6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temyiz aşamasında sulh; sulh protokolü değerlendirilmek üzere bozma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3109 E. 2022/4170 K. · · İlk derece: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bozularak gönderildiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıkta, hüküm kesinleşmeden ve HMK 74'teki özel yetkiyi içeren vekaletnamelerle usulünce tevsik edilerek yapılan sulh, davayı sona erdirip kesin hüküm gibi sonuç doğurur; bu hâlde sulh protokolü öncelikle değerlendirilip buna göre hüküm kurulması için karar bozulur.

Ele alınan sorunlar

Temyiz aşamasında sunulan sulhun hükme etkisi → kabul

Gerekçe: Taraflar üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkta HMK 314 uyarınca sulh, hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir; HMK 315 uyarınca sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkemece taraflar sulhe göre karar verilmesini isterse sulh sözleşmesine göre, istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Taraf vekillerinin sulhe ilişkin beyanının usulen tevsik edilmiş olması ve HMK 74'te tanımlanan özel yetkiyi içeren vekaletnamelerin mevcudiyeti karşısında beyan, HMK 313 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu niteliktedir. Bu nedenle öncelikle sulh protokolü değerlendirilerek bir hüküm kurulmasını teminen karar bozulmalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Temyiz aşamasında usulünce tevsik edilen sulhun, protokolün değerlendirilmesi için kararın bozulmasını gerektirmesi yönünden emsaldir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh kesin hüküm özel yetkili vekaletname tasarruf yetkisi

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 313HMK 314HMK 315HMK 74

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız rekabet tespiti ve men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3270 E. 2020/643 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Gemi üzerine kanuni rehin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/201 E. 2020/2927 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6874 E. 2014/13602 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1632 E. 2015/6687 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hisse Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12410 E. 2018/3562 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tanıma Ve Tenfiz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9072 E. 2018/2659 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka devrinin iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/726 E. 2020/2472 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6747 E. 2018/297 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/3109 E.  ,  2022/4170 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04.04.2019 tarih ve 2015/262 E. - 2019/510 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.02.2022 tarih ve 2019/1712 E. - 2022/242 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, UYAP sistemi üzerinden 16.05.2022 tarihinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından verilen sulh dilekçeleri de dikkate alınarak, dosyanın incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup HMK’nın 314. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir. HMK’nın 315. maddesi uyarınca da sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkemece taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Taraf vekillerinin sulhe ilişkin beyanının, usulen tevsik olunması ve HMK’nın 74. maddesinde tanımlanan özel yetkiyi içeren vekaletnamelerin mevcudiyeti karşısında HMK’nın 313 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle taraflar arasındaki sulh protokolü değerlendirilerek bir hüküm verilmesini teminen İlk Derece Mahkeme kararının sulh nedeniyle bozulmasına, bozma sebep-biçimine göre taraf vekillerinin temyiz istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın sulh nedeniyle bir karar verilmek üzere bozulmasını teminen, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 30/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790535300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozularak gönderildi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1712 E. 2022/242 K.

Kefile takip için asıl borçluya usulsüz tebliğ edilen kat ihtarı yeterli değildir

Gerekçe özeti

Müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına giren kişiler aleyhine, asıl borçlu takip edilmeden veya taşınmaz rehni paraya çevrilmeden takip yapılabilmesi için TBK 586/1 uyarınca borçlunun ifada gecikmesi ve ona gönderilen ihtarın usulüne uygun tebliğ edilerek sonuçsuz kalması gerekir; asıl borçluya yapılan hesap kat ihtarının tebliği usulsüz bulunup kesinleşmiş bir kararla düzeltilen tebliğ tarihi müteselsil kefillere yapılan takipten sonraki bir tarihe denk geliyorsa, ihtarın sonuçsuz kalması koşulu gerçekleşmemiş olur ve kefiller aleyhine başlatılan takibe itirazın iptali talebi reddedilir. Ayrıca, kat ihtarının usulsüz tebliği nedeniyle borcun esası incelenmediğinden, alacaklının takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu ayrıca ispatlanmadıkça kötü niyet tazminatına hükmedilemez.

Emsal değeri

Müteselsil kefiller aleyhine TBK 586/1 uyarınca takip şartlarının oluşup oluşmadığının, asıl borçluya yapılan hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğine bağlı olarak değerlendirilmesi ve kesinleşmiş bir icra hukuku mahkemesi kararıyla düzeltilen tebliğ tarihinin itirazın iptali davasındaki etkisi yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: müteselsil kefalet hesap kat ihtarı usulsüz tebliğ itirazın iptali ipoteğin paraya çevrilmesi muacceliyet kötü niyet tazminatı İİK m. 67/2

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1712

KARAR NO 2022/242

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/04/2019

NUMARASI 2015/262 Esas - 2019/510 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/02/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; Müvekkili banka ile dava dışı ...Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden, nakit ve gayrnakit kredi kullandırıldığını, davalı borçlular ... ve ...'nun iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, ayrıca şirketin müvekkili bankadan kullandığı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere müvekkili banka lehine ...Ltd.Şti. adına kayıtlı taşınmazın tamamını 18.04.2011 tarih ve ... yevmiyeyle 1. derecede;

2. 000.000 -TL bedelle ,borçlu şirket adına kayıtlı taşınmazın tamamı 13.06.2012 tarih ve ... yevmiye ile 1. derecede;

1. 500.000- TL bedelle ipotek edildiğini, iş bu ipotek belgelerinde davalı borçluların kefaleten borçlarının teminatı olmadığını, firmaya kullandırılan kredilerden kaynaklanan toplam 1.619.065,43- TL nakit 26.200- TL gayrı nakit riskleri içeren hesapların 12.06.2014 tarihi itibariyle kat edildiğini, Yenimahalle ... Noterliğinin 13.06.2014 tarih ve ...-... yevmiye nolu ihtarnameleri gönderilerek borçların ödenmesi talep edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek davalıların itirazının iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili; İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesinin bozma ilamından sonra yapılan yargılamada 20/12/2016 tarih ve 2016/1597 esas, 2016/1117 karar sayılı ilamı ile kat ihtarının geçersiz olduğunun tespitine karar verildiğini, buna göre davacı bankanın kat ihtarnamesini asıl borçlu şirkete usulüne uygun olarak tebliğ ettirmediğinden ve dolayısıyla ihtarın sonuçsuz kaldığı tespit edilmediğinden TBK.'nın 586. maddesinde öngörülen müteselsil kefil olan davalılar yönünden takip koşulunun gerçekleşmediğini, TBK.'nın 586 ve 590/3 maddesine göre muaccel olmayan borçtan dolayı davalıların sorumlu tutulamayacaklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

Mahkemece, davacı banka tarafından genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinde asıl borçlu şirket tarafından açılan dava sonucunda İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi kararının Yargıtay 12. HD.'nin hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı gerekçesiyle bozulduğu, bozmadan sonra yapılan yargılama sonrasında icra emrinin iptaline karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, buna göre kesinleşmiş mahkeme kararına göre davacı banka tarafından asıl borçlu şirkete gönderilen hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve müteselsil kefil durumundaki davalılar aleyhine icra takibi yapılması için TBK.nın 586/1.

maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı, zira müteselsil kefiller aleyhine asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehni paraya çevrilmeden takip yapılabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması gerektiği, asıl borçluya gönderilen ihtarın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun gerçekleşmediği, davalıların itirazının iptali talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine,koşulları olmadığından davalıların kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davacı vekili; mahkemece hesabın katı anında alacağın muaccel hale geleceği yönündeki sözleşme hükmünün dikkate alınmadığını, hesabın katı anında alacağın muaccel hale geldiğini, asıl borçlunun ödeme güçlüğü içinde olduğunu, ifada geciktiğini, TBK 586.maddesi gereğince kefillere takip yapılmasının mümkün olduğunu, kararda sözü edilen İstanbul 19.İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülen davanın dava dışı asıl kredi borçlusu ... Ltd. Şti. tarafından açılmış bulunan icra emrinin iptaline ilişkin memur işleminin iptaline yönelik bir şikayet olup, söz konusu davada alacağın esasına ilişkin bir karar söz konusu olmadığını, dava dışı asıl kredi borçlusunun sözleşmedeki adresine gönderilen hesap kat ve borcun ödenmesi ihtarının adrese ulaştığı anda tebliğ edildiğini, ipoteğin davalıların kefalet borcunu temin etmediğini, muacceliyet ile temerrüdün farklı olduğunu, kararın kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2- Katılma yoluyla istinaf yoluna başvuran davalılar vekili; davacının ipotekle temin edilen alacağa ilişkin kefiller aleyhine takipte bulunma koşullarının oluşmadığını bilmesine rağmen kötüniyetli takipte bulunduğundan müvekkili davalılara alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava;genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak için ilamsız başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/1737 esas sayılı dosyasında kat ihtarı usulsüz tebliğ edildiğinden icra emrinin iptali talep edilmiş,İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.Temyiz üzerine Yargıtay 12. HD'nin 2016/949 Esas- 2016/1975 Karar- 25.01.2016 tarihli ilamı ile;borçlu şirketin kredi sözleşmesinde yazılı adresine çıkartılan Ankara Yenimahalle ... Noterliğinin 13.06.2014 tarih ve ... yevmiye sayılı kat ihtarnamesinin, şirket yetkilisi yerine şirket ortağına tebliği usulsüz olup, hukuki sonuç doğurmaz. Bu durumda, borçluya, yöntemince hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmeden, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamaz' gerekçesiyle kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak ...

esas- ... karar sayılı karar ile icra emrinin iptaline karar verilmiştir. Davacı vekili bunun üzerine takip dosyasında hesap kat ihtarnamesinin usulsüz öğrenilme tarihi olan 15.12.2014 tarihi olarak düzeltilmesini İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında talep etmiştir.TBK'nun 586/1. maddesi; ''Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girmeyi kabul etmiş ise alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkca ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir '' düzenlemesini içermektedir. Asıl borçlu şirket yönünden kat ihtarının tebliğ tarihi 15.12.2014 olarak düzeltilmiş olmakla müteselsil kefil durumundaki davalılar aleyhine icra takibi yapılması için asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması gerektiği, asıl borçluya gönderilen ihtarın tebliği müteselsil kefillerden daha sonra ki bir tarih olarak düzeltildiğinden ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekmektedir.

Davacının, müteselsil kefillere başvuru şartı gerçekleşmediğinden davalıların icra takibine vaki itirazlarının iptali isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. İİK m. 67/2 '' ... Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. ... '' hükmünü haiz olmakla davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının haksız olması yeterli olmayıp takibi başlatmakta kötü niyetli olması gerekir.

Kat ihtarının usulsüz tebliği nedeniyle dava red edildiğinden borcun esası yönünden bir inceleme yapılmamış,alacaklının takibi başlatmakta kötüniyetli olduğu ispatlanamımıştır.Davalılar vekilinin kötüniyet tazminatı takdir edilmesi gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle ; itirazın iptali isteminin reddine ,koşulları olmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine ilişkin hükme yönelik her iki yan vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmemiş,her iki yan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalılardan alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcının davalılar tarafından peşin yatırılan 88,80 TL peşin harçtan mahsubuna ,fazla olan 8,10-TL harcın davalılara iadesine Taraflarca sarf edilen istinaf yargı giderinin üzerlerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.17/02/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.