Gizli ayıplı malda onarım taahhüdü varken dönme yerine bedel indirimi uygulanmalı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/426 E. 2024/1290 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Ayıp mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Gizli ayıplı malda alıcı bedelsiz onarım/kumaş değişimini taahhütname ile kabul etmişse ve mal bedeli ödenmeden uzun süre kullanılmışsa, dönme hakkının kullanılması somut duruma uygun görülmez; itirazın iptali davasında mahkemenin, taahhüt edilen onarım bedelini bilirkişi marifetiyle tespit ettirip satış bedelinden mahsup ederek bakiye kısım yönünden itirazın iptaline karar vermesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, ayıp ihbarının TTK 23 uyarınca 8 gün içinde yapılmadığını ve faturaya süresinde itiraz edilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Ayıbın kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğu ve ayıp ihbarının yapıldığının davacı tarafından düzenlenen 07.03.2019 tarihli taahhütname içeriği ile zaten kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının ayrıca tartışılmasına gerek kalmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Uygulanacak hukuki çerçeve: TTK 23 mi TBK 223/225 mi → ret
İddia: Davacı vekili, uyuşmazlığın tacirler arası satış sözleşmesinden kaynaklandığını, bu nedenle TTK 23. madde yerine hatalı şekilde TBK 223 ve 225. maddelerin uygulandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 23/1-c uyarınca, malın ayıbı teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde, açıkça belli değilse malı inceleyip 8 gün içinde satıcıya ihbar etmelidir. Diğer durumlarda TBK 223/2 uygulanır; buna göre alıcı, satılanı işlerin olağan akışına göre gözden geçirip ayıbı uygun süre içinde bildirmek zorundadır; olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıplarda ise ayıp sonradan anlaşıldığında hemen bildirim yapılması gerekir, bildirilmezse mal ayıbıyla kabul edilmiş sayılır. Somut olayda ayıp, kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğundan TBK 223/2 hükmünün uygulanması isabetlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Dönme hakkı yerine onarım/bedel indirimi uygulanmasının gerekliliği → kabul
Gerekçe: TBK 227/4 uyarınca, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması durum bunu haklı göstermiyorsa hakim satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Somut olayda koltuklar bedeli ödenmeden uzun süredir hastanede kullanıldığından dönme hakkının kullanılması somut duruma uygun değildir. Davacı, taahhütname ile bedelsiz onarımı (kumaş değişimini) kabul etmiştir. Eldeki davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle, mahkemece taahhüt edilen bedelsiz kumaş değişimine ilişkin onarım bedelinin bilirkişiden ek rapor alınarak tespit edilip satış bedelinden mahsup edilmesi ve bakiye kısım bakımından itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, mahkemenin bu şekilde karar vermemesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İhtarname giderinin yargı gideri içinde değerlendirilmesi → tartışılmadı
Gerekçe: İhtarname giderinin yargı gideri içinde değerlendirilmesi doğru değil ise de, bu konuda istinaf sebebi bulunmadığından ayrıca kaldırma sebebi yapılmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Gizli ayıplı malda alıcının bedelsiz onarımı taahhüt etmesi ve malın uzun süre kullanılması halinde dönme hakkının değil, TBK 227/4 kapsamında onarım bedelinin mahsup edilerek bakiye alacak yönünden itirazın iptaline hükmedilmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer ayıp uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ dönme hakkı↗ onarım↗ bedel indirimi↗ itirazın iptali↗ taahhütname↗ mahsup↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/426
KARAR NO 2024/1290
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/09/2021
NUMARAS 2019/980 Esas - 2021/796 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalıya satılan sehpa ve koltuk takımlarının eksiksiz ve hasarsız olarak teslim edildiğini, ayıplı olduğu ileri sürülerek bedelinin ödenmediğini, kumaşın gerdirildiğini, lekelerin çıkarıldığını, bedelin tahsili için Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili; dava konusu ürünlerin üretimden kaynaklı ayıplarının olduğunu, davacı tarafından 07.03.2019 tarihli taahhütname düzenlenerek ayıplı olduğu, garanti kapsamında giderileceği ve kumaşların leke tutmaz özellikte olması gerektiği belirtilmesine rağmen kumaşların değiştirilmeyip sadece kumaş altı sünger takviyesi yapıldığını, lekelerle ilgili problemin devam ettiğini, ayıpların giderilmediğini, yenisi ile de değiştirmediğini, kullanıcı hatası olmadığını, ürünlerin iade alınmadığını, ayıp nedeni ile borçlarının olmadığını bildirerek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taahhütnameye rağmen davacı tarafından kumaşların değiştirilmediği, leke tutmaz özelliğe sahip olmadığı, ürünün gizli ayıplı olduğu, ayıp ihbarının taahhütname uyarınca süresinde yapıldığı, ayıplı ürün bedelinin KDV dahil 22.858,39-TL olup bunun mahsubu ile davacının davalıdan 2.180,65-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında itirazın kısmen iptali ile takibin, 2.180,65-TL alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %19,50 ticari temerrüt faizi işletilmesine, fazla istemin reddine, 205,05-TL ihtarname giderinin yargı gideri içinde değerlendirilmesine, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; uyuşmazlığın tacirler arası satış sözleşmesinden kaynaklandığını, TTK'nın 23. maddesi yerine hatalı şekilde TBK 223. ve 225. maddelerin uygulandığını, ayıp ihbarının 8 gün içinde yapılmadığını, faturaya süresi içinde itiraz edilmediğini, davalının hiçbir ücret ödemeden yıllardır ürünü kullandığını, ürünlerde ayıp ya da üretim hatası olmadığını, çıkmadığı iddia edilen lekelerin kendilerince çıkarıldığını, ürünlerin hastanede kullanılması nedeniyle sürekli olarak sirkülasyona maruz kaldığını, koltuğun “leke tutmaz kumaş” özelliği bulunsa dahi hiçbir şekilde lekelenmeyeceğinin düşünülmesi ya da her lekeye anında müdahale edildiğinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında yapılan koltuk takımı satış bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir Davacı tarafından koltukların 28.12.2018 tarihinde teslim alındığı, davacı tarafça verilen 7.3.2019 tarihli taahhütname ile kumaşlardaki sorunların giderilip garanti kapsamında kumaş değişimi yapılacağı, kumaşların leke tutmaz özelliğe sahip olduğunun belirtildiği, kumaşlardaki potlukların giderildiği, ancak kumaş değişiminin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından dava konusu kumaşların leke tutmaz özelliğe sahip olmadığı, ayıplı olduğu ve bunun gizli ayıp niteliğinde bulunduğu belirtilmiştir. TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.
Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda ise TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK m.223'e göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz.
Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Diğer yandan TBK'nın 227/4 maddesinde, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakimin, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda ayıbın kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğu, ayıp ihbarı yapıldığının taahhütname içeriği ile kabul edildiği,davacı taahhüt etmesine rağmen kumaş değişimi yapmamıştır. Davalı vekili koltukların iadesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; bedeli ödenmeden uzun zamandır hastanede kullanılması nedeniyle dönme hakkının kullanılması somut duruma uygun değildir.
Davacının bedelsiz onarımı taahhütname ile kabul ettiği gözetilerek eldeki davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle; mahkemece taahhüt edildiği üzere bedelsiz kumaş değişimine ilişkin onarım bedeli bilirkişiden ek rapor alınarak tespit edilip, satış bedelinden mahsubu ile bakiye kısım bakımından itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, ihtarname giderinin yargı gideri içinde değerlendirilmesi doğru değil ise de bu konuda istinaf olmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/980 Esas - 2021/796 karar sayılı 22/09/2021 tarihli kararının HMK'nın 353(1)-a-6 KALDIRILMASINA,"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 400-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/78740 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi