Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7956 E. 2022/622 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf başvuru süresi↗ hmk 222↗ ticari defter ibrazı↗ cari hesap ilişkisi↗ ihtarat↗ cari hesap alacağı↗ ticari defter incelemesi↗ kesin delil↗ ispat külfeti↗ ticari defter ve kayıtlar↗ cari hesap↗ ticari defter kayıtları↗ ara karar↗ kesin süre↗ icra takibine itiraz↗ taşıma sözleşmesi↗ istinaf incelemesi↗ ticari defter↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2021/7956 E. , 2022/622 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı şirketin personel taşıma işinin davalı tarafından üstlenildiği, davacı şirket tarafından aracın yakıt ve diğer masrafları için davalıya avans olarak çek ve banka kanalıyla yapılan ödemeler olduğu, davacının cari hesap ilişkisinden toplam 270.273,44 TL alacağı bulunduğu ileri sürülerek, takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesinin istendiği, mahkemece ise davanın kabulüne karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu karar aleyhine T.C. Adalet Bakanlığı tarafından 20.10.2021 tarihli başvuru yazısında "Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup davacının ticari defterleri dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde, öncelikle iddiaya konu ödemenin yapıldığının ispatı gerekmekte olup, ispat külfeti davacıya aittir. Davalı taraf defterleri incelenmediği takdirde davacı tarafın kendi defterlerindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Mahkemece ispat bakımından davalıya ticari defterlerini sunması için kesin süre verilmeden davacının bizzat tuttuğu defter kayıtlarından yola çıkılarak davacının iddiasını ispat ettiğine yönelik mahkeme kabulü doğru olmamıştır. Bu nedenle dava konusu ödemelerin yapılıp yapılmadığı hususunun belirtilen açıklamaya göre tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya uygun değildir." gerekçesi ile kanun yararına bozma talep edilmiştir.
Eldeki davada, davacı alacaklı tarafından borçlu aleyhine İstanbul 1. İcra Müdürlüğü 2017/20516 esas sayılı dosyası ile başlatılan takip davalı borçlunun itirazı üzerine durmuş olup, takibin devamı için açılan işbu davanın 16.07.2019 tarihli duruşmasında verilen ara kararla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 16.09.2019 tarihinde mahkeme kaleminde incelenme yapılmasına karar verilmiş olmasına rağmen sadece ibraz edilen davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ile düzenlenen rapora göre karar verilmiş, karara yönelik istinaf başvurusu ise ek karar ile süre yönünden reddedilmiştir.
Davalı vekilinin başvurusu üzerine Adalet Bakanlığı Kanunu yararına bozma istemiştir.
HMK'nın delil olarak kabul ettiği ticari defterlerin ibrazı ve delil olması HMK. m. 222 hükmü ile düzenlemiştir. Bu hükme göre, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yapılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. Böylece kanuna uygun tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanması gerekir. O nedenle bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi zorunluluk arzetmektedir. Çünkü bir tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticarı defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. O nedenle karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi ticari defterlerindeki kayıtların kesin delil olması mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davalının ticari defterlerinin de incelenmesi gerekmektedir. O nedenle HMK.220. uyarınca davalıya ticari defterlerini sunması için ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde davacının ticari defter kayıtlarının davacı lehine delil olarak kabul edileceğinin açıkca belirtilerek sonuçları ayrıntılı olarak belirtilmek suretiyle ihtaratlı kesin süre verilmesi, davalının defterlerini ibraz etmesi veya yerini bildirmesi durumunda bilirkişi marifetiyle inceleme yapılıp sonucuna göre, ibraz etmemesi halinde dosya kapsanıma göre bir karar verilmesi gerekirken, sadece davacı defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan incelemeye istinaden düzenlenen rapora göre davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle ve dolayısıyla eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmayıp kanun yararına bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9948 E. 2018/2942 K.
Ortak:ihtarat · ticari defter ve kayıtlar · cari hesap · ara karar · ticari defter · eksik inceleme · e-defter · Alacak
İncelediğiniz karardaO nedenle HMK.220. uyarınca davalıya «ticari defterlerini» sunması için «ticari defterlerin ibraz» edilmemesi halinde davacının «ticari defter kayıtlarının» davacı lehine delil olarak kabul edileceğinin açıkca belirtilerek sonuçları ayrıntılı olarak belirtilmek suretiyle «ihtaratlı» «kesin süre» verilmesi, davalının defterlerini ibraz etmesi veya yerini bildirmesi durumunda bilirkişi marifetiyle inceleme yapılıp sonucuna göre, ibraz etmemesi halinde dosya kapsanıma göre bir karar verilmesi gerekirken, sadece davacı defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan incelemeye istinaden düzenlenen rapora göre davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle ve dolayısıyla «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmayıp kanun yararına bozmayı gerektirmiştir.
Adalet Bakanlığı tarafından 20.10.2021 tarihli başvuru yazısında "Dava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «cari hesap alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup davacının «ticari defterleri» dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
… as sayılı dosyası ile başlatılan takip davalı borçlunun itirazı üzerine durmuş olup, takibin devamı için açılan işbu davanın 16.07.2019 tarihli duruşmasında verilen «ara» kararla tarafların «ticari defter» ve belgeleri üzerinde 16.09.2019 tarihinde mahkeme kaleminde incelenme yapılmasına karar verilmiş olmasına rağmen sadece «ibraz» edilen davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ile düzenlenen rapora göre karar verilmiş, karara yönelik istinaf başvurusu ise ek karar ile …
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece «yemin» delilinden önce, davalı tarafa «ticari defter» ve kayıtlarını sunması için HMK 222. madde uyarınca «ihtarat» yapılarak, sunulması halinde defterler ve kayıtlar incelettirilerek bilirkişi raporu alınması, taraflar arasındaki yazışmaların HMK 199. md. kapsamında değerlendirilmesi ve tüm bu delillerin tartışılıp irdelenmesi gerekirken henüz incelenme sırası gelmeyen «yemin teklifi hakkı» kullandırılarak yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca davalı tarafa «ticari defterlerini» sunması hususunda HMK’nın 222. maddesi uyarınca «ara» karar kurulmadan, davalı tarafa usulüne uygun «ihtar» yapılmadan ve bu deliller de henüz incelenmeden sırası gelmeyen «yemin deliline» dayanılarak «yemin teklifi hakkının» kullandırılması ve yemininin sonucuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dava «cari hesap» alacaklısı olduğunu iddia eden davacının başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklif hakkı · delil niteliği · yemin teklifi · yemin delili · yemin · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · ihtar
Benzer bu karardaAyrıca davalı tarafa «ticari defterlerini» sunması hususunda HMK’nın 222. maddesi uyarınca «ara» karar kurulmadan, davalı tarafa usulüne uygun «ihtar» yapılmadan ve bu deliller de henüz incelenmeden sırası gelmeyen «yemin deliline» dayanılarak «yemin teklifi hakkının» kullandırılması ve yemininin sonucuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece «yemin» delilinden önce, davalı tarafa «ticari defter» ve kayıtlarını sunması için HMK 222. madde uyarınca «ihtarat» yapılarak, sunulması halinde defterler ve kayıtlar incelettirilerek bilirkişi raporu alınması, taraflar arasındaki yazışmaların HMK 199. md. kapsamında değerlendirilmesi ve tüm bu delillerin tartışılıp irdelenmesi gerekirken henüz incelenme sırası gelmeyen «yemin teklifi hakkı» kullandırılarak yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının sunmuş olduğu 02/.../2008 tarihli «taahhütname» üzerinde imzanın davalıya ait olmadığı, davacının alacağını ispatlayacak başkaca belge sunmadığı ve davanın ise mevcut delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine; davalının «kötü niyet tazminatı» talebi talebinin ise koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, davacı şirket ile davalı şirket yetkilisi ... arasındaki dosya içine delil olarak sunulmuş olan yazışmaların HMK’nin 199. maddesi uyarınca yazılı belge niteliğinde sayıldığı, «delil niteliğinde» olduğu ve söz konusu yazışmaları davalının cevap dilekçesi ile inkar etmediği nazara alınmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7956 E. , 2022/622 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşme gereği davacı şirketin personel taşıma işinin davalı tarafından üstlenildiği, davacı şirket tarafından aracın yakıt ve diğer masrafları için davalıya avans olarak çek ve banka kanalıyla yapılan ödemeler olduğu, davacının cari hesap ilişkisinden toplam 270.273,44 TL alacağı bulunduğu ileri sürülerek, takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesinin istendiği, mahkemece ise davanın kabulüne karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu karar aleyhine T.C. Adalet Bakanlığı tarafından 20.10.2021 tarihli başvuru yazısında "Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup davacının ticari defterleri dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde, öncelikle iddiaya konu ödemenin yapıldığının ispatı gerekmekte olup, ispat külfeti davacıya aittir. Davalı taraf defterleri incelenmediği takdirde davacı tarafın kendi defterlerindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Mahkemece ispat bakımından davalıya ticari defterlerini sunması için kesin süre verilmeden davacının bizzat tuttuğu defter kayıtlarından yola çıkılarak davacının iddiasını ispat ettiğine yönelik mahkeme kabulü doğru olmamıştır.
Bu nedenle dava konusu ödemelerin yapılıp yapılmadığı hususunun belirtilen açıklamaya göre tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya uygun değildir." gerekçesi ile kanun yararına bozma talep edilmiştir.
Eldeki davada, davacı alacaklı tarafından borçlu aleyhine İstanbul 1. İcra Müdürlüğü 2017/20516 esas sayılı dosyası ile başlatılan takip davalı borçlunun itirazı üzerine durmuş olup, takibin devamı için açılan işbu davanın 16.07.2019 tarihli duruşmasında verilen ara kararla tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 16.09.2019 tarihinde mahkeme kaleminde incelenme yapılmasına karar verilmiş olmasına rağmen sadece ibraz edilen davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme ile düzenlenen rapora göre karar verilmiş, karara yönelik istinaf başvurusu ise ek karar ile süre yönünden reddedilmiştir.
Davalı vekilinin başvurusu üzerine Adalet Bakanlığı Kanunu yararına bozma istemiştir.
HMK'nın delil olarak kabul ettiği ticari defterlerin ibrazı ve delil olması HMK. m. 222 hükmü ile düzenlemiştir. Bu hükme göre, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yapılmış, defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. Böylece kanuna uygun tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanması gerekir.
O nedenle bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi zorunluluk arzetmektedir. Çünkü bir tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticarı defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. O nedenle karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi ticari defterlerindeki kayıtların kesin delil olması mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davalının ticari defterlerinin de incelenmesi gerekmektedir. O nedenle HMK.220. uyarınca davalıya ticari defterlerini sunması için ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde davacının ticari defter kayıtlarının davacı lehine delil olarak kabul edileceğinin açıkca belirtilerek sonuçları ayrıntılı olarak belirtilmek suretiyle ihtaratlı kesin süre verilmesi, davalının defterlerini ibraz etmesi veya yerini bildirmesi durumunda bilirkişi marifetiyle inceleme yapılıp sonucuna göre, ibraz etmemesi halinde dosya kapsanıma göre bir karar verilmesi gerekirken, sadece davacı defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan incelemeye istinaden düzenlenen rapora göre davacının davasını ispat ettiği gerekçesiyle ve dolayısıyla eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmayıp kanun yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle T.C. Adalet Bakanlığı'nın 6100 sayılı HMK'nın 963. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteminin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın mahkemesine iadesine, bozma kararının bir örneğinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363. maddesinin 3. fıkrası gereğince Resmi Gazete'de yayınlanması için Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesine, 25/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/780139300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz