Davanın kabulü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6489 E. 2022/3705 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletten azil↗ hakkaniyet indirimi↗ azil↗ tasdik kararı↗ davanın konusu↗ kâr mahrumiyeti↗ satış sözleşmesi↗ hakkaniyet↗ iş bölümü↗ tbk 99↗ kamu düzeni↗ işlemiş faiz↗ temlik↗ protokol↗ görevsizlik kararı↗ ıslah↗ taahhütname↗ asıl alacak↗ avans faizi↗ teslim↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 19/07/2005 tarihli Emlak Satış Sözleşmesine istinaden mülkiyeti davacı ...’a ait olan Çankaya ilçesi, ... ada, ... parsel sayılı işyeri 450.000,00 TL nakit ve bu davanın konusu olan 4 adet dubleks daire karşılığı ...’e devredildiği, her iki taraf tapuda ferağ verdiği, dava konusu dairelerin ... ve ... tarafından temlik eden davalılara devredildiği, ancak 19/07/2005 tarihli sözleşmede yer alan bir ay içinde teslim borcunun yerine getirilmediği, davacıların işbu davada önce açtıkları Ankara 5. Tüketici Mahkemesinde görülen davanın sonuçlandırılması, eksik ve ayıplı işlem ifası ve iskan izini alınması vaadini ihtiva eden 10/11/2010 tarihli protokol şartlarınında yerine getirilmediği, Ankara 5. Tüketici Mahkemesinde ve devamında Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada, dava konusu dairelerde ve ortak alanlarda eksik ve kusurlu işler ve mimari projeye aykırı imalatın tespit edildiği, projeye aykırılık davalı tarafça da kabul edildiğinden tadilat projesi hazırlamak zorunda kalındığının anlaşıldığı, Çankaya Belediyesi Encümeni 04/04/2011 tarihinde 01/08/2003 tarihli mimari projeye aykırılık sebebiyle para cezası ve yıkım kararı verildiği, tadilat projesi tasdik olmadan, izin almadan dava konusu bölümlerde yıkım ve projeye aykırılıkları duvarla kapatarak giderme çalışmasına başlandığı, tadilat projesi gerektirmeyen işler için İmar Kanunu'nun 21/2 maddesi gereğince Basit Tamirat Ruhsatının da alınmadığı, davacı taraf 21/04/2010 tarihinde iskan izni alınmasını sağlamak üzere verdiği vekaleti geri alarak azilname gönderdiği, mimari projesine aykırı olarak inşa olunan bina için iskan izini alınması imkansız hale gelip, projeye uygun hale getirilmesi imkansız görüldüğünden davalı tarafın hazırlattığı tadilat projesinin kesinleşmediği, davalılardan Şahaner A.Ş., ... ve ... 10/11/2010 tarihli protokoldaki taahhütlerini yerine getirmediğinden 19/07/2005 tarihli sözleşmeye istinaden açılan Ankara 5. Tüketici Mahkemesi'nin 2006/586 esas sayılı davasını sonuçlandırmak üzere davacılarla anlaşma yaptığından gecikmeden doğan kira kaybından sorumlu olacağı, diğer davalıların teslim konusunda bir vaadi olmadığından bu kişilere husumet yöneltilemeyeceği ve davacıların alacağından vekaletten azil suretiyle ifanın tamamının imkansız hale getirilmeleri sebebiyle TBK’nın 52. maddesi gereğince % 20 oranda indirim uygulanması gerektiği gerekçesiyle ıslah edilen davanın kısmen kabulüne, 373.080,00 TL gecikme zararı, 204.858,44 TL işlemiş faiz, toplamı 577.938,44 TL alacaktan takdiren %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 462.350,75 TL alacağın davalılardan Şahaner Hazır Beton... A.Ş. İle ... ve ...'den tahsiline, asıl alacak 298.464,00 TL'sine dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, diğer davalılar aleyhindeki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili ile davalılar Şahaner Hazır Beton... A.Ş. ile ... ve ... vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki 19.07.2005 tarihli sözleşmeden kaynaklı kira mahrumiyet zararının tahsili istemlidir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin davacı ile davalı ... arasında davacıya ait işyerinin davalı ve göstereceği kişilere satılması karşılığı davalının davaya konu dört adet mesken satışının verilmesi konusunda olması karşısında, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesi hükmü uyarınca uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. TTK’nın 26.06.2012 tarih ve 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 5. maddesinde; asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hâkim tarafından re’sen de dikkate alınmalıdır.
Somut olayda, dava 22.11.2012 tarihinde açılmış olup, TTK’nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin görevli olması sebebiyle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tecavüzün önlenmesi | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3063 E. 2020/1090 K.
Ortak:teslim · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… Mahkemesi'nin 2006/586 esas sayılı davasını sonuçlandırmak üzere davacılarla anlaşma yaptığından gecikmeden doğan kira kaybından sorumlu olacağı, diğer davalıların «teslim» konusunda bir vaadi olmadığından bu kişilere «husumet» yöneltilemeyeceği ve davacıların alacağından «vekaletten azil» suretiyle ifanın tamamının imkansız hale getirilmeleri sebebiyle TBK’nın 52. maddesi gereğince % 20 oranda indirim uygulanması gerektiği gerekçesiyle «ıslah» edilen davanın kısmen kabulüne, 373.080,00 TL gecikme zararı, 204.858,44 TL «işlemiş faiz», toplamı 577.938,44 TL alacaktan takdiren %20 oranında «hakkaniyet indirimi» yapılarak 462.350,75 TL alacağın davalılardan Şahaner Hazır Beton...
… e, 19/07/2005 tarihli Emlak Satış Sözleşmesine istinaden mülkiyeti davacı ...’a ait olan Çankaya ilçesi, ... ada, ... parsel sayılı işyeri 450.000,00 TL nakit ve bu «davanın konusu» olan 4 adet dubleks daire karşılığı ...’e devredildiği, her iki taraf tapuda ferağ verdiği, dava konusu dairelerin ... ve ... tarafından «temlik» eden davalılara devredildiği, ancak 19/07/2005 tarihli sözleşmede yer alan bir ay içinde «teslim» borcunun yerine getirilmediği, davacıların işbu davada önce açtıkları Ankara 5.
İle ... ve ...'den tahsiline, «asıl alacak» 298.464,00 TL'sine dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmasına, diğer davalılar aleyhindeki davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, taraflar arasında muhtelif konularda «derdest» davaların bulunduğu, eldeki davanın mahiyeti gereği diğer davaların beklenilmesine gerek olmadığı, davacıların «aktif husumet ehliyetlerinin» olduğu, mimari projenin FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğu, FSEK 16/2 maddesi kapsamında zorunlu değişiklikler için eser sahibinin izninin gerekmediği, beledi …
Noterliği’nin 29.08.2016 tarih, 26126 yevmiye numaralı «ihtarname» ve ekinde tadilat projesi davacı şirkete gönderilerek, gönderilen tadilat projesinin onaylanıp belediyeye «teslim» edilmesi «ihtar» edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · derdestlik · taraf ehliyeti · ihtar · ihtarname · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, taraflar arasında muhtelif konularda «derdest» davaların bulunduğu, eldeki davanın mahiyeti gereği diğer davaların beklenilmesine gerek olmadığı, davacıların «aktif husumet ehliyetlerinin» olduğu, mimari projenin FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğu, FSEK 16/2 maddesi kapsamında zorunlu değişiklikler için eser sahibinin izninin gerekmediği, beledi …
Noterliği’nin 29.08.2016 tarih, 26126 yevmiye numaralı «ihtarname» ve ekinde tadilat projesi davacı şirkete gönderilerek, gönderilen tadilat projesinin onaylanıp belediyeye «teslim» edilmesi «ihtar» edilmiştir.
… ili mali hakka geçerli bir sözleşme sonucu devren sahip olan davalı şirketin, anılan haktan istifade için gerçekleştirilmesi zorunlu ve gerekli değişiklikleri yapma «yetkisinin», FSEK'in 16/2. maddesi hükmünün gereği olduğu, kaldı ki önceden hazırlanıp onaylanan ve buna göre verilen yapı ruhsatı, emsal değişikliği nedeniyle iptal edildiğin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3590 E. 2013/20085 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… Mahkemesi'nin 2006/586 esas sayılı davasını sonuçlandırmak üzere davacılarla anlaşma yaptığından gecikmeden doğan kira kaybından sorumlu olacağı, diğer davalıların «teslim» konusunda bir vaadi olmadığından bu kişilere «husumet» yöneltilemeyeceği ve davacıların alacağından «vekaletten azil» suretiyle ifanın tamamının imkansız hale getirilmeleri sebebiyle TBK’nın 52. maddesi gereğince % 20 oranda indirim uygulanması gerektiği gerekçesiyle «ıslah» edilen davanın kısmen kabulüne, 373.080,00 TL gecikme zararı, 204.858,44 TL «işlemiş faiz», toplamı 577.938,44 TL alacaktan takdiren %20 oranında «hakkaniyet indirimi» yapılarak 462.350,75 TL alacağın davalılardan Şahaner Hazır Beton...
İle ... ve ...'den tahsiline, «asıl alacak» 298.464,00 TL'sine dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmasına, diğer davalılar aleyhindeki davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaNoterliği’nin 14.05.2009/13833 tarih/sayılı «ihtarnamesi» ile proje tadilatını hazırlayıp Belediye'ye sunması için davalı şirkete onbeş günlük süre verdiği, ihtarnamede anılan süre içerisinde istem konusu yerine getirilmediğinde başka bir «ihtara» gerek kalmadan sözleşmenin feshedileceğinin de yazılı bulunduğu, verilen süre sonunda davalının tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye vermediğinden 30.09.2006 günlü proje «hizmetleri sözleşmesinin» davacı tarafından feshedildiği, tüm dosya kapsamından, mimari projenin uygulanması aşamasında yapılan değişikliklerden davalı mimar ve şirketin haberdar olduklarının anlaşıldığı, esasen davalı şirketin yetkili ortağı olan davalı ...'in dava dışı Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'ndan anılan hatalı uygulamalara uygun proje değişiklikleri yapılabilmesi için «muvafakat» istemesinin, hem değişikliklerden haberdar olduğuna ve hem de değişikliklere eser sahibi olarak kendisinin de muvafakat veya «icazetinin» bulunduğunu gösterdiği, davalı şirket ile eser sahibi davalı mimarın, 30.09.2006 günlü proje hizmetleri sözleşmesi uyarınca, anılan mimarî yapı için iskan alımına hazır hâle gelinceye kadar ki tüm proje hizmetlerini yerine getirme sorumluluğunun bulunduğu, bunun varsa tadilat projesi hazırlanmasını da içerdiği, davalı şirket ve mimarın, değişik sebeplerle bu yükümlülüklerinin gereği olmasına karşın, mimarî projenin uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere uygun bir tadilat projesini hazırlamadıkları, davacının 30.09.2006 günlü «sözleşmeyi feshinin», davalıların ifayı yerine getirmeyeceğinin açık biçimde anlaşılması karşısında haklı olduğu, davalı mimarın, icap eden değişiklerle ilgili tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye sunduğu yönündeki savunmasının, davalı ...'nın resmî yazıları kapsamına göre kabul edilemeyeceği, esasen gerçekleştiği hususu tarafların da kabulünde olan değişikliklerin mimarî proje sahibinin şeref ve itibarını zedelemeyen, ona kötü bir şöhret sağlamayan, kullanım amacı bakımından zorunlu, haklı nedenle gerçekleştirilen ve eserin bütünlüğünü bozmayacak mahiyette oldukları, uyuşmazlığın mimari projenin çoğaltılması mahiyetinde olan uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere ilişkin olması sebebiyle, anılan mimari projeye uygun olarak inşa edilen mimari yapıda meydana getirilmiş değişiklikler olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, bu sebeple anılan mimarî projenin uygulanması suretiyle inşa edilen mimarî yapının estetik niteliği haiz güzel sanat eseri vasfında olup olmadığının araştırılmasına da gerek bulunmadığı, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle artık mimar davalı ...'den böyle bir tadilat projesi hazırlanmasının beklenmesinin mümkün bulunmadığı, davalı ...'nin de uygulanan mimarî proje ile ilgili tadilat projesi yaptırmak üzere, davacının sözleşme imzalayacağı mimarın hazırlaması muhtemel tadilat projelerini ilk mimarî proje sahibinin izni olmadığı gerekçesiyle reddetmesinin mümkün olmadığı, oysa ki aksi yönde uygulama gerçekleştirdiği gibi, yargılama sırasında da bu yönde savunmada bulunduğu, bu nedenle davada kendisine «husumet» yöneltilmesinin zorunlu olduğu, davacı ile davalı ... arasında daha önce görülüp sonuçlanan idari yargıdaki davanın, davacının gerçekleştirdiği uygulama değişikliklerinin eser sahibinin eserle ilgili manevî haklarına tecavüz oluşturmadığına yönelik adlî yargıda herhangi bir karar alınmadan doğrudan «idari işleminin» iptaline yönelik bulunması sebebiyle bu davaya «olumsuz» bir etkisinin bulunmadığı, mimarın manevî haklarına tecavüz oluşturmayacağı yargısal karara bağlanan bir istemle ilgili davalı Belediyenin telif haklarına aykırılı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın giderilmesi · idari işlem · icazet · bloke · sözleşmeden doğan dava · sözleşmenin feshi · hizmet sözleşmesi · olumsuz oy
Benzer bu karardaNoterliği’nin 14.05.2009/13833 tarih/sayılı «ihtarnamesi» ile proje tadilatını hazırlayıp Belediye'ye sunması için davalı şirkete onbeş günlük süre verdiği, ihtarnamede anılan süre içerisinde istem konusu yerine getirilmediğinde başka bir «ihtara» gerek kalmadan sözleşmenin feshedileceğinin de yazılı bulunduğu, verilen süre sonunda davalının tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye vermediğinden 30.09.2006 günlü proje «hizmetleri sözleşmesinin» davacı tarafından feshedildiği, tüm dosya kapsamından, mimari projenin uygulanması aşamasında yapılan değişikliklerden davalı mimar ve şirketin haberdar olduklarının anlaşıldığı, esasen davalı şirketin yetkili ortağı olan davalı ...'in dava dışı Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'ndan anılan hatalı uygulamalara uygun proje değişiklikleri yapılabilmesi için «muvafakat» istemesinin, hem değişikliklerden haberdar olduğuna ve hem de değişikliklere eser sahibi olarak kendisinin de muvafakat veya «icazetinin» bulunduğunu gösterdiği, davalı şirket ile eser sahibi davalı mimarın, 30.09.2006 günlü proje hizmetleri sözleşmesi uyarınca, anılan mimarî yapı için iskan alımına hazır hâle gelinceye kadar ki tüm proje hizmetlerini yerine getirme sorumluluğunun bulunduğu, bunun varsa tadilat projesi hazırlanmasını da içerdiği, davalı şirket ve mimarın, değişik sebeplerle bu yükümlülüklerinin gereği olmasına karşın, mimarî projenin uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere uygun bir tadilat projesini hazırlamadıkları, davacının 30.09.2006 günlü «sözleşmeyi feshinin», davalıların ifayı yerine getirmeyeceğinin açık biçimde anlaşılması karşısında haklı olduğu, davalı mimarın, icap eden değişiklerle ilgili tadilat projesini hazırlayıp Belediye'ye sunduğu yönündeki savunmasının, davalı ...'nın resmî yazıları kapsamına göre kabul edilemeyeceği, esasen gerçekleştiği hususu tarafların da kabulünde olan değişikliklerin mimarî proje sahibinin şeref ve itibarını zedelemeyen, ona kötü bir şöhret sağlamayan, kullanım amacı bakımından zorunlu, haklı nedenle gerçekleştirilen ve eserin bütünlüğünü bozmayacak mahiyette oldukları, uyuşmazlığın mimari projenin çoğaltılması mahiyetinde olan uygulanması sırasında gerçekleşen değişikliklere ilişkin olması sebebiyle, anılan mimari projeye uygun olarak inşa edilen mimari yapıda meydana getirilmiş değişiklikler olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, bu sebeple anılan mimarî projenin uygulanması suretiyle inşa edilen mimarî yapının estetik niteliği haiz güzel sanat eseri vasfında olup olmadığının araştırılmasına da gerek bulunmadığı, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle artık mimar davalı ...'den böyle bir tadilat projesi hazırlanmasının beklenmesinin mümkün bulunmadığı, davalı ...'nin de uygulanan mimarî proje ile ilgili tadilat projesi yaptırmak üzere, davacının sözleşme imzalayacağı mimarın hazırlaması muhtemel tadilat projelerini ilk mimarî proje sahibinin izni olmadığı gerekçesiyle reddetmesinin mümkün olmadığı, oysa ki aksi yönde uygulama gerçekleştirdiği gibi, yargılama sırasında da bu yönde savunmada bulunduğu, bu nedenle davada kendisine «husumet» yöneltilmesinin zorunlu olduğu, davacı ile davalı ... arasında daha önce görülüp sonuçlanan idari yargıdaki davanın, davacının gerçekleştirdiği uygulama değişikliklerinin eser sahibinin eserle ilgili manevî haklarına tecavüz oluşturmadığına yönelik adlî yargıda herhangi bir karar alınmadan doğrudan «idari işleminin» iptaline yönelik bulunması sebebiyle bu davaya «olumsuz» bir etkisinin bulunmadığı, mimarın manevî haklarına tecavüz oluşturmayacağı yargısal karara bağlanan bir istemle ilgili davalı Belediyenin telif haklarına aykırılı …
Ada, ...Parselde inşa ettiği, ...«blok» hâlindeki mimarî yapıların mimarî projesine aykırı biçimde gerçekleştirilen yargılama konusu inşa uygulamaları için, imar mevzuat hükümlerini de nazara alınarak, ya mevcut hâli ile yahut imar mevzuatına göre gerekli değişiklikleri içerecek şekilde başka bir mimara tadilat projesi yaptırma yetkisi verilmesine, yargılama konusu projeye aykırı biçimde gerçekleşen inşa ve uygulamanın ilk projeyi yapan davalı mimar ve diğer davalı şirketin eserden doğan haklarını ihlâl etmediğinin tespiti ile bu hususta çıkarılan «muarazanın giderilmesine» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ve onun ortağı ile yetkilisi olan ...'in «sözleşmeden doğan» borçlarına karşılık anılan mimarî yapının inşaasına esas mimari projeyi hazırladığı, mimarî projenin FSEK'nin 2. maddesi uyarınca eser mahiyetinde bulunduğu, hazırlanan bu mimarî projenin sahibinin davalı ... olduğu, ancak üzerindeki malî hakların ilk anda davalı ... ile birlikte davalı şirket uhdesinde doğduğu, bu nedenle her iki adı geçenin davaya katılımının zorunlu olduğu, kaldı ki davacı ile yapılan sözleşmenin tarafının davalı şirket olduğu, davacı ve adı geçen davalı şirket arasında yapılan sözleşmenin mimarı da bağlayacağı; çünkü, mimarın zaten adı geçen şirketin ortağı ve «temsilcisi» olduğu, şirketin de mimarî projeyi anılan mimara hazırlattığı; mimar ile ortağı olduğu davalı şirket arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetinin işbu dava bakımından e …
… anan projenin davalı ... tarafından esas proje müellifi mimarın onayının bulunmaması nedeniyle reddedildiğini ileri sürmüş olup, belediye tarafından yapılan işlemin «idari işlem» mahiyetinde olduğu ve davalı belediyenin davaya konu tadilat projesine onay vermemesi sebebiyle açılan davanın adli yargıda görülmesinin mümkün olmadığı değerlendi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/611 E. 2018/2137 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılabileceği yönünde bir görüş ve kanaat oluştuğu, gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'in proje müellifliğinin sonlandırılmasına, davacı tarafa yeni bir proje müellifiyle sözleşme yapabilmesi için «yetki» verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 18.01.2012 tarihli «ihtarnamede» inşaatın gerçekleştirilmesi için onaylı mimari proje dışında kalan kısımlar bakımından tadilat projesi çizilmesi talep edilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Menfi tespit | Tecavüzün men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14659 E. 2011/7428 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… e, 19/07/2005 tarihli Emlak Satış Sözleşmesine istinaden mülkiyeti davacı ...’a ait olan Çankaya ilçesi, ... ada, ... parsel sayılı işyeri 450.000,00 TL nakit ve bu «davanın konusu» olan 4 adet dubleks daire karşılığı ...’e devredildiği, her iki taraf tapuda ferağ verdiği, dava konusu dairelerin ... ve ... tarafından «temlik» eden davalılara devredildiği, ancak 19/07/2005 tarihli sözleşmede yer alan bir ay içinde «teslim» borcunun yerine getirilmediği, davacıların işbu davada önce açtıkları Ankara 5.
… Mahkemesi'nin 2006/586 esas sayılı davasını sonuçlandırmak üzere davacılarla anlaşma yaptığından gecikmeden doğan kira kaybından sorumlu olacağı, diğer davalıların «teslim» konusunda bir vaadi olmadığından bu kişilere «husumet» yöneltilemeyeceği ve davacıların alacağından «vekaletten azil» suretiyle ifanın tamamının imkansız hale getirilmeleri sebebiyle TBK’nın 52. maddesi gereğince % 20 oranda indirim uygulanması gerektiği gerekçesiyle «ıslah» edilen davanın kısmen kabulüne, 373.080,00 TL gecikme zararı, 204.858,44 TL «işlemiş faiz», toplamı 577.938,44 TL alacaktan takdiren %20 oranında «hakkaniyet indirimi» yapılarak 462.350,75 TL alacağın davalılardan Şahaner Hazır Beton...
Benzer bu karardaDavacı ile davalı yan arasında kampus projesi yapılması için sözleşme yapıldığı ve davacının sözleşme uyarınca projeyi oluşturarak davalıya «teslim» ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar
Benzer bu karardaDavalı ve «ihbar» edilen kurumların, ödenek yetersizliği veya projenin ihtiyaçlara cevap verememesi nedeniyle proje üzerinde tadilat yaptıkları belirtildiğine göre uyuşmazlığın çözü …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6489 E. , 2022/3705 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.01.2016 tarih ve 2012/588 E. - 2016/18 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar Şahaner Hazır Beton İmalatı Motorlu Araçlar Akaryakıt Nakliyat Gıda Madencilik San. ve Tic. A.Ş. ile ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 10.05.2022 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ve Av....ile tüm davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Temlik eden davacılar vekili, Ankara ... Mahallesi, ada ..., parsel 3 sayılı arsada inşa olunan binanın 23 ve 25 numaralı dairelerinin davalılardan ...'tan davacı ...'a, 24 ve 26 numaralı daireler davalılardan ...'den 21/07/2005 tarihinde davacı ...'e satıldığını taraflar arasındaki anlaşmaya göre bir ay içinde bitirilip teslim edilmesini vaad edilmesine göre projeye aykırılıklar eksik ve hatalı imalat bulunduğundan, dairelerin teslim edilmediğini, 04/08/2006 tarihine kadar ki kira tazminatı, tadilat yapılması ve eksik hususlar için de başka mahkemede dava açıldığını, 04/08/2006 tarihinden işbu davanın açıldığı tarihe kadar ki 290.000,00 TL kira mahrumiyeti zararı ve 60.000,00 TL işlemiş faizin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Temlik alan davacı vekili, davalı ... ile 19.7.2005 tarihli emlak satış sözleşmesi gereği iskanın alınarak dairelerin zamanında eksiksiz teslim edilmesi gerekirken edilmediğini ve oluşan zarardan davalıların sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
4. 9.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 577.658 TL’ ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili, 19/07/2015 tarihli satış sözleşmesini davalı ... dışında imzalamayan diğer davalılara husumet yöneltilemeyeceğini 24 ve 26 nolu dairelerin 21/07/2005 tarihinde ... tarafından ..., ...'in de 23/03/2006 tarihinde ...'e sattığını, diğer dairelerin 19/07/2005 tarihinde ...'dan ...'a satıldığını, ferağın 21/07/2005'de verildiğini, 19/07/2005 tarihli sözleşmede satıcıların eksik işleri tamamlamayı vaad etmiş olsalar da davacı ...'ün kendisine satan ... 'a yönelmesi gerektiğini, 10/11/2010 tarihli protokol gereğince yüklenici şirketin tadilat projesi yapmasına rağmen davacıların Yapı Denetim Şirketi ile anlaşma yapmamaları sebebiyle eksik işlem tamamlanamadığını, ayrıca eksik işlerin tamamlanabilmesi için dava konusu bağımsız bölümlere girdiklerinde, davacıların polise şikayeti sebebiyle dışarı çıkarıldığını, İnşaat Mühendisi Odası'nın 24/06/2011 tarihli raporunda hazırlanan tadilat projesinin uygulanabilir bulunduğundan tadilat projesinin hazırlandığını,
Davacıların Yapı Denetim Sözleşmesi imzalanmaması sebebiyle belediyeden tadilat ruhsatı alınamadığını, eksikliklerin giderilmesini engelleyen davacıların gecikme zararı istemelerinin hukuken korunamayacağını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 19/07/2005 tarihli Emlak Satış Sözleşmesine istinaden mülkiyeti davacı ...’a ait olan Çankaya ilçesi, ... ada, ... parsel sayılı işyeri 450.000,00 TL nakit ve bu davanın konusu olan 4 adet dubleks daire karşılığı ...’e devredildiği, her iki taraf tapuda ferağ verdiği, dava konusu dairelerin ... ve ... tarafından temlik eden davalılara devredildiği, ancak 19/07/2005 tarihli sözleşmede yer alan bir ay içinde teslim borcunun yerine getirilmediği, davacıların işbu davada önce açtıkları Ankara 5. Tüketici Mahkemesinde görülen davanın sonuçlandırılması, eksik ve ayıplı işlem ifası ve iskan izini alınması vaadini ihtiva eden 10/11/2010 tarihli protokol şartlarınında yerine getirilmediği, Ankara 5.
Tüketici Mahkemesinde ve devamında Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada, dava konusu dairelerde ve ortak alanlarda eksik ve kusurlu işler ve mimari projeye aykırı imalatın tespit edildiği, projeye aykırılık davalı tarafça da kabul edildiğinden tadilat projesi hazırlamak zorunda kalındığının anlaşıldığı, Çankaya Belediyesi Encümeni 04/04/2011 tarihinde 01/08/2003 tarihli mimari projeye aykırılık sebebiyle para cezası ve yıkım kararı verildiği, tadilat projesi tasdik olmadan, izin almadan dava konusu bölümlerde yıkım ve projeye aykırılıkları duvarla kapatarak giderme çalışmasına başlandığı, tadilat projesi gerektirmeyen işler için İmar Kanunu'nun 21/2 maddesi gereğince Basit Tamirat Ruhsatının da alınmadığı, davacı taraf 21/04/2010 tarihinde iskan izni alınmasını sağlamak üzere verdiği vekaleti geri alarak azilname gönderdiği, mimari projesine aykırı olarak inşa olunan bina için iskan izini alınması imkansız hale gelip, projeye uygun hale getirilmesi imkansız görüldüğünden davalı tarafın hazırlattığı tadilat projesinin kesinleşmediği, davalılardan Şahaner A.Ş., ...
ve ... 10/11/2010 tarihli protokoldaki taahhütlerini yerine getirmediğinden 19/07/2005 tarihli sözleşmeye istinaden açılan Ankara 5. Tüketici Mahkemesi'nin 2006/586 esas sayılı davasını sonuçlandırmak üzere davacılarla anlaşma yaptığından gecikmeden doğan kira kaybından sorumlu olacağı, diğer davalıların teslim konusunda bir vaadi olmadığından bu kişilere husumet yöneltilemeyeceği ve davacıların alacağından vekaletten azil suretiyle ifanın tamamının imkansız hale getirilmeleri sebebiyle TBK’nın 52. maddesi gereğince % 20 oranda indirim uygulanması gerektiği gerekçesiyle ıslah edilen davanın kısmen kabulüne, 373.080,00 TL gecikme zararı, 204.858,44 TL işlemiş faiz, toplamı 577.938,44 TL alacaktan takdiren %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak 462.350,75 TL alacağın davalılardan Şahaner Hazır Beton...
A.Ş. İle ... ve ...'den tahsiline, asıl alacak 298.464,00 TL'sine dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, diğer davalılar aleyhindeki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili ile davalılar Şahaner Hazır Beton... A.Ş. ile ... ve ... vekili kararı temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki 19.07.2005 tarihli sözleşmeden kaynaklı kira mahrumiyet zararının tahsili istemlidir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin davacı ile davalı ... arasında davacıya ait işyerinin davalı ve göstereceği kişilere satılması karşılığı davalının davaya konu dört adet mesken satışının verilmesi konusunda olması karşısında, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesi hükmü uyarınca uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. TTK’nın 26.06.2012 tarih ve 6335 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 5. maddesinde; asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hâkim tarafından re’sen de dikkate alınmalıdır.
Somut olayda, dava 22.11.2012 tarihinde açılmış olup, TTK’nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin görevli olması sebebiyle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10/05/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davacıya satışı verilen mesken mahiyetinde olan 4 adet taşınmazın sözleşmeye uygun teslim edilmemesi nedeniyle açılan kira kaybı zararının tazminine ilişkindir.
Uyuşmazlığın tartışmasız bir şekilde ticari mahiyette olmaması, kaldı ki ticari ihtilaftan 17 sene sonra görev bozması yapmanın Anayasa’da ve HMK’da yer alan usul ekonomisi ilkelerine aykırı düşmesi nedeniyle işin esasına dair temyiz incelemesi yapılması gerektiği düşüncesiyle aksi yönde tezahür eden sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/792795000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz