6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR'de zamanaşımı, ihbar süresi ve pervasız davranış

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/4 E. 2024/1769 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalZamanaşımı

Davacının nitelemesi: CMR taşıması kaynaklı rücu ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

CMR Konvansiyonuna tabi bir taşımada, hasarın taşıyıcı veya yardımcı kişilerin makinenin üzerine basarak yürümesi gibi zarar sonucunun gerçekleşeceği açık olan bir eylemle meydana gelmesi, CMR'nin 32/1. maddesi anlamında 'bilerek kötü hareket/pervasızca kusur' olarak kabul edilir ve bu durumda genel bir yıllık zamanaşımı süresi yerine üç yıllık süre uygulanır. Ayrıca zarar görenin taşıyıcıya gönderdiği, olayı genel olarak ortaya koyan ve değerlendirmeye imkan veren yazılı istem, taşıyıcı tarafından açıkça reddedilmedikçe zamanaşımı süresini CMR 32/2 uyarınca durdurur.

Ele alınan sorunlar

CMR'ye tabi taşımada zamanaşımı süresinin belirlenmesi (bir yıl mı üç yıl mı) → kabul

İddia: Davacı vekili, araç şoförünün makinenin üzerine basarak pervasızca davrandığını, bu nedenle CMR'nin 32. maddesi gereğince üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR'nin 32/1. maddesine göre bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğan davaların bir yıl içinde açılması gerekir; ancak bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda bu süre üç yıldır. Zamanaşımı başlangıcı, hasar hallerinde teslim tarihidir. Somut olayda makine Almanya'daki satıcının iş yerinde araca yüklendikten sonra taşıyıcı sürücüsünün tente kapatma ve sabitleme yaptığı sırada makinenin üzerine çıktığı ve hasarın bu nedenle meydana geldiği ekspertiz raporu ve bilirkişi raporuyla belirlenmiştir. Makinenin bu şekilde basılmaya uygun olmadığı yükleme sırasında satıcı tarafından sigortalıya bildirilmiştir. Bir ünite halinde yapılan taşımada makinenin üzerine çıkılarak şoförün fiili ile makineye zarar verildiği belli olup, bu eylem sonucunda zararın gerçekleşeceği açık olduğundan sürücünün eyleminin pervasızca hareket olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle somut olayda CMR'nin 32/1. maddesinde öngörülen üç yıllık zamanaşımı süresi uygulanmalıdır. Bu süre teslim tarihinden itibaren üç yıl olup, icra takip tarihi itibariyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresi dava tarihi itibariyle dolmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Zarar görenin yazılı istemi ile zamanaşımı süresinin durması (CMR 32/2) → kabul

Gerekçe: CMR'nin 32/2. maddesine göre yazılı bir istem, taşıyıcı bunu yazılı olarak geri çevirip belgeleri iade edinceye kadar zaman limitini erteler; talebin bir kısmı kabul edilirse süre anlaşmazlık konusu istek için yeniden işlemeye başlar. Zarar görenin yazılı isteminin süreyi ertelemesi için olayı genel olarak ortaya koyması ve taşıyıcının değerlendirme yapabilmesine imkan verecek bilgiyi içermesi yeterlidir; tazminat miktarının tam belirtilmesi gerekmez. Süresinin yeniden işlemeye başlaması için taşıyıcının cevabında talebin açıkça reddedilmesi ve talep sahibine dava açmak dışında seçenek bırakılmaması gerekir. Somut olayda dava dışı sigortalı tarafından davalı taşıyıcıya gönderilen e-postada makinede oluşan hasar bildirilerek gerekli tutarın karşılanması istenmiş, davalı taşıyıcı ise bu istemi reddetmeyerek durumu alt tedarikçiye ileteceğini ve CMR sigortasına başvuracağını bildirmiştir. İstem davalı tarafından açıkça reddedilmediğinden CMR'nin 32/2. maddesi gereği işlemekte olan zamanaşımı durmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının sorumluluk sınırlamasından yararlanıp yararlanamayacağı (CMR 29) → kabul

Gerekçe: Bilirkişi incelemesinde hasarın, sürücü tarafından makinenin üzerine basılması sonucu meydana geldiği ve hasar bedelinin 3.120-Euro olduğu tespit edilmiştir. Hasarın oluşumunda davalı taşıyıcı ağır kusurlu olduğundan, CMR'nin 29. maddesi gereğince davalının sorumluluk sınırlamasından yararlanması mümkün değildir; bu nedenle tespit edilen hasar bedelinden davalı sorumludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

İşlemiş faiz talebinin ihtarnamenin tebliğ edilmemesi nedeniyle reddi → ret

Gerekçe: Takip öncesinde davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen ödeme ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiğine dair bir kayıt sunulmadığından, davacının işlemiş faiz talebi yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatı talebinin alacağın likit olmaması nedeniyle reddi → ret

İddia: Davacı vekili, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Takip ve dava konusu alacak, taşıyıcının sorumluluğuna dayalı hasar bedeli istemine ilişkin olup likit olmayıp miktarının tespiti yargılamayı gerektirmektedir. Bu nedenle icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, CMR'ye tabi taşımalarda sürücünün yükün üzerine basarak zarara sebep olması gibi eylemlerin 'pervasızca hareket' sayılarak üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasına yol açması ve zarar görenin taşıyıcıya gönderdiği açıkça reddedilmemiş yazılı istemin zamanaşımını durdurması yönündeki değerlendirmesi, benzer CMR uyuşmazlıklarında bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
CMR'ye tabi taşımalardan doğan davalarda genel zamanaşımı süresi bir yıldır; ancak taşıyıcının bilerek kötü hareketi veya mahkemece bilerek kötü hareket olarak kabul edilen pervasızca kusuru varsa bu süre üç yıldır (CMR 32/1). Zarar görenin taşıyıcıya gönderdiği ve olayı genel olarak ortaya koyan yazılı istem, taşıyıcı tarafça açıkça reddedilmediği sürece işlemekte olan zamanaşımı süresini durdurur (CMR 32/2).

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu zamanaşımı halefiyet rücu pervasızca hareket / bilerek kötü hareket sorumluluk sınırlaması icra inkar tazminatı itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: CMR — CMR 17CMR 29CMR 30/1CMR 30/3CMR 32/1CMR 32/2 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472 · 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun — 3095 sayılı Kanun 4/a · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/4

KARAR NO 2024/1769

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/11/2021

NUMARASI 2020/275 Esas - 2021/692 Karar

DAVA

İtirazın İptali

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket sigortalısı ... Tekstil'e ait kaplama makinasının müvekkili şirket tarafından emtia nakli sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, sigortalı makinenin 14/02/2018 tarihinde hasara uğradığını, müvekkili şirket tarafından ilgili poliçe gereği hasar sonucu zarara uğrayan sigortalıya 3.120-Euro tazminat ödendiğini,ödemenin rücusu amacıyla davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de davalının takibe itiraz ettiğini, davalı şirkete ait araç ile 14/02/2018 tarihinde Almanya-Türkiye nakliyesi yapıldığı esnada dava konusu hasarın meydana geldiğini, sigortalıya ait emtianın şoför tarafından üzerine basılması neticesinde hasar gördüğünü ve sigortalı ile davalı arasında yazışmalarda da bu hususa itiraz edilmediğini belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davanın TTK'nın 855. maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, rücu alacaklısı sigorta şirketinin müvekkili şirkete üç aylık süre içerisinde bildirimde bulunmadığı gibi 30/04/2018 tarihinde ifa ettiği borç hakkında zamanaşımı süresi sona erdikten sonra 22/10/2019 tarihinde takip başlattığını, hasarın taşıyıcının kastı veya pervasızca bir davranışından meydana gelmediğini, CMR'nin 32. Maddesinde bir yıllık zamanaşımı süresinin düzenlendiğini, hasara ilişkin olarak müvekkiline 7 günlük sürede yazılı ihbar yapılmadığı gibi CMR üzerine ihtirazi kayıt düşülmeden malın teslim alındığını, ekspertiz raporunda da hasarın teslimden on iki gün sonra bildirildiğinin tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı nezdinde sigortalı emtia, davalı tarafından Almanya-Türkiye arası taşındığından, taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu, taşıma konusu makinenin dava dışı sigortalıya 08.02.2018 tarihinde teslim edildiği, davalıya hasar ihbarının 20.02.2018 tarihinde mail ile yapıldığı, davacı tarafından sigortalıya 16.03.2018 tarihinde ödeme yapıldığı,hasar ihbarının CMR 30/1 maddesi gereğince yedi gün içinde yapılmadığı, bir an için ayıbın gizli ayıp olduğu kabul edilse bile, CMRnin 32/1 maddesi gereğince taşıyıcının kasıtlı bir hareketine dair dosyada delil bulunmadığı, ekspertiz raporunda, yük sabitleme ve tente kapatma işleminin şoför tarafından gerçekleştirildiği, bu aşamada üretici yetkilileri tarafından sigortalı yetkililerine mail gönderilerek şoförün makinenin üzerine basarak, yük üzerinde gezinmekte olduğunun ve makinenin bu amaç için uygun olmadığının belirtildiği yazılı ise de, yükleme sırasındaki taşıyıcı eylemi kasıtlı bir hareket olarak görülmediğinden, teslim tarihi olan 08.02.2018 tarihinden icra takibinin başlatıldığı 02.10.2018 tarihi arasında 1 yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; taşıyıcının sürücüsünün sigortalı emtia üzerinde yürüyerek zarar verdiğini, bu durumun kasti bir durum olarak kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, hasarın ancak makinenin montajı sonrasında 14.02.2018 tarihinde tespit edilebildiğini, CMR'nin 30/3 maddesi gereğince 21 günlük yasal sürede yazılı bildirim yapıldığını, bildirimin 20.02.2018 tarihinde sigortalı şirket yetkilisince davalı şirket yetkilisine e-posta ile gerçekleştirildiğini, yükleme sırasında şoförün makinenin üzerine bastığını, makinenin basılmaya uygun olmadığının üretici firma tarafından davalıya e-posta ile bildirildiğini, araç şöförünün bu şekilde pervasızca davranarak kasten zarara neden olduğunu, bu durumda zamanaşımı süresinin CMR'nin 32.

maddesi gereğince üç yıl olduğunu, hasarın oluşumunda davalı akdi taşıyıcının, yardımcılarının kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, emtia nakli sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma Almanya-Türkiye arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir.

Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. CMR'nin 17. maddesine göre; taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR’nin 30/1 maddesi uyarınca ise, alıcının taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziya ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden 7 gün içinde durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtilen şekilde aldığına kanıt oluşturur.CMR’nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usülüne uygun bir bildirimde bulunmadan teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir.

Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur.Somut olayda; davacı tarafından emtia nakli sigorta poliçesi ile sigortalanan dava dışı sigortalı Telateks firmasına makinenin Almanya'dan Türkiye'ye taşınması işinin davalı tarafından üstlenildiği, taşımanın fiilen ... firması tarafından gerçekleştirildiği, emtianın Almanya'daki satıcının iş yerinde araca yüklenmesi sonrasında alt taşıyıcı sürücüsünün sabitleme yaptığı sırada makinenin üzerine çıktığı, bu durumun ve makinenin buna uygun olmadığının Almanya'daki satıcı tarafından 02.02.2018 tarihli e-posta ile sigortalıya bildirildiği, emtianın Türkiye'ye ulaşması sonrasında alıcı sigortalıya 08.02.2018 tarihinde teslim edildiği, makinenin montajını takiben hasarın 14.02.2018 tarihinde tespit edilerek süresinde 20.02.2018 tarihinde sigortalı tarafından e-posta yoluyla davalı taşıyıcıya ihbar edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz ile tespit edilen hasar bedelinin 3.120-Euro olarak 16.03.2018 tarihinde sigortalıya ödendiği, davacı tarafından hasar bedelinin on gün içinde ödenmesinin 19.03.2018 tarihli ihtarname ile davalıya ihtar edildiği, ancak ihtarın davalıya tebliğ edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, davalı tarafça ödeme de yapılmaması üzerine davalı aleyhine 02.10.2019 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmaktadır.

CMR'nin 32/1. maddesine göre; bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır. Zamanaşımı başlangıcı ise; teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde teslim tarihi, tam kayıplarda kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra, kararlaştırılmış zaman limiti yoksa yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60. gündür. CMR'nin 32/2 maddesine göre ise; bu konudaki yazılı bir istem, taşıyıcı bunu yazılı olarak geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde, zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar.

İstemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir. Zarar gören tarafından yapılacak yazılı istemin zamanaşımı süresini ertelemesi için, olayı genel olarak ortaya koyması, taşıyıcının talepten sorumluluk sebebi ile tazminat miktarı hakkında değerlendirmede bulunabilmesine imkan verecek bilgiyi içermesi yeterli olup, tazminat miktarının tam olarak belirtilmesi gerekmez. Ancak duran zamanaşımı süresinin tekrar işlemeye başlayabilmesi için taşıyıcının cevabında talebin açıkça reddedilmesi, talep sahibine hakkını davada ileri sürmek dışında başka bir seçenek bırakılmaması gerekir. Bu kapsamda dava dışı sigortalı ... firması tarafından davalı taşıyıcıya gönderilen 20.02.2018 tarihli e-postada makinede oluşan hasar bildirilerek motorun yenilenmesi için gerekli tutarın karşılanması talep ve ihbar edilmiş olup, davalı taşıyıcı tarafından cevaben gönderilen e-postalarda ise bu istem reddedilmeyerek durumun alt tedarikçiye iletileceği, kendilerinin de CMR sigortasına başvuracaklarının bildirildiği görülmektedir.

Bu durumda istem davalı taşıyıcı tarafından açıkça reddedilmediğinden, CMR'nin 32/2 maddesi hükmü gereği işlemekte olan zamanaşımı durmuştur. Bu nedenle alacak zamanaşımına uğramamış olup, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Kaldı ki makine Almanya'daki satıcının iş yerinde araca yüklendikten sonra taşıyıcı sürücüsünün tente kapatma ve sabitleme yaptığı sırada makinenin üzerine çıktığı, makinede oluşan hasarın da bu nedenle meydana geldiği ekspertiz raporu ve mahkemece alınan bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Yükleme sırasında sürücünün makinenin üzerine çıkması üzerine makinenin buna uygun olmadığı yükleme sırasında Almanya'daki satıcı tarafından 02.02.2018 tarihli e-posta ile sigortalıya bildirilmiştir.

Bir ünite halinde yapılan taşımada makinenin üzerine çıkılarak şöförün fiili ile makineye zarar verildiği belli olup, bu eylem sonucunda zararın gerçekleşeceği açık olduğundan sürücünün eyleminin pervasızca hareket olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle somut olayda CMR'nin 32/1 maddesinde öngörülen üç yıllık zamanaşımı süresi uygulanmalıdır. Bu süre teslim tarihi olan 08.02.2018 tarihinden itibaren üç yıl olup, icra takip tarihi olan 02.10.2019 tarihi itibariyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresi 19.06.2020 dava tarihi itibariyle de dolmamıştır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde hasarın, sürücü tarafından makinenin üzerine basılması sonucu meydana geldiği, hasar bedelinin de 3.120-Euro olduğu tespit edilmiştir.

Hasarın oluşumunda davalı taşıyıcı ağır kusurlu olduğundan, CMR'nin 29. maddesi gereğince davalının sorumluluk sınırlamasından yararlanması mümkün değildir. Bu nedenle tespit edilen bu hasar bedelinden davalı sorumludur. İcra takibinde davacı tarafça işlemiş faiz talep edilmiştir. Ancak takip öncesinde davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen 19.03.2018 tarihli ödeme ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiğine dair bir kayıt sunulmamıştır. Bu nedenle davacının işlemiş faiz talebi yerinde değildir. Yine davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmişse de, takip ve dava konusu alacak, taşıyıcının sorumluluğuna dayalı hasar bedeli istemine ilişkin olduğundan, likit olmayıp miktarının tespiti yargılamayı gerektirmektedir.

Bu nedenle icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne asıl alacak bakımından itirazın iptaline ,fazla istemin reddine " karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/275 Esas - 2021/692 Karar sayılı 02/11/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne; davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 3.120-Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren %5 oranını aşmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Euro döviz faizi işletilerek devamına, fazla istemin reddine, Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ; Alınması gereken 1.640,92-TL harçtan 363,61-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 1.277,31-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan toplam 418,01-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.400-TL bilirkişi ücreti ve 87-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.487-TL yargılama giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 2.280-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 24.021,81-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 2.219,25-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak 113-TL'sinin davacıdan, 1.207-TL davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 60,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 55-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/77021 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.