İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3035 E. 2022/4680 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 445↗ tbk 444↗ kesin hükümsüzlük↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ yokluk↗ rekabet yasağı↗ direnme kararı↗ kısıtlılık↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ geçersizlik↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 6098 sayılı TBK'nun 445. maddesinde rekabet yasağının iki yılla sınırlandırıldığı, taraflar arasında imzalanan 06.07.2010 tarihli sözleşmeden dolayı iki yıllık sürenin 6098 sayılı TBK'nun yürürlükte olduğu 06/07/2012 tarihinde dolduğu, TBK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. ve 2. maddeleri uyarınca somut uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nun 445. maddesinin uygulanması gerektiği, takibin yapıldığı tarih itibariyle de yasa ile öngörülen iki yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karar Dairemizin 26.01.2016 tarih 2015/7639 -2016/761 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına karşı direnilmesi üzerine Yargıtay […]G.K.'ca direnme kararının, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.01.2016 tarih 2015/7639-2016/761 sayılı kararı ile bozma kararı usul ve yasaya uygun bulunduğuna karar verilmiştir.
Mahkemenin, ilk kararından tamamen farklı değerlendirmelere yer verilerek direnildiği, bu durumda usulüne uygun bir direnme kararı değil, yeni bir hüküm oluşturulduğu ve yeni hükme yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının kararı veren dairenin incelemesi gerektiği gerekçesiyle dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dava, rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesi, yapıldığı 06/07/2010 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 348. maddesi vd. hükümlerine tabi olup; rekabet yasağına ilişkin olarak sözleşmede belirlenen sürenin uzunluğu ve içeriği itibariyle de tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde düzenlenmiş olması nedeniyle sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 19. ve 20. maddelerine aykırılık oluşturduğundan rekabet yasağının davalı işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde coğrafi alana yönelik sınırlama içerdiğinden, rekabet yasağı sözleşmesinin kesin hükümsüzlükle (yoklukla sakat) geçersiz olduğu, 06/07/2010 tarihli rekabet sözleşmesinin kesin hükümsüzlüğü karşısında taraflar arasındaki iş akdinin sona erdiği 08/11/2012 tarihi itibariyle taraflarca geçerli bir şekilde yapılan bir rekabet sözleşmesinin yokluğu nedeniyle iş akdinin sona erdiği tarih itibariyle taraflar arasında 6098 sayılı TBK'nun 444-445. maddeleri kapsamında rekabet yasağına ilişkin usulen yapılan bir sözleşme bulunmadığından, davacının rekabet yasağına aykırılık iddiasından kaynaklanan cezai şart alacağı talebinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6101 sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4. maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olup da, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haizdir.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 5 yıllık rekabet yasağı süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik kısıtlama ise yapılmamıştır. TBK'nın 445/1 fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer ve zaman sınırlaması öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki 06.07.2010 tarihli sözleşmenin TBK'nın 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7639 E. 2016/761 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · kısıtlılık · oy yasağı · İtirazın iptali, İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesi», yapıldığı 06/07/2010 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 348. maddesi vd. hükümlerine tabi olup; rekabet yasağına ilişkin olarak sözleşmede belirlenen sürenin uzunluğu ve içeriği itibariyle de tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde düzenlenmiş olması nedeniyle sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 19. ve 20. maddelerine aykırılık oluşturduğundan rekabet yasağının davalı işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde coğrafi alana yönelik sınırlama içerdiğinden, rekabet yasağı sözleşmesinin «kesin hükümsüzlükle» («yoklukla» sakat) «geçersiz» olduğu, 06/07/2010 tarihli rekabet sözleşmesinin kesin hükümsüzlüğü karşısında taraflar arasındaki iş akdinin sona erdiği 08/11/2012 tarihi itibariyle taraflarca geçerli bir şekilde yapılan bir rekabet sözleşmesinin yokluğu nedeniyle iş akdinin sona erdiği tarih itibariyle taraflar arasında 6098 sayılı TBK'nun 444-445. maddeleri kapsamında rekabet yasağına ilişkin usulen yapılan bir sözleşme bulunmadığından, davacının rekabet yasağına aykırılık iddiasından kaynaklanan «cezai şart» alacağı talebinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 5 yıllık «rekabet yasağı» süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik «kısıtlama» ise yapılmamıştır.
Mahkemece, 6098 sayılı TBK'nun 445. maddesinde «rekabet yasağının» iki yılla sınırlandırıldığı, taraflar arasında imzalanan 06.07.2010 tarihli sözleşmeden dolayı iki yıllık sürenin 6098 sayılı TBK'nun yürürlükte olduğu 06/07/2012 …
Benzer bu karardaMahkemece 6098 SK'nın 445. maddesine göre «rekabet yasağının» 2 yıl ile sınırlandırıldığı, 06.07.2010 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesinden» itibaren iki yıllık sürenin 06.07.2012 tarihinde dolduğu, 03.12.2012 olan icra takip tarihi itibariyle yasa ile belirlenen sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 5 yıllık «rekabet yasağı» süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik «kısıtlama» ise yapılmamıştır.
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12799 E. 2016/8956 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesi», yapıldığı 06/07/2010 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 348. maddesi vd. hükümlerine tabi olup; rekabet yasağına ilişkin olarak sözleşmede belirlenen sürenin uzunluğu ve içeriği itibariyle de tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde düzenlenmiş olması nedeniyle sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 19. ve 20. maddelerine aykırılık oluşturduğundan rekabet yasağının davalı işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde coğrafi alana yönelik sınırlama içerdiğinden, rekabet yasağı sözleşmesinin «kesin hükümsüzlükle» («yoklukla» sakat) «geçersiz» olduğu, 06/07/2010 tarihli rekabet sözleşmesinin kesin hükümsüzlüğü karşısında taraflar arasındaki iş akdinin sona erdiği 08/11/2012 tarihi itibariyle taraflarca geçerli bir şekilde yapılan bir rekabet sözleşmesinin yokluğu nedeniyle iş akdinin sona erdiği tarih itibariyle taraflar arasında 6098 sayılı TBK'nun 444-445. maddeleri kapsamında rekabet yasağına ilişkin usulen yapılan bir sözleşme bulunmadığından, davacının rekabet yasağına aykırılık iddiasından kaynaklanan «cezai şart» alacağı talebinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 6098 sayılı TBK'nun 445. maddesinde «rekabet yasağının» iki yılla sınırlandırıldığı, taraflar arasında imzalanan 06.07.2010 tarihli sözleşmeden dolayı iki yıllık sürenin 6098 sayılı TBK'nun yürürlükte olduğu 06/07/2012 …
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu iş sözleşmesinin «rekabet yasağına» ilişkin VI. maddesinde rekabet yasağı sınırları Türkiye Cumhuriyeti şeklinde belirlenmiş olup sözleşmede rekabet yasağına yönelik olarak belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeniyle anılan sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olması ve 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerindeki koşulların gerçekleşmemiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki ....03.2009 başlangıç tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için «rekabet yasağının» düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 30.06.2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın 444 ve 445. maddesinin tatbik edileceğine dair mahkeme gerekçesi yerinde ise de, anılan maddelerdeki koşulların gerçekleşmediğine dair gerekçe yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma özgürlüğü
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu iş sözleşmesinin «rekabet yasağına» ilişkin VI. maddesinde rekabet yasağı sınırları Türkiye Cumhuriyeti şeklinde belirlenmiş olup sözleşmede rekabet yasağına yönelik olarak belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeniyle anılan sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olması ve 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerindeki koşulların gerçekleşmemiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2928 E. 2018/4643 K.
Ortak:direnme kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma kararına karşı direnilmesi üzerine Yargıtay Yüksek H.G.K.'ca «direnme» kararının, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.01.2016 tarih 2015/7639-2016/761 sayılı kararı ile bozma kararı usul ve yasaya uygun bulunduğuna karar verilmiştir.
Mahkemenin, ilk kararından tamamen farklı değerlendirmelere yer verilerek direnildiği, bu durumda usulüne uygun bir «direnme» kararı değil, yeni bir hüküm oluşturulduğu ve yeni hükme yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının kararı veren dairenin incelemesi gerektiği gerekçesiyle dosya Dairemize gönderilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Tasarım Tescilinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9416 E. 2014/16597 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavacı vekilinin bu yönde «bilirkişi raporuna itirazı» olmasına rağmen yukarıda anılan gerekçe ile «eksik inceleme» sonucu karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/85 Esas nolu davada bu kataloğun incelenerek hüküm kurulduğu da gözetilerek, mahkemece bu hususta bir araştırma yapılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5499 E. 2016/923 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borç üstlenimi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, «borç üstlenildiğinden» davalı banka hakkında karar «verilmesine yer olmadığı» gerekçesiyle 65.445.36 Euro'nun 29.04.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda faiziyle üstlenenden tahsiline dair verilen karar davalı ve üstlenen vekili ile davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.01.2015 tarihli kararı ile bozulmuştur. .... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3035 E. , 2022/4680 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen 14.10.2014 gün ve 2014/498-2014/246 sayılı hükmün Dairemizce 26.01.2016 gün ve 2015/7639 - 2016/761 sayılı ilamla bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarih ve 6763 sayılı Yasa'nın 43 ve geçici 4/1. maddesi uyarınca dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette çalışmakta iken 08.11.2012 tarihinde işten ayrılmasına müteakip davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyette bulunmaya başladığını, davalının bu eyleminin davacı şirket ile aralarında imzalanan 06.07.2010 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin eki niteliğindeki rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle sözleşme ile kararlaştırılan 5.000 USD cezai şartın tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 6098 sayılı TBK'nun 445. maddesinde rekabet yasağının iki yılla sınırlandırıldığı, taraflar arasında imzalanan 06.07.2010 tarihli sözleşmeden dolayı iki yıllık sürenin 6098 sayılı TBK'nun yürürlükte olduğu 06/07/2012 tarihinde dolduğu, TBK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. ve 2. maddeleri uyarınca somut uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nun 445. maddesinin uygulanması gerektiği, takibin yapıldığı tarih itibariyle de yasa ile öngörülen iki yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karar Dairemizin 26.01.2016 tarih 2015/7639 -2016/761 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına karşı direnilmesi üzerine Yargıtay […]G.K.'ca direnme kararının, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.01.2016 tarih 2015/7639-2016/761 sayılı kararı ile bozma kararı usul ve yasaya uygun bulunduğuna karar verilmiştir.
Mahkemenin, ilk kararından tamamen farklı değerlendirmelere yer verilerek direnildiği, bu durumda usulüne uygun bir direnme kararı değil, yeni bir hüküm oluşturulduğu ve yeni hükme yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının kararı veren dairenin incelemesi gerektiği gerekçesiyle dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dava, rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesi, yapıldığı 06/07/2010 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 348. maddesi vd. hükümlerine tabi olup; rekabet yasağına ilişkin olarak sözleşmede belirlenen sürenin uzunluğu ve içeriği itibariyle de tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde düzenlenmiş olması nedeniyle sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 19. ve 20. maddelerine aykırılık oluşturduğundan rekabet yasağının davalı işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde coğrafi alana yönelik sınırlama içerdiğinden, rekabet yasağı sözleşmesinin kesin hükümsüzlükle (yoklukla sakat) geçersiz olduğu, 06/07/2010 tarihli rekabet sözleşmesinin kesin hükümsüzlüğü karşısında taraflar arasındaki iş akdinin sona erdiği 08/11/2012 tarihi itibariyle taraflarca geçerli bir şekilde yapılan bir rekabet sözleşmesinin yokluğu nedeniyle iş akdinin sona erdiği tarih itibariyle taraflar arasında 6098 sayılı TBK'nun 444-445.
maddeleri kapsamında rekabet yasağına ilişkin usulen yapılan bir sözleşme bulunmadığından, davacının rekabet yasağına aykırılık iddiasından kaynaklanan cezai şart alacağı talebinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6101 sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4. maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olup da, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haizdir.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 5 yıllık rekabet yasağı süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik kısıtlama ise yapılmamıştır. TBK'nın 445/1 fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer ve zaman sınırlaması öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki 06.07.2010 tarihli sözleşmenin TBK'nın 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/791265300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz