Bilgi alma hakkı için önce ortaklar kuruluna başvurulmalı; delilsiz çıkma talebi reddedilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1068 E. 2022/4983 K. · · İlk derece: 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ortağın bilgi alma ve inceleme hakkını kullanabilmesi için önce ortaklar kuruluna başvurması gerekir; ortaklar kuruluna başvurmadan bu hakkın engellendiği ileri sürülemez ve haklı sebeple ortaklıktan çıkmayı gösterecek somut delil sunulmadığında dava sübut etmez.
Ele alınan sorunlar
Haklı sebeple ortaklıktan çıkma talebinin sübutu → ret
İddia: Davacı, en yüksek pay sahibi olmasına rağmen kendisine şirketle ilgili bilgi verilmediğini, kâr payı ödenmediğini, mali ve idari durumun bildirilmediğini ve usulsüzlükler yapıldığını ileri sürerek TTK 638/2 gereği haklı sebeple ortaklıktan çıkmak istediğini belirtmiştir.
Gerekçe: Ortağın bilgi alma ve inceleme hakkını kullanabilmesi için öncelikle şirket ortaklar kuruluna başvurması gerekir; davacı tarafından bu amaçla ortaklar kuruluna başvurulmamış, davalı şirket tarafından bu hakkın engellendiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmamıştır. Davacı, ortaklıktan çıkmayı haklı gösterecek somut delil de sunmadığından dava sübut etmemiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiğinin ileri sürülebilmesi için önce ortaklar kuruluna başvuru gerektiği ve somut delil yokluğunda haklı sebeple çıkma davasının sübut etmeyeceği yönünden emsal değeri taşır (Yargıtay'ca onanan İlk Derece holding'i).
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebeple ortaklıktan çıkma↗ bilgi alma ve inceleme hakkı↗ ortaklar kuruluna başvuru şartı↗ ispat↗ sübut↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1068 E. , 2022/4983 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.03.2018 tarih ve 2015/481 E- 2018/246 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.11.2020 tarih ve 2018/2322 E- 2020/1107 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı müvekkilinin davalı şirkette 30/100 pay sahibi olduğunu, davalı şirkette en yüksek pay sahibi olmasına rağmen diğer şirket ortaklarının ve özellikle şirket yetkilisinin, müvekkiline şirket ile ilgili olarak bilgi vermediğini, kâr payı ödemediğini, şirketin mali ve idari durumunu bildirmediği, davalı şirket yetkilisi ve diğer ortakların usulsüzlükler yaptığını, şirketi zarara uğratacak eylemlerde bulunduklarını, müvekkilinin TTK m. 638/2 gereği haklı sebeple ortaklıktan çıkmak istediğini ileri sürerek müvekkilinin şirket ortaklığından çıkmasına ve sermaye bedelinin davalı şirket tarafından davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı süresinde cevap dilekçesi vermemiş, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanabilmek için öncelikle davalı şirket ortaklar kuruluna başvurması gerektiği, davacı tarafından bu amaçla davalı şirket ortaklar kuruluna başvurulmadığı, davalı şirket tarafından bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, davacının oraklıktan çıkmayı haklı gösterecek somut delil sunmadığı gerekçesiyle sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/793060400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz