İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7763 E. 2022/1490 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tediye makbuzu↗ icazet↗ ek prim↗ husumet yokluğu↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankanın müşterisi olduğu, davacının Almanya'da işçi olarak çalıştığı sürede Almanya Sigorta Kurumu tarafından tahakkuk ettirilen sigorta primlerinin yurda kesin dönüş yapacağından TCMB'ye gönderilmesini talep ettiği, bunun üzerine Almanya Sigorta Kurumu tarafından mevduatın TCMB'ye gönderildiği ve 25.369.- DM'lik kredi mektuplu döviz tevdiat hesabı açıldığı ancak döviz havalesinin gelişi, kredi mektubu düzenlenmesi ve kredi mektuplu döviz tevdiat hesabının açılması ile ilgili olarak davalı banka tarafından davacıya bir bildirim yapılmadığı, davacının 26/11/2009 tarihinde davaya konu alacağının akıbetini sorduğu, davalı banka tarafından davaya konu alacağın 06/02/1985 tarihinde ...Şubesi tarafından davacıya ödendiğine ilişkin bilgi verildiği ancak davacının ödeme dekontundaki imzanın kendisine ait olmadığını, parayı çekmediğini belirttiğinin anlaşıldığı, imzanın davacının eli ürünü olup olmadığına ilişkin inceleme yapılmak üzere dosyanın grafalog bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişi raporunda 06/02/1985 tarihli SUŞ (tediye dekontu) üzerindeki ... adına atılan imzaların, ...'in eli ürünü olmadığı, benzetilerek atıldığının belirtildiği, bozma ilamında 06/02/1985 tarihinde para çekilerek kapatılan hesabın 24.12.1990 tarihinde tekrar kapatılmasının hangi nedene dayandığı hususunun aydınlatılması gerektiğinin belirtildiği, bu yönden yapılan incelemede 24.12.1990 tarihinde para çekildiği belirtilen hesabın davaya konu 058254 numaralı hesap ile bir ilgisinin bulunmadığı, bu hesabın davaya konu hesap dışında başka bir hesap olduğu, yani aynı kişiye ait iki ayrı hesap olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalı tarafından davacının hesaptan çekilen paraya ilişkin icazetinin olduğu/tediye makbuzunun bulunduğu yönünde davanın reddi talep edilmişse de, hesaptan çekilen paraya icazet verilebilmesi için davacının öncelikle o hesabın varlığından haberdar olması, haberdar olduğu hesabın işlek bir hesap olması ve bu hesaptan çekilen paradan bilgisi olduğu halde yapılan işlemlere bilerek ve isteyerek ses çıkarmamış olması gerektiği ancak davacının davaya konu hesaptan haberdar olmadığı, hesaptan bir kez para çekilerek hesabın kapatılmış olduğu ve imzanın da davacının eli ürünü olmadığı anlaşıldığından icazetin varlığının mümkün olmadığının anlaşıldığı, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; davalı T.C. Merkez Bankası A.Ş. ...Kambiyo Şubesi'ne karşı açılan davanın davalının husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Merkez Bankası A.Ş. yönünden davanın kabulü ile 25.369.- DM asıl alacağın 06/02/1985 tarihinden, 01/01/1999 tarihine kadar 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi kapsamında kamu bankalarının DM bazındaki bir yıllık mevduata uygulamış oldukları en yüksek faiz oranı ile, 01/01/1999 tarihinden itibaren ise aynı asıl alacağın dönüşüm kuru 1,95533 üzerinden 25.369.- DM karşılığı 12.974,28 EURO asıl alacağın yine 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi kapsamında kamu bankalarının DM bazındaki bir yıllık mevduata uygulamış oldukları en yüksek faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı T.C. Merkez Bankası A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı T.C. Merkez Bankası A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9925 E. 2014/17800 K.
Ortak:icazet · ek prim · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… una göre, davacının davalı bankanın müşterisi olduğu, davacının Almanya'da işçi olarak çalıştığı sürede Almanya Sigorta Kurumu tarafından tahakkuk ettirilen sigorta «primlerinin» yurda «kesin» dönüş yapacağından TCMB'ye gönderilmesini talep ettiği, bunun üzerine Almanya Sigorta Kurumu tarafından mevduatın TCMB'ye gönderildiği ve 25.369.- DM'lik kredi mektuplu döviz tevdiat hesabı açıldığı ancak döviz havalesinin gelişi, kredi mektubu düzenlenmesi ve kredi mektuplu döviz tevdiat hesabının açılması ile ilgili olarak davalı banka tarafından davacıya bir bildirim yapılmadığı, davacının 26/11/2009 tarihinde davaya konu alacağının akıbetini sorduğu, davalı banka tarafından davaya konu alacağın 06/02/1985 tarihinde ...Şubesi tarafından davacıya ödendiğine ilişkin bilgi verildiği ancak davacının ödeme dekontundaki imzanın kendisine ait olmadığını, parayı çekmediğini belirttiğinin anlaşıldığı, imzanın davacının eli ürünü olup olmadığına ilişkin inceleme yapılmak üzere dosyanın grafalog bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişi raporunda 06/02/1985 tarihli SUŞ (tediye dekontu) üzerindeki ... adına atılan imzaların, ...'in eli ürünü olmadığı, benzetilerek atıldığının belirtildiği, bozma ilamında 06/02/1985 tarihinde para çekilerek kapatılan hesabın 24.12.1990 tarihinde tekrar kapatılmasının hangi nedene dayandığı hususunun aydınlatılması gerektiğinin belirtildiği, bu yönden yapılan incelemede 24.12.1990 tarihinde para çekildiği belirtilen hesabın davaya konu 058254 numaralı hesap ile bir ilgisinin bulunmadığı, bu hesabın davaya konu hesap dışında başka bir hesap olduğu, yani aynı kişiye ait iki ayrı hesap olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalı tarafından davacının hesaptan çekilen paraya ilişkin «icazetinin» olduğu/«tediye makbuzunun» bulunduğu yönünde davanın reddi talep edilmişse de, hesaptan çekilen paraya icazet verilebilmesi için davacının öncelikle o hesabın varlığından haberdar olması, ha …
Merkez Bankası A.Ş. ...Kambiyo Şubesi'ne karşı açılan davanın davalının «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı Merkez Bankası A.Ş. yönünden davanın kabulü ile 25.369.- DM asıl alacağın 06/02/1985 tarihinden, 01/01/1999 tarihine kadar 3095 sayılı Ya …
Benzer bu karardaMerkez Bankası'na gönderileceği bildirilen sigorta «primlerinin» 25 yıl kadar bir süre araştırılıp soruşturulmadığı iddasının kabul edilebilir olup olmadığı, davacının hesabından para çekilmesine «icazet» gösterip göstermediği değerlendirilmeden, davacı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu yönündeki bilirkişi raporuna da neden itibar edilmediği tartışılmadan davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
… ez Bankası işleyiş ve mevzuatından anlayan bir bilirkişi heyetinden Merkez Bankası kayıtları üzerinde inceleme yapılarak Alman Sigorta Kurumundan gönderilen sigorta «primlerinin» ne şekilde Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesabına yatırıldığı, söz konusu hesaptan ne tür işlemler yapıldığı, 06.02.1985 tarihinde para çekilerek kapatılan hesabın, 24.12.1990 tarihinde tekrar para çekilerek kapatılmasının hangi nedene dayandığı hususunda rapor alınarak, somut olayın özelliklerine göre davacının hesabından para çekilmesine «icazet» verip vermediği değerlendirilerek, ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Ancak davacı sigorta «primlerinin» ödenmesi için doldurduğu Almanca ve Türkçe «formda» paranın T.C.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:grafolog bilirkişi · ba formu · zamanaşımı def'i · def'i · eksik inceleme · zamanaşımı
Benzer bu kararda2-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; dava yabancı sigorta kurumunca davalı bankaya gönderilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak dava «zamananaşımı def»'inin reddi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak davacı sigorta «primlerinin» ödenmesi için doldurduğu Almanca ve Türkçe «formda» paranın T.C.
Dosyada mevcut «grafolog bilirkişi» raporunda davacı imzası olarak mukayeseye esas alınan 24.12.1990 tarihli döviz hesabının kapatılması içerikli başvuru belgesi ekindeki 10.000 DEM çekildiğine dair SUŞ başlıklı dekontta tıpkı davacının imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü ödeme belgelerindeki (SUŞ) gibi hesap numarası 79001600-8 olarak belirtilmiştir.
… ez Bankası işleyiş ve mevzuatından anlayan bir bilirkişi heyetinden Merkez Bankası kayıtları üzerinde inceleme yapılarak Alman Sigorta Kurumundan gönderilen sigorta «primlerinin» ne şekilde Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesabına yatırıldığı, söz konusu hesaptan ne tür işlemler yapıldığı, 06.02.1985 tarihinde para çekilerek kapatılan hesabın, 24.12.1990 tarihinde tekrar para çekilerek kapatılmasının hangi nedene dayandığı hususunda rapor alınarak, somut olayın özelliklerine göre davacının hesabından para çekilmesine «icazet» verip vermediği değerlendirilerek, ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10005 E. 2013/9154 K.
Ortak:ek prim
İncelediğiniz kararda… una göre, davacının davalı bankanın müşterisi olduğu, davacının Almanya'da işçi olarak çalıştığı sürede Almanya Sigorta Kurumu tarafından tahakkuk ettirilen sigorta «primlerinin» yurda «kesin» dönüş yapacağından TCMB'ye gönderilmesini talep ettiği, bunun üzerine Almanya Sigorta Kurumu tarafından mevduatın TCMB'ye gönderildiği ve 25.369.- DM'lik kredi mektuplu döviz tevdiat hesabı açıldığı ancak döviz havalesinin gelişi, kredi mektubu düzenlenmesi ve kredi mektuplu döviz tevdiat hesabının açılması ile ilgili olarak davalı banka tarafından davacıya bir bildirim yapılmadığı, davacının 26/11/2009 tarihinde davaya konu alacağının akıbetini sorduğu, davalı banka tarafından davaya konu alacağın 06/02/1985 tarihinde ...Şubesi tarafından davacıya ödendiğine ilişkin bilgi verildiği ancak davacının ödeme dekontundaki imzanın kendisine ait olmadığını, parayı çekmediğini belirttiğinin anlaşıldığı, imzanın davacının eli ürünü olup olmadığına ilişkin inceleme yapılmak üzere dosyanın grafalog bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişi raporunda 06/02/1985 tarihli SUŞ (tediye dekontu) üzerindeki ... adına atılan imzaların, ...'in eli ürünü olmadığı, benzetilerek atıldığının belirtildiği, bozma ilamında 06/02/1985 tarihinde para çekilerek kapatılan hesabın 24.12.1990 tarihinde tekrar kapatılmasının hangi nedene dayandığı hususunun aydınlatılması gerektiğinin belirtildiği, bu yönden yapılan incelemede 24.12.1990 tarihinde para çekildiği belirtilen hesabın davaya konu 058254 numaralı hesap ile bir ilgisinin bulunmadığı, bu hesabın davaya konu hesap dışında başka bir hesap olduğu, yani aynı kişiye ait iki ayrı hesap olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalı tarafından davacının hesaptan çekilen paraya ilişkin «icazetinin» olduğu/«tediye makbuzunun» bulunduğu yönünde davanın reddi talep edilmişse de, hesaptan çekilen paraya icazet verilebilmesi için davacının öncelikle o hesabın varlığından haberdar olması, ha …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava; yurt dışı «prim alacağının» tahsilinden kaynaklanan alacak davasına ilişkin olduğu, davacı tarafın 28/12/1984 tarihi itibariyle paranın davalı bankaya gönderildiğini bildiği, bu durumda 26 yıl sonra dava açıldığı, TTK. nun 68/1 maddesi gereğince davalı bankanın «ticari defter» ve kayıtlarını 10 yıl süre ile saklamak zorunda olduğu, bu haliyle «zamanaşımı» süresinin dolduğu, gerekçesiyle davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödeme def'i · prim alacağı · peşin karar harcı · muacceliyet · zamanaşımı def'i · def'i · ihbar · ticari defter
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK 128. maddesi "Müruru zaman alacağın «muaccel» olduğu zamandan başlar, alacağın muacceliyeti bir «ihbar» vukuuna tabi ise müruru zaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan eder." hükmünü haiz olup, somut olayda, davacının, dava dilekçesinde belirttiği davalı bankadan 25.11.2009 tarihinde dava konusu paranın ödenmesini istemesi nedeniyle alacağın bu tarih itibariyle muaccel olduğu ve bu tarih itibariyle «zamanaşımının» işlemeye başladığı gözetilerek, davalının «ödeme def»'i de dikkate alınmak suretiyle işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava; yurt dışı «prim alacağının» tahsilinden kaynaklanan alacak davasına ilişkin olduğu, davacı tarafın 28/12/1984 tarihi itibariyle paranın davalı bankaya gönderildiğini bildiği, bu durumda 26 yıl sonra dava açıldığı, TTK. nun 68/1 maddesi gereğince davalı bankanın «ticari defter» ve kayıtlarını 10 yıl süre ile saklamak zorunda olduğu, bu haliyle «zamanaşımı» süresinin dolduğu, gerekçesiyle davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalı beyanı ve dosya kapsamından taraflar arasında "Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesabı" adı altında bir mevduat ilişkisi kurulduğu anlaşılmakta olup, buna bağlı olarak «zamanaşımı def»'inin de banka hesap sözleşmesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14738 E. 2015/476 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu kararda… tarihli 2.000 USD'lik dekonttaki imzanın davacı ... eli ürünü olmadığı bildirildiği ve bu raporlar mahkemece hükme esas alındığı halde anılan dekontla ilgili olumlu «olumsuz» hiçbir değerlendirme yapılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7763 E. , 2022/1490 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.12.2019 tarih ve 2015/202 E. - 2019/1054 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı T.C. Merkez Bankası A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya'da çalışan müvekkilinin Türkiye'ye geri dönüşü sonunda iş akdine son verildiğini ve işten ayrılmasından sonra Almanya Sigorta Kurumu nezdinde birtakım belgeler imzaladığını, bunlar arasında sigorta primlerinin geri alınmasını içeren bir formun da bulunduğunu, müvekkilinin Almanca bilmediğini ve imzaladığı form içeriklerinin mahiyetini bilmeden imzaladığını, emeklilik işlemleri sürecinde yurtdışı çalışmalarını içeren sigorta primlerinin T.C. Merkez Bankası'na yollandığını öğrendiğini, müvekkilinin bu durumu öğrenir öğrenmez 25.11.2009 tarihinde T.C. Merkez Bankası'na yazı yazdığını, gelen yazı cevabında, sigorta primlerini içeren parasının 28.12.1984 tarihinde geldiğinin ve 25.369.- Alman Markı sigorta parasının ...Şubesi'nden çekildiğinin bildirildiğini ancak ödeme belgelerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, imza incelemesi neticesinde bu durumun ortaya çıkacağını, müvekkili parasının 28.12.1984 tarihinde geldiğinin davalı T.C.
Merkez Bankası'nın kabulünde olduğunu fakat müvekkiline bu paranın bankaya geldiğine ilişkin hiçbir haber verilmediğini ileri sürerek, 12.970.- EURO'nun tahsil tarihindeki kur üzerinden 28.12.1984 tarihinden itibaren işçi dövizlerine uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın esası yönünden ise Almanya Sigorta Kurumundan davacı adına havale edilen 25.369.- DM'lik tutarın müvekkili bankanın 28.12.1984 tarihinde davacı adına kredi mektuplu döviz tevdiyat hesabına alındığını, dava konusu tutarın faizleriyle birlikte davacıya ait hesaptan tamamen çekildiğini, davacı tarafın kendi iddiasına göre uzun yıllar bekleyip böyle bir talepte bulunmasının MK'nın 2. maddesi anlamında objektif iyi niyet kurallarına aykırı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankanın müşterisi olduğu, davacının Almanya'da işçi olarak çalıştığı sürede Almanya Sigorta Kurumu tarafından tahakkuk ettirilen sigorta primlerinin yurda kesin dönüş yapacağından TCMB'ye gönderilmesini talep ettiği, bunun üzerine Almanya Sigorta Kurumu tarafından mevduatın TCMB'ye gönderildiği ve 25.369.- DM'lik kredi mektuplu döviz tevdiat hesabı açıldığı ancak döviz havalesinin gelişi, kredi mektubu düzenlenmesi ve kredi mektuplu döviz tevdiat hesabının açılması ile ilgili olarak davalı banka tarafından davacıya bir bildirim yapılmadığı, davacının 26/11/2009 tarihinde davaya konu alacağının akıbetini sorduğu, davalı banka tarafından davaya konu alacağın 06/02/1985 tarihinde ...Şubesi tarafından davacıya ödendiğine ilişkin bilgi verildiği ancak davacının ödeme dekontundaki imzanın kendisine ait olmadığını, parayı çekmediğini belirttiğinin anlaşıldığı, imzanın davacının eli ürünü olup olmadığına ilişkin inceleme yapılmak üzere dosyanın grafalog bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişi raporunda 06/02/1985 tarihli SUŞ (tediye dekontu) üzerindeki ...
adına atılan imzaların, ...'in eli ürünü olmadığı, benzetilerek atıldığının belirtildiği, bozma ilamında 06/02/1985 tarihinde para çekilerek kapatılan hesabın 24.12.1990 tarihinde tekrar kapatılmasının hangi nedene dayandığı hususunun aydınlatılması gerektiğinin belirtildiği, bu yönden yapılan incelemede 24.12.1990 tarihinde para çekildiği belirtilen hesabın davaya konu 058254 numaralı hesap ile bir ilgisinin bulunmadığı, bu hesabın davaya konu hesap dışında başka bir hesap olduğu, yani aynı kişiye ait iki ayrı hesap olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalı tarafından davacının hesaptan çekilen paraya ilişkin icazetinin olduğu/tediye makbuzunun bulunduğu yönünde davanın reddi talep edilmişse de, hesaptan çekilen paraya icazet verilebilmesi için davacının öncelikle o hesabın varlığından haberdar olması, haberdar olduğu hesabın işlek bir hesap olması ve bu hesaptan çekilen paradan bilgisi olduğu halde yapılan işlemlere bilerek ve isteyerek ses çıkarmamış olması gerektiği ancak davacının davaya konu hesaptan haberdar olmadığı, hesaptan bir kez para çekilerek hesabın kapatılmış olduğu ve imzanın da davacının eli ürünü olmadığı anlaşıldığından icazetin varlığının mümkün olmadığının anlaşıldığı, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile;
davalı T.C. Merkez Bankası A.Ş. ...Kambiyo Şubesi'ne karşı açılan davanın davalının husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Merkez Bankası A.Ş. yönünden davanın kabulü ile 25.369.- DM asıl alacağın 06/02/1985 tarihinden, 01/01/1999 tarihine kadar 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi kapsamında kamu bankalarının DM bazındaki bir yıllık mevduata uygulamış oldukları en yüksek faiz oranı ile, 01/01/1999 tarihinden itibaren ise aynı asıl alacağın dönüşüm kuru 1,95533 üzerinden 25.369.- DM karşılığı 12.974,28 EURO asıl alacağın yine 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi kapsamında kamu bankalarının DM bazındaki bir yıllık mevduata uygulamış oldukları en yüksek faiz oranı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı T.C. Merkez Bankası A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı T.C. Merkez Bankası A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı T.C. Merkez Bankası A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı T.C. Merkez Bankası A.Ş. harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 03/03/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
12.970,00 Euro'nun 28.12.1984 tarihinden itibaren işçi dövizlerine uygulanan en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesi istemi ile açılan davada, yerel mahkemenin 12.02.2014 tarih ve 2013/377 esas, 2014/19 karar sayılı kararı ile 4.800,52 TL asıl alacak ve 35.690,49 TL faiz olmak üzere toplam 40.761,01 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairenin 2014/9925-17800 sayı 18.11.2014 tarihli kararı ile davacının temyiz istemi süre yönünden red edilerek karar davalı yararına bozulmuş, yerel mahkemece bozma ilamına uyularak 2015/202 esas 2019/1054 karar sayılı ve 23.12.2019 tarihli kararla davacı alacağına bu kez yabancı para (DM+Euro) üzerinden hükmedilmiştir.
[…]C. Merkez Bankası A.Ş.'nin temyiz itirazları çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum.
Yargıtayca " bir kararın bozulması ve mahkemenin bozma kararına uyması halinde, bozulan kararın bozma sebeplerinin şumulü dışında kalmış cihetlerinin kesinleşmiş sayılması, davaların uzamasını önlemek maksadıyla kabul edilmiş çok önemli bir usul hükmüdür. O konunun bozma sebebi sayılmamış ve başka sebeplere dayanan bozma kararına mahkemenin uymuş olması, taraflardan birisi lehine usuli bir müktesep hak meydana getirir ki, bu hakkı ne mahkeme, ne de Yargıtay halele uğratabilir. Zira, usuli müktesep hakkın tanınması amme intizami düşüncesiyle, kabul edilmiş esastır. ( 4.2.1959 gün ve 13/5 sayılı İ.B.K.)
Somut uyuşmazlıkta, davacı alacağının yabancı para cinsinden tahsili istemi ile açılan davada yerel mahkemece 12.02.2014 tarihli karar ile davanın TL cinsinden kabulü ve bu hususun bozma dışında bırakılarak kesinleşmesi ile artık davalı yararına usuli müktesep hak doğmuştur.
Bu halde bozma ilamına uyan yerel mahkemece davacı alacağına TL cinsinden hükmedilmesi gerekirken 23.12.2019 tarihli temyiz incelemesine konu kararla yabancı para cinsinden alacağa hükmedilmesi usuli kazanılmış hak kurallarının ihlali olup bu hususun kamu intizamından olması nedeniyle temyiz incelemesi sırasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir.
Açıklanan nedenle yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken yazılı gerekçe ile onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/773763500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz