6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alt taşıyıcı zincirinde fiili taşıyıcı olmayan aracıya husumet yöneltilemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/485 E. 2024/1328 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Rücuen Tazminat ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Sigorta

Gerekçe özeti

Taşıma zincirinde ardıl olarak devredilen bir taşımada, sadece araç sahibi olup fiilen taşımayı üstlenmeyen kişiye taşıyıcı sıfatıyla sorumluluk yüklenemez; sorumluluk fiili taşıyıcıya aittir. Ayrıca taşıyıcı sorumluluk sigortası poliçesinde sigortalının istihdam ettiği kişilerin veya araç sürücülerinin kasıt/ağır kusuru teminat dışı bırakılmışsa, zararın alt taşıyıcı sıfatıyla hareket eden kişilerin kasıtlı/hileli eylemlerinden kaynaklanması halinde sigortacının sorumluluğu doğmaz. Taşıyıcı ile taşıtanı buluşturan internet sitesi işleten elektronik aracı hizmet sağlayıcı, 6563 sayılı Kanunun 9/1. maddesi gereği sitede sunulan içerikleri kontrol ve araştırma yükümlülüğü taşımadığından, site üzerinden anlaşılan üçüncü kişilerin haksız fiilinden sorumlu tutulamaz.

Ele alınan sorunlar

Araç maliki ...'ın taşıyıcı sıfatının bulunmaması → ret

Gerekçe: Ceza soruşturmasında belirlenen maddi vakıaya göre davacı üst taşıyıcı, üyesi olduğu internet sitesi üzerinden alt taşıyıcı olarak ... ile anlaşmış, ... da işi ...'a havale etmiş; taşıma ardıllanması bu şekilde gerçekleşmiştir. Fiili taşıyıcı ... olduğundan, araç maliki ...'ın araç sahibi olması taşıyıcı sıfatı taşıdığı anlamına gelmez; davacı ile fiili taşıyıcı arasında doğrudan bir ilişki de bulunmamaktadır. Bu nedenle taşıyıcı sıfatı bulunmayan ... hakkında davanın reddi yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sorumluluk sigortası poliçesinde teminat dışı hal (kasıt/ağır kusur klozu) → ret

İddia: Davacı vekili, poliçe kapsamında ancak kasıt halinde teminat dışı kalınabileceğini, TTK 886 ve 1477. maddeleri gereği ağır kusur hallerinde de davalı sigortacının ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, davalı sürücünün suça iştirakinin veya güveni kötüye kullanma suçunun sabit olmadığını ileri sürerek sigortacı ... Sigorta AŞ aleyhine davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: Belirlenen maddi vakıaya göre emtia, davacının internet sitesinden anlaştığı ve sahtecilikle alınmış telefon hatları kullanan ... unvanlı alt taşıyıcının organizasyonu ile çalınarak zayi olmuştur; durumdan habersiz fiili taşıyıcı şoförü, kendisine yönlendirilen kişinin talimatıyla malı yanlış adrese teslim etmiştir. Davacı ile sigortacı arasındaki poliçenin 'sigortalının bizzat kendisinin ve/veya kanuni temsilcisinin ve/veya istihdam ettiği kişilerin, araç işletenin ve araç sürücülerinin hilesi, kastı veya ağır kusurunun neden olduğu hasar ve zararlar teminat dışıdır' hükmü gereği, zararın alt taşıyıcı unvanını kullanan kişilerin kasıtlı eylemlerinden kaynaklandığı ve bu nedenle teminat dışında kaldığı anlaşıldığından, sigortacı hakkında davanın reddi yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Elektronik aracı hizmet sağlayıcısının (... Ltd. Şti.) pasif husumeti → ret

İddia: Davacı vekili, diğer davalıların (alt nakliyeciler dahil) zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: Davalı ... Ltd. Şti., olay tarihinde henüz yasal düzenleme bulunmasa da dava tarihinde yürürlükte olan 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında elektronik aracı hizmet sağlayıcıdır. Anılan Kanunun 9/1. maddesi gereğince aracı hizmet sağlayıcılar, hizmet sundukları elektronik ortamı kullanan kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmek ve bu içerikle ilgili hukuka aykırı bir durumun olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Bu kapsamda davacının taşıma ilişkisine girdiği kişilerin haksız fiilinden aracı hizmet sağlayıcı sorumlu tutulamayacağından, davalıya tazminat talebi yöneltilemez ve davanın pasif husumet nedeniyle reddi yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İnternet sitesi üzerinden ardıl olarak devredilen taşıma organizasyonlarında fiili taşıyıcı tespitinin taşıyıcı sıfatı bakımından belirleyici olduğu ve elektronik aracı hizmet sağlayıcının 6563 sayılı Kanun kapsamında içerik denetim yükümlülüğü bulunmadığı yönündeki tespitler açısından emsal değer taşımaktadır; İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi kararı olarak bölgesel ikna edici niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
pasif husumet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcı sıfatı fiili taşıyıcı alt taşıyıcı yurt içi taşıyıcı sorumluluk sigortası teminat dışı hal emniyeti suistimal ağır kusur elektronik aracı hizmet sağlayıcı pasif husumet rücuen tazminat

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 888/3 · 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun — 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun 9-(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/485

KARAR NO 2024/1328

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/09/2021

NUMARASI 2017/640 2021/606

DAVA

Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, dava dışı ... A.Ş'ne ait emteaların davacı taşıyıcı tarafından alt taşıyıcı olan diğer davalılara ait araçlarla davacı deposundan alınarak Çorlu'ya taşınması sırasında çalındığı,zarar meydana geldiği iddiası ile ... AŞ sigortacısı ... Sigorta A.Ş tarafından aleyhlerine açılan ve kesinleşen dava sonucu verilen kararın icraya konulması sonucu 261.986,68 -TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, kendi sigortacıları ... Sigorta'ya hasar ihbarında bulunmalarına rağmen ödeme yapılmadığını, diğer davalıların alt taşıyıcı olup açılan davanın tüm davalılara ihbar edildiğini ileri sürerek ödenen 261.986,68-TL tazminatın ödeme tarihi olan 15.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

1-Davalı ... AŞ vekili, davacı ile aralarında Yurtiçi Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi olduğunu, Poliçe Özel şartları gereğince her türlü emniyeti suistimal hasarlarının poliçe teminatı dışında olduğunu, hasarın alt taşıyıcının emniyeti suistimali suretiyle meydana geldiğinden poliçe özel şartları gereği teminat dışında kaldığını, Sigortalının bizzat kendisinin veya temsilcisinin veya istihdam ettiği kişilerin araç sürücüsünün veya işleteninin hilesi/kastı/ağır kusurunun neden olduğu hasarların teminat dışı olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmayıp hasara kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece taşımayı yapan araçlar davalı ...'a ait ise de fiili taşıyıcının davalı oğlu ... olduğu, ceza soruşturmasındaki maddi vakıa tespitlerinin TBKnın74 madde kapsamında bağlayıcı olması nedeniyle ...'ın akdi veya fiili taşıyıcı olmadığı, zarardan sorumlu tutulamayacağı, davalı ... Ltd.Şti' nin internet sitesinde taşıyıcılarla taşıtanları buluşturan aracı olduğu, davacıyla arasında herhangi bir taşıma ilişkisinin bulunmadığı, adı geçen davalının aracılık faaliyetinin kendine özgü sanal aracılık hizmetiyle sınırlı olduğu, davalı ... şirketi yönünden sigorta poliçesinde emniyeti suistimal durumunun teminat dışı olduğu, abonman poliçede hırsızlık klozuna verilen ek teminatta sürücünün kasıt-ağır kusuruyla malın hasara-ziyaa uğraması durumunun teminat dışı hal olarak düzenlendiği, davalı sürücü ...'nin olayda kastı, emniyeti suistimalinin bulunmadığı kesin kararla tespit edilmişse de, aracına binen üçüncü kişinin söylediklerini teyit etmeden işverenin bildirdiği adres yerine aracı dolandırıcının söylediği adrese (Çorlu yerine İstanbul'da metruk bir depoya) götürüp araçtan ayrılarak boşaltılmasına razı olması ve böylece çalınmasına neden olması, sürücünün poliçede teminat dışı olan pervasız ve ağır kusurlu davranışı niteliğinde olduğundan davalı ...

şirketinin hasardan sorumluluğunun olamadığına dayanılarak zarardan davalılar ... ile (ölü) ...'in fiili alt taşıyıcı sıfatıyla TTKnın 888/3 madde kapsamında müteselsilen sorumlu olduğu gözetilerek davalı ... 'in davadan önce vefat etmiş olması nedeniyle ; davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile, 261.986,68-TL maddi tazminatın 15/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline, (ölü) ... aleyhine açılan davanın taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine, ... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalı ...'nın ''yurtiçi taşıma sorumluluk'' sigortacısı olup, sigortanın ... kapsamında emtia-nakliyat sigortası şartlarında ödenmesi gereken tüm tazminatı ödeyeceğini taahhüt ettiğini, kasıt dışında ağır kusurlarda da davalının ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, TTKnın 886 ve 1477. Maddeleri gereği müvekkil şirketin - sorumluluk sigortası kapsamında - ''ancak kasten hareketi söz konusu ise'' emniyeti suistimal halinden bahsedilip zararın teminat dışı kabul edileceği, davacı şirket veya çalışanlarının ya da alt taşıyıcı ile çalışanlarının hile , kastı yahut bu ölçüde ağır kusuru bulunmadığını, davalı sürücünün pervasız hareketi sınırlı sorumluluğu ortadan kaldırsa da davalı ...

şirketinin sorumluluk sigortası teminatını ortadan kaldırmayacağını, davalı sürücünün suça iştirak etmesinin yahut güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin sabit olmadığını, davacının basiretli bir tacir gibi hareket ettiğini, savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu,takipsizlik kararına yapılan itirazın reddedildiğini, hırsızlık olayının emniyeti suistimal kaynaklı olmadığını, sigorta şirketi ile alt nakliyeci olan diğer davalıların zarardan sorumlulukları olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak ... Sigorta AŞ, ... San. Ve Tic. Ltd. Şti yönünden davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, yurt içi karayolu taşıması sırasında çalınan emtia için uğranılan zararın kesinleşen karar sonucu üst taşıyıcı davacı tarafından taşıtana ödenmesi nedeni ile davalılardan rücuen tazmini talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamıyla ; davacının dava dışı taşıtan ...AŞ'nin ... triko emtiasını taşımak üzere akdi taşıyıcı sıfatıyla hareket ettiği, kendi deposunda bulunan emtiayı ...AŞ'nin bildirdiği Çorlu'da bulunan adrese taşımak için olay tarihi olan 29.07.2013 tarihinde kendisinin hazır aracı bulunmadığından, davalı ...Ltd.Şti ünvanlı şirketin taşıyıcılarla mal taşıtmak isteyenlerin irtibat kurmasına aracılık hizmeti sağlayan ve kendisinin de üye olduğu (daha önce de bu şekilde taşıma işleri yaptığı) www...com uzantılı internet sitesine girerek, ...

isimli bir firma ile alt taşıyıcı olarak anlaştığı,...'ın davacı ile görüştükten sonra ...'ı arayarak müsait aracı olup olmadığını sorduğu , ...'ın müsait olduğunu bildirmesi üzerine anlaştıkları ancak şöförün yanına bir kişiyi göndereceğini söylediği, şöför ...'ın ...'ın talimatıyla ... önünde ... isimli kişi ile bir araya geldiği,bu şahsın aracın ruhsatını alarak güvenliğe kayıt yaptırdığı araç ile depoya girerek malı teslim aldıkları ,depodan ayrıldıktan sonra ...olduğunu söyleyen kişinin şahsın yanlış mal teslim aldıklarını söyleyerek ... Sanayi Sitesi içine girmesini istediği,sitenin içinde bekleyen kişilerin aracı boşalltıkları ,maddi olayın bu şekilde gerçekleştiği Büyükçekmece C Başsavcılığının 2013/30065 sayılı soruşturma dosyasında belirlenmiştir.

Yapılan soruşturmada olayda kullanılan ... numaralı hattın ....isimli kişi adına kayıtlı olduğu ancak adresde böyle bir kişi yaşamadığı,... numaralı telefonun Eskişehirde yaşayan ... adına kayıtlı bulunduğu ,ancak yapılan benzer soruşturmada abonelik sözleşmesinin ... tarafından imzalanmadığının tesbit edildiği adına sahte hat çıkartıldığı ,diğer şüphelilerin olaya katıldıklarına dair delil bulunmadığından ... ,...,... ve ... hakkında 24.9.2014 tarihli ek takipsizlik kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı üst taşıyıcının öncelikle üyesi bulunduğu davalıya ait internet sitesinde ,alt taşıyıcı olarak ... ile taşıtmayı yaptırmak üzere anlaştığı ,...'ın da işi ...'a havale ettiği,fiili taşıyıcının ...

olduğu ,taşıma ardıllanmasının bu şekilde olduğu anlaşılmaktadır.Bu halde ,...'ın araç maliki olsa da taşıyıcı sıfatı olmadığından davalı ... hakkında davanın reddine karar verilmesi yerindedir.Davacı ile fiili taşıyıcı arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığı,belirlenen maddi vakıaya göre emtianın nakliye sırasında zayii edilmesi olayı davacı taşıma şirketinin internet sitesinden anlaştığı ,yapılan soruşturmada sahtecilikle alınmış telefon hatlarını kullanan ... firmasının organizasyonu ili çalınarak zayi olduğu ,durumdan habersiz fiili taşıyıcı şöförü ...'ın yanına verdiği kişinin yönlendirmesi ile gerçekleştiği bu halde, Davacı ile ... sigorta arasında düzenlenen Yurt içi taşıyıcı sorumluluk Sigorta Poliçesinin " Sigortalının bizzat kendisinin ve/veya kanuni temsilcisinin ve/veya istihdam ettiği kişilerin ,araç işletenin ve araç sürücülerinin hilesi ,kasdı veya ağır kusurunun neden olduğu hasar ve zararlar teminat dışıdır" hükmü gereği ,zararın ...

ünvanını kullanan alt taşıyıcının kasıtlı eylemlerinden kaynaklandığı; zararın teminat dışında kaldığı anlaşılmakla davalı ... şirketi hakkında davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Davalı ... Ltd.Şti olay tarihinde yasal düzenlemesi henüz yok ise de dava tarihinde yürürlükte bulunan 5.11.2014 tarihli RG de yayımlanan 6563 sayılı "elektronik ticaretin düzenlenmesi hakkında kanun" kapsamında bulunan elekronik hizmet sağlayıcı aracı kuruluş olup ,anılan kanunun 9-(1) maddesinde " Aracı hizmet sağlayıcılar, hizmet sundukları elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir."denildiği , bu kapsamda ,davacının taşıma ilişkisine girdiği ...

olarak faaliyet gösteren kişilerin haksız fiilinden sorumlu tutulamayacağı gözetilerek davalıya tazminat talebi yöneltilemeyeceğinden davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle ;davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/09/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/79160 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.