İpoteğin fekki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5263 E. 2022/2556 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ileri tarihli çek↗ üst sınır (limit) ipoteği↗ ipoteğin fekki↗ yargılama giderleri↗ genel kredi sözleşmesi↗ kredi sözleşmesi↗ çek↗ teminat↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia,savunma, uyulan bozma ilamı ve bilirkişi raporuna göre davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacılar murisinin davalı ile dava dışı şahıs arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine dayalı kredi için verdiği ipoteğin fekki istemlidir.
Mahkemece, davalı bankanın kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı kredi borçlusuna verdiği eski tarihli çeklerinden kaynaklı riski olması ve üst sınır ipoteğininde bu riskin teminatı olarak fek edilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine Dairemizin 25/11/2020 tarihli kararı ile onanmıştır.
Ancak, 31/01/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle 5941 sayılı Kanun'a eklenen geçici 3. maddesinin 4. bendi “Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleri ile ilgili olarak, muhatap bankanın 3. maddenin 3. fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/06/2018 tarihinde sona erer.” şeklinde olup, bankaların karşılıksız çıkan çeklere ilişkin her bir çek yaprağı için ödeme yükümlülüğü 30/06/2018 tarihi itibariyle sona ermiş olacaktır.
Bu hüküm karşısında bu tarihten itibaren davalı banka nezdinde eski tarihli çeklerin asgari ödeme riski doğmayacağından ve başkaca da ileri tarihli çek riski bulunmadığından davacıların murisinin verdiği ipoteğin teminatını teşkil edecek alacak da kalmayacaktır. Davanın açıldığı tarih itibariyle davalı bankanın haklı olduğu gözetilerek yargılama giderleri bakımından davacıları sorumlu tutulmak kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair verilen kararın onanması doğru olmamış, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.11.2020 tarihli 2020/3410 E.- 2020/5402 K. sayılı ilamının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/386 E. 2014/8149 K.
Ortak:çek · teminat · e-defter
İncelediğiniz kararda… 012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle 5941 sayılı Kanun'a eklenen geçici 3. maddesinin 4. bendi “Bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleri» ile ilgili olarak, muhatap bankanın 3. maddenin 3. fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/06/2018 tarihinde sona erer.” şeklinde olup …
Bu hüküm karşısında bu tarihten itibaren davalı banka nezdinde eski tarihli çeklerin asgari ödeme riski doğmayacağından ve başkaca da «ileri tarihli çek» riski bulunmadığından davacıların murisinin verdiği ipoteğin «teminatını» teşkil edecek alacak da kalmayacaktır.
Mahkemece, davalı bankanın «kredi sözleşmesi» uyarınca dava dışı kredi borçlusuna verdiği eski tarihli çeklerinden kaynaklı riski olması ve üst sınır ipoteğininde bu riskin «teminatı» olarak fek edilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine Dairemizin 25/11/2020 tarihli kararı ile onanmıştır.
Benzer bu kararda14.12.2009 tarihinde kabul edilip, 20.12.2009 gün, 27438 Sayılı Resmi Gazete’de «ilan» edilerek yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Yasa’nın geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getir …
… göre, somut olayın 6273 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre ele alınması gerektiği, bu madde hükmüne göre çekin üzerine yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ibraz» edilmemesi halinde muhatap bankanın 3. fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, kredinin ödenmesinin «teminatı» olarak alınan ipoteğin 09/06/2009 tarihli «borç tasfiye protokolü» kapsamında sona ereceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borç tasfiye protokolü · ipoteğin kaldırılması · protokol · ek tasfiye · ilan · ibraz
Benzer bu kararda… göre, somut olayın 6273 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre ele alınması gerektiği, bu madde hükmüne göre çekin üzerine yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ibraz» edilmemesi halinde muhatap bankanın 3. fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, kredinin ödenmesinin «teminatı» olarak alınan ipoteğin 09/06/2009 tarihli «borç tasfiye protokolü» kapsamında sona ereceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davalı bankadan kullanılan kredinin «teminatı» olarak davacıya ait taşınmaz üzerinde tesis edilen «ipoteğin kaldırılması» istemine ilişkindir.
Mahkemece, somut uyuşmazlığın Çek Yasası'nda değişiklik yapan 6273 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre ele alınması gerektiği, bu madde hükmüne göre çekin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ibraz» edilmemesi halinde muhatap bankanın 3. fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak davalı banka 1994 ila 2005 tarihli «çek» yapraklarından dolayı sorumlu olduğu bedel nedeniyle «ipoteği kaldırmadığına» göre, söz konusu çekler 20.12.2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 14.12.2009 tarih ve 5941 sayılı Kanun’un (9.) maddesiyle yürürlükten kaldırılan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14800 E. 2015/1874 K.
Ortak:çek · teminat · e-defter
İncelediğiniz kararda… 012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle 5941 sayılı Kanun'a eklenen geçici 3. maddesinin 4. bendi “Bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleri» ile ilgili olarak, muhatap bankanın 3. maddenin 3. fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/06/2018 tarihinde sona erer.” şeklinde olup …
Bu hüküm karşısında bu tarihten itibaren davalı banka nezdinde eski tarihli çeklerin asgari ödeme riski doğmayacağından ve başkaca da «ileri tarihli çek» riski bulunmadığından davacıların murisinin verdiği ipoteğin «teminatını» teşkil edecek alacak da kalmayacaktır.
Mahkemece, davalı bankanın «kredi sözleşmesi» uyarınca dava dışı kredi borçlusuna verdiği eski tarihli çeklerinden kaynaklı riski olması ve üst sınır ipoteğininde bu riskin «teminatı» olarak fek edilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine Dairemizin 25/11/2020 tarihli kararı ile onanmıştır.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nden iptalinin talep edildiği ve çeklerle ilgili «ilan» yapıldığı ve «ibraz» edilmediği, davacının davalı bankaya «çek» yapraklarına işlem yapılmamasını ve «teminatının» iadesini istediği, bankaca kullanılmayan çek yapraklarının iade edilmediğinden «olumsuz» cevap verildiği, aradan geçen süre zarfında çeklerin bankaya ibrazının söz konusu olmayacağı davacının davalı banka nezdindeki «teminatının iadesi» gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalı nezdinde çek teminatı bedeli olarak bulundurduğu 10.800 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine …
Dava, «çek» «teminat» bedeli olarak davalı banka nezdinde bulunan davacıya ait paranın iadesi istemine ilişkindir.
Bu kapsamda, 31.01.2012 gün ve 6273 sayılı Yasa ile Çek Kanunu'nun 3. maddesine eklenen «son» fıkrasında yer alan “Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde «ibraz» edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer” hükmü ile geçici 3. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer.” hükmünün d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminatın iadesi · çek karnesi · olumsuz oy · taahhütname · ilan · zamanaşımı · ibraz · teslim
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nden iptalinin talep edildiği ve çeklerle ilgili «ilan» yapıldığı ve «ibraz» edilmediği, davacının davalı bankaya «çek» yapraklarına işlem yapılmamasını ve «teminatının» iadesini istediği, bankaca kullanılmayan çek yapraklarının iade edilmediğinden «olumsuz» cevap verildiği, aradan geçen süre zarfında çeklerin bankaya ibrazının söz konusu olmayacağı davacının davalı banka nezdindeki «teminatının iadesi» gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalı nezdinde çek teminatı bedeli olarak bulundurduğu 10.800 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davacının davalı banka ile imzaladığı hesap «taahhütnamesine» istinaden davalıya 1992-2000 yılları arasında basılarak davacıya «çek karnesi» verildiği, çeklerin davacı tarafından imha edildiği gerekçesi ile ... .
Bu hali ile mahkemece de benimsendiği üzere, davaya konu edilen «çek» yapraklarının uzun bir süreden bu yana «ibraz» edilmediği anlaşılmaktaysa da; davaya konu uyuşmazlığın çözümü yönünden olaya uygulanacak «zamanaşımının» belirlenmesi önem arzetmektedir.
Dosya içeriği itibari ile; davaya konu çeklerin, taraflar arasındaki «çek» sözleşmesi kapsamında davacıya «teslim» edildiği, en «son» teslim olunan çek yaprağının 2000 yılı içerisinde davacıya verildiği çekişmesizdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5263 E. , 2022/2556 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.10.2018 gün ve 2016/193 - 2018/489 sayılı kararı onayan Daire'nin 25.11.2020 gün ve 2020/3410 - 2020/5402 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkillerinin murisi ...'nun dava dışı ...'nün davalı bankadan kullanacağı kredinin teminatını oluşturmak üzere kendisine ait taşınmaz üzerine davalı banka lehine ipotek tesis ettiğini, ancak dava dışı ... 'ye davalı bankaca kredi kullandırılmadığı için bir borç doğmadığını belirterek ipoteğin fekkini talep etmiştir.
Davalı vekili; ipoteğin dava dışı ...'nün doğmuş ve doğacak kredi borçlarının teminatı için tesis edildiğini, çek kredi sözleşmesi uyarınca ...'ye verilen ve halihazırda karşılıksız çıkıp, mahkeme süreci devam eden 51 adet çekin ve halen ...'nün elinde bulunan 18 adet çek yaprağının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia,savunma, uyulan bozma ilamı ve bilirkişi raporuna göre davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davacılar murisinin davalı ile dava dışı şahıs arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine dayalı kredi için verdiği ipoteğin fekki istemlidir.
Mahkemece, davalı bankanın kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı kredi borçlusuna verdiği eski tarihli çeklerinden kaynaklı riski olması ve üst sınır ipoteğininde bu riskin teminatı olarak fek edilmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine Dairemizin 25/11/2020 tarihli kararı ile onanmıştır.
Ancak, 31/01/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanun'un 6. maddesiyle 5941 sayılı Kanun'a eklenen geçici 3. maddesinin 4. bendi “Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleri ile ilgili olarak, muhatap bankanın 3. maddenin 3. fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/06/2018 tarihinde sona erer.” şeklinde olup, bankaların karşılıksız çıkan çeklere ilişkin her bir çek yaprağı için ödeme yükümlülüğü 30/06/2018 tarihi itibariyle sona ermiş olacaktır.
Bu hüküm karşısında bu tarihten itibaren davalı banka nezdinde eski tarihli çeklerin asgari ödeme riski doğmayacağından ve başkaca da ileri tarihli çek riski bulunmadığından davacıların murisinin verdiği ipoteğin teminatını teşkil edecek alacak da kalmayacaktır. Davanın açıldığı tarih itibariyle davalı bankanın haklı olduğu gözetilerek yargılama giderleri bakımından davacıları sorumlu tutulmak kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair verilen kararın onanması doğru olmamış, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.11.2020 tarihli 2020/3410 E.- 2020/5402 K. sayılı ilamının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.11.2020 tarihli 2020/3410 E.- 2020/5402 K. sayılı ilamının kaldırılarak kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacılara iadesine, 29/03/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 25.11.2020 tarihli 2020/3410 E.-2020/5402 K. sayılı onama kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesi ve kararın bozulması yönündeki saygıdeğer çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/782573300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz