İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1921 E. 2022/3415 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra dairesinin yetkisine itiraz↗ yetkisizlik itirazı↗ para alacağı↗ imzaya itiraz↗ ilamsız icra takibi↗ icra takibine itiraz↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ kefil↗ usulden reddi↗ bilirkişi incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı bankanın asıl davada davalı şirket, birleşen davada da davalı kefil aleyhine başlattığı icra takibine itirazın iptalini talep ettiği, her iki takibinde dayanağı sözleşmelerin aynı olduğu ve sözleşmelerde ...’ın imzaları olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda sözleşmelerdeki imzaların ...’a ait olduğunun tespit edildiği, gerek 12/12/2008 tarihli gerekse 20/01/2012 tarihli kredi sözleşmelerinin 53. maddesinde ihtilaf halinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, imza şirket yetkilisine ait olduğundan, asıl davada (Kapatılan Ümraniye) Anadolu 19. İcra Müdürlüğü’nün 2012/17963 esas, birleşen davada Anadolu 19. İcra Müdürlüğü’nün 2012/17963 esas sayılı icra dosyalarında icra dairelerinin yetkisine yapılan itirazın haklı olduğu, itirazın iptali davalarında usulüne uygun takip yapılmış olmasının dava şartı olduğu, yetkisiz icra dairesinde yapılan takibin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen davalar, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılar süresi içerisinde ilgili icra müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçe ile hem icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş, hem de sözleşme altındaki imzaya itiraz etmiş, mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde kredi sözleşmelerindeki imzaların davalılara ait olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasında akdi ilişki bulunması şartıyla, TBK m. 89 (BK. m. 73) uyarınca bir para alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde, alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesi takipte yetkilidir. Davalı kredi borçlusu şirkete, davacı bankanın ... Yolu Şubesi tarafından krediler kullandırıldığından, ... Yolu Şubesi’nin bağlı olduğu “İstanbul Anadolu (Kapatılan Ümraniye) İcra Müdürlükleri ve Mahkemeleri” TBK m. 89 hükmü uyarınca takip ve dava bakımından yetkilidir.
Bu durumda takibin başlatıldığı icra dairesi de yetkili olduğundan, davalıların icra dairesinin yetkisine itirazları reddedilerek davanın esastan görülüp sonuçlandırılması gerekirken, yetkili icra dairesinde başlatılan geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8449 E. 2014/14456 K.
Ortak:para alacağı · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü’nün 2012/17963 esas sayılı icra dosyalarında icra dairelerinin «yetkisine» yapılan itirazın haklı olduğu, itirazın iptali davalarında usulüne uygun takip yapılmış olmasının dava şartı olduğu, yetkisiz icra dairesinde yapılan takibin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davalılar süresi içerisinde ilgili icra müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçe ile hem «icra dairesinin yetkisine itiraz» etmiş, hem de sözleşme altındaki «imzaya itiraz» etmiş, mahkemece yapılan «bilirkişi incelemesi» neticesinde «kredi sözleşmelerindeki» imzaların davalılara ait olduğu tespit edilmiştir.
73) uyarınca bir «para alacağının» tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde, alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesi takipte yetkilidir.
Benzer bu karardaTaşıma ücreti alacağı, bir miktar «para alacağı» olup alacaklının ikametgahında ödenmelidir.
O halde BK.'nın 73/1 maddesi uyarınca bu tür davalara alacaklının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde de bakılacağı dikkate alınarak «yetki itirazının» reddine karar verilip yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket merkezi mahkemesi · yetki itirazı · yetki
Benzer bu karardaO halde BK.'nın 73/1 maddesi uyarınca bu tür davalara alacaklının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde de bakılacağı dikkate alınarak «yetki itirazının» reddine karar verilip yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, HMK 6. maddesi gereğince davalı «şirketin merkezinin» Ümraniye olması nedeniyle yetkili İcra Dairesi'nin İstanbul Anadolu İcra Daireleri olduğu, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından, geçerli bir icra takibinin varlığından bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yönetim Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7615 E. 2012/11549 K.
Ortak:yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü’nün 2012/17963 esas sayılı icra dosyalarında icra dairelerinin «yetkisine» yapılan itirazın haklı olduğu, itirazın iptali davalarında usulüne uygun takip yapılmış olmasının dava şartı olduğu, yetkisiz icra dairesinde yapılan takibin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davalılar süresi içerisinde ilgili icra müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçe ile hem «icra dairesinin yetkisine itiraz» etmiş, hem de sözleşme altındaki «imzaya itiraz» etmiş, mahkemece yapılan «bilirkişi incelemesi» neticesinde «kredi sözleşmelerindeki» imzaların davalılara ait olduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda takibin başlatıldığı icra dairesi de yetkili olduğundan, davalıların «icra dairesinin yetkisine itirazları» reddedilerek davanın esastan görülüp sonuçlandırılması gerekirken, yetkili icra dairesinde başlatılan geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddi» doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin tescilli merkezinin Ümraniye Asliye Mahkemelerinin «yetki» alanında kaldığı, davanın davalı şirketin «yönetim kurulu» kararlarına ilişkin olmakla 6100 sayılı HMK'nun 14/2. maddesinde düzenlenen «kesin yetki kuralı» gereğince anılan mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, talep halinde dosyanın yetkili Ümraniye Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar v …
Bu itibarla, mahkemece, tarafların sıfatı da gözetilerek HMK’nun 14. maddesi uyarınca re’sen «yetkisizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik söz konusu değilse de, davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla açılmış ve mahkemece de bu sıfatla karar verilmiş bulunmasına, davalı şirketin faaliyet merkezinin bulunduğu Ümraniye’nin HSYK’nun 23.10.2008 tarih ve 360 sayılı kararı uyarınca Kadıköy Ticaret Mahkemesi’nin «görev alanı» içerisinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, yerel mahkemenin «dosyanın gönderileceği» yetkili ve «görevli» mahkemenin Ümraniye Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin gerekçesi ve hükmü yerinde bulunmadığından kararın bu cihetten bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 ve «son» maddeleri uyarınca yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilip hükmü düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kesin yetki kuralı · kesin yetki · dosyanın gönderilmesi · iş mahkemesi görev alanı · yetki · yönetim kurulu kararı · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin tescilli merkezinin Ümraniye Asliye Mahkemelerinin «yetki» alanında kaldığı, davanın davalı şirketin «yönetim kurulu» kararlarına ilişkin olmakla 6100 sayılı HMK'nun 14/2. maddesinde düzenlenen «kesin yetki kuralı» gereğince anılan mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, talep halinde dosyanın yetkili Ümraniye Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar v …
Bu itibarla, mahkemece, tarafların sıfatı da gözetilerek HMK’nun 14. maddesi uyarınca re’sen «yetkisizlik» kararı verilmesinde bir isabetsizlik söz konusu değilse de, davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla açılmış ve mahkemece de bu sıfatla karar verilmiş bulunmasına, davalı şirketin faaliyet merkezinin bulunduğu Ümraniye’nin HSYK’nun 23.10.2008 tarih ve 360 sayılı kararı uyarınca Kadıköy Ticaret Mahkemesi’nin «görev alanı» içerisinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, yerel mahkemenin «dosyanın gönderileceği» yetkili ve «görevli» mahkemenin Ümraniye Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkin gerekçesi ve hükmü yerinde bulunmadığından kararın bu cihetten bozulmasına karar vermek gerekiyor ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 ve «son» maddeleri uyarınca yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilip hükmü düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1921 E. , 2022/3415 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.09.2019 tarih ve 2015/1258 E. - 2019/949 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında akdolunan genel kredi sözleşmelerine istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan takipte davalı şirketin icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, icra dairesinin yetkisine itirazı tekrarlayarak yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu bildirmek suretiyle mahkemenin yetkisine de itiraz etmiş ve kredi sözleşmelerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkili bankanın Mikrosan Kağıt Ambalaj Plastik ve Kimya San. ve Ltd. Şti. lehine davalı-borçlunun müteselsil kefaleti ile krediler kullandırıldığını, kat edilen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü’nün 2012/17963 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, borçlulardan Mikrosan Kağıt Ltd. Şti.'nin adresinin Beylikdüzü/İstanbul, müvekkili ...'ın adresinin ise Bakırköy/İstanbul olduğunu, sözleşmenin 53. maddesinde İstanbul Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili kılındığını, alacaklı-davacı vekili tarafından başlatılan ilamsız icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatılması nedeniyle takibe yetki itirazında bulunduklarını, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içinde açılmadığını, sözleşmedeki imzaların müvekkiline ait olmadığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine % 20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı bankanın asıl davada davalı şirket, birleşen davada da davalı kefil aleyhine başlattığı icra takibine itirazın iptalini talep ettiği, her iki takibinde dayanağı sözleşmelerin aynı olduğu ve sözleşmelerde ...’ın imzaları olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda sözleşmelerdeki imzaların ...’a ait olduğunun tespit edildiği, gerek 12/12/2008 tarihli gerekse 20/01/2012 tarihli kredi sözleşmelerinin 53. maddesinde ihtilaf halinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, imza şirket yetkilisine ait olduğundan, asıl davada (Kapatılan Ümraniye) Anadolu 19. İcra Müdürlüğü’nün 2012/17963 esas, birleşen davada Anadolu 19.
İcra Müdürlüğü’nün 2012/17963 esas sayılı icra dosyalarında icra dairelerinin yetkisine yapılan itirazın haklı olduğu, itirazın iptali davalarında usulüne uygun takip yapılmış olmasının dava şartı olduğu, yetkisiz icra dairesinde yapılan takibin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen davalar, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılar süresi içerisinde ilgili icra müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçe ile hem icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş, hem de sözleşme altındaki imzaya itiraz etmiş, mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde kredi sözleşmelerindeki imzaların davalılara ait olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasında akdi ilişki bulunması şartıyla, TBK m. 89 (BK. m.
73) uyarınca bir para alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinde, alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra dairesi takipte yetkilidir. Davalı kredi borçlusu şirkete, davacı bankanın ... Yolu Şubesi tarafından krediler kullandırıldığından, ... Yolu Şubesi’nin bağlı olduğu “İstanbul Anadolu (Kapatılan Ümraniye) İcra Müdürlükleri ve Mahkemeleri” TBK m. 89 hükmü uyarınca takip ve dava bakımından yetkilidir.
Bu durumda takibin başlatıldığı icra dairesi de yetkili olduğundan, davalıların icra dairesinin yetkisine itirazları reddedilerek davanın esastan görülüp sonuçlandırılması gerekirken, yetkili icra dairesinde başlatılan geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, 26/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/790039500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz