6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yazılı sözleşme olmasa da fiili sözleşme ilişkisi nedeniyle husumet

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/492 E. 2024/1386 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan maddi zarar mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir platform işleticisi ile hizmet sağlayan üçüncü kişi arasında yazılı sözleşme bulunmasa da, taraflar arasındaki fiili ilişkiden (pazarlama, destek, operasyon hizmetleri sunulması gibi) sözleşme ilişkisinin varlığı çıkarılabiliyorsa, mahkeme davayı pasif husumet yokluğundan reddedemez; işin esasına girerek tarafların edimlerini, taahhütlerini ve fiilin hukuken/fiilen imkânsız hale gelip gelmediğini değerlendirmek zorundadır.

Ele alınan sorunlar

Davalı ... aleyhine pasif husumet yokluğundan davanın reddinin doğruluğu → kabul

İddia: Davacı vekili, davalılar arasında fiilen sözleşmesel ilişki bulunduğunu, ...'in davacı ile ... arasında köprü görevi görüp süreç yönetimini sağladığını, ... ile ... ayrımının kağıt üzerinde olduğunu, ...'in acente/alter ego konumunda olduğunu ileri sürerek husumet yöneltilebileceğini belirtmiştir.

Gerekçe: Davalı taraf, ...'in ... tarafından ...'ye pazarlama ve destek hizmeti sağlamak amacıyla kurulduğunu ve faaliyetinin İstanbul 10. ATM'nin 2016/1082 E. sayılı dosyası nedeniyle fiilen ve hukuken imkânsız hale geldiğini savunmuştur. Yargıtay 6. HD'nin 19/09/2023 tarih 2022/4763 E. 2023/2833 K. sayılı emsal ilamında, ... mobil uygulamasının davacıya taşıma hizmeti sağlayabilmesi için platform sunduğu, davalının faaliyet alanının dava dışı ...'ye pazarlama ve destek hizmetleri sunmaktan ibaret olduğu, davalı ile dava dışı ... arasında yazılı sözleşme bulunmasa da sözleşme ilişkisinin fiili durumdan anlaşıldığı, bu durumda işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken pasif husumet yokluğundan reddin doğru olmadığı belirtilmiştir. Bu emsal içtihat karşısında, davalılar arasında sözleşme ilişkisinin varlığı kabul edildiğinden, ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek; davalıların davacıya herhangi bir taahhütte bulunup bulunmadığı, davacının ... sistemine serbest iradesiyle ve riskleri kabul ederek dahil olup olmadığı, mahkeme kararı nedeniyle fiilen ve hukuken sürdürülmesi imkânsız hale gelen faaliyetin yasaya aykırı şekilde sürdürülmesinin davalılardan beklenip beklenemeyeceği hususlarının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, pasif husumet yokluğundan ret şeklinde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, aynı platform işletim modeline (... mobil uygulaması ve ilişkili şirketler) ilişkin başka davalarda verilmiş Yargıtay 6. HD emsal ilamına atıfla, yazılı sözleşme bulunmasa da fiili ilişkiden sözleşmenin varlığının çıkarılabileceği ve bu durumda pasif husumet yokluğundan ret kararı verilemeyeceği yönünde bölgesel ikna edici bir emsal oluşturmaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
pasif husumet (sözleşme ilişkisinin varlığı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet fiili sözleşme ilişkisi işin esasına girme hukuki/fiili imkansızlık emsal içtihat

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/492

KARAR NO 2024/1386

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/12/2021

NUMARASI 2020/174 Esas - 2021/1160 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/10/2024

Davalı ...adına davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... Hizm. Ltd. Şti. Hakkında açılan davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ve davalılar arasında sözleşmesel ilişki olduğunu, müvekkilinin 24.08.2017 tarihinde satın aldığı minibüs tipi aracını bildirilen standartlara uygun hale getirerek 10.10.2017 tarihinde ... sitemine dahil olduğunu, davalılar tarafından ...'in yasallaşacağı taahhüdünde bulunulduğunu, davalının 31.05.2019 tarihinde tek taraflı olarak internet uygulamasını ... model araçlar için durdurduğunu, davalı ... Ltd. Şti.nin davacının ... sistemine girmesi için başvurusunu alan, gerekli belgeleri düzenleyen ve talep eden, ödeme kontrollerini yapan şirket olduğunu, davalı ...V.'nin ise komisyon ödemelerini yapan, ... uygulamasının ve yolcunun ödemesini yaptığı hesabın sahibi olduğunu, davacının komisyonunu banka yoluyla gönderdiğini, bu nedenle husumetin her iki davalıya yöneltildiğini, davacı ile davalılar arasında iş görme ilişkisi olduğunu, haksız fesih nedeni ile davalıların ...

sisteminde bulunabilmesi için yapmış olduğu masraflar nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğradığını belirterek şimdilik toplam 10.000-TL’nin başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH

Davacı Araç servis ve bakım, muayene ücreti, Araç Kasko ücreti, Noter ücreti, İBB Yol ve Güzergah Belgesi ücreti, taşıt kira sözleşmesi ücreti talebini 17.500,00-TL olarak ıslah ederek toplam talebini 27.000,00-TL olarak bildirmiş ise de harcını yatırmamıştır.

CEVAP

Davalı ... Ltd. Şti. vekili; ...'in taşımacılık yapmayıp sadece teknolojik hizmet sunarak tarafların bir araya gelmesine aracılık ettiğini, ... uygulaması ve ... adlı hizmetlerinin Türkiye'de diğer davalı ... şirketi tarafından sunulduğunu, davacı ile aralarında sözleşme olmadığını, ... 'nin bu uygulama üzerinde hiçbir kontrolü veya mülkiyet hakkının bulunmadığını, tek faaliyetinin davacı ile diğer davalı ...V. arasındaki sözleşmeden bağımsız olarak pazarlama ve destek hizmetleri sunmak olduğunu, taşımalardan komisyon almadıklarını, diğer davalı ile şube-acentelik ilişkisinin bulunmadığını, ifa yardımcılığı, vekalet, iş görme ilişkisinin de olmadığını, ... 'in faaliyetin sebepsiz olarak değil fiili ve hukuki olarak imkansız hale gelmesi nedeniyle sona erdiğini, İstanbul 10.

ATM'nin 2016/1082 E. sayılı dosyasında verilen faaliyetin durdurulmasına ve ... uygulamasına erişim engeli getirilmesine dair karar neticesinde diğer davalı ...'nin faaliyetine devam etmesinin 16.10.2019 tarihi itibariyle imkânsız hale geldiğini, davacının bunu bildiğini, ...'nin borcu ifa etmesi beklenemeyeceğinden ... 'nin de ... ile alakalı olarak pazarlama ve destek hizmet vermesinin beklenemeyeceğini, tazminat yükümlüsü olmadıklarını, müspet zararın istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... yönünden davanın takip edilmeyeceği bildirilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davalı ... adına yurt dışında olması nedeniyle tebligatın çıkartılmadığı ve bu davalı yönünden 17.11.2020 tarihli oturumda takip edilmediğinden işlemden kaldırılarak 3 aylık sürenin sonunda açılmamış sayılmasına karar verildiği, davalı ...Ltd. Şti. yönünden davacı taraf ile davalı ... arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme olmadığı, davacının davalılar ile arasında bulunduğunu iddia ettiği ticari iş görme sözleşmesinin ispatı noktasında dosyaya sunulan yazışmaların ... ile yapıldığı, sunulan protokolün ve sigorta poliçesinin ... adına olduğu, davalı ... ile ... arasında imzalanmış ve davalı ...'in ...'nin temsilcisi olduğunu gösterir herhangi bir sözleşme veya delil sunulmadığı, bu nedenle davacı tarafından davalı ...

ile arasında bulunduğu iddia olunan sözleşme ilişkisinin ispatlanamadığı kanaatine varıldığından, davalı ... Yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ...Ltd Şti yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalılar ile arada fiilen sözleşmesel ilişkinin bulunduğunu, ...'in davacı ile ... Arasında köprü görevi görüp her türlü uyuşmazlıkta süreç yönetimini sağladığını, ... ile ... ayrımının yalnızca kağıt üzerinde olduğunu, ...'in kurucusu ve tek ortağı olan ... aynı zamanda uygulamanın sahibi ve ...'nin de tek ortağı olduğunu, Yargıtay uygulamalarına göre ...'in acente konumunda olduğunu, ... şirketinin ticari defterinde ...'ye maliyet yansıtma faturası düzenlediğinin tespit edildiğini, ...'in bir nevi alter ego olarak davrandığını, bu sebeple husumet yöneltilebileceğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle maddi zararın tazmini talebine ilişkindir. Davacı vekili; ... sistemine katılmak için araç alımı yaparak ...'e başvurup gerekli belgeleri hazırlayıp bildirilen standartları sağlayarak ... sistemine dahil olduğunu, 10.10.2017 ile 31.05.2019 tarihleri arasında çalıştığını, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle zarara uğradığını belirterek eldeki davayı açmıştır.Davalı tarafça, .. 'in ... tarafından ...'ye pazarlama ve destek hizmeti için kurulduğu ve ... hizmetinin İstanbul 10. ATM'nin 2016/1082 E. sayılı dosyası nedeniyle faaliyette bulunmasının hukuken imkansız hale geldiği belirtilmiştir. İstanbul 10. ATM'nin 2016/1082 sayılı dosyasında ... mobil erişimin engellenmesine ilişkin tedbir taleplerinin reddine, 16.10.2019 tarihli nihai karar ile haksız rekabetin tespiti ile rekabetin ref'i ve menine, erişimin engellenmesine karar verildiği, İstanbul BAM 13.

HD'nin 11.12.2020 gün 2020/1717-1470 sayılı ilamı ile ... ile yapılan taşımanın haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile rekabet eylemlerinin ref'i ve menine karar verildiği, internet sitesine erişimin engellenmesi talebinin yargılama sırasında ihtiyati tedbir olarak istendiği ve reddedildiği, bunun netice-i talep olmayıp geçici hukuki koruma niteliğinde olduğu ve erişimin engellenmesinin hükmün infazı sırasında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek kararın sadece bu kısım yönünden kaldırıldığı, Yargıtay 11. HD.'nin 23.01.2023 gün 2021/2604 E. 2023/450 K. sayılı ilamı ile haksız rekabetin tespit ve ref ine ilişkin kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Yargıtay 6.HD'nin 19/09/2023 gün 2022/4763 E.

2023/2833 K. sayılı emsal ilamında "... mobil uygulaması, davacıya kendi aracını kullanarak taşıma hizmeti sağlayabilmesi için bir platform sunmaktadır. Davalının da kabulünde olduğu üzere, davalının faaliyet alanı, dava dışı ...ye pazarlama ve destek hizmetleri sunmaktan ibarettir. Bu hizmetler çerçevesinde; davalı, davacı gibi ... mobil uygulamasına kayıt olup yolcu taşıyan kişilerden ve yolculardan gelen sorulara müşteri destek hizmetleri sunmuş, ofis yönetim hizmetlerini gerçekleştirmiş ve operasyon destek hizmeti sağlamıştır. Davalı ile dava dışı ...arasında yazılı sözleşme bulunmasa da, sözleşme ilişkisinin bulunduğu fiili durumdan anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.

Hal böyle olunca mahkemece davalılar arasında sözleşme ilişkisinin varlığı Yargıtay emsal içtihatları ile de kabul edildiğinden, işin esasına girilerek; davacı tarafça davalılar ile yazılı bir sözleşme olmadığı ileri sürüldüğünden, davalıların davacıya herhangi bir taahhütleri olduğunun ispatlanamadığı, davacının ... sistemine ... tarafından istenilen standartlar sağlanarak ve riskler kabul edilerek serbest iradesi ile dahil olduğu, mahkeme kararı nedeniyle davalılardan fiilen ve hukuken sürdürülmesi imkansız hale gelen faaliyeti yasaya aykırı şekilde sürdürmelerinin beklenemeyeceği hususları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2021 Tarih 2020/174 Esas 2021/1160 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/10/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/77654 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.