Sözleşmenin feshi | Tahliye
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/48 E. 2022/1941 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin haklı feshi↗ kira ilişkisi↗ hmk 297↗ infazda tereddüt↗ sözleşmenin feshi↗ bayilik sözleşmesi↗ şikayet↗ infaz↗ olumsuz oy↗ fesih↗ hukuki yarar↗ iş mahkemesi görev alanı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 3.2 maddesine göre kontroller sonucu bayilerin post cihazlarında kartlara dolum yapılmaması, jeton bulunmaması ve kart bulunmaması karşılığında bayilerin tutanağı tutularak 5.000,00 TL para cezasının yanı sıra bayilik sözleşmesinin fesih edileceği hükmünün bulunması, sözleşmenin 3.2 kapsamında şikayet dilekçeleri verilmiş olması, davacı şirket tarafından 27/05/2015 tarihinde bu dilekçeler sebebiyle davalı bayiye 5.000,00 TL para cezası verildiği ve sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiği, kararın davalıya elden tebliğ edildiği, herhangi bir itirazın yapıldığına ilişkin dosya kapsamında delilin bulunmadığı, dinlenilen tanık beyanlarından da 43 numaralı bayide bir kısım sıkıntıların yaşandığı, sözleşmenin 3.2 maddesi kapsamında fesih şartlarının oluştuğu gerekçesiyle talebin görev alanı dışındaki kısımları hakkında hüküm kurulmamış sözleşmenin feshiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, taraflar arasında imzalanan 01.01.2011 tarihli " Samulaş A.Ş. Hafif Raylı Sistemi Hat Üzerindeki Bayilik Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin davacı yanca feshi ve davalının kiralanandan tahliyesi talebine ilişkin olup mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davanın kabulü ile sözleşmenin feshine karar verilmiştir. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’un
382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK’nın 297/2. ve 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda, davacı yan sözleşmenin feshi ve kiralananın tahliyesi taleplerinde bulunmuş olup mahkemece kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olmasına rağmen kararın gerekçe bölümünde davacı taleplerinden olan kiralananın tahliyesi isteminin mahkemenin görev alanı dışında kaldığından bahisle bu taleple ile ilgili hüküm kurulamayacağı yalnızca sözleşmenin feshine karar verildiği belirtilmiştir. Bu durum yukarıda anılan yasa maddelerine aykırı olup gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve infazda tereddüt oluşturur şekilde bulunduğundan ve mahkemece tüm talepler yönünden olumlu olumsuz karar verilmek gerekirken eksik hüküm tesisi oluşturduğundan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2) Mahkemenin kabulüne göre de, göreve ilişkin olarak yapılan incelemede Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 04.04.2019 tarih ve 2017/4769 Esas 2019/3050 Karar sayılı bozma ilamında uyuşmazlık “taraflar arasında imzalanan bayiilik sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, taraflar arasındaki akdi ilişki, kira ilişkisi değildir.” şeklinde nitelendirilmiş olup mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada uyuşmazlığın kira ilişkisi olarak nitelendirmesi de doğru olmamıştır. Kaldı ki, davacının fesih istemine ilave olarak aynı zamanda kiralananın tahliyesi talebinde bulunmasında davacının hukuki yararının olup olmadığı da mahkemece tartışılmamıştır. Davacı yanca sözleşmenin haklı feshi ile ulaşılacak nihai sonuç kiralananın mahiyeti gereği tahliyesini de kapsar nitelikte olduğundan tekrar tahliye talebinde bulunulmasında davacının hukuki yararı olmadığı ve bu suretle tahliye talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sözleşmenin feshi | Tahliye 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/48 E. 2022/1941 K.
Ortak:sözleşmenin haklı feshi · kira ilişkisi · infazda tereddüt · sözleşmenin feshi · bayilik sözleşmesi · şikayet · infaz · olumsuz oy · dava şartı · Sözleşmenin feshi | Tahliye
İncelediğiniz karardaBu durum yukarıda anılan yasa maddelerine aykırı olup gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde bulunduğundan ve mahkemece tüm talepler yönünden olumlu «olumsuz» karar verilmek gerekirken eksik hüküm tesisi oluşturduğundan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
… n post cihazlarında kartlara dolum yapılmaması, jeton bulunmaması ve kart bulunmaması karşılığında bayilerin tutanağı tutularak 5.000,00 TL para cezasının yanı sıra «bayilik sözleşmesinin» «fesih» edileceği hükmünün bulunması, sözleşmenin 3.2 kapsamında «şikayet» dilekçeleri verilmiş olması, davacı şirket tarafından 27/05/2015 tarihinde bu dilekçeler sebebiyle davalı bayiye 5.000,00 TL para cezası verildiği ve sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiği, kararın davalıya elden tebliğ edildiği, herhangi bir itirazın yapıldığına ilişkin dosya kapsamında delilin bulunmadığı, dinlenilen tanık beyanlarından da 43 numaralı bayide bir kısım sıkıntıların yaşandığı, sözleşmenin 3.2 maddesi kapsamında fesih şartlarının oluştuğu gerekçesiyle talebin «görev alanı» dışındaki kısımları hakkında hüküm kurulmamış sözleşmenin feshiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hafif Raylı Sistemi Hat Üzerindeki Bayilik Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin davacı yanca feshi ve davalının kiralanandan tahliyesi talebine ilişkin olup mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davanın kabulü ile «sözleşmenin feshine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durum yukarıda anılan yasa maddelerine aykırı olup gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde bulunduğundan ve mahkemece tüm talepler yönünden olumlu «olumsuz» karar verilmek gerekirken eksik hüküm tesisi oluşturduğundan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
… n post cihazlarında kartlara dolum yapılmaması, jeton bulunmaması ve kart bulunmaması karşılığında bayilerin tutanağı tutularak 5.000,00 TL para cezasının yanı sıra «bayilik sözleşmesinin» «fesih» edileceği hükmünün bulunması, sözleşmenin 3.2 kapsamında «şikayet» dilekçeleri verilmiş olması, davacı şirket tarafından 27/05/2015 tarihinde bu dilekçeler sebebiyle davalı bayiye 5.000,00 TL para cezası verildiği ve sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiği, kararın davalıya elden tebliğ edildiği, herhangi bir itirazın yapıldığına ilişkin dosya kapsamında delilin bulunmadığı, dinlenilen tanık beyanlarından da 43 numaralı bayide bir kısım sıkıntıların yaşandığı, sözleşmenin 3.2 maddesi kapsamında fesih şartlarının oluştuğu gerekçesiyle talebin «görev alanı» dışındaki kısımları hakkında hüküm kurulmamış sözleşmenin feshiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hafif Raylı Sistemi Hat Üzerindeki Bayilik Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin davacı yanca feshi ve davalının kiralanandan tahliyesi talebine ilişkin olup mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davanın kabulü ile «sözleşmenin feshine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/647 E. 2023/7277 K.
Ortak:sözleşmenin haklı feshi · kira ilişkisi · infazda tereddüt · sözleşmenin feshi · bayilik sözleşmesi · şikayet · infaz · olumsuz oy · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durum yukarıda anılan yasa maddelerine aykırı olup gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde bulunduğundan ve mahkemece tüm talepler yönünden olumlu «olumsuz» karar verilmek gerekirken eksik hüküm tesisi oluşturduğundan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
… n post cihazlarında kartlara dolum yapılmaması, jeton bulunmaması ve kart bulunmaması karşılığında bayilerin tutanağı tutularak 5.000,00 TL para cezasının yanı sıra «bayilik sözleşmesinin» «fesih» edileceği hükmünün bulunması, sözleşmenin 3.2 kapsamında «şikayet» dilekçeleri verilmiş olması, davacı şirket tarafından 27/05/2015 tarihinde bu dilekçeler sebebiyle davalı bayiye 5.000,00 TL para cezası verildiği ve sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiği, kararın davalıya elden tebliğ edildiği, herhangi bir itirazın yapıldığına ilişkin dosya kapsamında delilin bulunmadığı, dinlenilen tanık beyanlarından da 43 numaralı bayide bir kısım sıkıntıların yaşandığı, sözleşmenin 3.2 maddesi kapsamında fesih şartlarının oluştuğu gerekçesiyle talebin «görev alanı» dışındaki kısımları hakkında hüküm kurulmamış sözleşmenin feshiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hafif Raylı Sistemi Hat Üzerindeki Bayilik Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin davacı yanca feshi ve davalının kiralanandan tahliyesi talebine ilişkin olup mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davanın kabulü ile «sözleşmenin feshine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 15.03.2022 tarih, 2021/48 E. ve 2022/1941 K. sayılı kararıyla davacının «sözleşmenin feshi» ve kiralananın tahliyesi taleplerinde bulunduğu, mahkemece kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olmasına rağmen kararın gerekçe bölümünde davacı taleplerinden olan kiralananın tahliyesi isteminin mahkemenin «görev alanı» dışında kaldığından bahisle bu taleple ile ilgili hüküm kurulamayacağı yalnızca sözleşmenin feshine karar verildiğinin belirtildiği, bu durum gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde bulunduğundan mahkemece tüm talepler yönünden olumlu «olumsuz» karar verilmek gerekirken eksik hüküm tesisi oluşturduğu gerekçesiyle kararın resen bozulmasına, kabule göre de davacı tarafça «sözleşmenin haklı feshi» ile ulaşılacak nihai sonuç kiralananın mahiyeti gereği tahliyesini de kapsar nitelikte olduğundan tekrar tahliye talebinde bulunulmasında davacının «hukuki yararı» olmadığı ve bu suretle tahliye talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmadığı gerekçesi …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinin» 3.2 maddesine göre kontroller sonucu bayilerin pos cihazlarında kartlara dolum yapılmaması, jeton bulunmaması ve ... bulunmaması karşılığında bayilerin tutanağı tutularak 5.000,00 TL para cezasının yanı sıra bayilik sözleşmesinin «fesih» edileceği hükmünün bulunduğu, sözleşmenin 5/2 nci maddesinde sözleşmenin 3,2 nci maddesine göre feshin direkt fesih «sebebi» olduğu, Samulaş A.Ş.'nin sözleşmeyi gerekçesiz olarak ... taraflı fesih edebileceğinin belirtildiği, sözleşmenin 3.2 nci maddesi kapsamında «şikayet» dilekçeleri verilmiş olması, davacı şirket tarafından 27.05.2015 tarihinde bu dilekçeler sebebiyle davalı bayiye 5.000,00 TL para cezası verildiği ve sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiği, kararın davalıya elden tebliğ edildiği, herhangi bir itirazın yapıldığına ilişkin dosya kapsamında delilin bulunmadığı, dinlenilen tanık beyanlarından da söz konusu bayide bir kısım sıkıntıların yaşandığı, sözleşmenin 3.2 maddesi kapsamında fesih şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında akdedilen 01.01.2011 tarihli 'Samulaş A.Ş hafif raylı sistem üzerindeki bayilik sözleşmesi' başlıklı 43 nolu üniversite bayiliğine ilişkin «sözleşmenin feshine», davacı tarafça «sözleşmenin haklı feshi» ile ulaşılacak nihai sonucun sözleşmeye konu yerin mahiyeti gereği tahliyesini de kapsar nitelikte olduğundan tekrar tahliye talebinde bulunulmasında davacının «hukuki yararı» olmadığından davacının tahliye talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
… rin pos cihazlarında kartlara dolum yapılmaması, jeton bulunmaması ve ... bulunmaması karşılığında bayilerin tutanağı tutularak 5.000,00 TL para cezasının yanı sıra «bayilik sözleşmesinin» «fesih» edileceği hükmünün bulunması, sözleşmenin 3.2 maddesi kapsamında «şikayet» dilekçeleri verilmiş olması, davacı şirket tarafından 27.05.2015 tarihinde bu dilekçeler sebebiyle davalı bayiye 5.000,00 TL para cezası verildiği ve sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiği, kararın davalıya elden tebliğ edildiği, herhangi bir itirazın yapıldığına ilişkin dosya kapsamında delilin bulunmadığı, dinlenilen tanık beyanlarından da 43 numaralı bayide bir kısım sıkıntıların yaşandığı, sözleşmenin 3.2 maddesi kapsamında fesih şartlarının oluştuğu gerekçesiyle talebin «görev alanı» dışındaki kısımları hakkında hüküm kurulmamış sözleşmenin feshiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eş rızası · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinin» 3.2 maddesine göre kontroller sonucu bayilerin pos cihazlarında kartlara dolum yapılmaması, jeton bulunmaması ve ... bulunmaması karşılığında bayilerin tutanağı tutularak 5.000,00 TL para cezasının yanı sıra bayilik sözleşmesinin «fesih» edileceği hükmünün bulunduğu, sözleşmenin 5/2 nci maddesinde sözleşmenin 3,2 nci maddesine göre feshin direkt fesih «sebebi» olduğu, Samulaş A.Ş.'nin sözleşmeyi gerekçesiz olarak ... taraflı fesih edebileceğinin belirtildiği, sözleşmenin 3.2 nci maddesi kapsamında «şikayet» dilekçeleri verilmiş olması, davacı şirket tarafından 27.05.2015 tarihinde bu dilekçeler sebebiyle davalı bayiye 5.000,00 TL para cezası verildiği ve sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiği, kararın davalıya elden tebliğ edildiği, herhangi bir itirazın yapıldığına ilişkin dosya kapsamında delilin bulunmadığı, dinlenilen tanık beyanlarından da söz konusu bayide bir kısım sıkıntıların yaşandığı, sözleşmenin 3.2 maddesi kapsamında fesih şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında akdedilen 01.01.2011 tarihli 'Samulaş A.Ş hafif raylı sistem üzerindeki bayilik sözleşmesi' başlıklı 43 nolu üniversite bayiliğine ilişkin «sözleşmenin feshine», davacı tarafça «sözleşmenin haklı feshi» ile ulaşılacak nihai sonucun sözleşmeye konu yerin mahiyeti gereği tahliyesini de kapsar nitelikte olduğundan tekrar tahliye talebinde bulunulmasında davacının «hukuki yararı» olmadığından davacının tahliye talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin kötü niyetli bir şekilde «bayilik sözleşmesini» feshetmek istediğini, önce 07.01.2015 tarihinde ... dolum ve satış sistemlerinin değiştiğini sebep göstererek sözleşmeyi feshettiğini, daha sonra bu şekilde olmayacağını anlayınca 30.03.2015 taşınır yapı göstererek gerekçesiz feshettiğini, daha sonra bir sebep bulabilmek için 27.05.2015 tarihinde 3 ay geriye dönük mesnedi olmayan bir iki mail sunarak 5.000,00 TL para cezası uygulayarak «fesih» yoluna gittiğini, davacının kötü niyetli olarak sözleşmeyi feshedebilmek için sebepler uydurduğu, davacının 13.02.2015 - 06.03.2015 tarihli e-mailleri aldığında araştırma yapıp tutanak tutup ceza kesmediğini, aradan 2 ay geçtikten sonra 27.05.2015 tarihinde tutanaksız bir şekilde ceza uygulamasına gittiğini, dolum sistemlerinden gelen tüm paranın davacının hesaplarına geçtiğini, bu hesaplardan davalıya ödeme yapıldığını, davacı şirketin kendiliğinden davalının hesabından onun «rızası» dışında kesinti yaparak, cezaları tahsil ettiğini, davalıyı yıldırmaya çalıştığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18627 E. 2015/857 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Bu durum yukarıda anılan yasa maddelerine aykırı olup gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde bulunduğundan ve mahkemece tüm talepler yönünden olumlu «olumsuz» karar verilmek gerekirken eksik hüküm tesisi oluşturduğundan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yazılı talimatı yerine getirdiği, diğer davalı yönünden «kabul beyanı» nedeniyle kabulünün gerektiği gerekçesiyle,.... .... ve ... vekilinin kabul beyanı doğrultusunda açılan davanın kabulü ile 24.300 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ..... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10370 E. 2018/2627 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz
İncelediğiniz karardaBu durum yukarıda anılan yasa maddelerine aykırı olup gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde bulunduğundan ve mahkemece tüm talepler yönünden olumlu «olumsuz» karar verilmek gerekirken eksik hüküm tesisi oluşturduğundan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · haksız fiil · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «marka hakkına tecavüzü» bulunmayıp «haksız fiili» «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/48 E. , 2022/1941 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.09.2020 tarih ve 2020/310 E. - 2020/555 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile yazılı sözleşme ile yaptıkları kira sözleşmesinin akde aykırılık sebebiyle feshini ve kiralanan yerin tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili taraflar arasındaki; ilişkinin kira ilişkisi olmadığını, yasal süre içerisinde fesih bildirimi yapılmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin 3.2 maddesine göre kontroller sonucu bayilerin post cihazlarında kartlara dolum yapılmaması, jeton bulunmaması ve kart bulunmaması karşılığında bayilerin tutanağı tutularak 5.000,00 TL para cezasının yanı sıra bayilik sözleşmesinin fesih edileceği hükmünün bulunması, sözleşmenin 3.2 kapsamında şikayet dilekçeleri verilmiş olması, davacı şirket tarafından 27/05/2015 tarihinde bu dilekçeler sebebiyle davalı bayiye 5.000,00 TL para cezası verildiği ve sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiği, kararın davalıya elden tebliğ edildiği, herhangi bir itirazın yapıldığına ilişkin dosya kapsamında delilin bulunmadığı, dinlenilen tanık beyanlarından da 43 numaralı bayide bir kısım sıkıntıların yaşandığı, sözleşmenin 3.2 maddesi kapsamında fesih şartlarının oluştuğu gerekçesiyle talebin görev alanı dışındaki kısımları hakkında hüküm kurulmamış sözleşmenin feshiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, taraflar arasında imzalanan 01.01.2011 tarihli " Samulaş A.Ş. Hafif Raylı Sistemi Hat Üzerindeki Bayilik Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin davacı yanca feshi ve davalının kiralanandan tahliyesi talebine ilişkin olup mahkemece yukarıda özetlendiği üzere davanın kabulü ile sözleşmenin feshine karar verilmiştir. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’un
382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK’nın 297/2.
ve 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda, davacı yan sözleşmenin feshi ve kiralananın tahliyesi taleplerinde bulunmuş olup mahkemece kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olmasına rağmen kararın gerekçe bölümünde davacı taleplerinden olan kiralananın tahliyesi isteminin mahkemenin görev alanı dışında kaldığından bahisle bu taleple ile ilgili hüküm kurulamayacağı yalnızca sözleşmenin feshine karar verildiği belirtilmiştir. Bu durum yukarıda anılan yasa maddelerine aykırı olup gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve infazda tereddüt oluşturur şekilde bulunduğundan ve mahkemece tüm talepler yönünden olumlu olumsuz karar verilmek gerekirken eksik hüküm tesisi oluşturduğundan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2) Mahkemenin kabulüne göre de, göreve ilişkin olarak yapılan incelemede Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 04.04.2019 tarih ve 2017/4769 Esas 2019/3050 Karar sayılı bozma ilamında uyuşmazlık “taraflar arasında imzalanan bayiilik sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, taraflar arasındaki akdi ilişki, kira ilişkisi değildir.” şeklinde nitelendirilmiş olup mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada uyuşmazlığın kira ilişkisi olarak nitelendirmesi de doğru olmamıştır. Kaldı ki, davacının fesih istemine ilave olarak aynı zamanda kiralananın tahliyesi talebinde bulunmasında davacının hukuki yararının olup olmadığı da mahkemece tartışılmamıştır. Davacı yanca sözleşmenin haklı feshi ile ulaşılacak nihai sonuç kiralananın mahiyeti gereği tahliyesini de kapsar nitelikte olduğundan tekrar tahliye talebinde bulunulmasında davacının hukuki yararı olmadığı ve bu suretle tahliye talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün re’sen BOZULMASINA, (3). bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/770043100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz