Kargoda zıya halinde taşıyıcının sorumluluğu ve icra inkar tazminatı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/567 E. 2024/1757 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Zarar mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Taşıma sözleşmesi kapsamında teslim alınan eşyanın taşıma sırasında zıyaa uğradığı durumlarda, gönderinin alıcıya usulüne uygun teslim edildiğini ispat yükü taşıyıcıya aittir; taşıyıcı bu ispatı yapamaz ve sorumluluktan kurtulma sebeplerini de ileri süremezse, zarardan sorumlu tutulur. Zarara pervasız bir davranışla sebebiyet verildiğinin tespiti halinde taşıyıcı, kanuni sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamaz; bu durumda tazminat, eşyanın teslim alındığı yer ve zamandaki piyasa değerine göre hesaplanır. Ayrıca, miktarı yargılama sonucunda belirlenen tazminat niteliğindeki alacaklar için icra inkar tazminatına hükmedilemez.
Ele alınan sorunlar
Taşıyıcının gönderinin zıyaından sorumluluğu ve ispat yükü → ret
İddia: Davalı, taşıma edimini sözleşmeye uygun ifa ettiğini, cihazın alıcı firmaya usulüne uygun teslim edildiğini, kargo içeriğinin ve teslim edilmeme durumunun davacı tarafından ispatlanamadığını, ... isimli kişinin alıcı firma çalışanı olup olmadığının araştırılmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın teslim alınmasından teslimine kadar geçen sürede zıyaından, hasarından veya gecikmeden doğan zararlardan, kendi adamlarının ve yararlandığı kişilerin fiil ve ihmallerinden kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK 876 uyarınca taşıyıcı, ancak en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı sebeplerle zarar doğduğunu ispatlarsa sorumluluktan kurtulur. Somut olayda davalı taşıyıcı, gönderinin alıcıya teslim edildiğine ilişkin belge sunamamıştır; gönderinin teslim edildiği hususunda ispat yükü davalı taşıyanın üzerindedir. Davalı, sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak sebeplerin varlığını da ileri sürmemiştir. Bu durumda gönderinin davalının sorumluluğu altında kaybolduğu sonucuna varılmıştır; davalının zarardan sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Pervasız davranış nedeniyle sorumluluktan kurtulma ve sınırlı sorumluluktan yararlanamama → ret
İddia: Davalı, sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması ve SDR hesabı yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 882 uyarınca gönderinin tamamının zıyaı halinde tazminat, gönderinin ağırlığının kilogramı başına belirli bir ÖÇH tutarıyla sınırlıdır. Ancak TTK 886 uyarınca zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelme ihtimalinin bilinciyle sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Emtianın kaybına pervasızca davranışıyla sebebiyet veren davalının, sorumluluktan kurtulma hallerinden yararlanması mümkün olmadığı gibi TTK 882'deki sorumluluk sınırlamasından yararlanma olanağı da bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tazminata esas alınacak değerin tespiti (gönderi içeriği ve rayiç bedel) → ret
İddia: Davalı, zararın belirlenmesinde dava dışı üçüncü kişiler tarafından düzenlenen faturanın esas alınamayacağını, ikinci el ve arızalı ürün için sıfır ürün bedeline hükmedilmesinin haksız olduğunu, sevk irsaliyesinde ürünün problemli olduğunun belirtildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının sorumluluk sınırlamasından yararlanamayacağı tespit edildiğine göre, tazminata esas alınacak değerin TTK 880/1 gereğince eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanması gerekir. TTK 880/3'e göre eşyanın değeri piyasa fiyatına, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir; eşya taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa satıcı faturasındaki bedel piyasa fiyatı sayılır. Davalı tarafından düzenlenen kargo faturasında davacının alıcı firma adına düzenlediği sevk irsaliyesi bilgilerine yer verildiğinden gönderi içeriğinin dava konusu cihaz olduğu sonucuna varılmıştır. Bilirkişi tarafından gönderinin kullanım süresi dikkate alınarak belirlenen ikinci el rayiç değerin, ürünün USD olarak gösterilen bedelinin taşıma tarihindeki kur karşılığı dikkate alındığında fahiş olmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkar tazminatı talebinin koşullarının oluşup oluşmadığı → kabul
İddia: Davalı, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Hükmedilen alacak tazminat kabilinden olup miktarı yargılama sonucunda belirlendiğinden, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, taşıma sözleşmesinde gönderinin alıcıya teslim edildiğine ilişkin ispat yükünün taşıyıcıda olduğu ve pervasız davranışla zarara sebebiyet veren taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı hususunda, ayrıca tazminat niteliğindeki ve miktarı yargılamayla belirlenen alacaklarda icra inkar tazminatı hükmedilemeyeceği hususunda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ ispat yükü↗ zıya↗ pervasız davranış↗ sınırlı sorumluluk↗ icra inkar tazminatı↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/567
KARAR NO 2024/1757
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/09/2021
NUMARASI 2019/267 Esas - 2021/525 Karar
DAVA
İtirazın İptali
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin müşterisi olan ..A.Ş.’ye ait ... cihazının tamiri için Öveçler/Ankara adresinde mukim ... Ltd. Şti. firmasına gönderilmek üzere müşterisinden teslim alındığını, 30.01.2018 tarihli ... seri numaralı sevk irsaliyesi ile alıcı ... firmasına teslim edilmek üzere ... gönderi kodu ile ... Kargo -Günbağ Şubesi’ne 30.01.2018 tarihinde teslim edildiğini, kargo sorgulamalarında gönderinin alıcı firmaya teslim edildiği şeklinde bilgi girişi yapılmışsa da teslim alan olarak ... isimli bir kişinin göründüğünü, alıcı firmadan ... isminde bir çalışan bulunmadığı bilgisinin alındığını, kargo firması ile yapılan şifai görüşmelerde gönderilen emtianın ... Kargo Çukurambar Şubesinde kaybolduğu bilgisi verildiğini, müvekkili şirketin müşterisinin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla anılan şirkete cihazın yenisinin temin edildiğini,emtianın değerinin 8.294,02-TL olduğunu, İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davalı şirkete teslim edilen kargonun alıcısına usulüne uygun olarak teslim edildiğini, bu hususun şirket kayıtları ile sabit olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunu kabul manasına gelmemek üzere davacı tarafından kargo içeriğinin kesin deliller ile ispatı gerektiğini, dava konusu ürünün müvekkili şirkete eksiksiz olarak teslim edildiğinin ve söz konusu kargonun kaybolduğu şeklindeki iddianın ispatının davacı tarafın yükümlülüğünde olduğunu, kargo paketi içindeki emtianın ne olduğu ve ürünün ne şekilde kargoya verildiği hususunun net bir şekilde tespit edilemediğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasında taşımaya yönelik bir sözleşme mevcut olduğu, taşıma faturasında, taşımaya konu ürünün kargo şirketi tarafından teslim alındığı, davacı tarafından, alıcı ... firmasına gönderilmek üzere, davalı tarafından alınan emtianın, alıcısı dışında, ... isimli bir kişiye teslim edildiği, bu kişi ile alıcı arasında ilişki tespit edilemediği, alıcı şirkete teslime ilişkin davalının geçerli bir kayıt sunamadığı, sözleşme uyarınca davalıya taşınması için verilen emtianın, alıcısı dışındaki başka bir kişiye teslim edilmesi nedeniyle davalının davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu, TTK'nın 886. maddesi gereğince pervasız davranışı nedeniyle davalının sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı, söz konusu gönderinin kargo edilirken durumu bilinmemekle beraber çalışır/kullanılabilir ancak ikinci el olduğu ve yaklaşık kullanılmışlık süreleri dikkate alınarak 6.231,91-TL bedelin ikinci el satışına esas piyasa rayiç bedeli olarak uygun bulunduğu, davalının tazmin etmekle yükümlü olduğu davacının gerçek zararının 6.231,91-TL olduğu, davalı tarafça zamanaşımı ileri sürülmüş ise de, taşıma işinin, taşıma faturasına göre 17/02/2018 tarihinde gerçekleştiği, icra takibinin ise 03/12/2018 tarihinde başlatıldığı, zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 6.231,91-TL asıl alacak ve 699,17-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.931,08-TL alacak bakımından iptaline,fazla istemin reddine, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; müvekkili şirket tarafından edimlerin gereği gibi yerine getirildiğini, her ne kadar mahkemece emtianın alıcıya teslimi edilemediği sonucuna ulaşılmış ise de alıcı firmaya ... isimli kişinin çalışan olup olmadığının sorulmadığını, bu hususun araştırılmadığını, bahsi geçen kargo içeriğinin müvekkili firmaya taşınmak üzere verildiğinin, bu emtianın tam ve hasarsız olarak teslim edildiğinin davacı tarafından ispat edilemediğini, zararın belirlenmesinde dava dışı üçüncü kişiler tarafından düzenlenen faturanın esas alınamayacağını, ikinci el ve arızalı olduğu belirtilen ürün için sıfır ürün bedeline hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sevk irsaliyesinde ürünün çok yavaş çalıştığının, diskin yavaş ve problemli olduğunun belirtildiğini, buna rağmen fatura bedeline hükmedilmesinin doğru olmadığını, sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması ve SDR hesabı yapılmasının gerektiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında zayi edilen emtia bedelinin tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK'nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.
Sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup,gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 ÖÇH nı karşılayan tutar ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Somut olayda; davacı taşıtanın, dava dışı müşterisi tarafından kendisine tamir edilmek üzere teslim edilen cihazın onarımının yapılması için dava dışı alıcı RZK firmasına gönderilmek üzere davalı kargo şirketine verildiği hususu ihtilaf dışı olup, davacı cihazın kaybolması nedeniyle müşteriye yeni bir cihaz alması nedeniyle oluşan zararın tazminini talep etmiştir.
Öncelikle davalı taşıyan, taşıma edimini sözleşmeye uygun olarak ifa ettiğini ileri sürmekte ise de gönderinin alıcıya teslimine ilişkin belge sunmamıştır. Gönderinin teslim edildiği hususunda ispat yükü davalı taşıyanın üzerindedir.Bu durumda gönderinin davalının sorumluluğunda kaybolduğu sonucuna varılmaktadır. Davalı tarafından, sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak sebeblerin varlığı ileri sürülmemiştir.Emtianın kaybına pervasızca davranışıyla sebebiyet veren davalının, TTK'nın 886. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulma hallerinden yararlanması mümkün olmadığı gibi, TTK'nın 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından yararlanma olanağı da bulunmamaktadır. O halde davalının taşıma sırasında kargonun kaybı sonucu oluşan zarardan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yoktur.
Davacı tarafça 30/01/2018 tarih ve ... seri/sıra numaralı sevk irsaliyesi ve cihaza ilişkin satış faturası ibraz edilmiştir. Davalı tarafından düzenlenen kargo faturasında davacı tarafından alıcı firma adına düzenlenen sevk irsaliyesi bilgilerine yer verildiğinden gönderi içeriğinin ... Cihazı olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda davalının sorumluluk sınırlamasından yararlanamayacağı da tespit edildiğine göre, tazminata esas alınacak değerin TTK'nın 880/1. maddesi gereğince eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanması gerekir. TTK'nın 880/3. maddesine göre ise; "Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir.
Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır." Cihazın satıcı ...Ltd Şti tarafından davacının müşterisine satışına ilişkin 31/10/2013 tarihli faturada mal bedeli ve kurulum 8.294,02-TL (4.163,04-USD) olarak gösterilmiştir. Bilirkişi tarafından gönderinin kullanım süresi dikkate alınarak 6.231,91-TL bedelin ikinci el rayiç değer olduğunun belirtildiği, özellikle ürünün USD olarak gösterilen bedelin taşıma tarihindeki kur karşılığı dikkate alındığında emtia bedelinin fahiş olmadığı sonucuna varılmaktadır.Davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Bununla birlikte, hükmedilen alacak tazminat kabilinden olduğu, yargılama ile belirlendiği dikkate alınarak koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken,icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davalının itirazının kısmen iptaline fazla talebin reddine, koşulları olmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/267 Esas - 2021/525 Karar sayılı 22/09/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında davalının itirazının 6.231,93-TL asıl alacak ve 699,17-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.931,08-TL alacak bakımından kısmen iptali ile takibin devamına asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine, Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 473,46-TL harçtan davacı tarafından yatırılan toplam 157,96-TL harcın mahsubu ile kalan 315,50-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 202,36-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 4.950-TL bilirkişi ücreti ve 102,10-TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.052,10-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 3.790-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine 4.080-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine 2.306,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak 330-TL'sinin davacıdan, 990-TL davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına" Yatırılan 119-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, Davalı tarafından yapılan 51,10-TL istinaf yargı giderinin red oranında hesaplanan 13-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/77009 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi