Sicil kaydının aksine pay aidiyeti iddiası yazılı belgeyle ispat edilmelidir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8197 E. 2022/4958 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Sicilde başkası adına kayıtlı payların aslında kendisine ait olduğu iddiası, mevcut durumun aksi iddia edildiğinden yazılı belge ile ispatlanmalıdır; ispat vasıtası yoksa iddia reddedilir ve tüzel kişilik perdesinin aralanması bu tür bir aidiyet uyuşmazlığında uygulanmaz. Ortağın haklı sebeple çıkarılması TTK 640/3'te haklı sebep koşuluna bağlıdır; eldeki davanın sonucunu doğrudan etkilemeyen başka bir dava bekletici mesele yapılamaz. Fesih-tasfiye talebinden feragat, o talebin reddini gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Pay aidiyetinin tespiti ve ispat yükü → ret
İddia: Davacı, davalı adına kayıtlı %80 oranındaki hissenin devir taahhüdü kapsamında aslında kendisine ait olduğunu, tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı adına kayıtlı hisselerin aslında davacıya ait olduğu iddiası, uyuşmazlığın miktarına ve mevcut durumun (sicil kaydının) aksinin iddia edilmesine göre yazılı belge ile ispatı gerektirir; davacının bu yolda bir ispat vasıtası bulunmamaktadır. Tüzel kişilik perdesinin aralanması kavramı, gerçek kişilerin sorumluluklarını tüzel kişiliğin arkasına gizleme çabalarının giderilmesine ilişkin olup, somut olayda uygulanması gereken bir kavram değildir. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)
Ortakların haklı sebeple şirketten çıkarılması ve bekletici mesele talebi → ret
İddia: Davacı, diğer ortakların haklı nedenle şirketten çıkarılmasını talep etmiş ve başka bir mahkemedeki davanın bekletici mesele yapılmasını istemiştir.
Gerekçe: TTK 640/3 uyarınca ortağın şirketten çıkarılmasını isteme hakkı, haklı sebebin bulunması koşuluyla tanınmıştır. Bekletici mesele yapılması istenen Bakırköy 4. ATM'nin dosyasının konusu, o dosyadaki davalının şirketten alacağının bulunmadığının tespitine yönelik olup, eldeki davanın sonucunu doğrudan etkileyecek nitelikte olmadığından bekletici mesele yapılması mümkün değildir. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)
Şirketin feshi ve tasfiyesi talebinden feragat → ret
İddia: Davacı, yargılama aşamasında davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile ortaklık payının ödenmesi yönündeki talebinden feragat etmiştir.
Gerekçe: Davacının dava dilekçesinde yer alan şirketin feshi ve tasfiyesi ile ortaklık payının ödenmesi yönündeki talebi, yargılama aşamasında vaki feragat nedeniyle reddedilir. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)
Emsal değeri
Sicil kaydının aksine pay aidiyeti iddiasının yazılı belgeyle ispatı gerektiği, tüzel kişilik perdesinin aralanmasının bu tür uyuşmazlıkta uygulanmayacağı ve sonucu doğrudan etkilemeyen davanın bekletici mesele yapılamayacağı yönünden emsal değeri taşır (Yargıtay'ca onanan BAM holding'i).
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay aidiyetinin tespiti↗ ispat yükü↗ yazılı belgeyle ispat↗ tüzel kişilik perdesinin aralanması↗ haklı sebeple ortaklıktan çıkarma↗ bekletici mesele↗ davadan feragat↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/8197 E. , 2022/4958 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın esastan reddine-kabulüne dair verilen 07.10.2020 tarih ve 2020/591 E- 2020/956 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar... ve ...'ın davalı şirketin ortakları olduğunu, taraflar arasında muhtelif mahkemelerde davalar bulunduğunu, şirket ortağı olan ...'a ait %80 hissenin devir taahhüdü kapsamında müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, söz konusu hissenin müvekkiline aidiyetinin tespitine, ayrıca şirket ortakları olan... ve ...'ın haklı nedenle şirketten çıkartılmasına ve bu talepleri kabul edilmediği takdirde davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile müvekkilinin ortaklık payının kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında fesih ve tasfiye talebinden feragat etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile ortaklık payının kendilerine ödenmesi yönündeki talebin feragat nedeniyle, bunlar dışındaki sair taleplerin ise sübuta ermediğinden reddine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak, davalı ... adına kayıtlı hisselerin aslında davacıya ait bulunduğu iddiasının uyuşmazlığın miktarına ve mevcut durumun aksi iddia edildiğine göre yazılı belge ile ispatı gerektiği, davacının bu yolda bir ispat vasıtası olmadığı, tüzel kişilik perdesinin aralanması kavramının gerçek kişilerin sorumluluklarını tüzel kişiliğin arkasına gizleme çabalarının giderilmesi olduğu, dava konusu somut olayda uygulanması gereken bir kavram olmadığı, TTK'nun 640/3 maddesi gereği bu konuda istemde bulunma hakkının haklı sebebin bulunması koşuluyla şirkete tanındığı, bekletici mesele yapılması istenen Bakırköy 4. ATM’ nin 2014/950 E sayılı dosyasının sonucunun dahi bu davanın (bu istem açısından) sonuçlandırılmasına dayanak tutulmasının mümkün olmadığı, Bakırköy 4.
ATM nin 2014/950 esas sayılı davanın konusunun o dosyada davalı konumunda olan ...'ın, Teknik Lazer Ltd. Şti 'den alacağının bulunmadığının tespitine yönelik olduğu, bu haliyle belirtilen davanın, eldeki davanın sonucunu doğrudan etkileyecek nitelikte olmadığı, davacının davalı ...'ın %80 oranındaki payı 800.000.-TL nominal değere sahip olup bu hisselerin kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açtığı, davacının mülkiyet iddiası nedeniyle nispi harca tabi bulunduğundan 27/12/2013 tarihinde 800.000.-TL üzerinden harcın ikmaline karar verilmiş olup harcında ikmal edildiği, davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T. üzerinden nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne;
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2017 Tarih 2014/958 Esas-2017/839 Karar sayılı hükmünün HMK.'nın 353 (1) b-2 gereği kaldırılmasına, davacının dava dilekçesinin 7 nolu bendinde yer alan davalı şirketin feshi ve tasfiyesi ve ortaklık payının kendilerine ödenmesi yönündeki talebin vaki feragat nedeniyle reddine, davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan 7 nolu bend dışındaki sair taleplerinin sübuta ermediğinden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/793058600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz