Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2755 E. 2022/4507 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tereke↗ dava şartı yokluğu↗ mirasçılık↗ usulden reddi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının el birliği ortaklık şeklinde diğer murislerle beraber terekeye sahip olduğu, terekenin belirli paylara ayrılmadığı ve tamamının bir bütün halinde tasarruf edilebilir şekilde olduğu, ancak davacının bu haliyle tereke üzerindeki payına ilişkin talepte bulunduğu, el birliği ile ortak olunan bu mülkiyete ilişkin olarak ancak diğer murislerle beraber dava açılması gerekirken davacının tek başına böyle bir dava açtığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, miras hakkına dayalı olarak açılan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen davalarda senet alacaklısı görünen muris ...’nin vefatı ile geriye çocukları ..., ..., ... ve ... kalmıştır. Bu kişilerden ...’nin asıl davanın davacısı olarak, diğer mirasçılar ... ve ...’nin de birleşen dosyada dördüncü mirasçı ...’ye karşı dava açmış olmaları nedeniyle mirasçıların tamamının davalarda yer aldığı, dolaysıyla taraf teşkilinin sağlandığının kabulü ile işin esasına girilerek davanın görülmesi gerekirken yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/926 E. 2019/318 K.
Ortak:tereke
İncelediğiniz kararda… e beraber terekeye sahip olduğu, terekenin belirli paylara ayrılmadığı ve tamamının bir bütün halinde tasarruf edilebilir şekilde olduğu, ancak davacının bu haliyle «tereke» üzerindeki payına ilişkin talepte bulunduğu, el birliği ile ortak olunan bu mülkiyete ilişkin olarak ancak diğer murislerle beraber dava açılması gerekirken davacının tek başına böyle bir dava açtığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı ... «tereke temsilcisi» vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... «tereke temsilcisi» vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tereke temsilcisi · tasfiye memuru · ek tasfiye · temsil
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... terekesi «tasfiye memuru» vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı ... «tereke temsilcisi» vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... «tereke temsilcisi» vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/5176 E. 2025/3751 K.
Ortak:tereke · mirasçılık
İncelediğiniz kararda… e beraber terekeye sahip olduğu, terekenin belirli paylara ayrılmadığı ve tamamının bir bütün halinde tasarruf edilebilir şekilde olduğu, ancak davacının bu haliyle «tereke» üzerindeki payına ilişkin talepte bulunduğu, el birliği ile ortak olunan bu mülkiyete ilişkin olarak ancak diğer murislerle beraber dava açılması gerekirken davacının tek başına böyle bir dava açtığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu kişilerden ...’nin asıl davanın davacısı olarak, diğer «mirasçılar» ... ve ...’nin de birleşen dosyada dördüncü mirasçı ...’ye karşı dava açmış olmaları nedeniyle mirasçıların tamamının davalarda yer aldığı, dolaysıyla taraf teşkilinin sağlandığının kabulü ile işin esasına girilerek davanın görülmesi gerekirken yazılı şekilde davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette murislerinden intikal eden miras «payı» nedeniyle hissedar olduğunu, «mirasçılar» arasında terekenin taksim edilmemesi nedeniyle «tereke» malları üzerinde el birliği mülkiyeti bulunduğunu, terekenin halen «temsilci» vasıtasıyla yönetildiğini, davalı şirkete Bakırköy 6.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/792 E. sayılı dosyasından ...'ın «mirasçıların» paylarının intikalini sağlamak üzere ve oluşacak «ortaklar kurulu» tarafından yeni «şirket müdürü» seçilene kadar «yönetim kayyımı» olarak atandığını, kayyım tarafından «tereke» «tespiti davası» devam etmesine rağmen 03.02.2021 tarihinde «olağanüstü genel kurul» yapılması için karar alındığını, 15.06.2021 tarihinde olağanüstü genel kurulun yapıldığını, müvekkilinin toplantıda alınan tüm kararlara muhalefet ettiğini, şirket hisselerinin intikal etmemesi sebebiyle ortak sıfatı olmayan mirasçılara «tebligat» çıkarılması ve bu mirasçılara tarafından kullanılan oylarla alınan kararların hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait 15.06.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 1-2-3 numaralı kararların ayrı ayrı «butlanı» veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer «mirasçılar» davalı şirket yanında «feri müdahale» talebinde bulunmuş olup davacı ile birlikte hareket etmedikleri anlaşılmakla, «iştirak halinde mülkiyet» hükümlerine göre tüm mirasçıların birlikte davayı takip etmesi veya bir kısım mirasçıların davaya «muvafakat» vermemesi halinde terekeye «temsilci» tayin edilerek «tereke» mümessilinin davayı takip etmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:elbirliği mülkiyeti · feri müdahale · iştirak halinde mülkiyet · yönetim kayyımı · butlan · kayyım · olağanüstü genel kurul · şirket müdürü
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/792 E. sayılı dosyasından ...'ın «mirasçıların» paylarının intikalini sağlamak üzere ve oluşacak «ortaklar kurulu» tarafından yeni «şirket müdürü» seçilene kadar «yönetim kayyımı» olarak atandığını, kayyım tarafından «tereke» «tespiti davası» devam etmesine rağmen 03.02.2021 tarihinde «olağanüstü genel kurul» yapılması için karar alındığını, 15.06.2021 tarihinde olağanüstü genel kurulun yapıldığını, müvekkilinin toplantıda alınan tüm kararlara muhalefet ettiğini, şirket hisselerinin intikal etmemesi sebebiyle ortak sıfatı olmayan mirasçılara «tebligat» çıkarılması ve bu mirasçılara tarafından kullanılan oylarla alınan kararların hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait 15.06.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 1-2-3 numaralı kararların ayrı ayrı «butlanı» veya iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer «mirasçılar» davalı şirket yanında «feri müdahale» talebinde bulunmuş olup davacı ile birlikte hareket etmedikleri anlaşılmakla, «iştirak halinde mülkiyet» hükümlerine göre tüm mirasçıların birlikte davayı takip etmesi veya bir kısım mirasçıların davaya «muvafakat» vermemesi halinde terekeye «temsilci» tayin edilerek «tereke» mümessilinin davayı takip etmesi gerekir.
Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, «limited şirket» olağanüstü genel kurulunda alınan kararların «butlanla» malul olduğunun tespiti, aksi halde iptali talebine ilişkindir.
Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dava, «limited şirket» olağanüstü genel kurulunda alınan kararların «butlanla» malul olduğunun tespiti, aksi halde iptali talebine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/2755 E. , 2022/4507 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kocaali Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.10.2020 tarih ve 2018/323 E. - 2020/221 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların ortak murisi ...'nin ölümü ile murise ait kasadan bir miktar para ve borçlusunun davalı ..., alacaklısının muris ... olan 30.000,00 TL miktarlı bir bono çıktığını, bu bonoya istinaden davalı-borçlu ...'nin tüm kardeşlere 7.500'er TL pay vereceğini kabul ve taahhüt ettiğini ancak davalının bu parayı müvekkiline ödemediğini, müvekkilinin bonoyu icraya koydurmak istemesi üzerine bonoda tediye tarihi bulunmadığından müvekkilinin murisin ölüm tarihini yazarak bononun tediye tarihini doldurduğunu ve icra takibi başlattığını, davalının haksız ve mesnetsiz bir şekilde bu durumu koz olarak kullandığını ve evrakta sahtecilik suçlaması ile şikayette bulunduğunu ileri sürerek 7.500,00 TL'nin murisin ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bononun zamanaşımına uğradığını, ayrıca bedelinin ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının el birliği ortaklık şeklinde diğer murislerle beraber terekeye sahip olduğu, terekenin belirli paylara ayrılmadığı ve tamamının bir bütün halinde tasarruf edilebilir şekilde olduğu, ancak davacının bu haliyle tereke üzerindeki payına ilişkin talepte bulunduğu, el birliği ile ortak olunan bu mülkiyete ilişkin olarak ancak diğer murislerle beraber dava açılması gerekirken davacının tek başına böyle bir dava açtığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, miras hakkına dayalı olarak açılan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen davalarda senet alacaklısı görünen muris ...’nin vefatı ile geriye çocukları ..., ..., ... ve ... kalmıştır. Bu kişilerden ...’nin asıl davanın davacısı olarak, diğer mirasçılar ... ve ...’nin de birleşen dosyada dördüncü mirasçı ...’ye karşı dava açmış olmaları nedeniyle mirasçıların tamamının davalarda yer aldığı, dolaysıyla taraf teşkilinin sağlandığının kabulü ile işin esasına girilerek davanın görülmesi gerekirken yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 06/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/792831900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz