6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1628 E. 2022/3800 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 266 nispi vekalet ücreti vekalet ücreti takdiri yasal faiz vekalet ücreti kesin hüküm

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının 25/06/2019 tarihli yazı ekinde yer alan şirket hesap ekstresinde yer alan bilgilere göre 24/01/2011 tarihinde 3.755,00 TL, 07/02/2011 tarihinde 3.000,00 TL, 29/03/2017 tarihinde 2.000,00 TL, 31/03/2017 tarihinde 1.800,00 TL, 16/01/2012 tarihinde 13.000,00 TL'nin ... tarafından yatırıldığı, buna göre davacı tarafından banka kredi borçları için ödediği tespit edilen tutarın 23.555,00 TL olduğunun bilirkişi raporu ile de tespit edildiği dikkate alınarak davacı tarafın dava dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak 21.755,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği, davaya konu edilen kredi kartından davalı şirketin pos cihazından çekildiği belirtilen 2.400,66 TL ile 2.365,00 TL'nin şirket için ödendiğine dair herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, yine davacının cari hesaba

göre 42.746,00 TL alacağı bulunduğu yönündeki iddiasının kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı nazara alınarak bu taleplere yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile 21.755,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, alacak istemine ilişkindir. Dava değeri 69.266,66 TL olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı yararına reddedilen miktar nazara alınarak hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine yazılı şekilde vekalet ücreti takdiri doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6382 E. 2021/6784 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/1628 E.  ,  2022/3800 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.11.2020 tarih ve 2019/190 E. - 2020/536 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 01/06/2010 tarihinde davalı şirkette bulunan hissesini dava dışı kişiye devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, 07/07/2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanarak tescil edildiğini, müvekkilinin 27/01/2012 tarihli cari hesaba göre davalıdan 42.746,00 TL alacağı bulunduğunu, ayrıca davalı şirketin müvekkilinin gayrimenkulü üzerine ipotek tesis etmek sureti ile kredi çektiğini, müvekkilinin muhtelif tarihlerde toplam 21.755,00 TL'lik kredi borcunu kendi gayrimenkulünde ipotek olmasından dolayı ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin kredi kartlarından davalı şirketin nakite sıkıştığı dönemlerde 2.400,66 TL’nin şirketin pos cihazından çekildiğini ve kendisine ödenmediğini, yine müvekkilinin kredi kartından davalı şirketin pos cihazına 1.100,00 TL ve 1.265,00 TL olmak üzere çekilen toplam 2.365,00 TL'nin de müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek müvekkilinin toplam 69.266,66 TL alacağının şirketin uhdesine geçtiği andan itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının 25/06/2019 tarihli yazı ekinde yer alan şirket hesap ekstresinde yer alan bilgilere göre 24/01/2011 tarihinde 3.755,00 TL, 07/02/2011 tarihinde 3.000,00 TL, 29/03/2017 tarihinde 2.000,00 TL, 31/03/2017 tarihinde 1.800,00 TL, 16/01/2012 tarihinde 13.000,00 TL'nin ... tarafından yatırıldığı, buna göre davacı tarafından banka kredi borçları için ödediği tespit edilen tutarın 23.555,00 TL olduğunun bilirkişi raporu ile de tespit edildiği dikkate alınarak davacı tarafın dava dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak 21.755,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği, davaya konu edilen kredi kartından davalı şirketin pos cihazından çekildiği belirtilen 2.400,66 TL ile 2.365,00 TL'nin şirket için ödendiğine dair herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, yine davacının cari hesaba

göre 42.746,00 TL alacağı bulunduğu yönündeki iddiasının kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı nazara alınarak bu taleplere yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile 21.755,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, alacak istemine ilişkindir. Dava değeri 69.266,66 TL olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı yararına reddedilen miktar nazara alınarak hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine yazılı şekilde vekalet ücreti takdiri doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 6. fıkrasında yer alan ‘‘Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ve kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 3.400‬,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,’’ ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine ‘‘Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ve reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 6.976,52 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,’’ cümlesinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790118400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.