Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1587 E. 2022/3955 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '3 aylık', 'kanun': ['6100/150']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenileme dilekçesi↗ arabuluculuk↗ hmk 150↗ sahtelik↗ işlemden kaldırma↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ tasfiye memuru↗ yenileme↗ hak düşürücü süre↗ ek tasfiye↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava dosyasının 05/03/2020 tarihindeki 9. celsede 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, yasal 3 aylık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra 23/06/2020 tarihinde tasfiye memuru ... tarafından yenilendiği anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 150/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı şirket tasfiye memuru temyiz etmiştir.
1-Dava, takip dayanağı sözleşmelerin sahteliğinin tespiti ile iptali istemine ilişkindir.
Yapılan yargılamada 05.03.2020 tarihli duruşmada 6100 sayılı HMK'nın 150 maddesi uyarınca dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, yasal 3 aylık sürenin sonunda ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak COVİD-19 salgını sebebiyle 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi ve 29.04.2020 tarih, 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 tarihinden itibaren 15.06.2020 tarihine kadar durdurulması ve bu tarih itibariyle bitimine 15 gün veya daha az kalmış olan sürelerin on beş gün uzamış sayılacağı düzenlenmiştir.
Mahkemenin 05/03/2020 tarihli 9. celsesinde 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi gereğince yenileninceye kadar dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, davacı 23/06/2020 tarihinde dosyanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Anılan Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca sürenin uzatılmış olması ve uzatılan süre içerisinde yenileme dilekçesinin verilmiş olmasına rağmen, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı şirket tasfiye memurunun sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7837 E. 2022/4627 K.
Ortak:arabuluculuk · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava dosyasının 05/03/2020 tarihindeki 9. celsede 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, yasal 3 aylık «hak düşürücü sürenin» dolmasından sonra 23/06/2020 tarihinde «tasfiye memuru» ... tarafından yenilendiği anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 150/2 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
… ılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile «arabuluculuk» ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 tarihinden itibaren 15.06.2020 tarihine kadar durdurulması ve bu tarih itibariyle bitimine 15 gün veya daha az kalm …
Benzer bu kararda… gın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, «ihtar», bildirim, «ibraz» ve «zamanaşımı» süreleri, «hak düşürücü süreler» ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile «arabuluculuk» ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durdurulmuş, bu sürelerin, durma süresinin so …
7226 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi ile dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, «ihtar», bildirim, «ibraz» ve «zamanaşımı» süreleri, «hak düşürücü süreler» ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm sürelerin durdurulması ve maddenin 2. fıkrasında sayılan kapsam dışı süreler arasında yer almaması da nazara alındığında Tebligat Kanunu ve Elektronik Tebligat Yönetmeliğinde düzenlenen, «elektronik tebligatın» «yapılmış sayılması» için elektronik adrese ulaşma tarihini izleyen günlerin işlemesinin 7226 sayılı Kanunla durduğu ve Cumhurbaşkanı kararı ile de 15.06.2020 tarihi «dahil» uzatıldığı, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının 04.06.2020 tarihinde davacı «vekilinin tebligat» alanına konulduğu, Tebligat Kanunu ile Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin anılan maddelerinde belirtilen 5 günlük sürenin 15.06.2020 tarihine kadar (bu tarih dahil …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:elektronik tebligat · vekile tebligat · yapılmamış sayılma · vekile tebliğ · ihtar · tebligat · menfi tespit · dahili dava
Benzer bu kararda7226 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi ile dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, «ihtar», bildirim, «ibraz» ve «zamanaşımı» süreleri, «hak düşürücü süreler» ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm sürelerin durdurulması ve maddenin 2. fıkrasında sayılan kapsam dışı süreler arasında yer almaması da nazara alındığında Tebligat Kanunu ve Elektronik Tebligat Yönetmeliğinde düzenlenen, «elektronik tebligatın» «yapılmış sayılması» için elektronik adrese ulaşma tarihini izleyen günlerin işlemesinin 7226 sayılı Kanunla durduğu ve Cumhurbaşkanı kararı ile de 15.06.2020 tarihi «dahil» uzatıldığı, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının 04.06.2020 tarihinde davacı «vekilinin tebligat» alanına konulduğu, Tebligat Kanunu ile Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin anılan maddelerinde belirtilen 5 günlük sürenin 15.06.2020 tarihine kadar (bu tarih dahil …
Bölge Adliye Mahkemesince, kararın 09.06.2020 tarihinde davacı «vekiline tebliğ» edildiği, bu tarih itibariyle Covid 19 önlemleri kapsamında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi doğrultusunda sürelerin 15.06.2020 tarihili «dahil» olmak üzere durup 16.06.2020 tarihinde işlemeye başladığı, buna göre HMK'nın 345. maddesinde öngörülen iki haftalık istinaf süresinin 30.06.2020 günü sona ermesine …
Dava, «menfi tespit» istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf isteminin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesinin 4. bendinde ve Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin 9/(6). maddesinde elektronik yolla «tebligatın», muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2273 E. 2025/771 K.
Ortak:arabuluculuk · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava dosyasının 05/03/2020 tarihindeki 9. celsede 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, yasal 3 aylık «hak düşürücü sürenin» dolmasından sonra 23/06/2020 tarihinde «tasfiye memuru» ... tarafından yenilendiği anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 150/2 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
… ılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile «arabuluculuk» ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 tarihinden itibaren 15.06.2020 tarihine kadar durdurulması ve bu tarih itibariyle bitimine 15 gün veya daha az kalm …
Benzer bu kararda… hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, «ihtar», bildirim, «ibraz» ve «zamanaşımı» süreleri, «hak düşürücü süreler» ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile «arabuluculuk» ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,.....itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu markayı tescilli bulunduğu ve «uyuşmazlık konusu» olan 43. sınıf kapsamında Türkiye'de ciddi bir şekilde kullandığını ispata yarar delil sunmadığından iptal koşullarının oluştuğu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sıyılı KHK) uyarınca hükümsüzlük davasının tescil tarihinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılması gerektiği, tescilin kötü niyetle yapılması halinde açılacak hükümsüzlük davasının süreye tabi olmadığı, somut olayda dava konusu sayılı marka yönünden dava tarihi olan 23.11.2020 tarihi itibariyle, tescil tarihi olan 18.08.2015 tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolduğu, davalının marka tescilinin «kötüniyetli» olduğunun da iddia ve ispat edilmediği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davalı markasının 43. sınıf hizmetler yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekiller …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · ihtar · ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu markayı tescilli bulunduğu ve «uyuşmazlık konusu» olan 43. sınıf kapsamında Türkiye'de ciddi bir şekilde kullandığını ispata yarar delil sunmadığından iptal koşullarının oluştuğu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sıyılı KHK) uyarınca hükümsüzlük davasının tescil tarihinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılması gerektiği, tescilin kötü niyetle yapılması halinde açılacak hükümsüzlük davasının süreye tabi olmadığı, somut olayda dava konusu sayılı marka yönünden dava tarihi olan 23.11.2020 tarihi itibariyle, tescil tarihi olan 18.08.2015 tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolduğu, davalının marka tescilinin «kötüniyetli» olduğunun da iddia ve ispat edilmediği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davalı markasının 43. sınıf hizmetler yönünden kullanmama nedeniyle iptaline, hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekiller …
… hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, «ihtar», bildirim, «ibraz» ve «zamanaşımı» süreleri, «hak düşürücü süreler» ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile «arabuluculuk» ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,.....itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur.
… üncül olarak ibaresinden oluştuğu, davacı markalarındaki esas unsurun da markalarda tek kelime unsuru olarak yer alan ibaresi olduğu, davalı markasındaki ibaresinin «ayırt edicilik» sağlamadığı, üniversitenin ismini çağrıştırdığı, davacı markası ibaresi ile ' şeklinden, davalı markası da esas unsuru ve şeklinden oluştuğundan işaretlerin «ortalama tüketici» tarafından karıştırılabileceği, hükümsüzlük koşullarının gerçekleştiği, davalının markasını tescil edildiği tarihten itibaren 43. hizmet sınıfı bakımından Türkiye’ …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2325 E. 2022/6520 K.
Ortak:arabuluculuk · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava dosyasının 05/03/2020 tarihindeki 9. celsede 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, yasal 3 aylık «hak düşürücü sürenin» dolmasından sonra 23/06/2020 tarihinde «tasfiye memuru» ... tarafından yenilendiği anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 150/2 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
… ılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile «arabuluculuk» ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 tarihinden itibaren 15.06.2020 tarihine kadar durdurulması ve bu tarih itibariyle bitimine 15 gün veya daha az kalm …
Benzer bu kararda… hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, «ihtar», bildirim, «ibraz» ve «zamanaşımı» süreleri, «hak düşürücü süreler» ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile «arabuluculuk» ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,.....itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu kararda… hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, «ihtar», bildirim, «ibraz» ve «zamanaşımı» süreleri, «hak düşürücü süreler» ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile «arabuluculuk» ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden,.....itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın sonucunda, davanın kısmen kabulüne, takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 186.949,75 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 186.949,75 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1587 E. , 2022/3955 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.11.2020 tarih ve 2016/268 E. - 2020/412 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı şirket tasfiye memuru tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı Tasfiye Halinde Belde Sultan Turizm İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı .... A.Ş ile dava dışı iki şirket arasında araba alım satımı hususunda imzalanan sözleşmelerde davacı şirket temsilcisi ...’ın imzaları bulunmadığını, ancak davalının bu sözleşmelere dayalı olarak aleyhe icra takibine başladığını belirterek, sözleşmelerin sahteliklerinin tespiti ile iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava dosyasının 05/03/2020 tarihindeki 9. celsede 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, yasal 3 aylık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra 23/06/2020 tarihinde tasfiye memuru ... tarafından yenilendiği anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 150/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı şirket tasfiye memuru temyiz etmiştir.
1-Dava, takip dayanağı sözleşmelerin sahteliğinin tespiti ile iptali istemine ilişkindir.
Yapılan yargılamada 05.03.2020 tarihli duruşmada 6100 sayılı HMK'nın 150 maddesi uyarınca dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, yasal 3 aylık sürenin sonunda ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak COVİD-19 salgını sebebiyle 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi ve 29.04.2020 tarih, 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 tarihinden itibaren 15.06.2020 tarihine kadar durdurulması ve bu tarih itibariyle bitimine 15 gün veya daha az kalmış olan sürelerin on beş gün uzamış sayılacağı düzenlenmiştir.
Mahkemenin 05/03/2020 tarihli 9. celsesinde 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi gereğince yenileninceye kadar dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, davacı 23/06/2020 tarihinde dosyanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. Anılan Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca sürenin uzatılmış olması ve uzatılan süre içerisinde yenileme dilekçesinin verilmiş olmasına rağmen, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı şirket tasfiye memurunun sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı şirket tasfiye memurunun temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı şirket tasfiye memurunun sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacı şirket tasfiye memuruna iadesine, 24/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/792746700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz