Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9158 E. 2022/3990 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutabakat↗ bedelsizlik↗ ara karar↗ denetime elverişlilik↗ havale↗ fatura↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 12/02/2010 tarihli "sözleşme eki-1 (Ara Hesaplama)" başlıklı belgede Mis Makinanın 314.789,70 TL alacağının bulunduğu, alacağın 92.684,75 TL'sinin KDV olduğu ve fatura kesileceği zaman ödeneceği, 222.104,95 TL iş bedeli için ise taraflar arasında dava konusu senedin de aralarında bulunduğu senetlerin düzenlendiği ve mutabakatı imzalayan ...'in mutabakatın ve senedin düzenlendiği tarihte şirketi temsile yetkili olduğu, bedelsizlik iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece senedin bedelsizlik iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece hükme esas alınan 01.09.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda 12.02.2012 tarihli “Sözleşme Eki-1 (Ara Hesaplaşma)” tablosunda davaya konu senedin liste halinde gösterilen senetler arasında yer aldığı tespitinde bulunulmuş ve fakat raporun devamında adı geçen sözleşme ve “sözleşme eki-2 (ara hesaplaşma)” sözleşmelerinde bulunan listelerde davaya konu senede rastlanmadığı belirtilmiştir. Senedin varlığına ilişkin çelişkili tespitlerin giderilmesi hususu ise ek raporda değerlendirilmemiştir. O halde, denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek bir bilirkişi raporundan bahsedilemez. Kaldı ki, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/51612 numaralı soruşturma dosyasında bulunan 01.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda da incelendiği anlaşılan davaya konu senedin aslının da dosyaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece soruşturma dosyasının dosya arasına alınması, senet aslının incelenmesi ve rapordaki çelişkinin giderilmesi ile sonucuna göre karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7522 E. 2022/582 K.
Ortak:mutabakat · bedelsizlik · ara karar · fatura · dahili dava · temsil
İncelediğiniz kararda… nen 12/02/2010 tarihli "sözleşme eki-1 (Ara Hesaplama)" başlıklı belgede Mis Makinanın 314.789,70 TL alacağının bulunduğu, alacağın 92.684,75 TL'sinin KDV olduğu ve «fatura» kesileceği zaman ödeneceği, 222.104,95 TL iş bedeli için ise taraflar arasında dava konusu senedin de aralarında bulunduğu senetlerin düzenlendiği ve «mutabakatı» imzalayan ...'in mutabakatın ve senedin düzenlendiği tarihte şirketi «temsile» yetkili olduğu, «bedelsizlik» iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece senedin «bedelsizlik» iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece hükme esas alınan 01.09.2015 «havale» tarihli bilirkişi raporunda 12.02.2012 tarihli “Sözleşme Eki-1 (Ara Hesaplaşma)” tablosunda davaya konu senedin liste halinde gösterilen senetler arasında yer aldığı tespitinde bulunulmuş ve fakat raporun devamında adı geçen sözleşme ve “sözleşme eki-2 («ara» hesaplaşma)” sözleşmelerinde bulunan listelerde davaya konu senede rastlanmadığı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında davacıya ait fabrikanın davalı yüklenici Mis Makina tarafından yapımına ilişkin «eser sözleşmesi» imzalandığı, anılan sözleşme kapsamında yüklenici Mis Makina'nın yüklenimi tamamladığı, fabrika «hakedişinin» 1.033.238,70 TL olduğu, buna mukabil davacının davalı şirkete yaptığı ödeme tutarın 805.062,06 TL olduğu, Mis Makina tarafından davacıya KDV «dahil» 489.921,45 TL ek «fatura» düzenlendiği, bakiye miktar olan 543.360,25 TL tutarında faturanın tanzim edilmediği, bu nedenle davacının davalıdan alacaklı gözüktüğü, oysa gerçek durumda eser bedelinin davalıya ödenmesi gerekeceği, toplam eser bedelinden davacının yaptığı avans vs. ödemelerin indirilmesi ile davalının davacıdan alacaklı olacağı, taraflar arasında düzenlenen 12/02/2010 tarihli "sözleşme eki-1 (Ara Hesaplama)" başlıklı belgede Mis Makina'nın 314.789,70 TL alacağının bulunduğu, alacağın 92.684,75 TL'sinin KDV olduğu ve fatura kesileceği zaman ödeneceği, 222.104,95 TL iş bedeli için ise taraflar arasında dava konusu senedin de aralarında bulunduğu senetlerin düzenlendiğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davacının «mutabakatı» imzalayan ...’in «temsil» «yetkisini» kötüye kullandığını, böyle bir anlaşma bulunmadığını beyan ettiği ancak mutabakatın ve senedin düzenlendiği tarihte ...’in şirketi temsile yetkili olduğu, «bedelsizlik» iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödememe protestosu · protesto · hakediş · borçlu olunmadığının tespiti · eser sözleşmesi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında davacıya ait fabrikanın davalı yüklenici Mis Makina tarafından yapımına ilişkin «eser sözleşmesi» imzalandığı, anılan sözleşme kapsamında yüklenici Mis Makina'nın yüklenimi tamamladığı, fabrika «hakedişinin» 1.033.238,70 TL olduğu, buna mukabil davacının davalı şirkete yaptığı ödeme tutarın 805.062,06 TL olduğu, Mis Makina tarafından davacıya KDV «dahil» 489.921,45 TL ek «fatura» düzenlendiği, bakiye miktar olan 543.360,25 TL tutarında faturanın tanzim edilmediği, bu nedenle davacının davalıdan alacaklı gözüktüğü, oysa gerçek durumda eser bedelinin davalıya ödenmesi gerekeceği, toplam eser bedelinden davacının yaptığı avans vs. ödemelerin indirilmesi ile davalının davacıdan alacaklı olacağı, taraflar arasında düzenlenen 12/02/2010 tarihli "sözleşme eki-1 (Ara Hesaplama)" başlıklı belgede Mis Makina'nın 314.789,70 TL alacağının bulunduğu, alacağın 92.684,75 TL'sinin KDV olduğu ve fatura kesileceği zaman ödeneceği, 222.104,95 TL iş bedeli için ise taraflar arasında dava konusu senedin de aralarında bulunduğu senetlerin düzenlendiğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davacının «mutabakatı» imzalayan ...’in «temsil» «yetkisini» kötüye kullandığını, böyle bir anlaşma bulunmadığını beyan ettiği ancak mutabakatın ve senedin düzenlendiği tarihte ...’in şirketi temsile yetkili olduğu, «bedelsizlik» iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacıya gönderilen «ödememe protestosunda» belirtilen senetten dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» talebine ilişkin olup, bahse konu senet aslı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/34666 sayılı soruşturma dosyası dosya içine alınıp incelenmeden karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2989 E. 2012/4476 K.
Ortak:mutabakat
İncelediğiniz kararda… nen 12/02/2010 tarihli "sözleşme eki-1 (Ara Hesaplama)" başlıklı belgede Mis Makinanın 314.789,70 TL alacağının bulunduğu, alacağın 92.684,75 TL'sinin KDV olduğu ve «fatura» kesileceği zaman ödeneceği, 222.104,95 TL iş bedeli için ise taraflar arasında dava konusu senedin de aralarında bulunduğu senetlerin düzenlendiği ve «mutabakatı» imzalayan ...'in mutabakatın ve senedin düzenlendiği tarihte şirketi «temsile» yetkili olduğu, «bedelsizlik» iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki 18.11.2009 tarihli «mutabakat» ve «taahhütname» belgesine göre davanın konusuz kaldığı, mutabakatın «yargılama giderlerini» ve «vekalet ücretini» de kapsadığı gerekçesiyle konusuz kalan davada esasa ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» ve davacı taraf lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 23.12.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · yargılama gideri · taahhütname · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki 18.11.2009 tarihli «mutabakat» ve «taahhütname» belgesine göre davanın konusuz kaldığı, mutabakatın «yargılama giderlerini» ve «vekalet ücretini» de kapsadığı gerekçesiyle konusuz kalan davada esasa ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» ve davacı taraf lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 23.12.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/9158 E. , 2022/3990 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.06.2016 tarih ve 2012/357 E. - 2016/431 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket aleyhine davalı şirketin lehtarı, keşidecisinin ise müvekkili şirket olan 12/02/2010 tanzim, 09/12/2011 ödeme tarihli 134.434,00 TL miktarındaki bonoya dayalı icra takibine girişildiğini, müvekkili şirketin lehtar davalı şirkete borcunun olmadığını, bononun müvekkili şirket kayıtlarında bulunmadığını, bono üzerinde imzası olan müvekkili şirketi temsile yetkili eski yönetim kurulu başkanının aynı zamanda bononun lehtarı davalı şirketin de yöneticisi olduğunu, müvekkili şirketteki yönetim yetkisi sona ermeden 1 gün önce dava konusu bononun kötüniyetli düzenlendiğini ileri sürerek müvekkilinin icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 12/02/2010 tarihli "sözleşme eki-1 (Ara Hesaplama)" başlıklı belgede Mis Makinanın 314.789,70 TL alacağının bulunduğu, alacağın 92.684,75 TL'sinin KDV olduğu ve fatura kesileceği zaman ödeneceği, 222.104,95 TL iş bedeli için ise taraflar arasında dava konusu senedin de aralarında bulunduğu senetlerin düzenlendiği ve mutabakatı imzalayan ...'in mutabakatın ve senedin düzenlendiği tarihte şirketi temsile yetkili olduğu, bedelsizlik iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup mahkemece senedin bedelsizlik iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece hükme esas alınan 01.09.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda 12.02.2012 tarihli “Sözleşme Eki-1 (Ara Hesaplaşma)” tablosunda davaya konu senedin liste halinde gösterilen senetler arasında yer aldığı tespitinde bulunulmuş ve fakat raporun devamında adı geçen sözleşme ve “sözleşme eki-2 (ara hesaplaşma)” sözleşmelerinde bulunan listelerde davaya konu senede rastlanmadığı belirtilmiştir. Senedin varlığına ilişkin çelişkili tespitlerin giderilmesi hususu ise ek raporda değerlendirilmemiştir. O halde, denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek bir bilirkişi raporundan bahsedilemez. Kaldı ki, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2013/51612 numaralı soruşturma dosyasında bulunan 01.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda da incelendiği anlaşılan davaya konu senedin aslının da dosyaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece soruşturma dosyasının dosya arasına alınması, senet aslının incelenmesi ve rapordaki çelişkinin giderilmesi ile sonucuna göre karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/792785100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz