Fesih ve tasfiyenin müdürün görevini sona erdirmemesi; azil nedenleri yetersizse yargılama giderinin davalıya yükletilememesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7149 E. 2022/1720 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi şirket müdürünün görevini sona erdirmez; müdür ile tasfiye memurunun görevleri ayrıdır ve her ikisi de görevini sürdürür. Müdürün azli için gösterilen nedenler yeterli değilse davacı, dava tarihi itibariyle haklı sayılamaz ve yargılama gideri ile vekalet ücreti davalıya yükletilemez.
Ele alınan sorunlar
Şirketin fesih ve tasfiyesinin şirket müdürünün görevini sona erdirmemesi → tartışılmadı
Gerekçe: Şirket müdürü ile tasfiye memurunun görevleri farklı konulara ilişkindir; şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi şirket müdürünün görevini sona erdirmez, bu aşamada hem müdür hem tasfiye memuru görevini sürdürür. İlk derece mahkemesinin müdürün görevinin sona erdiği yönündeki kabulü doğru değilse de, bu konuda temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Azil nedenleri yetersizse yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilememesi → kabul
İddia: Bölge Adliye Mahkemesi, davalının şirket defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi nedeniyle davacıyı azil talebinde haklı görerek yargılama gideri ve vekalet ücretini davalıya yüklemiştir.
Gerekçe: Davalı müdürün azli için gösterilen nedenler azil için yeterli görülmediğinden, davanın açıldığı tarih itibariyle davacıyı haklı kabul etme imkanı yoktur; bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fesih/tasfiyenin müdürlük görevine etkisi ve azil nedenleri yetersiz olduğunda yargılama giderinin dağılımı yönünden emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürünün azli↗ tasfiye memuru↗ fesih ve tasfiye↗ yargılama gideri↗ haklılık ilkesi↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5809 E. 2018/67 K.
Ortak:şirket müdürünün azli
İncelediğiniz karardaDava «şirket müdürünün azli» davasıdır.
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 2015/171 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacılar ...ve ...'in davalarının reddine karar verildiği, «asli müdahale talebi» ile ...'ün davasının «tefrik» edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedildiği, davalı şirket yöneticisinin «görevlendirmesi» ve görevden azlinin ...'nin 616. maddesi uyarınca genel kurula ait olduğu, «azınlık pay sahibi» olan davacının keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alınacak karara göre dava yolu ile mahkemeye getirmesi gerektiği, oysa davacının doğrudan dava açtığı, davacının belirtiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli bir neden sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «azınlık pay sahibi» davacının önce genel kurula başvurup genel kuruldan karar alındıktan sonra dava yoluyla mahkemeden talepte bulunabileceği, ayrıca davacının bildirdiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli neden sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:azınlık pay sahibi · temsil yetkisinin kaldırılması · müdahale talebi · asli müdahale · azil · haklı sebep · tefrik · limited şirket
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 2015/171 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacılar ...ve ...'in davalarının reddine karar verildiği, «asli müdahale talebi» ile ...'ün davasının «tefrik» edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedildiği, davalı şirket yöneticisinin «görevlendirmesi» ve görevden azlinin ...'nin 616. maddesi uyarınca genel kurula ait olduğu, «azınlık pay sahibi» olan davacının keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alınacak karara göre dava yolu ile mahkemeye getirmesi gerektiği, oysa davacının doğrudan dava açtığı, davacının belirtiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli bir neden sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece anılan kanun maddesi gereğince davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin tek tek tartışılıp «azil» için «haklı sebep» sayılıp sayılmayacağı gerekçelendirilmeden yazılı gerekçe ile ileri sürülen sebeplerin azil için yeterli sebep sayılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Dava, «limited şirket» müdürünün azline ilişkindir.
Mahkemece, «azınlık pay sahibi» davacının önce genel kurula başvurup genel kuruldan karar alındıktan sonra dava yoluyla mahkemeden talepte bulunabileceği, ayrıca davacının bildirdiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli neden sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1597 E. 2019/3235 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · tasfiye memuru · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞti.'nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak mali müşavir ...'ın atanmasına karar verildiği, kararın 18/12/2017 tarihinde kesinleştiği, böylelikle azli istenen şirket müdürünün görevinin sona erdiği, başlangıçta davacının «hukuki menfaati» mevcut iken yargılama sırasında «hukuki yararın» sona erdiği gerekçesiyle HMK'nun 114/1-h maddesinde düzenlenen dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili «istinaf yoluna başvurmuştur».
Dava «şirket müdürünün azli» davasıdır.
Şti.’nin «fesih» ve tasfiyesine karar verilip şirkete «tasfiye memuru» atandığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · usulden reddi · limited şirket · ek tasfiye · husumet
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
Bu nedenle mahkemece, işin esasına girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5893 E. 2016/2550 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava «şirket müdürünün azli» davasıdır.
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, bu tür davalarda «husumetin» azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik birleşen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru değil ise de, birleşen davanın reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan HUMK 438/«son» maddesi uyarınca kararın değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu itibarla mahkemece, asıl davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · azil · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürü · sözleşmeden doğan dava · temlik
Benzer bu karardaMaddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket müdürünün, birleşen davalı şirketi iyi yönettiği, şirketin kar elde ettiği, ihtilafın davacının eşi... ile şirketin diğer ortağı ve davalının eşi olan... arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığı, müdürlükten «azil» için haklı nedenlerin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, bu tür davalarda «husumetin» azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik birleşen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru değil ise de, birleşen davanın reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan HUMK 438/«son» maddesi uyarınca kararın değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7149 E. , 2022/1720 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.02.2019 tarih ve 2018/345 E- 2019/187 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.07.2020 tarih ve 2020/566 E- 2020/648 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2011 yılında ... ile birlikte davalı Mer Zemin Kaplama Sistemleri San. Tic. Ltd. Şti.'ni kurduklarını, kurucu ortak ...'in hastalık bahanesi ile hissesini davalı ...'e devrettiğini, davalının tek yetkili olduğunu, müşterisi Apoks firmasının ödeme yapmaması nedeni ile yapılan görüşme sonrası ödemelerin satış temsilcisi R. Onat'a elden yapıldığını anladığını, bu şekilde şirketin pek çok alacağının satış müdürü ve ekibi tarafından alındığını ve bu hususu eski ortak...nin bildiğini öğrendiğini, satış müdürü ve çalışanları işten kovduklarını, eski ortak ... ...'nin yeni şirket kurarak işten atılanları alarak rakip firma üzerinden satış yaptığını, şirket defter ve kayıtlarına ulaşamadığı gibi, kendisine bilgi verilmediğini ileri sürerek şirkete kayyım atanması ve şirket müdürü ...'in azline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket aleyhine açılan başka bir davada davalı Mer Zemin Kaplama Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir ...'ın atanmasına karar verildiği, kararın 18/12/2017 tarihinde kesinleştiği, böylelikle azli istenen şirket müdürünün görevinin sona erdiği, başlangıçta davacının hukuki menfaati mevcut iken yargılama sırasında hukuki yararın sona erdiği gerekçesiyle HMK'nun 114/1-h maddesinde düzenlenen dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece yargılamasında birden çok kez davalılara şirketin ticari defter ve kayıtlarının ibrazı için tebligat yapılmış ise de, davalılar tarafından davete uyulmadığından davalı şirketin kayıtlarının incelenemediği, şirket müdürünün aleyhinde açılan davada müdürün yükümlülüğünde olduğu halde şirket kayıt ve defterlerini gerek mahkemeye gerekse emniyete sunmaması nedeniyle inceleme yapılamadığı, azil talebi haklı bulunan davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, limited şirketin ortaklarına ait idare ve temsil yetkilerinin kaldırılması istemli olarak açılan davalarda husumetin, idare ve temsil yetkisinin kaldırılması istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup ayrıca limited ortaklığa husumet düşmediği, davalı şirket hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/345 Esas-2019/187 Karar sayılı ve 21/02/2019 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği kaldırılmasına, davalı ...
yönünden konusu kalmayan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava şirket müdürünün azli davasıdır. Davalı ...’in şirket müdürü olduğu, Mer Zemin Kaplama Ltd. Şti.’nin fesih ve tasfiyesine karar verilip şirkete tasfiye memuru atandığı anlaşılmaktadır. Yapılan yargılama sonucunda başka bir davada şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesince müdürün görevinin sona erdiği ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince de ... aleyhine dayalı davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince davalının şirket defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle de davacının bu davayı açmakta haklı olduğu kabul edilerek yargılama gideri ve avukatlık ücreti davalıya yüklenmiş ise de, bu doğru olmamıştır.
Şirket müdürü ve tasfiye memurunun farklı farklı konularda görevleri olup şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi şirket müdürünün görevinin sona ermesi sonucunu doğurmaz. Bu aşamada hem şirket müdürü hem de tasfiye memuru görevlerini yapmaya devam eder. Mahkemenin şirket müdürünün görevinin sona erdiği kanaati doğru değilse de, bu konuda temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak davalı ...’in azli için gösterilen nedenler de azil için yeterli görülmemiştir. Bu durumda davanın açıldığı tarih itibariyle davacıyı haklı kabul etme imkanı olmadığından davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 10/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/782154400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz