edilmelidir. Aracı ödünç alan sıfatıyla kullanan kişi TBK 381/1 uyarınca aracın olağan bakım ve koruma giderlerinden — vergi ve sigorta masrafları dâhil — sorumludur. İstinaf incelemesinde harcın türüne ilişkin hata saptansa dahi, bu husus lehine olan tarafça istinaf konusu edilmemişse aleyhe sonuç doğuracak biçimde düzeltilemez.

Emsal değeri

Yargıtay kendi esas muhakemesini kurmadan onama yapmıştır; emsal değeri, benimsenen İlk Derece Mahkemesi gerekçesindeki şirket aracının ortağa tahsisi ve TBK 381/1 sorumluluğu holding'i ile Bölge Adliye Mahkemesinin harç/vekâlet ücreti belirlemesi üzerinden doğar.

Kavramlar: ödünç (kullanım ödüncü) olağan bakım ve koruma giderleri şirket malvarlığı pay sahipliğinden doğan haklar eşit işlem ilkesi ihtarname ile rızanın geri alınması nispi harç maktu harç

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2025/121 E.  ,  2025/4304 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/36 Esas, 2024/1557 Karar

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/9 E., 2021/309 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; ... plakalı 2011 model ... marka otomobilin davacı ... Dış Ticaret ve Pazarlama A.Ş.'ye, ... plakalı 2011 model ... marka otomobilin ise ... Teknik Depolama A.Ş.'ye ait olduğunu, bu iki aracın da davacı şirketler adına kayıtlı bulunduğunu, müvekkillerine ait araçların davalının yedinde bulunduğunun tespit edilerek davalıya Beyoğlu 17. Noterliği aracılığıyla 26.03.2018 tarihinde gönderilen ihtarname ile söz konusu araçları ...'e teslim etmesinin ihtar edildiğini, ancak davalının bu ihtara olumlu dönüş yapmadığını, davalının bu ihtarnameye cevaben, müteveffa babası ...'ın davacı şirketlerde hissedar olduğunu, kendisinin mirasçı olduğunu, ihtarnamede bahsedilen aracın kendisinin kullanımında olduğunu belirterek araçlar ile ilgisi olmayan başka uyuşmazlıklara değindiğini, davalının araçların kendisinde bulunduğunu ikrar ettiğini, davalının ayrıca 14.10.2017 tarihinde vefat eden ...'ın mirasçısı olduğundan bahisle şirketler üzerinde hak iddia ettiğini, ancak murisin şirketlerde bir hissesinin bulunmadığını, davalının, müvekkiline ait araçları tamamen haksız ve mesnetsiz olarak kontrolünde bulundurduğunu, araçları davalıya tahsis ettiği düşünülse dahi, araçların iadesini talep etmeleriyle bu tahsisin ortadan kalktığını ve araçların iadesinin gerektiğini, davalının müvekkili şirketlerin bağlantılı bulunduğu ...Holding'deki iş akdinin de feshedilmiş olduğunu, araçların davalı tarafından haksız ve kötüniyetli bir şekilde iade edilmediğini ileri sürerek dava konusu araçların davacı şirketlere iadesine karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı vekili birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/484 E. sayılı dosyasının dava dilekçesinde; asıl davada dava konusu olan araçlar ile ilgili sigorta ve vergi ödemelerinin davacılar tarafından yapıldığını, araçların halen müvekkillerine iade edilmediğini, bu nedenle araçlar için yapılan bu masrafların da davalı tarafından tazmininin gerektiğini ileri sürerek araçlar için yapılan toplam 29.342,55 TL masrafın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davalının 14.10.2017 tarihinde vefat eden ...'ın mirasçılarından birisi olduğunu, murisin ...Holding'de 1/3 pay sahibi olduğunu, ticaret sicil kayıtlarına göre ...Dış Ticaret şirketinin tek pay sahibinin ...Holding, ... şirketinin tek pay sahibinin de ... Konteyner şirketi olduğunu, ... şirketinin pay sahibi şirketlerin tek pay sahibinin de yine ...Holding olduğunu, dolayısıyla murisin ...Holding'deki 1/3 payı gereği davacı şirketlerde de 1/3 pay sahibi olduğunu, ...Holding ve pay sahibi olduğu davacı şirketlerde diğer ortaklara da araç tahsis edildiğinden, müvekkilinden araçların iadesinin talep edilmesinin eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu, murisin ölümü ile müvekkilince ...Holding'e ihtar çekilerek murisin hisselerinin intikalinin talep edildiğini, şirketin ise bunu reddederek payları satın alma teklifinde bulunduğunu, bu teklif kabul edilmeyerek Bursa 2.

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/498 E. sayılı dosyasında payların gerçek değerinin tespitinin talep edildiğini ve dosyanın derdest olduğunu, murise ait payların müvekkiline geçtiğini, bu nedenle müvekkilinin davacı şirketlerde kardeşi ile birlikte 1/3 pay sahibi olduğunu, davacı şirketlerin de aralarında bulunduğu tüm şirketlerde ortaklara araç tahsis edildiğini, iade talep edilen araçların şirket ortağı muris hayatta iken müvekkiline tahsis edildiğini, müvekkilinin miras haklarının davacılar tarafından hukuka aykırı olarak gasp edilmeye çalışıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/484 E. sayılı dosyasında davaya cevap dilekçesinde; asıl davaya vermiş olduğu cevapları derdest dava bakımından da savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... plaka sayılı aracın davacı ... Dış Ticaret, ... plakalı aracın ise davacı ... adına kayıtlı bulunduğu, araçların şirketlerin ortağı bulunan davalının murisi ...'ın hayatta olduğu dönemde, şirketlerce alınmış bir tahsis kararı bulunmaksızın davalının kullanımına tahsis edildiği, araçların davalı yedinde bulunduğu ve fiilen davalı tarafından kullanıldığının davalının da kabulünde bulunduğu, davacılar tarafından davalıya hitaben keşide edilmiş olan 26.03.2018 tarihli ihtarnameye rağmen davalı tarafından davacı şirketlere iade edilmediği, davacıların başta aracın davalının kullanımına yönelik rızası bulunsa da, araçların teslimi davalıya keşide edilen ihtarname ile talep edilmekle, davacı şirketlerin bu rızasının ortadan kalktığı, araçların davalıya tahsisi konusunda alınmış bir karar bulunmadığı gibi, araçların fiilen davalının kullanımına bırakılmış olmasının pay sahipliğinden doğan bir hakkın kullanılması olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, araçların davacıya iadesine, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 381/1 maddesi kapsamında araçların olağan bakım ve koruma giderlerinden ödünç alan sıfatıyla davalının sorumlu olduğundan birleşen davanın kabulüne, davacılar tarafından araçlar için yapılan olağan giderler kapsamında vergi ve sigorta masraflarından da davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiş, hüküm, asıl davada ve birleşen davada davalı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada araçların değeri üzerinden nispi harca hükmedilmesi gerekirken, mahkemece maktu harca hükmedilmesinin doğru görülmediği ve buna bağlı olarak asıl davada davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğu ancak bu husus davacı tarafça istinaf konusu edilmediğinden, asıl davada davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu nedenlerle; asıl davada nispi harca hükmedilmesi gerekirken mahkemece maktu harca hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile asıl ve birleşen davada verilen hükmün kaldırılarak, hükmün diğer kısımlarının tekrarı ile asıl dava bakımından maktu harca karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davalı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava, mülkiyeti davacıya ait olan araçların teslimi, olmadığı takdirde bedelinin davalıdan tahsili, birleşen davada dava konusu araçlara davalı kullanımında iken yapılan masrafların tazmini taleplerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.