6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhya davasında sicil müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle kararın kesin olmaması ve ihya koşullarının oluşması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6084 E. 2022/2805 K. · · İlk derece: 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

6102 sayılı TTK Geçici 7'ye göre açılan ihya davasında Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup davalı gösterildiğinden dava çekişmesiz yargıya tabi değildir; dolayısıyla kabul kararı kesin sayılıp temyizi engellenemez. Esasta ise, TTK Geçici 7 kapsamı dışındaki şirketin ihyası bu maddedeki hak düşürücü süreye tabi olmayıp, devam eden icra takibi nedeniyle hukuki yararı bulunan alacaklının talebiyle şirket, takip süreciyle sınırlı olarak ihya edilir.

Ele alınan sorunlar

İhya davasında Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım olması ve davanın çekişmesiz yargıya tabi olmaması → kabul

İddia: Davalı vekili, ihya talebinin kabulüne dair kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine dair ek kararı temyiz etmiştir.

Gerekçe: 6102 sayılı TTK'nın Geçici 7. maddesine göre açılan ihya davasında Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasımdır ve davalı olarak gösterildiğinden, açılan dava çekişmesiz yargıya tabi değildir; bu nedenle kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz istemini reddeden ek karar yerinde değildir, kaldırılarak asıl karara yönelik temyiz sebepleri incelenmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Terkin edilen şirketin ihyası koşulları ve hak düşürücü süre → kabul

İddia: Davacı, dava dışı şirketten alacağı için başlattığı icra takibi sırasında şirketin sicilden terkin edildiğini öğrendiğini ileri sürerek şirketin ihyasını istemiştir.

Gerekçe: Dava dışı şirket TTK'nın Geçici 7. maddesi kapsamı dışında olduğundan, ihya talebi bu maddedeki hak düşürücü süreye tabi değildir; devam eden icra takibi nedeniyle davacının şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunmaktadır ve şirket adresi ile durumunun tespit edilememesi başlı başına terkin sebebi olmadığından ihya koşulları oluşmuştur. Bu nedenle şirket, ilgili icra takip süreci ile sınırlı olarak ihya edilir. (Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi)

Emsal değeri

İhya davasında sicil müdürlüğünün yasal hasım olmasının davayı çekişmesiz yargıdan çıkarması ve ihya koşulları yönünden emsal değeri taşır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK'nın Geçici 7. maddesi kapsamı dışında kalan, sicilden terkin edilmiş şirketin ihyası, bu maddede öngörülen hak düşürücü süreye tabi değildir.
Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ticaret sicilinden terkin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün hasım sıfatı çekişmesiz yargı hak düşürücü süre hukuki yarar

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 76102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 7/15 · HMK — HMK 346/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6084 E.  ,  2022/2805 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.12.2020 tarih ve 2020/361 E. - 2020/711 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.05.2021 tarih ve 2021/851 E. - 2021/748 K. sayılı kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen temyiz isteminin reddine dair 29.06.2021 tarihli ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının dava dışı Kollectionz Tekstil Ltd. Şti.’den alacağını tahsil için İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14632 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatığını, takip esanasında söz konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek, Kollectionz Tekstil Ltd. Şti.’nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamıştır.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ihyanın TTK’nın 7/15. maddesi uyarınca hukuki menfaati bulunanlar tarafından terkin tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde istenebileceği, şirketin 18/02/2015 tarihinde terkin edildiği, davanın ise 25/08/2020 tarihinde açıldığı, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davadışı şirket geçici 7. madde kapsamı dışında olduğundan ihya talebinin TTK’nın geçici 7. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı, davacının devam eden icra takibi nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu, şirket adresinin ve durumlarının tespit edilememesi sicilden terkin sebebi olmadığından terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğu, mahkemece davanın kabulü ile dava dışı şirketin İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14632 esas sayılı dosyasının takip eden işlemleri yönünden ihyasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca hükmün kaldırılmasına, davanın kabulüne Kollectionz Tekstil Ltd.

Şti.’nin, İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14632 esas sayılı dosyasının takip süreci ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuşsa da, mahkemece verilen 29.06.2021 tarihli ek kararla şirketin ihyasına yönelik kararın kesin olması nedeniyle HMK 346/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Bu kez temyiz isteminin reddine dair ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine kararın kaldırılması suretiyle şirket ihyası talebinin kabulüne yönelik verilen 25.05.2021 tarihli kararın kesin olduğundan bahisle 29.06.2021 tarihli ek karar ile davalı vekilinin temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş ise de, Dairemizin yerleşmiş kararlarına göre Ticaret Sicil Müdürlüklerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesine göre açılan ihya davasında yasal hasım olması ve açılan davada ...’nün davalı olarak gösterilmesi sebebiyle, açılan dava çekişmesiz yargıya tabi olmadığından davalı vekilinin 29.06.2021 tarihli ek kararın temyizi isteminin kabulü ile ek kararın kaldırılarak davalı vekilinin asıl karara yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesi gerekmiştir.

2- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 ve devamı maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1 ve 371.maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, kararın bir örneğinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesinin ilanın da yapılacağı anlamına gelmesine göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile 29.06.2021 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1.maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372.maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/789858700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/851 E. 2021/748 K.

Terkin usulsüzse TTK geçici 7. maddedeki hak düşürücü süre uygulanmaz

Gerekçe özeti

TTK geçici 7. maddesi kapsamında öngörülen terkin sebepleri sınırlıdır; kanunda düzenlenmeyen bir terkin sebebi (örneğin şirketin adresinde bulunmaması) tebliğ ile ihdas edilemez ve bu sebeple yapılan terkin usulsüz sayılır. Ayrıca terkinden önce başlamış ve devam eden bir davası/icra takibi bulunan şirket, TTK geçici 7/2. maddesi gereğince bu maddenin kapsamı dışında kalır. Bu iki durumda, ihya talebi TTK geçici 7. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabi olmaz; devam eden icra takibi nedeniyle hukuki yararı bulunan davacının ihya talebinin kabulü gerekir.

Emsal değeri

Kararda, TTK geçici 7. maddesinde öngörülmeyen bir terkin sebebinin (adreste bulunmama) tebliğ ile düzenlenemeyeceği ve bu şekilde yapılan terkinin usulsüz sayılacağı; ayrıca terkinden önce başlamış devam eden dava/icra takibi bulunan şirketlerin bu maddenin kapsamı dışında kalacağı ve dolayısıyla hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı yönünde genel bir kural konulmuştur. Bu tespit, benzer terkin/ihya uyuşmazlıklarında bölgesel olarak ikna edici bir emsal teşkil edebilir.

Kavramlar: şirketin ihyası ticaret sicilinden terkin TTK geçici 7. madde hak düşürücü süre ek tasfiye hukuki yarar

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/851

KARAR NO 2021/748

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/12/2020

NUMARASI 2020/361 Esas 2020/711 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/05/2021

Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ihyası istenen Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nden alacaklı olduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe geçildiğini, ancak borçlunun ticaret sicilinden terkin olduğunu öğrendiklerini, bu nedenlerle terkin olması nedeniyle Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı tarafa usulüne uygun tebligata rağmen süresinde cevap dilekçesi sunlmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, her ne kadar davacının yaptığı icra takibi nedeniyle iş bu davayı açmakta hukuki menfaati bulunuyor ise de, işbu ihya davasının 25/08/2020 tarihinde açılmış olup, şirketin sicil kaydının silindiği 18/02/2015 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra bu davanın açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; her ne kadar dava 25/08/2020 tarihinde açılmış olsa da dava açmak için öngörülen 5 yıllık süre geçmiş olmasına rağmen 10 yıllık süre içerisinde açılan davaların kabul edilmesi gerektiğinin yerleşik uygulama olduğunu, 5 yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğu kabulünde dahi, tamamlanmış bir tasfiyeden bahsetmenin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.Somut olayda davalı Ticaret Sicili tarafından dava dışı şirketin TTK geçici 7. Madde kapsamında 30/12/2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ"in 5.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendi uyarınca 10/11/2014 tarihinde terkin kapsamına alınarak 11/11/2014 tarih ve 160927-116415 sayılı ile ihtar gönderildiği tebliğde öngörülen prosedürlerinin tamamlanmasının ardından 18/02/2015 tarihinde sicil kaydı resen terkin edilmiştir.

Terkin sebebi "şirketin adresinde bulunmaması"dır.6102 sayılı TTK'nın geçici 7.4 fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirketlerin sicilde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere bir ihtar yollanacağı, ihtarın, ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesine aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren 30.günün akşamı itibarıyla, TK hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya .....getirmeyen veya faaliyetini adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.5174 sayılı kanunun 10/3.

maddesinde; "Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır." hükmünü içermektedir." Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; "5174 s. k.nun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumunun tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler." ifadesi ile kanunda olmayan bir hal tebliğ ile terkin sebebi olarak düzenlenmiştir.

6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinde belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilen haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK daki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin istisnai ve geçici oluşu göz önüne alındığında kapsamının genişletilemeyeceği ,kanunda gösterilmeyen bir halin tebliğ ile düzenlenemeyeceği dikkate alındığında davadışı şirket hakkında yapılan terkin işleminin usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır.Öte yandan sicilden terkin edilen şirket hakkında halen devam eden icra takibi 2009 yılında başlatılmıştır. Terkinden evvel başlatılan icra takibi var iken TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.

Davadışı şirket geçici 7.madde kapsamı dışında olup davaya konu ihya talebi TTK nın geçici 7 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii değildir. Davacının devam eden icra takibi nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu ve şirket adresinin ve durumlarının tespit edilememesi sicilden terkin sebebi olmadığından terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluşmuştur. Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile dava dışı şirketin İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının takip eden işlemleri yönünden ihyasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Bununla birlikte dosyada yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)b-2 uyarınca hükmün kaldırılmasına, dava dışı şirketin tüzel kişiliğin ihyasına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/361 Esas- 2020/711 Karar sayılı 16/12/2020 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ...'de kayıtlı iken 18/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nin; İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takip süreci sonuçlanıncaya kadar TTK 547.maddesi gereğince ek tasfiyesi gerektiğinden tüzel kişiliğinin ihyasına, Karar kesinleştiğinde bir suretinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine"İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 59,30-TL maktu karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 36-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine 4.080-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan 77-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

25/05/2021

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.